..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yaşamım boyunca, ondan birşey öğrenemeyeceğim kadar cahil bir adamla karşılaşmadım. -Galilei
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yazar Portresi - lütfi akarçay
lütfi akarçay - Siz hiç Yaşadınız mı?..
Site İçi Arama:


Deneme
  Fenerbahçe Mi,sigara Mı?.. (lütfi akarçay) 17 Ocak 2007 Yaşam 

Fb tiryakiliği ile sigara tiryakiliği arasında bir analog...

  Aşkın Merkezinde Ol, İsterse Bütün İhanetler Seni Hedef Alsın!.. (lütfi akarçay) 1 Şubat 2007 Sevgi ve Aşk 

Sadece aşk vardı,hiç bir şey yoktu...

  Bir Mr Hikayesi... Rüveym ve Ben... (lütfi akarçay) 8 Ekim 2007 Din 

asıl yalnızlığa ne kadar hazırız?..

  Sosyo - Kültürel Bir Erozyon;"dil ile Din Arasında Kayıp Kimlikler... "" (lütfi akarçay) 26 Ocak 2008 Toplum 

Bir toplum için dramların en büyüklerinden biri,herhalde,kendi kısa mazisinde yaşadığı tarihi ve kültürel değerlerin bireyleri tarafından algılanamamasıdır.Hayır,yanlış anlaşılmasın okuma veya dinleme problemi değildir burada kastettiğimiz;okuma ve dinlemesine rağmen kısa mazisinden kopuk olması,kopuk yaşamasıdır.Bu sorun sadece ondan kaynaklanan bir sorun da değildir;bunda eğitim,kültür ve sanat hayatımızın yaşadığı akamet ve kaht-i rical dediğimiz “adam kıtlığı” ya da yetişmiş insan kalitesinin düşük seviyede seyretmesi de başlıca amiller arasında sayılabilir.

  Olur Mu Dersin Ahmet?.. Dua ve Ben… (lütfi akarçay) 3 Mart 2008 Din 

duanın metafizik yansımasının fizik alemde işaretleri ve biz...

  Aşk Üzerine… (lütfi akarçay) 18 Mart 2008 Sevgi ve Aşk 

aşk,zirvedir...sevgi ise yamaçlarda seyretmek...

  Önce "Yürek"te Yaşamak Gerekir... (lütfi akarçay) 17 Mart 2010 Din 

Affan’ın oğlu Osman’ın “Duruşu” ile anlattığı bizim “söz” ile anlattıklarımızdan daha derin bir “tesir” bırakıyorsa o zaman “söz”ü artık “Yürek”’e bırakmanın zamanı gelmiştir!.. Önce “Yürek”te yaşamak gerekir…

  Sıkılıyorum Baba!.. Ya da "Modern Bir Çocuğun Anatomisi"... (lütfi akarçay) 23 Ocak 2014 Yaşam 

Babalar,çocuklar ve ayrı dünyalar..

  Verin Değerlerimi!.. (lütfi akarçay) 13 Eylül 2014 Toplum 

Biz "idealler" ile büyüdük,büyütüldük.. "Dava" dediğimiz manevi emziklerimiz vardı.. Kimi zaman "Yeniden Büyük Türkiye" , Kimi zaman "Milliyetçi Türkiye" , Kimi zamanlar da "Bağımsız Türkiye" diye attığımız sloganlar..

  Eğer Sorarlarsa… (lütfi akarçay) 31 Ocak 2015 Unutulamayan Dönemler 

Ve eğer sorarlarsa; Üzerinizde gezindğiniz o toprağın altında Bugün kaybettiğiniz.. İman,ahlak,cesaret,iffet,azim,mücadele,sabır gibi değerlerin timsali “Tarihi abideler” yatıyor dersiniz..

  "Siyasi Ahlak" ve "İdeal Devlet" Üzerine Tarihsel Bir Analiz... (lütfi akarçay) 7 Mart 2015 Toplum 

Yönetim ve yönetim ahlakı üzerine “semavi kaynakları” bir tarafa bırakacak olursak ilk bilimsel denemeler ve yazılar Antik Yunan’a kadar uzanmaktadır..Sokrates ve öğrencisi Platon’un Devlet ve “devlet yönetimi” üzerine ortaya koydukları çalışmalar ve sisteme karşı sergiledikleri “manifesto” ve Sokrates’in bedel olarak hayatıyla ödediği “yönetim kritiği” insan ve toplumlar için hep bir “evrensel açmaz” olarak karşımızda durmuştur..

  "Yaşamak" Bir Sanattır... (lütfi akarçay) 27 Nisan 2015 Estetik 

Yaşamak,.. sana göz bebekleriyle gülen bir çocuğun bakışlarında,.. ellerinden tutan bir babanın sıcak avuçlarında,.. yüzüne gülümseyen ananın taze ve körpe umutlarında,.. üzerinde gezdiğin toprağın kutsal kokusunda,.. arkadaş ve dostlarının riyasız sevinçlerinde,.. rengini ve desenini “İlahi Nur”dan alan bir çiçeğin kokusunda,.. meftun olduğu gözlere baktığında iffetle çarpan bir yürekte, Nakış nakış işlemektir duyguları.. “Ben” değil “Biz”in,.. “Söz” değil “Hal”in,.. “Zahir” değil “Batın”ın,.. “Dil” değil “Yürek”in Sahne almasıdır..

  "Ganimet"i Görünce Uzlaşıdan Vazgeçmek... (lütfi akarçay) 11 Haziran 2015 Toplum 

Dün “ulus(o)alcı Kemalist”, Milliyetçi muhafazakar, Sağ liberal, Dindar muhafazakar, Kürt milliyetçi.. Ama “iktidar koltuğu”na oturup ganimeti karşısına alınca.. Hepimiz “Tek Renk” oluyoruz.. İşte o “renk”te uzlaşıyoruz sadece.. Uzlaşı kültürümüz denizi,pardon,ganimeti görünceye kadar..

  Gül ve Bülbül Üzerine Bir "Serenad"... (lütfi akarçay) 23 Mayıs 2015 Estetik 

Bülbül olmayı seçtiysen bir ömür yanacaksın Gül olmayı seçtiysen bir ömür solacaksın..

  "Tek Adam"... Şark Dünyası'nın "Mitolojik İkonu" (lütfi akarçay) 31 Mayıs 2015 Toplum 

İnsanlık ve Medeniyetler tarihi boyunca halkların kurmuş oldukları yönetimler Zaman içinde Firavun,Nemrut,Budha gibi liderleri-kanaat önderlerini “Yarı Tanrı-Tanrı” Biçiminde “İkon” konumuna sokmuşlar veya Antik Yunan’da olduğu gibi “antropomorfojist” Bir metodla Tanrıları “insanileştirerek” insan ve toplumun kronik problemlerini aşmaya çalışmışlardır..

  Işid,nusra,öso ve Diğerleri... Neo - Liberalizm’in "Küresel Tetikçileri" (lütfi akarçay) 7 Temmuz 2015 Post-Modernizm 

Dün Afganistan ve Libya, Bugün Irak,Suriye,Nijerya Yarın Mısır,İran ve belki de Türkiye.. ABD-İsrail önderliğindeki “Küresel Güç” için yerin üstündekilerden daha çok “yerin altındakiler” önemli olduğundan bu coğrafyalar dünya enerji rezervinin çoğunu elinde bulunduran ülkelerden oluşuyor..

  Men Dakka Dukka... (lütfi akarçay) 30 Haziran 2015 Yüzleşme 

Men dakka dukka.. “Çalma kapımı çalarlar kapını..” deyiminin arapça karşılığı.. Yunanistan ekonomik iflasını verdi.. Portekiz,İspanya,İtalya gibi ülkeler sırada bekliyorlar..

  Algı Operasyonları... Ya da "Malumatçı Baba Tahir'den Günümüz Medyasına" (lütfi akarçay) 2 Temmuz 2015 Toplum 

Benim pek beğendiğim ve “yılan balığı!!” karakterinde adamlar için söylenmiş bir dize vardır;.. “Ne kendi etti rahat, Ne âleme verdi huzur, Yıkıldı gitti cihândan, Dayansın ehl-i kubûr!”...

  Dua... (lütfi akarçay) 31 Ağustos 2018 Din 

Dua,ben-merkez’den ötelere iletilen Zat’a münhasır bir itirafnamedir…

  Mevlana ve Biz... (lütfi akarçay) 12 Aralık 2019 Yaşam 

asavvuf hayatı okuma.. Tasavvuf, insanın varlık karşısında kendisini anlamlandırması.. Tasavvuf ,içten dışa dıştan içe yolculuk ve Hakkın muhteşem esrarını temaşa etmektir.. Mevlana çağlar ötesinden insan ve yaşam okumasıdır..

 

 



Siz Hiç Yaşadınız mı ?..



Daha çok "ideler alemi"nde yaşadığı ve gerçeği ve mutluluğu ve sonsuzluğu orada aradığı için mı bilmem Platon isim babası olmuş galiba bu "platonik aşk"in... Yaşadınız mı hıç platonik bir aşk?..

Tattınız mi?..

Yoksa sadece masal kitaplarından derince bir iç çekerek yalnızca uzaklardan seyirci mı oldunuz?..

Veya daldığınız tatlı hülyalarda ve düşlerinizde kısa enstantaneler olarak bir daha karşılaşamayacağınız "flu görüntüler" olarak mı kaldı sizin için?..
Ya da hıç ulaşılamayacak bir zirve,bir Zümrüt-i Anka'nin kanatlarında tepesine konulacak bir "Kaf Dağı" kadar hayal mi?..

Yoksa bunlardan hıçbirinin yaşama şansı bulunmayan "realist" bir beynin acımasız gerçekleriyle ördügü "gri dünya"nın sıradan bir ferdi mısınız?..

Yaşadığımız dünyada,bilmem hıç merak eder mısınız, bir Mecnun,bir Kerem,bir Ferhat,bir Romeo ya da bir Leyla,bir Aslı,bir Şirin,bir Juliette olup olmadığını;onlarsız bir dünya ve çevrenin insanın fitratına aykırı olacak kadar çirkinleştiğini,kend i dışındaki varlıkların kendisine amade kılındığı insanın adeta kendisini onlara amade kılacak kadar alçaldığını ve köleleştiğini;..
farkedebiliyor,hissedebiliyor ve bir "iç sızısı" yaşayabiliyor,"vicdanı bir muhasebe"ye kendinizi teslim edebiliyor musunuz?..

Kerem bizim oralardan geçmiş,..
Ferhat bizim oralarda kazma sesleriyle sevdalarına ritim tutmuş,..

Aslı saçlarını bizim oraların küllerine süpürge ederek "yürek sızısı"nı dindirmeye çalışmış,..

Şirin bizim oraların kızlarıyla yüreğindeki hasretin öyküsünü gergeflerle işlemiş...

Neden şimdi yüreğim soğuk,yüreğim katı,yüreğim herşeyden ürkek ve korkak tavırlarla kaçiyor;neden sevgiye,aşklara kapalı,kendisini ahde vefası olmayan fersiz gözlerin,soğuk yüzlerin,katı kalplerin zebunu kılıyor,neden hala bunlardan ibret alıp "çöl çiçekleri"nin bile açmaya korktuğu ıssız ve soğuk gecelerde yürek ısıtan ve "kirlenmemiş duygular"in tercümanı olarak Mecnun gibi "özünü" söylemiyor ve haykırmıyor?..

Neden üç kuruşluk fani çıkarlar peşinde eskiyen bu bedenim,yorulan bu ruhum kendisini "abad" edecek olan,"ölümsüz" olan,eskimez ve pörsümez olan "aşk" için Ferhat gibi eline kazmasını,sırtına yüreğini almıyor?..

Zavallı "Ben!"..

Bu acizliğimi ve fukaralığımı göremeyecek kadar basiretimi bağlayan,beni kendisine "ram" eden egomun kölesi olan zavalli"Ben!"..

Onların kimine "Mecnun" kimine "Meczup" kimine "Behlül" diyerek kendisini "ukela' sınıfı"nin zirvesine yerleştiren zavallı "Ben!"..
Acaba "Mecnun" olan onlar mıydı yoksa "Sen" miydin?..

Sevgiyle kalın,..

Lütfi AKARÇAY



 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © lütfi akarçay, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

 

Bu dosyanın son güncelleme tarihi: 28.02.2020 19:53:19