..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Konuş ki seni göreyim. -Aristoteles
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > İnceleme > Yazarlar ve Yapıtlar > suat engin yılmz




4 Mayıs 2016
Hafız İsmail Coşar  
Hafız ismail coşarın örnek hayatı , güçlü bir kişilik

suat engin yılmz


Hafız İsmail coşarı anlatan bu yazıya internette okudum ve çok etkilendim sizlerinde okumasını istedim hani kendini değişik şekillere lanse eden , televizyon kanallarını dolaşan çorbasında bazı din adamları var ya onlar gibi değil , devlet memuru ve dört dörtlük bir insan okumanızı istedim…! Mübarak üç aylara girdiğimiz bu günlerde hafızlar , müezzinlerin nidaları çok önemli ismail coşar bence en iyisi


:AAIE:
İSMAİL COŞAR , GÖREVİNİ NE BİR EKSİK NE BİR FAZLA TAM MANASIYLA LAYIKIYLA YAPAN BİR DİN GÖREVLİSİ
Hafız İsmail coşarı anlatan bu yazıya internette okudum ve çok etkilendim sizlerinde okumasını istedim hani kendini değişik şekillere lanse eden , televizyon kanallarını dolaşan çorbasında bazı din adamları var ya onlar gibi değil , devlet memuru ve dört dörtlük bir insan okumanızı istedim…!
Namaz sonrası soluğu Türkiye’nin en ünlü imam hatibi İsmail Coşar’ın odasında alıyoruz. Arkasındaki tablo ile cep telefonunun masa üstündeki fotoğraf aynı. TBMM’nin açılışında Mustafa Kemal Atatürk, ilk Diyanet İşleri Başkanı Rıfat Börekçi ve Kara Kuvvetleri Komutanı Kazım Karabekir’in dua ederken çekilen fotoğrafı. “O tablo her şeyi anlatıyor.” diyerek başlıyor söze ve ekliyor: “Asker, din adamı ve cumhurbaşkanı yan yana.” Aslında bu manzara Türkiye’ye hiç de yabancı değil. Zira Kocatepe Camii’nde kılınan cenaze namazlarında İsmail Coşar’ın arkasında siyasilerden ordu mensuplarına kadar birçok kişiyi görmek mümkün.
TÜRKİYE’NİN KORUMALI İLK İMAMI
İsmail Coşar protokol camisi olarak da adlandırılan Kocatepe Camii’nin başimamı. Kocatepe, 5 bin metrekare ve 25 bin kişi kapasite ile Türkiye’nin en büyük camii. 1969’da Adnan Menderes’in teşvikiyle yapımına başlanmış. Caminin dördüncü dönem imamı olan Coşar, 1975’te başladığı görevini 32 yıldır devam ettiriyor. Hem siyasilere hem de askerlere yakınlığı ile tanınan ünlü hatip birçok politikacıyı da son yolculuklarına uğurlayan kişi.
İsmail Hoca son zamanlarda başka bir konuyla gündeme geldi. Özellikle şehit cenazelerinde yaptığı etkili konuşmalarla dikkati çeken Coşar’a devletin koruma tahsis ettiği ortaya çıktı. İsmail Coşar, PKK tarafından tehdit edilmediğinin altını çiziyor. Ama bu durum hiçbir şey yoktur anlamına da gelmiyor. En son Danıştay ikinci daire üyesi Mustafa Yücel Özbilgin’in cenaze namazında yaşanan olayların camilerde tedbir alınma gereğini ortaya koyduğunu belirtiyor.
İsmail Coşar, yaşanan olaydan sonra koruma ile dolaşan ilk imam olduğunu itiraf ediyor. Bir aydır koruması olduğunu söyleyen ünlü hatip, korumayla yaşamaya alışamadığını anlatıyor. Ancak devletin varlığını her noktada hissettiriyor olmasına da seviniyor. Caminin provokasyon ve protesto yeri olmadığına dikkat çekerek, sadece şehit cenazelerindeki sloganları hoş karşılıyor. Nedeni ise yakınların acılarını ancak bu şekilde atıyor olmaları.
KÖŞK’TE KUR’AN, TELEVİZYONDA MEVLİT
İsmail Coşar, Köşk’te 50 yıl aradan sonra ilk kez Kur’an okuyan isimlerden biri aynı zamanda. Köşkte ilk Kur’an, Atatürk zamanında okunmuş. 80 ihtilalinin ardından Evren Paşa’nın davetiyle Köşk’e çıkıp Kur’an okuyan ilk isim yine Coşar. 1982’de dönemin cumhurbaşkanı Kenan Evren, eşi Sekine Hanım vefat edince, İsmail Hoca’yı Çankaya Köşkü’ne davet etmiş. Köşkte eşi için hatim ve mevlit okutturan Evren, hatim duası yapılırken Coşar’ın yanına gelerek “Ben de bir hatim okudum, onu da ilave edin.” diye uyarıda bulunmuş. Hatmin bitiminde de hocaya teşekkürnâme ve bir kutu çikolata hediye etmiş. Ünlü hatip ayrıca 12 Eylül döneminin başbakanı Bülent Ulusu için de Başbakanlık konutunda Kur’an okumuş.
Çankaya Köşkü’nde Kur’an okumasının yanı sıra televizyonda ilk kez Mevlit okuyan isim de kendisi. İsmail Coşar, 1974 yılında Maltepe Camii’nde Mevlit Kandili dolayısıyla TRT’de ilk kez Kur’an okumuş.
ORGENERAL BÜYÜKANIT CENAZE, BAŞBAKAN ERDOĞAN CUMA NAMAZINI KAÇIRMAZ
İsmail Coşar’ın takdir ettiği isimlerden biri Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt. Nedeni ise şimdiye kadar şehit cenazelerini hiç kaçırmamış olması. Büyükanıt’ın her şehit cenazesinde kuvvet komutanları ile ön saflarda yer alması Coşar’ın dikkatini çekmiş. Coşar askeriyenin dine karşıt gibi gösterilmesine karşı çıkıyor.
Coşar Hocanın unutamadığı hatıralardan biri de Bülent Ecevit ile ilgili. Başbakan olduğu dönemde, Kara Kuvvetleri Komutanlığı yapan Nurettin Ersin’in cenaze namazına katılır Ecevit. Hasta halde cenazeye gelen Başbakanı kalabalık arasında fark eden Coşar, ‘Hoş geldiniz’ demek için hemen yanına yaklaşır ve elini uzatır. Ancak Coşar’ın eli birkaç saniye havada kalır: “Bir baktım ki Ecevit iki eliyle ceketinin düğmelerini ilikledi, sonra elini uzattı. Bu, Ecevit’in sadece bana değil, bütün din adamlarına gösterdiği saygının delilidir.
İsmail Coşar aynı zamanda Nurettin Ersin’e yakınlığıyla da biliniyor. Onun cenazesinin önünde imam olarak bulunması hüzünlenmesine yol açmış. “Kendisini severdim, iyi bir devlet adamıydı. Cenazesini kıldırırken de çok etkilendim. Çünkü onlar bizim için kefeni boynunda gezerler.” diyen İsmail Coşar, musalla taşına konan herkesin masum olduğunu söyleyip “Kim olursa olsun onlar er kişidir.” diyor.
Coşar’ı en çok etkileyen şeylerden biri de şehit cenazeleri. Bir de son yolculuğuna uğurladığı genç ve çocuksa, bu hissiyatını daha da sarsıyor. Ankara’da şehit cenazelerinin yanı sıra siyasi liderlerin de cenazeleri Kocatepe’den kaldırılıyor. İsmail Coşar’ın cenaze namazını kıldırdığı liderler arasında 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, MHP lideri Alpaslan Türkeş, eski başbakanlardan Bülent Ecevit gibi isimler yer alıyor.
PROTOKOL YOLU DEĞİL AMBULANS YOLU
Mustafa Yücel Özbilgin’in cenaze namazında hükümete yönelik sözlü ve fiili saldırılardan sonra Kocatepe Camii’ne yapılan protokol yolu tartışmalara neden olmuştu. Camide ‘VIP’ uygulaması olduğu öne sürülüp eleştiriler dillendirilmişti. Protokol yolu tartışmalarına açıklık getiren Coşar, Kocatepe’de VIP uygulamasının söz konusu olmadığı görüşünde. Yolun yapılmasını kendisinin istediğini kaydediyor: “Protokolün zaten tedbire ihtiyacı yok. Orası protokol değil ambulans yolu olsun diye başvurduk.” Cenazeyi taşıyanların merdivenlerden düşme ihtimalinin bulunduğunun altını çizen Coşar, yangın olsa itfaiyenin de bu yolu kullanacağını dile getiriyor.
İsmail Coşar cenaze namazının da Kocatepe Camii’nde kılınmasını istiyor. Cenazesinde yakınlarını görmek istiyor. 32 yıllık din adamı Kocatepe Camii’nde imam olmak isteyenlere de tavsiyede bulunuyor: “Bu camide imam olmak isteyenler mutlaka Arapça ve İngilizce bilmeli. Ben derdimi anlatacak kadar biliyorum ve 3 yıldır da özel ders alıyorum.”
İSMAİL COŞAR KİMDİR?
1950’de Bursa’nın Çağlayan köyünde dünyaya geldi. Çiftçi bir ailenin beş çocuğundan sonuncusudur. Beş kardeşin sesinin de güzel olması hem anne hem baba tarafından kaynaklanır. İçlerinde sesini kullanmaya meraklı olan ise İsmail Coşar’dır. Ezanı daha ilkokula başlamadan ezberler. Köyden dışarı çıktığında vakitli vakitsiz okur ezanı. Sesinin güzelliği kimilerini mutlu etse de, zamansız okunan ezanlar kimilerini de kızdırır. Hatta dayak bile yer bu yüzden. Babası bağda bahçede çalışmasını istese de annesi hafız olmasından yanadır. Kendisi ise nereden iltifat duyarsa o yöne meyleder. Annesi bir gün başka bir köyde imam olan dayısının yanına gönderir Coşar’ı. Koltuğunun altına Kuran’ı Kerim’i koyar, başına takkesini takar ki herkes hafız sanıp dokunmasın çocuğuna. Bir gece vakti hafız olmak için çıkar evden, köyün yolunu tutar. Dayısı “Ben yaşlıyım, sana hafızlık öğretemem.” deyince beş kilometre uzaklıktaki Bursa’ya gider.
Ulu Cami’nin kapısından girdiğinde sesini duyurmak için sesli Kur’an okumaya başlar. Caminin müezzini biraz daha sesli oku deyince etkiler herkesi. Anne ve babasından habersiz bir hafta kalır camide. Fakat bir sabah vakti pencerede görür annesinin simasını. Ne yapıp ne edip bulmuştur onu annesi. Hafız olması için müezzinle birlikte Bursa’da İsmail Hakkı Tekkesi’ne yazdırırlar Coşar’ı. Üç yılın sonunda o artık hafızdır ve ilk ezanını Ulu Cami’de okuyarak başlar meslek hayatına. Askerliği için Ankara’ya geldiğinde Kocatepe’nin minareleri yeni başlamıştır yapılmaya. İzin günlerinde gelir ezan okur. Askerliği bittiğinde önce Kağnıcıoğlu Camii’nde sonra da Ulus’taki Hallaç Camii’nde görev yapar. 1975’te inşaat halindeki Kocatepe Camii’ne atanır.




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yazarlar ve yapıtlar kümesinde bulunan diğer yazıları...
Nazım Hikmetin Cezaevi Hayatı

Yazarın İnceleme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Yılmaz Güneyin Hapishane Hayatı
Büyük Oğlum Anıl Cemal Yılmazın Yarıyıl İzni
Nelson Mandelanın Hapishane Hayatı
Viktimiloji - Mağdur Bilimi
Kozmopilitaniz, Gecekondular , Büyükşehirlerde Yükselen Suç Grafikleri,cezaevine Yansımaları
Başbakan Menderesin Hapishane Hayatı
Şair Sabahattin Alinin Hapishane Hayatı
Türkiye Ceza İnfaz Kurumları Duygusal ve Durumsal Analizi

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Değiştir... Gücün Yetiyorsa [Şiir]
Zaman [Şiir]
Paralel Olamamalar, Dik Duramamalar [Şiir]
Ama Sen Benim Karımsın [Şiir]
Ah Kadınlar [Şiir]
Değerli Varlığımız [Şiir]
Beyaz Giymak Mesele Değil, Mesele Kar Gibi Beyaz Bir Yüreğe Sahip Olabilmek [Şiir]
Mahpushane [Şiir]
Bakışlar - Yüz [Şiir]
Eller [Şiir]


suat engin yılmz kimdir?

1963 ten beri dünyada bir yer işgal ediyorum


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © suat engin yılmz, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.