..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
"Moda denilen şey o kadar çirkindir ki onu her altı ayda bir değiştirirler." -Oscar Wilde
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yüzleşme > Sevil Pınar




8 Kasım 2004
Beklemek  
Sevil Pınar
Sence ben ne kadar süre daha dayanabilirim bu uzun ve mide bulandıran yolculuğa?


:BHAF:
Sence ben sıkışır mıyım hayatının bir kısmına? Sence ben, hayatının bir kısmına sıkışmayı kabul eder miyim?
Sence ben iki dirhemden de olsam etten kemikten ibaret, kanlı-canlı, sıkıştırıldıkça canı yanacak biri değil miyim?..

Gününü, hatta önrünün en güzel vakitlerini, ayırmak zorunda kaldığın onca şeyin arasında, bir benek kadar şirin ve sevimli ama bir leke gibi gördüğüm -uğursuzluzluğu yetersizliğinden mütevellit- o yerde, bana gülümseyişini görebilir miyim ? Ya da mutsuzluğum nereden sonra senin mutluluğunun ırzına geçecektir?

Ben bir kablonun ucu değilim! Telefonda duyduğun, özlemini giderdiğin ses bile benim değil! Aklımdan geçenleri söyleyemediğim suskunluklara yapışan sessizlikler de benim değil!.. İçimde yarattığın varlığını yanında götürmekle geride bıraktığın boşluk da benim değil!

Ben yokluğunla ne kadar başa çıkabilirim düşündün mü hiç? Sen hiç, gücünü tümden yitirmişken, yazgının güçsüzlüğüne düştüğü şerhleri saymak zorunda kaldın mı, bu konuda yazgının suç ortaklığında ne kadar payın olduğunu hesapladın mı hiç?

Ben beklemenin coğrafyasında daha ne kadar çentik atacağım takvimlerin bilinmeyen tarihlerine ve sen benim için hangi tarihi münasip bulacaksın? Birgün tel örgülerin arasından kurtulduğumda aldığım yara ve bereleri benim bir parçam olarak görürken, senin seçimlerinin de bir sonucu olduğunu görebilecek misin?

Ben bu kadar büyümüş ve yaşlanmaya yaklaşırken sen ne zaman büyümeyi planlıyorsun? Gençliğin gençlik aşılayacağına gençliğimden çalacak

Sence ben sıkışırmıyım hayatının bir kısmına? Sıkışmaktan kaçmam beni köşeye kıstırdığında yanımda olabilecek misin?

Ben üzgünken, özlemlerimle boğuşurken, ağlarken, gülerken, dostlarımla birlikteyken, bilmeden bir erkeği kendime aşık ederken, bir çocuğun elinden tutmuşken, sigarayı bırakırken, kadehlerde boğulurken, grip olup yatarken, ağlamaya direnirken, sinemadan çıkarken, kontrbasçıyı alkışlarken, dedemin elini öperken, çingeneyle pazarlık yaparken, bakkaldan süt alırken yani ben hayatla boğuşurken yani yaşıyorken yanımda olamayacak olan sen, beni sevmekten nasıl bahsedeceksin? Senin yanında olamayacakken ben sana olan sevgimden nasıl emin olacağım ? Beni seni sevmenin şüpheleriyle harmanlı bir toprağa dikerken kaçmalıydık birbirimizden...

Sence ben ne kadar süre daha dayanabilirim bu uzun ve mide bulandıran yolculuğa? İnsanın birinin hayatına girerken bazı sorumlulukları olmalı kabul, destur almayı bildin sen... de... desturu alır almaz ruhuma hücum ettin. Şimdi sen ganimetlerinin önünde oturmuş mutlu bir çocuk edasıyla sanki oyuncaklarınla oynuyorsun... Oynadığın oyuncak değil benim ve sepete sığdırmak için kırdığın kol ve bacaklar da benim... Orada, yani olduğum yerde daha ne kadar can çekişebilirim?.. Sen beni başkaları tarafından onarılmaya terkediyorsun yanımdan her gidişinde. Bir gün... sahi bir gün gerçekten biri onarmaya teşebbüs ettiğinde, büyür müsün birden bire?


Sevil Pınar
14.10.2004

.Eleştiriler & Yorumlar

:: SEN SEN SEN ben ben ben
Gönderen: arif hüseyin / Bursa/Türkiye
8 Ağustos 2006
Her şeyi yener de Sevgi’li yolcusu, Kendine yenilirse. Kendi ile yüzleşmemiş iken henüz, Sevgi’liyle vuslatın aşkına düşmüştür de belki, Aşk’ı Nefsine perde olmuştur da, sadakatinin Sultanını bilememiştir...

:: eline yüregine sglık
Gönderen: ilyas emre öncü / İzmir/Türkiye
25 Kasım 2004
İnadına be Binlerce kez döndüm ölümün nen tatlı yerinden Binlerce kez öldüm Munzur un derin sularında Hep umutsuz yorgunlukta yatıyordum orada, Sonra; Binlerce kez yıkıldım onun anısına, İnadına binlerce kez tekrardan doğdum İnadına ölümle anlaşmıştım İnadına yaşıyordum yalanlarla dolu bu HAYATTA… Hep bir duyguydu kazanmak istediğim Sevmekti onu delicesine Kaybettiğim umutları bulmaktı… Ama tekrardan kaybettim onu Onun için ölümün en tatlı yerinden döndüm Binlerce kez yıkandığım O Munzur un suyundan akıp ta Binlerce kez ölümle anlaşıp ta geldim İnadına yaşıyordum artık delice… İnadına ölümden dönüyordum, İnadına seviyordum onu terk edilmeme rağmen İnadına İnatlaşıyordum onunla İnadına her zaman seveceğim İnadına attığı adımın altında dolaşacağım İnadına dostum Ölümle tekrardan anlaşıp Geleceğim o sıcacık kollarına Bekle beni… İnadına geleceğim. indına üstüne gidecekin hayatın

:: Oyuncak bebek onarımı üzerine
Gönderen: Faik Murat Müftüler / Muğla/Türkiye
25 Kasım 2004
Oyuncak bebeklerin iki kolunu birbirine bağlayan don lastikleri olurdu. Çok denedim daha önce . Kolu takabildim yerine ama lastiği bağlayamadım. O kırılganlık kaderiyle savaşmak, sıkıştırıldığı her köşede dağıldığını görmek ve yeniden toplamak ne yorucudur bilseniz. Çocuk büyümüşse de kırılmaya koşullanmış kolları, bacakları tutamaz bir arada; tamircinin mahir elleri gibi. Ne yazık ki tamircinin emeği oyuncağı çocuktan daha fazla hak etmesini sağlamıyor. Ruhunuza sağlık. Her okunuşunda bizi biraz daha anlamın içine çeken yazınız için gönül dolusu teşekkürler.




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yüzleşme kümesinde bulunan diğer yazıları...
Siz Bayım!
Bir Dilek Tut (benden) Olsun!
Sesler
Evc-i Yalnızlık
Teşhis

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Toprak Telefon Edecek Diye Beklenir mi?
Rüyalar yada Kabus

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
O'ydu.. [Şiir]
Hayat [Şiir]
Eğer Varsa [Şiir]
Gece [Şiir]
İz(ler)! [Şiir]
Giden-sen! [Şiir]
yol ve (ben)sen [Şiir]
An [Şiir]
Konuşmaya Susar Birileri II [Öykü]
Minel [Öykü]


Sevil Pınar kimdir?

herşeyden önce bir okurum, yazmak hasbel kader bir kurtuluş hayatımda.

Etkilendiği Yazarlar:
ne edebi, ne de ebedi etkilere inanırım! Sadece sevdiğim yazarlardır; Roland Barthes, Oscar Wilde, Broutigan, Borges, Boris Vian, Kafka, Edgar Alen Poe, Duglas Copland, Hakan Günday, B.Brecht, Ferit Edgü, İhsan Oktay Anar


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Sevil Pınar, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.