..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bildiğim tek şey, ben bir Marksist değilim. -Karl Marx
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Politik Olaylar ve Görüşler > Osman AKTAŞ




29 Mart 2008
Dokunmatik Çamaşır Makinesi  
Osman AKTAŞ
Sağlı sollu düşler görüyorum. Önlü arkalı politik mecmualarda… Adım halk. Kalkıp dimdik duruyorum şu karavaşlar karşısında.


:ADHD:
Sağlı sollu düşler görüyorum. Önlü arkalı politik mecmualarda… Adım halk. Kalkıp dimdik duruyorum şu karavaşlar karşısında.

Kendimi bildim bileli, kendi kapanına sıkışan bürokrasi ve onların politikası: "Sizi sağduyuya çağırıyoruz."... Siz dedikleri kim? Toplumsal gerginliği yaşayan hangi toplum? Toplumlarını toplasan toplumun % 1 i bile etmeyen bu kişiler, kimi sağduyuya çağırıyorlar? Sahi, sağduyu ne? Niye sol duyuya çağırmıyorlar?

Yıl 1970. Ben beş yaşındayım. Masal yerine öğrenci çatışmaları ve ölüm olaylarını dinleyerek büyüyorum.

Yıl 1980. Kenan Evren anayasayı silahlı eylemlerle zorla değişiyor. Ve ödül olarak cumhurbaşkanı oluyor. "Sizi sağduyuya çağırıyoruz." Bu sözü ilk defa 1983 yılında Evren'den duyuyorum. Büyük Türkiye Partisi’ni kapattırarak, Milliyetçi Demokrasi Partisi’ni işaret buyurarak halkı sağduyuya çağırmıştı. Halk da sol duyusunu kullanarak Turgut Özal'ı seçmişti.

Ve Özal halktan aldığı güç ve halkın sol duyusunu sağduyu sanarak önce Amerika, sonra Avrupa hayranlığına soyundu/soyundurdu. Biz sol duyulu halk da bir daha giyinemedik. Özelleştirme adı altında ülkenin ilk gayrimenkulleri kiralanmaya, sonra satılmaya başlandı. Köprüler, fabrikalar... Ve vergiler... Gittikçe artan oranlarla... KDV filan...

Güneydoğu sorunu çözümleri; Amerika'nın yanında yer almalar, Peşmerge getirip götürmeler, Barzani ve Talabani görüşmeleri... Yitirilen itibarı ve Özal'ın sağduyu çağrısı "Yasaklı politikacıların yasaklarını kaldırmayın ha..." Halk yine sol duyusunu kullanıyor ve yasaklı politikacıların yasağını kaldırıyor.

Türkeş, Erbakan, Demirel, Ecevit ülkenin gediklileri... Herkes bıraktığı yerden başlıyor geleceği geçmişle birleştirmeye. Oysa Özal dağdaki çobana bile ekonomi konuşturacağını söylemişti. Bu yüzden halkın sağ ve sol duyusu da değişiyordu. 1970’lerin kıdemli politikacıları istediklerini istedikleri oranda kullanamadılar.

Derken Demirel cumhurbaşkanı oldu Özal'ın sağduyu çağrısı sonucu. Türkeş rahmetli, Ecevit Baykal'la cebelleşmekte… Baykal'da İnönü'yle. Erbakan Milli Görüşe yeni ayarlar vermekte.

Çiller ve Yılmaz dünyaya Türkiye diye bir yerin sömürüye uygunluğunu tanıtıyorlar. Ekonomisi çöken bir ülkenin ham madde kaynaklarını göstererek...

Medya, halkı sağduyuya çağırıyor. Halk da Erbakan'la Çiller'i göreve... Ve yaklaşık 1,5 yıllık iktidar... Arkasından 28 Şubat kararları ve çözülmeler... Hem Çiller, hem Erbakan bitiyor. Halk birdenbire sağduyusunu kullanıyor ve Ecevit'i % 21’lik bir oy oranı ve % 19’luk bir oy oranıyla Bahçeli'yi ortak iktidara taşıyor. Anahtar Yılmaz. Paslı kapı, paslı kilit, paslı anahtar... Dört yılda beli bükülen Türkiye... Osmanlının hasta adam rolünü üstlenmiş gibi. Kendine bile borçlu.

Öcalan’la başörtüsü iktidarı iktidardan alıyor. Ve lâik anti lâik cebelleşmesi...

Erdoğan bir parti kuruyor. Birçok şey kuruyor bu arada... İMF ve Dünya Bankası ekonomik paketleri sayesinde... Ecevit bile kuruyor Kemal Derviş'in diyeti sayesinde...

Yeni iktidar yeni kan demek. Yeni kan demek halkın fedakârlığı demek. Yeni Kemal Dervişler demek. IMF’ler, Amerikalar, Avrupalar demek. Çıkarları zedelenenler için karşılıklı söz düellosu demek. AKP’nin tutmayan ekonomi politikası yüzünden halkın gözünden tam düşmek üzereyken, lâik ve anti lâik çatışmasının başlamasıyla halkın saf duyusunu kullanarak AKP’nin oy oranını % 13 bir oranla artırması demek. Ve çözülemeyen başörtüsü demek… Devletçiliği, Halkçılığı, Milliyetçiliği, Devrimciliği unutup, aç bir cumhurun içi boşalmış cumhuriyetini korumak için lâikliğe sarılması demek. AKP’nin oy oranını parti kapatma davasıyla artırması demek. Ergenekon demek. İlhan Selçuk gibi içeri alınmak demek...

Demek daha çok göreceğimiz var. Odalar Birliği'nin, Borsalar Birliği'nin, Sendikalar Birliği'nin ve daha birçok birliğin siyasi ve sosyal birliklerin aslını bilmediğimiz hangi toplumsal gerginliği yumuşatmak için halkı sağduyuya çağırmasıyla...

Allah başımızı da, sonumuzu da hayretsin.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın politik olaylar ve görüşler kümesinde bulunan diğer yazıları...
Milli Eğitimin Yeni Müfredatına Dair
Meb Ü Kesk Arasındaki Sıra Dışı İlişkiler
Yaşadığımız Masal
Emeli/kan ve Ocağına İncir (Lik) Dikilenler
Türkiye’nin Çehresini Değiştirmesi Beklenen Lider: Recep Tayyip Erdoğan…
Tek İlkeli Ülke Ya da Türkiye
Siyasi Yorumda Basireti Bağlanan Köşe Yazar (Lar) I (Ve) Mustafa Albayrak
Herşeyin Başı Davos veya Sağlıklı Adalet
Cumhurburkan
Sosyal Kirlilik Sertifikası

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kırkı Kırpan Anlayış
Edebiyat Hayat Memat Üzerine I
Edebiyat Hayat Memat Üzerine II
Türk Kadınlar Günü
Dünya Kadınlar Günü
Edebiyat Hayat Memat Üzerine III
Eğitim Çöplüğünde Sosyal Değer Arama
Yeni Zelanda ve Cami Saldırısı
Ezan-ı Muhammedi ve Islık
Burak Doğan'dan Teselli İkramiyesi

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Beytü'l Girdap [Şiir]
Hüzün [Şiir]
Ehl-i Beyt Aşkından [Şiir]
Pastorize Yıllar [Şiir]
Ha (Ya) Lime Tüten Gece [Şiir]
Bakış Açısı [Şiir]
Bir Veda Partisinde Veda Hutbesi [Şiir]
K. D. V [Şiir]
Bir Kızı Sevmekle Ülserim Azar [Şiir]
Yalnızlık [Şiir]


Osman AKTAŞ kimdir?

1965 Erzurum doğumluyum. Gazi üniversitesi T. D. E mezunuyum. Sırasıyla Van, Bartın, Antalya,Bursa, ankara Bodrum'da öğretmen olarak görev yaptım. halen Kocaeli'nde görev yapıyorum. 30 yıldır şiirle uğraşıyorum. Şiir,öykü ve eleştiri yazıları yazıyorum. Kitaplarım: ayArsız, Uludağ yayınları, 2007 (şiirler) bermudayı tek geçmek Cinius Yayınları 2016 (şiirler) asimilat(ör) Cinius Yayınları 2017 (politik denemeler), (D)oku(n)muştuk Cinius Yayınları 2017 (Kitap tanıtım ve eleştirileri)

Etkilendiği Yazarlar:
Can Yücel,Cemal Süreya,Attila İlhan,İsmet Özel,Ataol Behramoğlu,Ahmet Telli,Murathan Mungan,Edip Cansever,Oktay Rifat,Paplo Neruda,Bertol Briechk,Mayakosky,Yuhannis Ritsos,Nazım Hikmet Ran,La Martin,Arthur Rimbaut,Tagore,Octovia Paz


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Osman AKTAŞ, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.