..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bulanmadan ve donmadan akmak ne hoştur. -Mevlânâ
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yüzleşme > Taylan Özkan




19 Haziran 2009
Cehennem Başkalarıdır  
Taylan Özkan
Bir kitap ayracı kadar şanslı, bir o kadar şanssız olmak. Sürekli kitabın eşsiz dünyasıyla iç içe, fakat baskı hatasına uğramış korsan bir kitabın sıkıcı kısmında asılı kalmak..


:ACBC:
Sıcak kahveyle dolu fincandan çıkan dumanlar kışın güzel görünür, yazın ise kötü. Güzellik göreceli değildir, sadece zaman insanın algılarını değiştirir. Bu yüzden bazen severim atlet katı alkol tüketen masum insanlığı, bazen de nefret ederim ulusal enstrümanımız olan flütle, tohumların ormana dönüşünü çalan bitkisel hayat insanlarından. Bir yandan keyfi içine çekmek, bir yandan sokaktaki heykellerden tahrik olup onları kaldırtan insanlarla aynı oksijeni paylaşmak!

Bir kitap ayracı kadar şanslı, bir o kadar şanssız olmak. Sürekli kitabın eşsiz dünyasıyla iç içe, fakat baskı hatasına uğramış korsan bir kitabın sıkıcı kısmında asılı kalmak. İşte bütün rahatsızlığım bu!

Bazen bir veda hiç istenmeyen, bir utanç hiç yüzleşilmeyen, bazen sevgilisinden ayrılmış genç bir kızın teselli araması, rüzgarda balonun elinden kaçması bir çocuğun ve bazen uzaktan izlemek hayalleri.. Başlamak gereksizliğin tamamıdır. Ne başlayın, ne de başınızı ağrıtın. İzleyin geçsin zaman, sadece izleyin..

"İnsan sanatta ne kadar gelişirse, o kadar az erekte olur. Akıl ve hayvani olan arasında gitgide daha duyarlı bir ayrılık oluşur. Yalnızca hayvan en iyi şekilde erekte olur ve seks halkın lirizmidir."

Çocukluğumda salyangozlarla insanların savaşını izlerdim. İnsanlar yağmur duasına çıkarlardı. Tesadüfen yağan yağmurdan sonra da salyangozlar toplu halde ortaya çıkıp anti-yağmur duasına başlarlardı. Bu süreçte yağmurun salyangozları yok eden bir çeşit silah olduğunu düşünürdüm. Salyangozları gerçekten önemsiyordum, salya sümük ağlıyorlardı. Kabuğuna çekilip kesintisiz dört yıl uyuyabilen bir canlı bana insandan daha yakındı!

Antika bir radyodan geceye fon olan sesler yükseliyor. Senfoni yerine çok bilmiş dj’lerin saçma yorumları tırmalıyor kulaklarımı. “Bilgisayar oyunları çocukları olumsuz yönde etkiliyor” muş. Eğer gerçekten öyle olsaydı şimdi tren raylarında hoplayarak gezen insanlar olurdu. Ya da kafamızı kutulara vurup mantar çıkmasını beklerdik. Serotonin eksikliğimi diskette oyun alarak giderdiğim zamanların amatör hazzı öyle iki zibidinin lafıyla silinecek şeyler değil. Hiss-i müştereke itaat diye bir kaide söz konusu değil sanırım. Kendi hayatımda serbest dolaşım hakkım var. Pederşahi toplumda, düzgün insan kavramını tanımlamak için kullanılan öğeler yetmemiş, bir de bilgisayar oyunlarına takmışlar şimdi. Her şey düzgün, bir bu ters sanki! Hani nerede Tchaikovsky?

Üç beyazdan uzak durmamızı söylüyor televizyon programlarında boy gösteren iyi giyimli insanlar. Sahi kuyruklarda o kadar hasta varken, her gün sosyal güvencesi olmadığı için binlerce insan ölümle pençeleşiyorken, üstelik siz Hipokrat yemini etmişken, tek sorun üç beyaz mı? Şaka gibisiniz! Bence sorun üç “C”; “Caniler, Cahiller, Cimriler”. Üçü de midemi bulandırıyor. Misal cimriler; harcamaya kıyamazlar maddesel değerleri. Ama bedava olunca sonuna kadar kullanırlar. Spermi bitmesin diye sevişmeyen bir erkek yoktur sanırım!

Uykusuzluk yaşıyorum. Her yatağa girdiğimde beynimde aynı soru. Acaba yorganı örtmem laikliğe aykırı mı?

Tüpü sonuna kadar açtım. Gaz odayı ele geçirmeye başladı. Yatağa uzandım. Bundan daha kötüsü mü? Tüm zararlarına rağmen kapalı alanda sigara yaktım. Olağan üstü bir patlama. Günahları eriten bir dalga. Ve cehennemin alevleri küçük dünyamı sardı. Katolik bir yönetmenin final sahnesi değil bu. Sadece bir rüyaydı...

Asansörleri meşgul etmeyiniz yazıyor binalarda. Beni taşımaktan daha önemli bir işi mi var yoksa? Dayanamıyorum saçma uyarılara. Karıncanın bile safrası var! Tüm yollar kapalı bu coğrafyada, kaçasın varsa bile zincirler sağlam. Karanlık bir gecenin yıldızı gibi hayaller, sadece izlemekle yetindiğimiz. Yeni paranoyalar katıyorum literatüre, “ülkemiz üzerinde oynanan oyunlar” kelime grubuna eklemeler yapıyorum; halay, misket ve bana aşırı itici gelse de kol bastı. Oynamayın artık, yoruldum. Karayolları beyazlatın, aydınlık yollarda ilerlesin hayaller.! L'enfer, c'est les autres…



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yüzleşme kümesinde bulunan diğer yazıları...
Bulantı
Lümpen Akademisi
Bilinçaltılı Ganyan

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Düş Krokileri
Özlüyorum Aşktakal

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Kukla [Eleştiri]


Taylan Özkan kimdir?

Bir yol hikayesinin ilk adımları. .

Etkilendiği Yazarlar:
Sartre, Bukowski


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Taylan Özkan, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.