Sezai,
Bana ettiğin küfürlere cevap vermeyeceğim. Alınmadım, kızmadım, kırılmadım, sadece senin adına utandım ve üzüldüm. Türkiye konusundaki "kazmalığına" tepki vermemi doğru bulmasaydın anlardım; bu benim hassas olduğum bir mevzu. Bana katılmayanlarla bu konuyu tartışmaya hazırım. Ama bir insan seninki gibi lafları ağzına almaya başlayınca bil ki sarf ettiği sözler karşısındakini değil, kendisini anlatmaya başlıyor. Herkes de bu yüz kızartıcı 'itiraf'ı dinliyor. Samimi bir tavsiyem olacak. Burada yazan çizen aklı başında insanların arasındasın. Adı üstünde bir edebiyat sitesinin forumundasın. Aklını başına topla.
Yalanına tepki verme ihtiyacı hissetmiyorum. Karakterini çoktan tanıma fırsatımız oldu. Şaşırmadım, senden en sinsi, en bayağı, en alçakça tavırları bekliyordum. İnan bana, derdim yalanınla değil. Çok kişi yeri geldiğinde, kendini çaresiz hissedince saçmasapan bir yalana başvurur. Ama senin durumunda bundan daha utanç verici bir şey var. Sen kendini savunmak için yalan söylemiyorsun, karşındakine saldırmak için yalan söylüyorsun. Bunun adı sinsilik. Ek olarak karşındakine hakaretlerle dolu bir cevap yapıştırma konusunda duyduğun isterik ve aceleci tavır ve kendi mesajına bir kez için bile olsun göz atmamış olman sanırım üzerinde düşünmen gereken bir acizliğini daha gün ışığına çıkarıyor.
Umarım bu hayatta ucuz ve sinsi bir 'ezik' olarak değil, sözünün arkasında durabilen, mert ve 'öğrenmeye hazır' bir BİREY olarak kendine bir yer edinebilirsin. Aksi takdirde, şu ana kadar kaybettiklerin (saygınlık, güvenilirlik) gelecekte kaybedeceklerinin yanında önemsiz kalacak.
Soytarılığı, yılışıklığı ve seviyesizliği bu forumdan temizle. Bu sadece ve sadece senin elinde.
Saygılarımla,
M. Doğan
?
???
July 2026 tarihinde katıldıSon forum iletileri
En sonunda battın be sezai. Kendi pimini kendin çektin. Sana geçmiş olsun mu diyeyim. Yoksa hepimizin başı sağ olsun mu?
Kılıfı hazılamadan minarare çalmaya kalkış sonra batmamış gemi mallarını pazara sür...
Mantarlamaktan yana dem uğrasın klavyenin tuşlarına...
Yaz sen...
"Asagidaki linklerde Türkiye'mizi cok güzel tanitan cesitli dillerde bir Flash sunumu var."
Cümlesinde "Türkiye'mizi" kelimesini yazarken klavyenizin milliyeti neydi?
Turkiye degilmis, Turkiye (noktali okuyun lutfen) imis.
Turkiye'de yasamadigim, bilgisayarimda Turkce karakterler ve Turkce klavyem olamayacagi olmayan aklina gelmiyor degil mi ebleh oglu ebleh?
simdiye kadar sesin cikmadi, Turkiye adini duyunca mi orana batti ebleh cocugu.
konus, sana hersey serbest, senin 7 ceddinin !@#$%^&*().
sezai
Türkçe karakterleri kullanmayacak kadar diline kayıtsızsın, bari ülkenin adını rahat bırak.
Degerli arkadaslar,
Asagidaki linklerde Türkiye'mizi cok güzel tanitan cesitli dillerde bir Flash sunumu var.
Yasadiginiz ulkelerdeki yabanci dostlariniza mutlaka gönderin. Bu arada kendinizde izleyin.
Turkce= http://www.goldenhorn-rotary.com/ercu/ERCU_FLASH_tur.html
Deutsch= http://www.goldenhorn-rotary.com/ercu/ERCU_FLASH_ger.html
English= http://www.goldenhorn-rotary.com/ercu/ERCU_FLASH_eng.html
Francais= http://www.goldenhorn-rotary.com/ercu/ERCU_FLASH_fra.html
Italiano= http://www.goldenhorn-rotary.com/ercu/ERCU_FLASH_ita.html
sezai
tekrarlı bir metin var ana sayfada.
ebru borana ait. bir metin.
bir tane yetmedi mi de iki tane, aynısından,
editörün gözünden kaçtı galiba.
bunu düzeltiniz.
yazmak güzel tabi ama yazdığından anlamak ve anlatmak gerek, birilerine yön vermesi, hayatına ışık tutması lazım ve elzem. En başta yazdıklarından kendisini tanıması gerekir.
Kandil münasebetiyle kapalıyız.
Ağlaya ağlaya yazdığım günler de vardır, gözyaşların su gibi geliyordu gözümden, geçen gün öykümü düzeltirken de, ağlayacak gibi olmuştum,
Böyle eylül,
farklı özel acılı....duyarlı....
tabi...
Ağlaya ağlaya yazdığım günler de vardır, gözyaşların su gibi geliyordu gözümden, geçen gün öykümü düzeltirken de, ağlayacak gibi olmuştum,
Böyle eylül,
farklı özel acılı....duyarlı....
tabi...
Epeydir böyle gülmemiştim forumda okuduğum bir yazıya Sezai. Tünelin sonunda koca bir kahkaha varmış meğer.
Yeni bir şey daha denemeye ne dersiniz. Bu kez bir mizah öyküsü örneğin...
bir bulaştın mı, kopamazsın yazmaktan...
hata mı?..
bazen yazdıklarımdan öyle etkileniyorum,
hüngür hüngür ağlıyorum:-)
birazcık farklı ve özel olmak değil midir rengimiz?..
forumu takip ediyorum;
cevaplarımı alıyorum, dolaylı da olsa.
yanlış anlaşılmasın, üzerime alındığım
bir şey yok, sadece satır aralarını okuyorum.
ne talihsizlik ki birkaç kez ileti eklemek
istediysem de sayfam kapandı; vardır bir
hayır dedim, ısar etmedim.
eh, şimdi sıra bunda, hadi bakalım.