öykülerimizi bu sayfa aracılığıyla nasıl paylaşabiliriz? nasıl gönderebiliriz?
?
???
July 2026 tarihinde katıldıSon forum iletileri
öyküleri paylaşım
Yeni bir şey öğrendim tamamlamakta olduğum romanımı nasıl güvenceye alırım diye araştırırken. Malum, noter onayı çok pahalı. Kültür bakanlığı ise sadece Ankara merkezden tescil yapıyormuş. Oysa basit bir yol daha buldum, belki bileniniz de vardır gerçi.
Noterler dosyayı kapalı zarfta emanete alabiliyor arkadaşlar. Üstelik benim 200 sayfalık çalışmam için 50 YTL istediler sadece. Allah vermeye, birisi sizden izinsiz kullanırsa, o zaman notere teslim ettiğiniz tarihte onaylı dosyanızı alabiliyorsunuz tekrar. Hadi bu kıyağımı da unutmayın :)
Bu arada rica etmiştim ama İzedebiyat'a girip de ilk korku romanı çalışmamın 1. ve 2. bölümleri için hiç yorum yapan yok!
Hepinize iyi çalışmalar!
uzun zamandır yazamıyorum görmeyeli muhabbet koyulaşmış
Başlık hatalı. Yerine o başlığın, nostalji olsa veya/ve eskiden daha iyi akardı bu çeşmeden sular....
Merhaba!
Yöneticiler neredeler?Onları gören, nerede olduklarını bilen, kendilerine ulaşma başarısını gösteren biri veya birileri varsa; lütfen buraya yazsınlar.....
Herkese sevgiler.Herşeye rağmen yöneticilere de.
şiir pınarıdır akar bu sular
sevdalı yolcular seçer buradan
kıvranır pusularda kan kusular
avını avdanı biçer buradan
keremi ateşin bağrına verir
aslıyı dahi kor narına verir
hak şuhur ayetin uğruna verir
şol şamın şeytanı kaçar buradan
yakılmış oncası türkü ağıtla
dile gelmez sırrı kalem kağıtla
başında yoldaşı salkım söğütle
yürür gül goncası açar buradan
aranır yuvada bulamaz eşi
hüzünle yerlere eğilir başı
tarla çilekeşi bıldırcın kuşu
palazlanır bazı uçar buradan
batan gün ardında verir rahşanlar
ufukta sönerken kızıl akşamlar
en sevdiğin çiçek mor menevşeler
bükerler yaprağı saçar buradan
gemlenir burda aah.. şahlanır atın
her sabah dökülür şiir sanatın
kuş burnu dalından çırpar kanadın
bülbülün yavrusu göçer buradan
ses verir çınlar ki boynunda ki çan
çatırdar kırılır fağfuri fincan
sırtında yük olur inciyle mercan
develer kervanı geçer buradan
alnında güneşin kızgın kurağı
gurbet ellerinde bilmez durağı
aşk közü dağlamış yanmış yüreği
değer dudağı su içer buradan
bu.. su.. uz.. değil tek.. ıslamak ilen
köklü geçmişe sırt yaslamak ilen
yeni bir sözünen beslemek ilen
akmaya damlası duçar buradan
bakarsan ne kurur nede bulanır
ne yeni soy yarın söver ilenir
bakmasan kaybolur ismi silinir
bekler ziyaretçi naçar buradan.. :0((
şiirle düz yazının nerede buluşup nerede ayrıldıkları, gereği kadar önemsenmeyen bir sorun sanırım. ayrıdırlar, deyip geçiştiririz çoğu kez. ya da düz yazıyı şiire öykündüğü oranda itibarlı sayarız da, şiir düz yazıya benzediğinde burun kıvırırız. bu durum, şiirin sanatların en hası olmasından mı kaynaklanır acaba? uyak, ölçü vb teknik zorlukları aşmanın, değilse imaj yaratabilmenin zorluğundan mı? ancak ben öykü yazmasam ölürmüşüm gibi geliyor. çok muhalif bir görüş olacak ama, anlatmak istediğim, şiirin kalıplarında nefes alamazmış zannediyorum. engin bir deniz, dahası bir okyanus: öykü. [[/B]]
http://www.izedebiyat.com/yazar.asp?id=5712
Burada son yazdığım şiirler onaylanmış ve çıkmış...
Sahne arkasında da öyle...
Yalnız anlayamadığım nokta henüz sitenin şiirler albümünde çıkmaması...
Acaba sehven bir hata mı vardır,varsa düzeltilmesini rica ederim...
selam ve sevgilerimle,
Lütfi AKARÇAY
[[I]]Yazı yazmak da harika harika ama ben şiirden daha çok zevk alıyorum.Hem yazmaktan hem de okumaktan...Şiir bence çok başka bir dünya demek...[[/I]]
Saygılar.
[[I]]Yazı yazmak da harika harika ama ben şiirden daha çok zevk alıyorum.Hem yazmaktan hem de okumaktan...Şiir bence çok başka bir dünya demek...[[/I]]
Saygılar.
Merhaba İzedebiyat'ın Sevgili Yöneticileri!
e-posta yoluyla size ulaşamıyoruz.Her ileti geri dönüyor.Kanallar kapalı mı?
Selâm ve sevgiler.
Neden göndermiş olduğum şiirler yazar sayfamda yayımlanmıyor? Lütfen kısa zamanda bu teknik sorunu çözün.Teşekkürler
merhaba benimde bir romanım var hazırladım ama daha yayınlıyamadım nasıl olur bu?[[B]]
HOŞÇA KAL
Bugün çocuklar ile ilgili bir şey yazmak istedim. Can DÜNDAR’IN duyarlılık dolu satırlarını okurken burkuldu durdu içim. Çocukluğumun kırmızı bisikletine binip geçmişe doğru yol almaya başladım birden. Bütün sarı sayfalar canlı yayın ekibini oluşturmuş,üzerime üzerime gelmeye başladı. Çocukluğum; minnet ve hasretle andığım zaman.
Benim çocukluğumun en büyük kahramanı ince çizgi bıyıklı bir adamdı. İleriye keskin bir biçimde bakan kahve gözleri,hedefini net bir biçimde gösteren düz çıkık burnu ve gerekti-ğince gülen yüzüyle,uzun boyuyla herkesin çekindiğini sandığım uysal adam. Onu bütün sevgi ve saygımıza karşın yeterince konuşup,paylaşamadan bir kalp kriziyle kaybedişin derin üzüntüsünü ölümünün onuncu yılında bile unutamadım. Her gün keşke bir yerlerden beni gözlüyor olsaydı,yaptıklarımla gurur duyabilseydi diyorum. Hayatla nasıl başa çıktığımı,nasıl akıllı bir oğlu olduğunu,geçmişteki fevriliklerimin yerini nasıl kendisi gibi uysal ve sevecen birisine bıraktığını bir görebilseydi diyorum. Eşimi ve çocuğumu tanıyabilseydi,bunca uğraşın kendisinin bana verdikleriyle olduğunun bilincinde olduğumu,bana sevgi adına ne çok şey aşılamış olduğunu bir görseydi,bir söyleyebilseydim diyorum. Ve bütün bunları bana yeterince sarılamadan vermeyi nasıl başardığını öğretmesini isterdim. Bu gün bütün kitaplar nasıl çocuk yetiştirileceğini yazmasına karşın sevgisiz ve ilgisiz çocukların dramını izleyip dururken,kitabın ve televizyonun olmadığı bir dünyada bunun en güzelini nasıl başardığını bilmek ve çocuğuma göstermek istiyorum. Babacığım seni hala ilk günkü kadar çok özlüyorum.
Seni elektro şok aletinin altında cansız yatarkenki halin gözümü önünden hiç gitmedi. Hırçınlıklarımı ve öfkelerimi yatıştırırken ki alçaktan alışların şimdi üstümde büyük bir dağ gibi yüksekte duruyor. Sen bana sevgini açıkça söyleyememeyi öğrettin,ben de bunu şimdi geç söyleyerek gösteriyorum. On yıl çok geç değildir umarım. Dünyanın en büyük,en güçlü adamını bir şok aletinin altında yenik görmenin derin acısı yüreğimi hala burkuyor. Ben unutamadığıma göre,babasını benden daha elim ölümlere verenlerin acısı nasıl onulur bunu düşünemiyorum bile.
Senin varlığınla örnek olan ailemiz,şimdi senin yokluğunla nasıl dağınık bir görsen. Ve ben ailemizin mutluluğunun da seninle beraber uçup gittiğine kanaat getirdim. Annem aklını yitiriyor her geçen gün. Aile, bağlarını. Senden aldığım terbiyeyi yaşatacak ocak sönüyor. Benim ocağımda tütecek olanda seni yaşatabilmeyi çok isterim babacığım. Umarım benim ailem senin ailenin daha güzel bir örneği olur da sana özlemim güzel bir şeye dönüşerek yarına ulaşır. Özlemimde hiç olmazsa sana teşekkürler edebilmiş olurum. Şimdi yeni torununun gelişiyle beraber sana gerçekten hoşça kal demek istiyorum.
Hoşça kal babacığım. Huzur içinde uyu.