İlham Dediğimiz Nedir Ki ?
(Eklenme tarihi:03.11.2008)
İlham dediğimiz nedir ki; sevmek, sevildiğini hissetmekten başka. Yazar olmak neymiş ki; kalemi ruhla bütünleştirmekten başka. Şu anda hissetmedikten sonra, yazmak için yazmadıktan sonra, satırlarla bütünleşmedikten sonra yazmanın anlamı ne? Yazdım bir kere oldubitti. Laf olsun diye söyledim gitti. İlham dediğim nedir ki? Herkes bilirkişi. Ağzı olan konuşur. Ak satırları doldurur. Beyaz bir dünyanın kara şövalyeleri gibi, dünyayı parmağında oynatır. İlham dediğimiz nedir ki. Kar beyaz düşlerin üzerindeki ayak izleri. Sonsuzluğa doğru uzanan kalemin kara lekeleri. Işıkların söndüğü an, düşlerde parlayan yıldızlar misali. İlham geldi, geliyor derken, satırlarda eriyip giden kalem misali. İlham dediğimiz nedir ki?
Kuantum yaşam felsefesini satırlara dökmemi istiyorlar. Yaşanması gereken duyguları tanımlamamı bekliyorlar.
Enginlere sığmaz, taşıp coşan akarsulara baraj olmamı bekliyorlar. Onlar bekleye dursun. Taşın altında kalan el benim olsun. Beyaz sayfaları karalayan kalem sizin olsun istiyorum. Coşkuların kendisi, ümitlerin habercisi olsun istiyorum tüm insanlar.
Bizi biz yapan, yarınlara taşıyan pozitif düşüncelerimiz gerçek olsun istiyorum kâinattan. Kalemin gücünü, klavyenin soğuk tuşlarında hissetmediğim için beyaz satırlara karalamak istiyorum. Ardımda bırakabileceğim çizgiler olsun istiyorum satırlardan. Kuantum felsefesini yaşamak istiyorum yarınlarda. Yarınlarda olmak istiyorum. Bu günün hakkını vererek, zamanın hak ettiği değeri vererek yaşamak istiyorum keşfederek. İlham dediğimiz nedir ki; sevmek, sevildiğini hissetmekten başka. Sevgi ile coşup sevmekten başka.
http://www.ahmetnuray.com/galery.asp?d=\bronz+heykeller\
Kuantum Düşünce Grubu başkanı Ahmet Nuray
www.ahmetnuray.com sitesine aittir.İzinli olarak kullanılabilir.
www.kuantumdusunce.net
www.kuantumteknik.com
www.ahmetnuraysanatmerkezi.com
?
???
July 2026 tarihinde katıldıSon forum iletileri
Kuantum Düşünce Rüzgarı gittikçe şiddetini arttırıyor. Fırtınaya dönüştü. Her geçen gün kitlelerin merakla takip ettiği güncel konuların arasına girdi.
Gerçek bilgiler yanlış yola mı yönlendiriliyor ? Bu bilgilerin akışına kendini kaptıran kişiler, istediklerini elde edebilmek için mucizevi reçetelere üç beş günde ulabileceğini düşünebilirler.
Bu tür yazılar internet sayfalarında boy göstermeye başladı.
http://www.ahmetnuray.com/galery.asp?d=\bronz+heykeller\
KUANTUM
(Eklenme tarihi:04.11.2008) Kuantum
Düşünce özgürlüğünün maksimum seviyede, pozitif yönleriyle kullanım alanı sağlayan bir felsefe oldu Kuantum Düşünce.
Asırlar boyu atalarımızın uyguladığı basit yöntemi karmaşık hale getirmeye çalışıyorlar. Adını süslüyorlar. Batı dünyasının kısırlaşmış yaratıcı gücüne uymamak için çaba sarf ediyorlar. Kitlelerin mucize isteğiyle dilendikleri bu devirde duygu eksikliği çeken şehir yaşamının siluetini göstererek kar amaçlı şirketler kuruyorlar bir bir, ne ile ilgili bu şirketler kurumlar kuruluşlar?
Tabii ki Business, yani ticari şirket, kâr amaçlı olan bir şirketin nesi yanlış? Yanlış olan şirketlerin ticari olarak kâr yapmaması olur.
Peki, duygu ve düşüncenin özgürce gelişmesi için yardımcı olunan kişiler gereken ücreti ödeyince yanlış mı oluyor? Hayır, Benin anlatmak istediğim ücret ödeyen kişilerin Kuantum Yaşam Felsefesini uygulayan bir kişi olduğunu zannetmesi belki de zannettirilmesi demeliydim. Kitleleri yanlış düşüncelere doğru yönlendirmek sonu felaketle biten olayları tetikler.
1980li yıllarda İsviçrede toplanan bir grup meditasyon üstatlarından biri kale niteliğindeki toplantı merkezinin surlarından aşağı kendini atmıştı neden mi? Uçacağını zannettiği için kendini boşluğa bırakıvermişti. İsviçre Hükümeti bu olayın ardından bu tür kurum ve kuruluşları, grupları sıkı bir denetim altına aldı. Belki bizim ülkemizde böyle bir olay yaşanmadan birileri gereken önlemi alır.
Sevgi kardeşlik, barış, iyilik, Kuantum düşünce sağlıklı yaşam aklın gelişmesi, huzurlu hayat zengin hayat gibi kalıplaşmış laflarla seminerler vermek, sözler arasında eğitimi yapılmak istenen yaşam felsefesi yaşayarak hissedilecek olan duyguların satır aralarından öğrenilmesi, mümkün değildir. Üstüne üstlük 4 aylık bir kurs için 4000 Dolar gibi ödenmesi gereken rakamlar ve eğitici belgesine sahip olan bir sürü eğitmen!
Neyi eğitecekler?
Kısa yoldan nasıl zengin olunur?
İşte gerçek ile hayal arasında insanları sıkıştırıp kafayı yedirtecek olan sonuç bu olacak tedbirini alması gerekenler bir an önce harekete geçmelidirler. Aksi takdirde bizim ülkemizde de apartmandan apartmana uçmak için insanlar kendilerini balkonlardan aşağıya atıverecekler. Tabii ki onlar uçabilecekleri kadar erdemliği 4 aylık kurs için 4000 Dolar ödedikleri için bu yeteneğe sahip olduklarını düşünecek kadar hasta iseler. Kuantum yaşam felsefesi yaşanarak elde edilen bir yetenektir. Tabii ki aynı zamanda etkilidir.
Uçmak için. Zengin olmak için kullanılamayacak kadar saf olduğu için Kuantum yaşam felsefesi bir yaşam biçimidir. Anadoluda milyonlarca insanın bildiği bir teknik olan
Günümüzde şehirleşmenin getirdiği hastalıklardan birisi de köyünden kalkıp gelen, mükemmele yakın duygularını yitiren kişilerin ücretini ödeyerek tekrar eski duyguları yaşamak istemesi gibidir.
http://www.ahmetnuray.com/galery.asp?d=\resİmler\
Ahmet Nuray
Kuantum Düşünce Gurubu Başkanı:www.ahmetnuray.com
Yeni açılan sitelerimiz
www.kuantumdusunce.net
www.kuantumteknik.com
www.ahmetnuraysanatmerkezi.com
?
Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
-Gerçekleri bilinçli veya bilinçsizce saptıran kişiler, egolarını tatmin etmek peşinde koşarken; algısal kaymaları bilinçli veya bilinçsizce ortaya çıkabilir. Bilinçsizce yapanlar, psikolojik desteğe ihtiyaç hissedebilirler. Gerçekleri bilinçli olarak algılamak istemeyenler ise beyin tembelidirler. Kendilerini algısal kayma noktasına bencilliklerinden getirirler.
-"İnsan, insanları sevince, insan olduğunun farkına varır.Ya diğerler?
Mistik düşüncelerimde gerçekle bağdaşanlar -
Geçmişte var olan, şimdi de, gelecekte de var olacaklar. -
Kaybetmek,kaybedilmek asla istemediğim yaşamlar -
Barışla yaşanan ümitle beklenen arkadaşlıklar.
DİREN YARDIMLI
Daha ne söylemeli denizin maviliklerine
İçi içine sığmayan yanardağ ateşine
Rüzgârın sesi olmuş kulaklara üflercesine
Engin fikirlerin habercisi satırların içinde
Niyet bahçesinin sümbülü olmuş fikirlerle
Yarınların habercisi, kaleminin sesiyle
Aranan örnek, beklenen ümit olmuş bile
Rüyaları gerçek, fikirleri özgür kılmış işte
Daha neler verecek İz edebiyat köşesinde
Ilık bir rüzgârın getirdiği samimi hisleriyle
Merak edilen yarınların mistik düşlerinde
Liyakat madalyası almış, almamış. Kime ne
Ilımlı düşlerimizin pozitif lideri olmuş ise
Kuantum Düşünce Grubu başkanı Ahmet Nuray
www.ahmetnuray.com sitesine aittir.İzinli olarak kullanılabilir.
www.kuantumdusunce.net
www.kuantumteknik.com
www.ahmetnuraysanatmerkezi.com
İlham dediğimiz nedir ki; sevmek, sevildiğini hissetmekten başka. Yazar olmak neymiş ki; kalemi ruhla bütünleştirmekten başka. Şu anda hissetmedikten sonra, yazmak için yazmadıktan sonra, satırlarla bütünleşmedikten sonra yazmanın anlamı ne? Yazdım bir kere oldubitti. Laf olsun diye söyledim gitti. İlham dediğim nedir ki? Herkes bilirkişi. Ağzı olan konuşur. Ak satırları doldurur. Beyaz bir dünyanın kara şövalyeleri gibi, dünyayı parmağında oynatır. İlham dediğimiz nedir ki. Kar beyaz düşlerin üzerindeki ayak izleri. Sonsuzluğa doğru uzanan kalemin kara lekeleri. Işıkların söndüğü an, düşlerde parlayan yıldızlar misali. İlham geldi, geliyor derken, satırlarda eriyip giden kalem misali. İlham dediğimiz nedir ki?...devamı
"www.ahmetnuray.com sitesinden izinli olarak alınan yazıdan bir paraf."
"Fikirlerin çıkış noktası ulu bir nehir gibidir;Bütün dereleri,çayları,akarsuları...özünü besler." (17/Haziran/2008)
İzEdebiyat'ın bütün sayfaları baştan tasarlanıyor. Kısa bir süre daha bu şekilde idare edelim, yakında zaten herşey yenilenmiş olacak. İzEdebiyat'ın belkemiği olduğunu dikkate alarak kütüphanelerle ilgili soruna bakacağız.
Bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederim.
Diren Yardımlı
Edebiyatla kısıtlamak doğru değil bu bakış açısını. Dünyada neredeyse bütün cumhurbaşkanları ve savaş komutanları da erkek olmuştur. En ünlü ressamlar, mimarlar ve bilim insanları da çoğunlukla erkeklerden çıkmıştır. Ancak bu durum kadının yeteneği ya da başarısıyla uzaktan yakından ilgili değildir. Aşağı yukarı bütün kültürlerde (ve ne yazık ki özellikle İslami kültürde) erkeklerin daha baskın ve otoriter olmalarının ürpertici bir belirtisi bu. Bu durumdan "erkekler daha iyi roman yazar" türünde bir sonuç çıkarmak tahrik edici ve trajik olmaktan öte bir anlam taşımaz. Erkekler iyisiyle, kötüsüyle her alanda kadınlardan daha ön planda duruyor. Bunu da çoğu kez kadınları ve yeteneklerini ezerek başarıyorlar. Fatma Aliye Hanım'ın gelecek tepkilerden çekindiği için George Ohnet'ten yaptığı bir çeviriyi "Bir Hanım" imzasıyla yayınlaması bu durumun göstergelerinden sadece biri. Tepkisinden çekindiği kişiler herhalde diğer hanımlar değildi. Aynı durum birçok Avrupalı kadın yazar için de geçerlidir.
Diğer tarafta Emily Jane Bronte (Ellis Bell erkek müstearıyla yazmıştır), Charlotte Bronte, Frankenstein'ın yaratıcısı Mary Shelley, Louisa May Alcott, Emily Dickinson ya da Virginia Woolf gibi yabana atılmayacak sayısız kadın yazar da var. Harper Lee, Toni Morrison gibi daha çağdaş ve başarılı kadın yazarlar da vardır. Liste uzayıp gidebilir.
Neyi görmek istediğimizle ilgili biraz da.
Bu tartışmayı sık sık gündeme getirdik daha önceleri ama öyle görünüyor ki bu durum, dilbilgisini, okullarında doğru öğretmekten aciz olan bir eğitim sisteminin sonucu ve öyle kolay kolay çözülecek bir mesele değil. Acı deneyimlerle şunu gördük ki bilmeyen insana doğruyu göstermeye çalışmak her zaman riskli bir girişim. Çoğunlukla ilk tepki alınma, ikinci tepki karşı saldırıya geçmek oluyor ve meselenin özü çok çabuk yitip gidiyor. Kişinin bunun yapıcı bir eleştiri olduğunu anlamasını beklemek çoğu kez naiflik oluyor.
...
http://www.izedebiyat.com/yazim_kilavuzu/index.htm
Zamanında bu sorunu çözmeden işe yarar umuduyla böyle bir mini-site yapmıştık ama pek kullanan olmadı... (Üzerine gelince küçük bir pencere biçiminde açılmak üzere tasarlandı, dolayısıyla bütün ekranı kaplayan sayfada doğru görüntülenmeyecektir.)
Server değişimi gerçekleşti. Site ve forum artık sorunsuz olarak 7/24 hizmette.
Bu konuda sayın Diren Yardımlı'nın düşüncelerine katılıyorum.Yazma süreci yöntem olarak farklılıklar arz edebilir tabiki.Hangi konuda olursa olsun sanat eserlerinin hepsi üzerinde düşünülen ,yoğun olarak emek sarfedilen ve buna bağlı olarakta sancıların hissedilebildiği bir süreç.Yaşanılan sancı ise sanatçının kendi mükemmelini var etme (doğurma) sancısından başka bir şey değil.
İzEdebiyat 3.0 dediğimiz yeni site için çalışmalara başladık. Şeker bayramından sonra ufak ufak yüklemeye başlayacağız. Sitenin yeni "sürümü" yayına geçtikçe bütün bu sorunlar da adım adım ortadan kaybolacak.
ilham ile vahiy durumu birbirleriyle karıştırılıyor gibi.zira Mehmet Ali beyin budha,hz.isa ve hz.muhammedi misal vererek yürüttüğü mantık vahiy durumuyla ilgili gibime geliyor.ki o bambaşka bir durum.sanatçı açısından ilham daha çok estetik duyusu ve psikolojik durumla ilgili olsagerek.bir şeylerden etkilenen beynin ona karşı oluşturduğu içsel tepki ve onun sanatsal olarak dışa vurumu....Bu açıdan basit olarak söylemek gerekirse ilham onu bekleyen herkese
her an gelebilen birşey olmasagerek.Bunun için radyo dalgalarının uygun bir frekansa,kanala yakalanması ve yayının gerçekleşmesi gerekiyor. Dalgaların kaynağı ıse doğadaki somut ve soyut olan herşey olabilir .
saygılarımala