"Edebiyat, hayatın çirkinliklerini gösterip 'Bakın, daha da kötü olabilir!' demenin en güzel yoludur." - Franz Kafka"

?

???

July 2026 tarihinde katıldı

Son forum iletileri

?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Yalnızlık olamaz artık...
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
en sevgili sözlerimiz sırasını bekliyor digerleri sabırsız fütursuzca sarfediliyorlar utanmasız/cıplak! en sevgili olanlar sırasını beklerken önce utanıyor sonra kırılıyor ardından içimize mi savruluyor...? --.......--
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
en sevgili sözlerimiz sırasını bekliyor digerleri sabırsız fütursuzca sarfediliyorlar utanmasız/cıplak! en sevgili olanlar sırasını beklerken önce utanıyor sonra kırılıyor ardından içimize mi savruluyor...? --.......--
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
yargılamak sorgulamaktan kolay mı? sorunsalı öyleki sehpa hazır ucunda ıstediğini/istediğin kadar sallandır kanı bile akmadan....... ---sorgula ve algıla-----
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
yargılamak sorgulamaktan kolay mı? sorunsalı öyleki sehpa hazır ucunda ıstediğini/istediğin kadar sallandır kanı bile akmadan....... ---sorgula ve algıla-----
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Ahmet TURANLIOĞLU'nun aşağıdaki yazısı "şiir" olarak, yazı onaylama sistemine gönderilmiştir: "Faraziye isimli şiirim uçtu mu? Onay bekleniyor diye kaç gün yazıları bekletiyorsunuz,burası Kapıkule gümrüğü mü? Memlekette hem yazar -şair yetişmiyor diyorsunuz hem de yazmaya çalışana saygı göstermiyorsunuz;bu ne biçim bir çelişki ?... Yazılarımı ve şiirlerimi yayınlamak izstemiyorsanız kibarca KABUL EDİLMEDİ dersiniz biz de boyumuzun ölçüsünü alır bir daha kapınızı çalmayız. Yoksa yazı yayınlatmak için rüşvet mi istiyorsunuz?????? İki cümle açıklama yapın da biz de kendimizi ona göre ayarlayalım!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!" Kendisinin sözünü ettiği şiirini hatırlıyorum, kendi ellerimle silmiştim! Tahmin edersiniz ki onaylanmayan yazıları biriktirmenin bir anlamı yok. Silmiştim ama kendisine nedeni açıklayan bir mektup da göndermiştim. Mutlaka düzeltemesi gereken yeri de gösteriyordu bu mektup. Fakat haysiyetinden kuşku duyduğum bu ... sakin olmaya çalışıyorum ... bu kişi, bir olasılık sisteme yanlış e-posta girdiği, bir olasılık postasını açıp bakmadığı, bir olasılık da lanet olası posta adresine ulaşmadığı için bu gereksiz ve sinir bozucu tavrı sergileme yolunu seçmiş.... Şimdiye kadar böyle şeylerle karşılaşmıyor değildim ama artık yeter... Bu seviyesizlikle her gün yüzyüze kalmak zorunda olmanın bedelini ifade etmeye taakatim kalmadı. Yerimden boşalan şiir editörlüğü için yönetime önereceğim bir kişi var neyse ki. Biraz sessiz sakin aranızda dolaşmak arzusundayım. Başka "etiketler" altında görüşmek üzere... Kenan ŞAHİN İzEdebiyat YAZARI
?
İzEdebiyat Teknik
Açık Büfe
Marifet gibi sunuyorsun değil mi beş kişilik riyakarlığını... Hala ayna karşısında böbürlenip duruyorsun elinde buzbağ şişesi... Ne kadar büyük yazarsın ki sen , hiçbirşeyden korkmadın güneşe çıkmaktan korktuğun kadar... Ağzın çamurdan daha ziyade kirlenmiş , temizlemeye imkan yok zaten... O site bu site diye bahsedip duruyorsun da yaran ne , bir yazarın kalemini farklı yerlerde de kullanması sana neden dokunuyor ? İzedebiyat ilk göz ağrım ve kendimi soyutlayamayacağım bir ortam , dikkat ettim diyorsun ama kim nerde ne kadar zaman harcıyor onun bile farkında değilsin ? Kendince çizgi çizmişsin o çizgide bile yürüyemiyorsun esrikliğinden... İz edebiyatta rahat at oynatıyorsun kimse ses çıkarmıyor ama başka yerlerden kovuluyorsun diye zoruna mı gidiyor ? 5 kişilik yüzsüzlüğün var işte , 5 yüzün , 5 masken... Daha ne kelam edem sana ? Nereye gidersen git tek İMDAT ÖZCAN var , tek isim , tek ad , tek gerçek ve GERÇEK... Bilen bilir maskem yok , alnım ak... Kadıköy - İskele diyorsun ama ben iskele kenarında çay-sigara içerken sen hangi adınla nerde ne saçmalıklar yapıyordun acaba ? Aslı olma ihtimalin yok , suretler kuşanmışsın... Fotokopi mamülü... 5 kez çoğaltılmış ağzın var , 5 kez çoğaltılmış ses veriyorsun... Hele tek ol , hele adam ol , hele gerçek ol da ondan sonra telefonla konuşma hakkına eriş...
?
Devran-i Şairane
Yaratıcı Yazarlık
bir şiir olmalıyım, silah gibi bir şiir,mısralarım şarjor kelimelerim bir serseri kurşun olmalı bana bakanı vurmalıyım.. bir şiir olmalıyım, havada uçuşan kurşun gibi sorumsuzca işimi yapmalıyım.. bir şiir olmalıyım, ne başı var ne sonu ismim olmalı sadece bir de okuyup bunu anlayanım.. bir şiir olmalıyım, savaşın ortasında ki askerin son fişeği gibi kıymetli kasaturası kadar keskin yüreğı gibi yanmalıyım... bir siir oldum; görünmez bir kalemle yazılmış gibi kimsenin okuyamadığı ne oldunu o şairin bile bilmedigi bir giz,bir sır peki nasıl? hadi şiir oldum, bu şiiri çözsene asıl.
?
Şiirhane
Edebiyat Tartışmaları
en sevgili sözlerimiz sırasını bekliyor diğerleri sabırsız fütursuzca sarfediliyorlar utanmasız/cıplak! en sevgili olanlar sırasını beklerken önce utanıyor sonra kırılıyor ardından içimizemi savruluyor?
?
Devran-i Şairane
Yaratıcı Yazarlık
patlamanın en tehlıkeli yanı savrulan sözcüklerin en cok kimi vuracağı -sorunu- içinde patlama bu durumda da olası mı......? --......--
?
Şiirhane
Edebiyat Tartışmaları
rakamların özgürlügü yanyana ifade ettiklerı tutar kadar sözlerin yanyana dizilişinde -sıra/sınır yok ki- bu tutar insanların ne olduğunu ortaya cıkarabilir bazen o kadar
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
bence burada forumlarda eksıklık soz konusu.. daha aktıf forum kurgusu ıle bıre bır canlı onlıne olan ınsanların bulusabıleceklerı bır forum platformu hazırlanıp koyulmalı bknz 8060,yada ogzl
?
Şiir Atölyesi
Ruh Katılımı (Ortak Yaratıcılık)
bir ucurtma ciz bakalım aklından ipini o kada uzun tut ki icinde hayat olsun, estetik olsun,ümit olsun,denge olsun.... tut bakalım simdi ipini savur her yere savur ki hayat olsun... ögren bakalım yaşamak neymiş öğren uçurtmanın savurdugu yere sen de git.. hayatla sende uc,dalganı gec.. takma kimseyi kısa cümleler kurma duyur dunyaya adını korkma... uçurtmayı uçururken, bu, kendini bulmaca, ama sakın kişiligini unutma..... sende oyna! sakın ipini bırakma... uçurtmayı uçurdukca, ümitler de artmakta... sakın ipini bırakma.. içinde doğmamış güneş vardır mutlaka, izin verme kimsenin batırmasına... yağmur da yağsa kar da, sen yine uçur uçurdukca... çünki uçurdukça ümitler katlanmakta, doyumsuzluğa ulaşılmakta... ama unutma! bitecek hayal dünyası sonunda! ama sen yine de, ipini sakın bırakma...... çoçuk; doyumsuzca o anı yaşa!! -------çocuk ve oyuncağı-----
?
İzEdebiyat Teknik
Açık Büfe
Salyasız zıvana! Sosyal etkinliği noksan makara… Yeşilay tutkunu, mostralık fukara. İpi bağsız, bağı taşsız, kelamı tıraşsız üç numara çapkını. Telefonumu verdim sana, peyk atarken aramamı istemedin ve iskelede bulaşalım dedim, hatta seni pikniğe davet ettim, korktun. Gelemedin! Benim satırlarım, senin satırlarını döver. Senin taptığın o site de benim çamurlu ağzımı sildiğim bir peçete olamaz ki orada ve burada sen ve senin tezgâhtar ekürülerin var. Sanalda ve gerçekte yere bastığım sağlam adımların sesinden kaçar, karyola altına sığınırsın. Senin taptığın o güzide sitenin erdemi daha büyük ise gezme kenar mahallelerde. Bak, seninle hem fikir olduğum konu; her itle aynı çuvala girilmez… Bir zamanlar bir arkadaşın yaptığı ve hiç onaylamadığım(?) O hatayı asla yapmam. Sadece hatalı ilgi odaklı gördüğüm için seni, sadece uyarmakla yetinirim. Beni, bir başka sitenin mensupları kısıtlamış olabilir… Çoğunuzun yaptığı farklı, alakasız isimle tapınağınıza girebilir, putlarınızı yeniden kırabilirdim. Ki gerek yok, sen dâhil iki veya üç kişinin zırva hâkimiyeti kurmuş bir çöplükte işim olmaz. Yine kafanda kask ile gezdiğin belli… Irk, din, dil ayrımı yapmamış olmam yazmak için yazanların farkına varamayacağım, anlamına gelmez. Kahır meselesi bu, senin anlamaya gücün yetmez. Bu siteyi ve bu site kurucularını çok sevmeme rağmen, dayanamamış cami duvarına… Lakin donunun lastiğini bağlamayı beceremeyen, ülke odaklı, ganyan ağırlıklı çok travma geçiren saksı orkidesi gördüm ki, sen özel hazırlanmış numunesin. Ip numaraları farklı beş PC var elimin altında. Engelli olmama rağmen girer, pamuk kıvamında sizleri tavlar, logar içinde duş aldırırım. Hele, adımı, Aslı yapar seni fare maskarası yaparım. Yineliyorum, kimse benim yazdığım şiirin daha güzelini yazamaz. Benim yazdığım şiirciğin en uzun düşünme vakti, 2 dakika… Kalemine güvenen, değirmen savaşçılarına itina ile duyurulur. Beş kere avans verilir… İmdatkere......,?;=:
?
Devran-i Şairane
Yaratıcı Yazarlık
Değerli Musa, sanırım, son iletinizle birlikte (aslında güzel başlayan umut verici) tartışmamızın sona ermesinin daha makul olduğunu (belki de istemeden) belirtmiş olduğunuzu çıkarıyorum. Acaba benim yanlış yorumum mu bu, yoksa "okumam"da isabet var mı? Ayrıntılara girmeyeceğim, ama konudan çok başka bir yöne gittiği anda ilgi, benim ilgim büsbütün sönüveriyor. Ne kendimin ne de başka değerli insanların kişilikleri umurumda değildir, bunun için yeterince hırslı değilim. Beni salt yazınsal denklemler heyecanlandırır. Bu bağlamda iginiz varsa, her zaman tartışmaya, yanılmaya, aramaya, ve tekrar yanılıp düzlüğe çıkmaya gönülden varım. İyi çalışmalar Suyel
Başa Dön