Yalnızlık olamaz artık...
?
???
July 2026 tarihinde katıldıSon forum iletileri
en sevgili sözlerimiz
sırasını bekliyor
digerleri sabırsız
fütursuzca sarfediliyorlar
utanmasız/cıplak!
en sevgili olanlar
sırasını beklerken
önce utanıyor
sonra kırılıyor
ardından içimize mi savruluyor...?
--.......--
en sevgili sözlerimiz
sırasını bekliyor
digerleri sabırsız
fütursuzca sarfediliyorlar
utanmasız/cıplak!
en sevgili olanlar
sırasını beklerken
önce utanıyor
sonra kırılıyor
ardından içimize mi savruluyor...?
--.......--
yargılamak sorgulamaktan kolay mı?
sorunsalı
öyleki sehpa hazır
ucunda ıstediğini/istediğin kadar sallandır
kanı bile akmadan.......
---sorgula ve algıla-----
yargılamak sorgulamaktan kolay mı?
sorunsalı
öyleki sehpa hazır
ucunda ıstediğini/istediğin kadar sallandır
kanı bile akmadan.......
---sorgula ve algıla-----
Ahmet TURANLIOĞLU'nun aşağıdaki yazısı "şiir" olarak, yazı onaylama sistemine gönderilmiştir:
"Faraziye isimli şiirim uçtu mu?
Onay bekleniyor diye kaç gün yazıları bekletiyorsunuz,burası Kapıkule gümrüğü mü?
Memlekette hem yazar -şair yetişmiyor diyorsunuz hem de yazmaya çalışana saygı göstermiyorsunuz;bu ne biçim bir çelişki ?...
Yazılarımı ve şiirlerimi yayınlamak izstemiyorsanız kibarca KABUL EDİLMEDİ dersiniz biz de boyumuzun ölçüsünü alır bir daha kapınızı çalmayız.
Yoksa yazı yayınlatmak için rüşvet mi istiyorsunuz??????
İki cümle açıklama yapın da biz de kendimizi ona göre ayarlayalım!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!"
Kendisinin sözünü ettiği şiirini hatırlıyorum, kendi ellerimle silmiştim! Tahmin edersiniz ki onaylanmayan yazıları biriktirmenin bir anlamı yok. Silmiştim ama kendisine nedeni açıklayan bir mektup da göndermiştim. Mutlaka düzeltemesi gereken yeri de gösteriyordu bu mektup. Fakat haysiyetinden kuşku duyduğum bu ... sakin olmaya çalışıyorum ... bu kişi, bir olasılık sisteme yanlış e-posta girdiği, bir olasılık postasını açıp bakmadığı, bir olasılık da lanet olası posta adresine ulaşmadığı için bu gereksiz ve sinir bozucu tavrı sergileme yolunu seçmiş....
Şimdiye kadar böyle şeylerle karşılaşmıyor değildim ama artık yeter...
Bu seviyesizlikle her gün yüzyüze kalmak zorunda olmanın bedelini ifade etmeye taakatim kalmadı.
Yerimden boşalan şiir editörlüğü için yönetime önereceğim bir kişi var neyse ki.
Biraz sessiz sakin aranızda dolaşmak arzusundayım.
Başka "etiketler" altında görüşmek üzere...
Kenan ŞAHİN
İzEdebiyat YAZARI
Marifet gibi sunuyorsun değil mi beş kişilik riyakarlığını...
Hala ayna karşısında böbürlenip duruyorsun elinde buzbağ şişesi...
Ne kadar büyük yazarsın ki sen , hiçbirşeyden korkmadın güneşe çıkmaktan korktuğun kadar...
Ağzın çamurdan daha ziyade kirlenmiş , temizlemeye imkan yok zaten...
O site bu site diye bahsedip duruyorsun da yaran ne , bir yazarın kalemini farklı yerlerde de kullanması sana neden dokunuyor ?
İzedebiyat ilk göz ağrım ve kendimi soyutlayamayacağım bir ortam , dikkat ettim diyorsun ama kim nerde ne kadar zaman harcıyor onun bile farkında değilsin ?
Kendince çizgi çizmişsin o çizgide bile yürüyemiyorsun esrikliğinden...
İz edebiyatta rahat at oynatıyorsun kimse ses çıkarmıyor ama başka yerlerden kovuluyorsun diye zoruna mı gidiyor ?
5 kişilik yüzsüzlüğün var işte , 5 yüzün , 5 masken...
Daha ne kelam edem sana ?
Nereye gidersen git tek İMDAT ÖZCAN var , tek isim , tek ad , tek gerçek ve GERÇEK...
Bilen bilir maskem yok , alnım ak...
Kadıköy - İskele diyorsun ama ben iskele kenarında çay-sigara içerken sen hangi adınla nerde ne saçmalıklar yapıyordun acaba ?
Aslı olma ihtimalin yok , suretler kuşanmışsın...
Fotokopi mamülü...
5 kez çoğaltılmış ağzın var , 5 kez çoğaltılmış ses veriyorsun...
Hele tek ol , hele adam ol , hele gerçek ol da ondan sonra telefonla konuşma hakkına eriş...
bir şiir olmalıyım,
silah gibi bir şiir,mısralarım şarjor
kelimelerim bir serseri kurşun olmalı
bana bakanı vurmalıyım..
bir şiir olmalıyım,
havada uçuşan kurşun gibi
sorumsuzca işimi yapmalıyım..
bir şiir olmalıyım,
ne başı var ne sonu
ismim olmalı sadece
bir de okuyup bunu anlayanım..
bir şiir olmalıyım,
savaşın ortasında ki askerin
son fişeği gibi kıymetli
kasaturası kadar keskin
yüreğı gibi yanmalıyım...
bir siir oldum;
görünmez bir kalemle yazılmış gibi
kimsenin okuyamadığı
ne oldunu o şairin bile bilmedigi
bir giz,bir sır
peki nasıl?
hadi şiir oldum, bu şiiri
çözsene asıl.
en sevgili sözlerimiz
sırasını bekliyor
diğerleri sabırsız
fütursuzca sarfediliyorlar
utanmasız/cıplak!
en sevgili olanlar
sırasını beklerken
önce utanıyor
sonra kırılıyor
ardından içimizemi savruluyor?
patlamanın en tehlıkeli yanı
savrulan sözcüklerin
en cok kimi vuracağı
-sorunu-
içinde patlama bu durumda da olası mı......?
--......--
rakamların özgürlügü
yanyana ifade ettiklerı tutar kadar
sözlerin yanyana dizilişinde
-sıra/sınır yok ki-
bu tutar insanların
ne olduğunu
ortaya cıkarabilir bazen o kadar
bence burada forumlarda eksıklık soz konusu..
daha aktıf forum kurgusu ıle bıre bır canlı onlıne olan ınsanların bulusabıleceklerı bır forum platformu hazırlanıp koyulmalı
bknz 8060,yada ogzl
bir ucurtma ciz bakalım aklından
ipini o kada uzun tut ki
icinde hayat olsun,
estetik olsun,ümit olsun,denge olsun....
tut bakalım simdi ipini
savur her yere
savur ki hayat olsun...
ögren bakalım yaşamak neymiş öğren
uçurtmanın savurdugu yere sen de git..
hayatla sende uc,dalganı gec..
takma kimseyi
kısa cümleler kurma
duyur dunyaya adını korkma...
uçurtmayı uçururken,
bu,
kendini bulmaca,
ama sakın kişiligini unutma.....
sende oyna!
sakın ipini bırakma...
uçurtmayı uçurdukca,
ümitler de artmakta...
sakın ipini bırakma..
içinde doğmamış güneş vardır mutlaka,
izin verme kimsenin batırmasına...
yağmur da yağsa kar da,
sen yine uçur uçurdukca...
çünki uçurdukça
ümitler katlanmakta,
doyumsuzluğa ulaşılmakta...
ama unutma!
bitecek hayal dünyası sonunda!
ama sen yine de,
ipini sakın bırakma......
çoçuk;
doyumsuzca o anı yaşa!!
-------çocuk ve oyuncağı-----
Salyasız zıvana! Sosyal etkinliği noksan makara… Yeşilay tutkunu, mostralık fukara.
İpi bağsız, bağı taşsız, kelamı tıraşsız üç numara çapkını. Telefonumu verdim sana, peyk atarken aramamı istemedin ve iskelede bulaşalım dedim, hatta seni pikniğe davet ettim, korktun. Gelemedin!
Benim satırlarım, senin satırlarını döver. Senin taptığın o site de benim çamurlu ağzımı sildiğim bir peçete olamaz ki orada ve burada sen ve senin tezgâhtar ekürülerin var.
Sanalda ve gerçekte yere bastığım sağlam adımların sesinden kaçar, karyola altına sığınırsın. Senin taptığın o güzide sitenin erdemi daha büyük ise gezme kenar mahallelerde.
Bak, seninle hem fikir olduğum konu; her itle aynı çuvala girilmez… Bir zamanlar bir arkadaşın yaptığı ve hiç onaylamadığım(?) O hatayı asla yapmam. Sadece hatalı ilgi odaklı gördüğüm için seni, sadece uyarmakla yetinirim. Beni, bir başka sitenin mensupları kısıtlamış olabilir… Çoğunuzun yaptığı farklı, alakasız isimle tapınağınıza girebilir, putlarınızı yeniden kırabilirdim. Ki gerek yok, sen dâhil iki veya üç kişinin zırva hâkimiyeti kurmuş bir çöplükte işim olmaz.
Yine kafanda kask ile gezdiğin belli… Irk, din, dil ayrımı yapmamış olmam yazmak için yazanların farkına varamayacağım, anlamına gelmez.
Kahır meselesi bu, senin anlamaya gücün yetmez.
Bu siteyi ve bu site kurucularını çok sevmeme rağmen, dayanamamış cami duvarına…
Lakin donunun lastiğini bağlamayı beceremeyen, ülke odaklı, ganyan ağırlıklı çok travma geçiren saksı orkidesi gördüm ki, sen özel hazırlanmış numunesin.
Ip numaraları farklı beş PC var elimin altında. Engelli olmama rağmen girer, pamuk kıvamında sizleri tavlar, logar içinde duş aldırırım. Hele, adımı, Aslı yapar seni fare maskarası yaparım.
Yineliyorum, kimse benim yazdığım şiirin daha güzelini yazamaz. Benim yazdığım şiirciğin en uzun düşünme vakti, 2 dakika…
Kalemine güvenen, değirmen savaşçılarına itina ile duyurulur.
Beş kere avans verilir…
İmdatkere......,?;=:
Değerli Musa,
sanırım, son iletinizle birlikte (aslında güzel başlayan umut verici) tartışmamızın sona ermesinin daha makul olduğunu (belki de istemeden) belirtmiş olduğunuzu çıkarıyorum. Acaba benim yanlış yorumum mu bu, yoksa "okumam"da isabet var mı? Ayrıntılara girmeyeceğim, ama konudan çok başka bir yöne gittiği anda ilgi, benim ilgim büsbütün sönüveriyor. Ne kendimin ne de başka değerli insanların kişilikleri umurumda değildir, bunun için yeterince hırslı değilim. Beni salt yazınsal denklemler heyecanlandırır. Bu bağlamda iginiz varsa, her zaman tartışmaya, yanılmaya, aramaya, ve tekrar yanılıp düzlüğe çıkmaya gönülden varım.
İyi çalışmalar
Suyel