"Edebiyat, hayatın çirkinliklerini gösterip 'Bakın, daha da kötü olabilir!' demenin en güzel yoludur." - Franz Kafka"

?

???

July 2026 tarihinde katıldı

Son forum iletileri

?
Şiir Atölyesi
Ruh Katılımı (Ortak Yaratıcılık)
ŞİİRİN İNCE NARİN YAPISI OMİRİLİĞİ BELKEMİĞİ KAFATASI.. arkadaşlar lütfen kimse üzerine alınmasın ben içinizde yüksek istidadlı arkadaşlar olduğunu bilmesem şuraya adım atmam .. geçen bi emlakçının ordan geçiyom baktım pilevne mahallesi çimenli sokak yazıyor .. yaani iki satırda anlatıp üstün körü geçmiş bu arkadaş halbuki devam etse dese. numarası yirmibir sekizinci cadde yenişehir diye devam etse ne güzel şey çıkar ortaya bence.. gerçektende tembellik yüzünden çok değer yitip gidiyo bence.. bu arada nedmanün bey biladerime hoş görüsü için teşekkür eder hepinize selam eder şiir üstüne naaciz fikri beyaanlarımı veririm.. bazen nedensizce bir duygu uyanır şiir yazma arzusu doğar sende bende yunisef unesko grinpis indepente... şimdi yaa gerçektende.. dağ içinden parçalanmış gök yıldırımla boyanmış ateş içinde su yanmış yanmış şiir o yangının külüdür bi yerde.. uyanıp uykudan kan ter içinde vaha ararız susuz bir çölde yürürken biz bu tozlu dikenli yolda yolumuz üstünde taşlar görürüz sağda solda.. bir çukur içine rastgele atıverdiğimiz bu taşlardan ikisini yanyana getirince -aha bir ev yaptım deriz seviniriz kendi kendimizce... halbuki iki taştan örülü nesne değil duvar temel bile değildir .. meleşen koyun kuzudan uzak muhtevasız kör sağır yıkık viran bir sahipsiz ağıldır.. halbuki.. türk dili çoşkun bir nehir ak köpüklü berrak suları çağıl çağıldır.. bu sudan içti köroğlu karacoğlan bu suda yundu derviş yunus pir sultan hep bir ağızdan türküler söyleyelim dedi dara çekili simavlı kadı oğlu bedrettin hep türk dili ile eserler verdi ömer seyfettin onu bedri rahmi ana sütü gibi temiz gördü büyük üstad nazım hikmet dizelerini onun ile ördü en büyük miraslardan biridir bu engin kuyu bize gelin bulandırmadan suyu dolduralım testimize.. dizelerin sakla samanı gelir zamanı gibi anlamlısına atasözü denilir hedele hüdele löpürt lüpürt gibi anlamsızına zırva adı verilir.. dört taş yan yana gelirse olur rubai az yayları gevşek gayduru gubbaksa anılır mani tatlılar içinde en çok sevdiğim revani sazlardansa yaylı tambur kabak kemani... kişi şiir yazma için herşeyden önce niyyet etmeli ruh halii değerlendirip ona göre yazmalı salya sümük üzgün adamdan neşeli şen şakrak dize beklenmememli çok sevindirik birinden mersiye yazması ağıt çıkarması beklenmemeli .. şayet romantik dalda yarışacaksa sevdiğinden ayrılmalı dağ bayır gezip aç susuz dolaşmalı verem olmalı sonra içli duygulu döktürmelidir.. sanat için sanat değil toplum için sanat sloganına sarılacaksa bütün aşıkların aynı kadına aşık olduğu kirpiği ok kaşı yay yanağı elma dudağı kiraz o perü kızından vazgeçilmeli şekilden ırayıp muhtevaya kaymalı sosyoloji felsefe mantık okumalı kendini geliştirmelidir..toplumsal şiirde birşeyler verebilmeli kalıba çakılı kalmamalı hayattan kesitler sunmalı gerçekleri okur gözü içine sokmalı estetik gibi kaygılarda uzak olmalı dilin kemiği yok sözüne sadık kalmalıdır doğaya yönelik yazacaksa işin içe aşk meşk şu bu katmamalı doğanın çevrede dolanmalı şiirinin konusu olabilmelidir .. şiirin hammadde kelime öbeklei yanyana dizilip farklı nüanslar sergilenmeli güzel olanlar seçilip kurumaması için bolca sulanmalı.. başlangıç gelişme sonuç aşaması olmalı anafikir bulunmalı sonuca yaklaşıldığında şiiri şiir yapan kalıplardan hece vezni baz alınmış ise kafiyeden sapacak saçmalıklara yer verilmemeli mikalenjelonun yaptığı yaşlı adam heykelinine bakan ustasının -iyi ama bu yaştaki bir adamın bütün dişleri sağlam olmazki.. dediğinde bir an bile tereddüt etmeden eserinin birkaç dişini tokmağı ile kıran ünlü heykeltıraş hatırlanmalı gerekirse aklı başında iki tane dörtlük için ince kıyım oğranmış sekiz on tanesi feda edilebilmeli bence.. buruşturup kağıttan top şeklinde ayağa kalkmadan çöp sepetine oturduğun yerden basket şeklinde atılabilmeli.. hece vezninde uyakda çok zorlanıyor mevcud hazır kafiyedende pintilik edip vazgeçemiyorsan aruza yönlenmeli mefaili mefaili mefailun mefailatu mefailatu mefailatuna sıcak bakılmalıdır .. gerçektende gecenin ikisi kan çanağı uykusuz gözlerimle esneye esneye üstümü soyunup ışığı söndürüp yatağa zıbarma için kıvrıldığımda bazı geceler çaktırmadan açık pençiremden içeri süzülüp yanı başıma sokuluveren evsiz barksız takımından bi ilham perisini sırf ürkütmemek için nefesimi tutmuş acep kulağıma iki dize fısıldarmıki diye ümitsizce beklerken bazen sabredemeyip yerimden fırladığım gibi üstüne atılır kanadından tutar çırpınmasına bakmadan vazıklata vazıklata- lütfen bırak.. senden şair değil ramazan vakti bayram gününde bahşiş toplayacak davulcuya mani yazacak adam meymeneti suratı yok sözüne aldırmadan o şiir diye başladığın şeye değil kafiye literatürünüzde kelime yok demesini önemsemeden geçen kuçukuçuları üzen yazım üzerine sırf onları sevindirme için yazdığım yurdum köpeklerine başlıklı şiirimin son rötuşları için -bari aruz ver süsleyim deyip kelime dilenirim yalvar yakar baz aldığım yaşıyan türkçe olduğundan kural kaide vız gelir tırıs gider ne geçti elime ilave ederim böyle işte böyle maşakkatli yoldur bu.. gecenin saat üçü bir dizeyi yatağımdan kalkar not alırım .. ........babamı araba çarptı gençliğine doymadan anamı ise kaybettim zehirli bir kıymadan gün yüzü görmedim şu yalancı dünyada belki bende öleceğim sen burdan ayrılmadan bir parça etinin güzelce sıyrılması için pençesi ile tutup nasıl kavrandığından kimi geceler aç kalıp acı ile kıvrandığından bakıcılarının ona nasıl davrandığından anlattı.. yana yakıla uluyarak benide kendi gibi ağlattı.. gözlerimi yaşa buluyarak...... ifadeyi zenginleştirir hacmi bolaltırım gerçektende bilhassa serbest vezinde şiir içerik olarak zenginleştirilmemilş gösterişsiz yavan ise değil kulağa hitap etme tangurtudan ileri gitmez .. hangisinde olursa olsun aruz hece serbest şekil ile muhtevası belli bir aheng içre boğulmalı birleşip bütünleşmelidir ki dadından yinmez.. laf olsun torba dolsun bağlamınd kuru gürültüden mümkün mertebe kaçınmalı hiç 1. lige yükselemez mahalle takımı hiç iktidar olamz tabela partisi iki gün sonra unutulacak medya maymunu şarkıcı gibi şiire girilmemeli vakit harcanmamalı gelecek nesillere birşey bırakabilme kaygusu taşımalı bence .. ehe ehe ehe çok güzel olmuş eline diline sağlık gibi şaklabanlık yapıklmamalı gördüm seni sende gör beni alkışla daha sonra mesajı verilmemeli hoşa gitse bile beğenmediği yerini eleştirip şöyle olsa taha iyi oludu bence demeli .. gerçek şair adayı köpeğin taştan yıldığı gibi yergiden yılmamalı yergi ondaki arzuyu kamçılamalı daha iyisini yazabilmeli bence.. gerçektende esef verici imamın dediğe git yaptığı yapma misali çoğu zaman öyle anlamsız saçma sapan şeyler yazıyorumki birileride güzel bu deyince bir dahakini ileri götürme gerği hissetmiyor böyle dağınık kalsın deme lüzumu hissediyorum.. halbuki şiirde taş aralıkları özenle bırakılmalı bu güne değin yazılmışlar içinde en hoş olanlar olan onbir hece seçilecekse önce altı sonra beşle girilmeli 14lükte yedi yediden şaşmamalı beş de denenebilirsede anlatımdaki darlığı idrak edilmeli bence .. şiirin musikisi havada yakalnmalı ayna karşısında bol bol tekrar etmeli beyinden kelime ışık hızıyla geçmeli pazıla yeni parçalar koyup profilden bakmalı.. o kadar ahkam kesip bu alanda ufakda olsa bi şey ortaya koyamayan benin geçmiş zamanlarda verdiğim bi kaç dandik nacizane tavsiyeyide ekleyim birine yararı olmayacağını bilmeme rağmen .. en az haa bu şiir eleştirmeni olu olsa olsa fikri aşılayım izninizle.. bide yumurta kalitesi anlama için yumurtlama gerekmediğini ilave edip işinize gelirse kardeşim baktınız dikiş tutturamadınız sizde ben gibi yorum yazın deyip sıvışıyım yüksek müsadenizle.. evren gargası guşu derya içre balığı kedisi köpeği insanı teyyaresi her şeyiyle bir bütündür tutki ben öldüm kaç gıram eksilir yanardağlar infilak etse yıldızlar kaysa güneş patlasa onu taşıyan boşluktan ne bir gıram eksili nede artar.. şiire verdiğin maana derinliği sembolist diye adlandırdığımız şairlerde rastladığımız türde şekilden ziyade muhteva üzerine kurulu.. yunusun ete kemiğe büründüm yunus diye göründüm türü manaa derinliği veren tarzın nazımda bulduğumuz bu bahçe bu nemli toprak saçlarında bu yasemen kokusu bu mehtaplı gece parıldamakta berdevam edecek ben göçüp gidincede çünkü o ben gelmeden önce ben geldikten sonrada bana bağlı olmadan vardı ve bende bu aslın sureti çıktı sadece gibi güzel akıcı dil arı temiz saf anadil yanı sıra biçemcede güzel olup şekil ve muhtevayı harman etmesi kulakta hoş bir tat bırakırken bu güzel pastanın tarifinde genellikle buğulu sular dumanlı kuyular hışır hışır ağaç çağıl çağıl dere kısaca esrarengiz garip olan nesne kullanılır ... muhteva yönünden kalbindeki çalkantı ve hezeyanı şiire aktarırken giriştiğin zengin manaayı kelimelerde biçemcede göstermeli acemi ve çocukcalıktan kurtarmalı daha olgun yaş dönemi hayatı algılamış gözleri önünden hakikat perdesi aralanmış tarzda kulağı okşayacak hece vezniyle birleştirmeli enfes kek pasta çıkarmalısın ustalık la ahçılık arasındaki çizgide budur zaağten.. ne hayaldim ne düştüm bir yaralı kuştum bir vefasız ardına düştüm hamdım piştim incileştim incileştim buharken bulut sımsıkı kilit toprağa umut yağmur oldum (kabul ediyorum benimkide acemiceydi) gibi bütünlük arzetmeli giriş gelişme sonuç aşaması olmalı han duvarlarını düşün faruk nafizin yolculuğunun aşamalarını düşün şiirin başlangıcında maraşlının ölüm haberini verebilirmiyiz .. serbest vezinde bile mutlak akıcı dil olmalı..yer yer kafiye olmalı tabii ama kafiye uyak yeterli olmaz bir başına toz maydonoz biçimi çıkar o için öncelikle anlam bütünlüğü kuçu kuçu yu burda yayınlama istedim kabul görmeyen söz var yazısı sebebini anlayamadım blogcu da panturk segmesinden yazıya ulaşabilirsiniz ve yine kabul görmeyen dilbilgisi dersi gramer yazıma saygı sevgi ..
?
İlk Roman
Yaratıcı Yazarlık
Mesajını okuma fırsatı yeni buldum aynı zorlukları bende yaşadım gerçi bir yerden başladın mı hayal gücünde varsa roman çorap sökügü gibi geliyor öenmli olan bir yerden başlamak ve açıkcası bu pekte kolay degil çünkü kendimden biliyorum birinin kitabını ilk okudugumda sıkıcı olmamasına öenm veririm mümkün oldukça ilk sayfalarda bol gol atıp maçı en başından alman lazım bende tecrübesizim ama mevcut tecrübelerimi seninle paylaşmak istedim görüşlerimizi paylaşabilmemiz için e-posta ile celalkoc@msn.com adresinden messenger için ise warrior@prince.com adresinden naz seni ve diger arkadaşalrımızı bekliyorum bilgi alış verişi için...
?
Devran-i Şairane
Yaratıcı Yazarlık
Değerli Musa, sizden özür dileyerek başlamak istiyorum yazıma; kötü niyetle bile olmasa, o anki yetersizliğimden olsa gerek sizi "anlamak"tan çok "yorumlama"ya kalkışmışım. Kendimi bağışlatabilen hususları yazınızdaki yerleri burada alıntılayarak verebilirdim aslında, ama sanırım ilk ayıbımı örtmeye yönelik böyle bir çaba beni başka bir ayıba sürükleyecektir, onun için bundan uzak duruyorum. Şimdi tekrar tartışma noktalarına dönmek gerekiyorsa (ki iletinizden tartışmayı sürdürmek istediğinizi anlıyorum) özetle şu kilit noktada tıkandığımızı veya durduğumuzu belirtmek istiyorum: Şiir "içeriği" ile mi yoksa "biçimselliği" ile mi şiir türüne (yasallıklara) uygun hale geliyor? Böyle sivriltilmiş bir çelişme durumunu ben tartışmaya katkı yapacak umuduyla özellikle tasarlıyorum şu an, biliyorum ki ne siz belli ve saltçı bir taraf (örneğin "içerik" vurgulu) tutuyorsunuz, ne de ben aynı taraftarlık (örneğin "biçimsellik" vurgulu) peşinde değilim. Vurgu önemli galiba...siz ne dersiniz? Sizce böyle karşıtlık ve saltçı çelişmeler doğrultusunda bir yere varılabilir mi? Belki olabilir, bunu denesek mi acaba? Birbirimizle tartışmada kopmamaya karar verip "kavga"ya tutşsak belki de başarabiliriz? Denemeye değerdir muhtemelen... Fikirlerinizi merakla bekliyorum Saygı ve sevgiler Suyel
?
İlk Roman
Yaratıcı Yazarlık
Merhaba Fadil, iletinizde bahsettiğiniz proje ile ilgili noktalara yanıt beklediğinizi belirtiyorsunuz. İnsan biraz zor durumda kalıyor böyle bir beklenti karşısında. Yazacağınız kitapla ilgili siz önemli ölçüde bir "plan ve güzergah" çizmişe benziyorsunuz bir yanıyla, öbür yanıyla da sizin dışınızda birinin, yazmayı düşündüğünüz kitapla ilgili bir şey söylemesi çok zor, biraz da yanlış galiba. Tabii ki konuyla (yazınsallık) ilgili olanlarla (somut kişiler olsun, soyut -yani yazın-kuramsal makalelerdeki varlıklar olsun fark etmez) düşüncelerinizi paylaşacaksınız, tartışacaksınız, fikir alıp fikirlerinizi sunacaksınız, ancak, yazma etkinliğinde büsbütün "özerk" bir konuma erişmeden ve o konumda kalmadan bir kitabın sonlandırılması düşünülemez. "Özerk" ve tam yetkin şeklindeki kavramın İngilizce ve almancası "Autor" (author) şeklindedir; autor türkçede "yazar" demek. Yani metin üzerinde tam ehliyet ve yetkinlik durumundaki kişi autor (yazar) dır aynı zamanda. Bu bence önemli bir koşuldur yazarlık için. Bunun için hep kıskançlık ve kibir içinde kalmak gerekir, yani: bu hususu hep gözetmeli, korumalı, titizlikle kavgasını vermeli..."özgün"lük de bundan ileri gelebilecektir büyük oranda. Aklıma bir söz geliyor bu bağlamda: yazar olmayı istemek yetmez, yazar olmak zorunda kalınmalı, yetmedi, yazar olma ehliyetine de kavuşmalıdır insan. Yani: hem istemek, hem mecbur olmak hem de yapabilmek iç içe olmalıdır bu durumda. Bir insanın neye mecbur olduğunu anlaması zaten ömrünün aşağı yukarı yarısını alıyor maalesef...neye mecbur olmadığını anlaması da (bu daha da trajik bir konu ya...) Şimdiden size başarılar ve iyi çalışmalar diliyorum. Suyel Not: aramıza hoş geldiniz
?
İlk Roman
Yaratıcı Yazarlık
Değerli Alp ve Naz, anladığım kadarıyla ikinizin de (diğer birçok arkadaş gibi) sorunu ve sorusu, yazdığınız metinleri yayınevleri editörlerinin okumasını sağlamak yönünde. Kendimi bu konuda çok ehli bir bilgi kaynağı olarak görmesem de, sorunun çözümü her seferinde söz konusu olan yayınevinin web-sitesinde belirttiği ilkelerce belirlenmiştir; yani, o web-sitesinde belirtilen hususlara dikkat edilecektir. Belki bu teknik boyuttan çok, sizin kendi kendinize biçtiğiniz değere (göre) uygun bir yayınevini bulmanız önemlidir. Her yayınevinin kendine özgü bir yayın politikası veya yönelimi söz konusudur bildiğiniz gibi...sizin oluşturduğunuz metinler de bu politakaya veya ilkelere denk düşüyor mu, bunu kestirmeniz gerekir her şeyden önce. Anladığım kadarıyla daha çok gençsiniz. Niye kendinizi telaşlandırıyorsunuz? Yayınlamak sizin birinci derecede düşünmeniz gereken bir şey midir, yoksa içinizde yatan öz ile yarattığınız yapı arasında homojen ve doğrudan bir ilişki var mı yok mu şeklindeki temel soru mu sizi yönlendirmelidir? Nietzsche'nin bir sözü geliyor aklıma: Yağmur olmak için uzunca bulut olmak gerekir, Konuşmak için uzunca susmak (birikmek) gerekir. Oluşturduğunuz metinlere dönük bir (ön)yargı belirtmiş olmayayım bu sözlerle; böyle bir kastım da yok zaten; ama ileride tümüyle arkasında duracağınız bir metin olmadan. yayınlamak yönündeki her girişim sizi ileri değil, çok çok geri, belki de "dışarı" götürür. Kolay tüketilir bir ortama sürüklenmek kadar başka hiçbir tehlikle yoktur yazma etkinliğinde. Lütfen bu sözlerimi yanlış anlamayın, hatta -dilerseniz- büsbütün saçma sözler olarak bir kenara atabilirsiniz, ama oluşturduğunuz metnin arkasında durmanın yollarını da sorgulamaktan uzak durmayın... Bu arada: aramıza hoş geldiniz, ve iyi çalışmalar Suyel
?
İlk Roman
Yaratıcı Yazarlık
ben naz 19 yaşındayımm ve sanırım problem aynı ben henüz roman yazmayı göze alamadım ama zevk aldığım edebiyat olunca küçük öyküler yazmayı sürdürüyorum benimde öykülerden oluşturmaya çalıştığım bi derlemem var ama basım benimde problemim sadece paylaşmak istedim
?
İlk Roman
Yaratıcı Yazarlık
merhaba arkadaşlar, başka bir konuyu buraya da aktarmak istiyorum müsaadenizle "Bir Kitap Yayınlatmak Demek eserinizi tamamladınız? Şimdi geriye onu okurlarıyla buluşturmak kaldı... Neler yapmak gerekiyor?" konusunda bilgi verilmemiş olduğunu gördüm. yayınevleri sizleri önemsemiyor olabilir, kimseye eserinizi okutamamış olabilirsiniz, ve sair sorunlarla karşılaşmış olabilirsiniz. merak ettiğim şey ise hâlâ bu sitede bu konuda bilgisi olan birinin olmayışı, var da sessiz mi kalıyor? yayınevi editörünün bizim eserimizi okumasını sağlamak için edebi içerik haricinde nelere dikkat etmemiz gerekir? noter tasdiği meselesi eser gönderilmeden önce yazar tarafından mı halledilmelidir? bir editörün sizin müsvettelerinizi okuması için bana kalırsa font ve paragraf aralığı bile önemlidir, çünkü kendilerine eminim yüzlerce dosya geliyordur, bu konuda yazar adayı nasıl bir yol izlemelidir? postayla göndermektense elden göndermek mi tercih edilmelidir? cevap verecek arkadaşlara şimdiden teşekkürler.
?
İlk Roman
Yaratıcı Yazarlık
Adıyaman'dan herkese selam ve sevgileler sunuyorum.Roman yazma düşüncemi kuvveden fiile çıkarmaya karar verdim.Bu konuda önerilerinizle yardımcı olursanız sevinirim.Romanda kendi hayat mücadelemi belli bir dönem aralğı içinde anlatmayı planlıyorum. Belli kesitler içinde geçmişe gidip gelmeyi, anlatıma sondan başlayıp başa gitmeyi, anlatım tarzı açısından kendi kendimi konuşturmayı .......gibi daha bir çok konuda önerilerinizi almak istiyorum Cevaplarsanız sevinirim selamlar
?
Şiir Atölyesi
Ruh Katılımı (Ortak Yaratıcılık)
bir yarıs ki, topluca atılırlar ileri sonra sonra, ortalığı karıştırır birileri, hep göstermektir sanki, hadi bakalım derler, hangimiz daha zeki. zeki, hırslı zeka cinleri, zeki, insanların anlamadan anlama kabiliyeti olamaz olamaz, olsa olsa bunlar insanın kibirleri, anlayabildinmi bari yaşadığımız çiftliği, yazık ki, insanların acizlikten bir yerler edinmesi.. yazık. yazık, ne yazı ki! her seferinde kumar oynuyoruz aleyhimize kartlar git gide yok oluyoruz,buna zorluyor sartlar, aslında bunlar kuzu postunu bürünmüş,yavru kurtlar, gerçek avcı gelince,onlar menzil dışındalar sevgiyi inatla kavrayamazlar. hayat bir felsefeyse,dünya -sonlu- fani bu çok anlamsız gövde gösterisi, gösteri gösteri, niye hiç değermi bunlara yani, nerde sarayı,köşkü olanlar hani, ibret alacaksan eyer, oku mezar taşlarında ki dizeleri, her şey fani sonu gene sevgi...
?
Dünya Edebiyatı
Edebiyat Tartışmaları
Paulo Coelho kesinlikle mükemmel özellikle Zahir ve Simyacı
?
İlk Roman
Yaratıcı Yazarlık
Ben Emre 19 yaşındayım yazarlıga 2006 nın ocak ayında başladım bir heves bir işhah sonlarına geldim son 30 sayfa gibi bir şey söz konusu ama asıl sorun bildiginiz gibi kitabı yayınlatmak ama demin okudugumda hevesim neredeyse kırıldı üzerine basılan bir papatya gibi canım acıdı açıkcası ümidimi kırmadan yazacagım umarım ilerde yayınlanır vede sizin gibi mestektaşlarım ile bir çatı altında bulunmak son derece güzel inş kitabıma bir çare bulurum yoksa gerçekten üzülecegim ben roman yazıyorum herşey için teşekkürler...
?
İlk Roman
Yaratıcı Yazarlık
Ben Emre yazarlıga 2006 nın ocak ayında başladım bir heves bir işhah sonlarına geldim son 30 sayfa gibi bir şey söz konusu ama asıl sorun bildiginiz gibi kitabı yayınlatmak ama demin okudugumda hevesim neredeyse kırıldı üzerine basılan bir papatya gibi canım acıdı açıkcası ümidimi kırmadan yazacagım umarım ilerde yayınlanır vede sizin gibi mestektaşlarım ile bir çatı altında bulunmak son derece güzel inş kitabıma bir çare bulurum yoksa gerçekten üzülecegim ben roman yazıyorum herşey için teşekkürler...
?
İzEdebiyat Teknik
Açık Büfe
Sayın izedebiyat yetkilileri ve editörleri, Dikkatinize...! Bundan önce bu foruma, sayfama yazılarımı nasıl koyabilirim diye bir sorum olmuştu ve bu konuda yardım eden bir kaç arkadaşım sayesinde biraz biraz burada yazıların yayınlanış sistemi hakkında bilgi sahibi oldum,sayfama yazılarımı koymayı başardım:))Şu an sayfamda iki yazım bulunmaktadır. Bunu sizin dikkatinize sunarak soruyorum. Çünkü daha geniş bir açıklama bekliyorum sizden.Bunu yapacağınızdan emin olarak şimdiden teşekkürü bir borç biliyorum. İzedebiyatın son dönemlerinde sıkı bir takipçisi ve iyi bir dostu olduğuna inanıyorum.Ki,yazılarımı da burada paylaşıyor olmaktan son derece mutlu olmaktayım ve bundan hep memnun da olacağımı bilmelisiniz. Yalnız şu var ki,sistemin biraz daha yavaş çalıştığından mıdır nedir,son eklediğim yazılar, aradan neredeyse iki hafta geçmesine rağmen, hala onayınızı bekliyor. Yazıda bir yalnışlık mı var-pek de zannetmiyorum ama- en azından bu sistemi biraz daha hızlı ilerletebilirsiniz. Bir de şunu sormak istiyorum,bir yazı çok sık güncellenirse mi sizin işiniz daha hızlı gelişiyor,yoksa sık sık güncellemekten kaçınmalı mıyım,nasıl işleme koyarsam yazım daha çabuk sayfaya konmuş olur? Yani sizin uygun ve çalışmayı daha rahat yapabileceğiniz koşullar açıkcası nedir?Ki,sizler de çalışmalarınızı daha rahat ve doğru ve bizlerde ona göre daha makul davranıp ona göre işlemlerimizi yapalım. Bir yanlışlık bile varsa; yazılarımızda bunu kısa cümlelerle belirtirseniz, hem siz daha rahat ve verimli çalışmış olursunuz; hem bizler de nerede, ne yanlışlık yaptığımızı bilir,burada yazılarımız hala neden çıkmıyor diye, yerimizde kıvranıp durmayız:)) Bu kadarı sorunumu açıklamak için yeterli sanırım.en kısa zamanda bu iletime cevap vereceğinizi ümit ederek şimdiden teşekkür ediyorum. Haddimi fazla aşmamış olmadığımı umut ederek saygılar sunuyorum. 03/Mayıs/2006-20:22 Şükran Karahan
? Kitap Dünyası
merhaba. foruma bugün üye oldum, sadece bu konu yüzünden. ve tüm notları baştan sona bir çırpıda okudum ancak hâlâ "Bir Kitap Yayınlatmak Demek eserinizi tamamladınız? Şimdi geriye onu okurlarıyla buluşturmak kaldı... Neler yapmak gerekiyor?" konusunda bilgi verilmemiş olduğunu gördüm. yayınevleri sizleri önemsemiyor olabilir, kimseye eserinizi okutamamış olabilirsiniz, ve sair sorunlarla karşılaşmış olabilirsiniz. merak ettiğim şey ise hâlâ bu sitede bu konuda bilgisi olan birinin olmayışı, var da sessiz mi kalıyor? yayınevi editörünün bizim eserimizi okumasını sağlamak için edebi içerik haricinde nelere dikkat etmemiz gerekir? noter tasdiği meselesi eser gönderilmeden önce yazar tarafından mı halledilmelidir? bir editörün sizin müsvettelerinizi okuması için bana kalırsa font ve paragraf aralığı bile önemlidir, çünkü kendilerine eminim yüzlerce dosya geliyordur, bu konuda yazar adayı nasıl bir yol izlemelidir? postayla göndermektense elden göndermek mi tercih edilmelidir? cevap verecek arkadaşlara şimdiden teşekkürler.
?
Şiir Atölyesi
Ruh Katılımı (Ortak Yaratıcılık)
şiirin bir sahibi vardır derim ben yazan kişiden bahsetmiyorum yazılandan bahsediyorum o kişi okuduğunda anlayacağı küçük ip uçları vardır ünlü şairlerin şiirlerine baktığımızda bu ayrıntıları yakalacağınızı sanıyorum bir ümit yaşar bir orhan veli bir edip cansever bir william bir bir bir
Başa Dön