Kimse kimseye acımıyor artık.
Çünkü acımak, durmak demek.
Durmaksa bu çağda suç.
Herkes nefret etmeye hazır.
Sebep aramıyor.
Bir başkasının varlığı bile yeterli.
Yardım etmek kimsenin aklından geçmiyor.
Geçse bile hemen bastırılıyor.
“Benim de derdim var” cümlesiyle.
Yalnızlıktan korkuyoruz.
Ama insanlardan daha çok.
O yüzden yalnız kalmayı seçiyoruz,
sonra da bu seçimin altında eziliyoruz.
Kalabalıkların içinden kaçıp
ekranların içine sığınıyoruz.
Kimse dokunmasın,
kimse sormasın,
kimse gerçekten görmesin istiyoruz.
Aynı şehirde yaşıyoruz
ama aynı hayatta değiliz.
Herkes kendi karanlığını
başkasına çarpmadan taşımaya çalışıyor.
Bu bir çağ meselesi değil sadece.
Bu, alışkanlık.
İnsanlıktan yavaş yavaş vazgeçme hali.
Ve en kötüsü şu:
Artık kimse bu hâlden utanmıyor.