"Yarın, kendini bugün sananların hiç ulaşamayacağı bir yerdir. Eh, en azından kahvemi bitirene kadar." – Dorothy Parker"

Bir Zamanlar Olan Çocuk

Bu şiirsel metin, içimizdeki çocuğun büyüdükçe nasıl susturulduğunu anlatıyor. Yetişkinliğin getirdiği sorumluluklar altında kaybolan masumiyeti, hayalleri ve umudu sorgulayan dokunaklı bir hatırlatma. İçimizdeki o küçük çocuğu nasıl ihmal ettiğimizi ve bir gün geçmişe baktığımızda hissedeceğimiz pişmanlığı güçlü bir dille ifade ediyor.

yazı resim

Bir zamanlar bir çocuk vardı.
Dünya ona ağır gelmiyordu.
Çünkü çocuk olmak, ağır şeyleri düşünmemekmiş.

Sonra büyüdü.
Büyümek, yavaş yavaş bir şeyleri kaybetmekti.
Hayaller, umutlar, ses.

Yetişkin olmak, bir çocuğu taşımak ama onu susturmakmış.
Üstüne sorumluluklar, üstüne “olması gerekenler”.

O çocuk hâlâ duruyor.
Sana bakıyor.
Hiç konuşmadan.

Sen, onu utandırdın mı?
Susturdun mu?
“Artık büyüdün” diye yuttun mu?

Bir gün fotoğrafta bir çocuk göreceksin.
O çocuk sana bakacak.
Gülmeyecek.

Sadece bekleyecek.

Ve sen, onu hiç sevmemiş gibi hissedeceksin.

KİTAP İZLERİ

Kayıp Tanrılar Ülkesi

Ahmet Ümit

Zeus Berlin Sokaklarında: Ahmet Ümit'ten Mitoloji, Cinayet ve Hafıza Üzerine Bir Roman Ya eski tanrılar ölmemiş, sadece unutulmuşsa? Ve içlerinden biri, bu umursamazlığa öfkelenip modern
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön