"Beni bir yazara dönüştüren şey, insanların bana inanabileceği kadar kötü bir yalancı olmamdı." - Ernest Hemingway"

Cebimiz Değil, Sesimiz Boştu

Bu şiir, parasızlık ve işsizliğin geçiciliğini, insanın varlığının ise kalıcı değerini anlatıyor. Yazar, babasının "tek derdimiz para olsun" sözünün derinliğini yıllar sonra kavramış. Maddi zorluklar can yaksa da, insan ayakta kaldığı sürece umut da var. Şair, kelimelerle kurduğu dünyada teselli buluyor ve bize hatırlatıyor: İnsan kalabildiysek, gerisi yeniden kurulabilir.

yazı resim

Cebimiz Değil, Sesimiz Boştu

Babam derdi ki:
“Tek derdimiz para olsun.”
Çünkü paranın gidişi geçicidir, insanın dağılması kalıcı.
Yıllar sonra anladım o cümleyi.
Para yoktu. İş yoktu.
Ama insan hâlâ oradaysa, eksik olan sadece paradır.
Parasızlık can yakar;
belirsizlik insanı yorar.
Cüzdan boşalır, ses kısılır.
Hayat bana şunu öğretti:
Para gider, insan kalır.
İnsan kaldı mı, umut da bir yerlerde saklanır.
Ben umudu kelimelerde buldum.
Çünkü bazı insanlar birikimlerini bankada değil, satır aralarında tutar.
Şimdi işsizim.
Moralim dalgalı.
Ama acelem yok.
Çünkü mesele sadece paraysa,
bu dert geçer.
Ve insan hâlâ inanıyorsa,
yol hiçbir zaman bitmez.

Mehmet Salih Özsaraç
İnsan kalabildiysek, gerisi yeniden kurulur.

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön