"Gelecek, şimdinin küçümseyen bir bakışıyla geçmişin şikayet ettiği bir aynadır." - Woody Allen (kurgusal)"

Derinde

Boğulma hissiyle mücadele eden bir ruhun içsel yolculuğu. Etraftakiler kuru tavsiyeler verirken, kimse gerçek acıyı görmüyor. Suda çırpınan değil, içindeki görünmez ağırlıkla dibe çekilen biri. Zamanla ne kurtuluş ne kaçış - sadece alışma. Bir varoluş sıkıntısının, anlaşılamamanın ve yalnızlığın şiirsel anlatımı. Suyun içinde hareketsiz kalan beden, ruhun sessiz çığlığını temsil ediyor.

yazı resim

Boğuluyordum.
Ama kimse suyu görmüyordu.

Herkes kenardaydı.
Kuru.
Güvende.
Ağzı laf yapan cinsinden.

“Şöyle düşün.”
“Güçlü ol.”
“Geçecek.”

Geçmedi.
Zaten geçen bir şey değildi bu.
İçime doluyordu.

Nefes almıyordum,
ama ölüyormuş gibi de değildim.
Daha kötüsüydü.
Yaşıyordum.

Sesler vardı.
Çok ses.
Hepsi doğruydu belki.
Ama boğulan birinin kulağı doğruyu ayırt etmez.
Sadece gürültü duyar.

El uzatan olmadı.
Yüzmeyi anlattılar.
Kollarımı nasıl hareket ettireceğimi.
Suyun mantığını.

Oysa benim bilmediğim yüzmek değildi.
Ben batıyordum.

İçimde bir ağırlık vardı.
Adı yoktu.
Tarifi yoktu.
Ama dibe çekiyordu.

Bir an geldi…
Sesler kesildi.
Tavsiyeler sustu.
Herkes uzaklaştı.

Kaldım.
Su.
Ben.

Ve anladım:
Boğulurken kurtarılmıyorsun.
Sadece izleniyorsun.

Sonra…
Bir şey oldu.
Çıkmadım.
Kurtulmadım.

Sadece alıştım.

Artık yüzmüyorum.
Batmıyorum da.

Soğuğun içindeyim.
Hareketsiz.
Sessiz.

Ve en korkuncu şu:
Kimse fark etmiyor.

KİTAP İZLERİ

Yaşadığım İstanbul

Selim İleri

İstanbul'un Kırık Kalbi: Selim İleri'nin Hafıza Kazısı Bazı yazarlar vardır ki bir şehirle öylesine özdeşleşirler, sanki o şehrin sokakları onların damarlarında akar. Selim İleri de,
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön