"Bugün ne güzel bir gün! Dün sabaha uyanamamaktan korkanlar içinse, şüphesiz daha da güzel." – Woody Allen"

yazı resim

Dışarıda huzur veren bir gece var. Hele ki yatsının uluhiyet kokan rahlesinden çıktıktan sonra, insan bambaşka bir âleme doğuyor. Herkes uykudayken uyanık olmak, kul ile Rabbi arasındaki bağa tarifsiz bir derinlik katıyor. Sanki birilerini uyandırmamak için sessizce konuşuyorsunuz O’nunla… Uzun zamandır görmediğiniz bir dostla gizlice hasret gidermek gibi… Yıldızların altında, O’nunla buluşmak gibi… Lahuti âlemlerde dolaşır gibi.

Kaç insan farkında acaba bu sevginin kudsiyetinden? Kaç yürek bu hazin sırra vakıf? İçimde yankılanan bu soruya cevabım şu oldu: Allah, dünyada O’nunla hasbihal eden kullarını ötelerde de mutlaka buluşturacaktır. Belki bir mecliste bir araya gelecek, “Hey gidi günler!” diyeceğiz. Çünkü bu duygunun esiri olmuş ruhlar, kötülük nedir bilmezler. Onu düşünmek, O’nun da seni düşünmesi demektir; böyle olunca insanın gözü başka hiçbir şeyi görmez.

Gece, muzdariplerin ve çilekeşlerin aşklarını, hasretlerini, dualarını bir konser gibi göklere yükseltir. Gönül mizmarından çıkan bu ezgiler, gökkubbeyi delip ötelerin semasına ulaşır. İşte gecenin dostları; yıldızların arasında seyrüsefer eden sevdalılar gibidir. Onlar imanlarında hissettikleri cennetlerde dolaşır, talihlerine tebessüm ederler. Çünkü gözleri daima güzeli görür, Rablerini âşikâr hissederler.

Batın-ı kalp, ayine-i Samed’dir. Bir kalp Allah’a imanla çarpınca, bir anda ne kadar derinleştiğini ve nasıl yükseldiğini görmek için Asr-ı Saadet’e bakmak yeterlidir. Her müminin bu manada nasibi vardır; kimisi bir damla, kimisi bir okyanus. Ama herkes, kalbinde Allah’ın huzurunu duyduğu ölçüde yücelir.

KİTAP İZLERİ

Masumiyet Müzesi

Orhan Pamuk

Hatıraların Varlığa Dönüştüğü Yer: Masumiyet Müzesi "Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum." Orhan Pamuk'un 2006'da Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmasının ardından yayımladığı ilk büyük romanı olan Masumiyet
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön