"Edebiyatın en acımasız eleştirmeni, henüz yazılmamış olan kitaptır." – Umberto Eco (kurgusal alıntı)"

Varoluş, Yok Oluş

yazı resim

Baktığımla, gördüğüm aynı şey değildi...
Duygularımla, kavgam ayrı telden dile gelirdi.
Bir elimdeki hisle, diğeri aynı değildi!
Önüm ile arkam benzemedi, benze desem de birbirine,
Aklımı aldılar ortalarına, bir de isim taktılar adına, zaman!
Benzer mi hiç gece, gündüze?
Sağ, sola,
Taş, toprağa?
İnsan yüzü benzer güneşe, sırtı aya,
Öykü bu ya...
Gökyüzünü boyayalım öyküyle, gerçek gerçekliğini yitirir mi?
Kalbimi alsan eline, sağıyla solu benzemez birbirine...
Güz, kışı,
Yaz, baharı
Güneş, ayı çeker
Ay, güneşi çeker!
Kim, kimi,
Hangisi, hangisini çekerdi?
Avucumda duran kuru yaprak bir zamanlar,
Tepeden aşağı bakına, salına, sallana gülerdi toprağa,
Toprak ölüymüş gibi!
Ölüden ses gelirdi de, topraktan ses gelmezdi..
Toprak iki şeyi iyi bilirdi: Filiz vermekti öyküsünün birincisi,
İkincisi ise, toprak sonu iyi bilirdi..
Yaprak taze, genç, güzel ve diriydi
Ayazı yiyeceğini düşünmedi, rüzgarı dostu bildi!
Oysa ki rüzgar, tersten de eserdi...
An geldi, rüzgar yerin altını, üstüne getirdi,
Kim, kimi çeker bilinmez ama,
Toprak yaprağı çekerdi!

KİTAP İZLERİ

Sessizin Payı

Nurdan Gürbilek

Edebiyatın Vicdanı: Nurdan Gürbilek "Sessizin Payı"nda Adaletin Peşinde Siyasal kutuplaşmaların ve susturulmuş tarihin zeminini çatırdatttığı bir coğrafyada yazar nerede durur? Adalet arayışında edebiyatın sunduğu imkân
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön