..E-posta: ifre:
zEdebiyat'a Üye Ol
Ska Sorulanlar
ifrenizi mi unuttunuz?..
Umutlar, tersine evrilmi anlardr. -Anonim
iir
yk
roman
deneme
eletiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
yelik
Yazar Katlm
Yazar Ktphaneleri



u Anda Ne Yazyorsunuz?
nternet ve Yazarlk
Yazarlk Kaynaklar
Yazma Sreci
lk Roman
Kitap Yaynlatmak
Yeni Bir Dnya Dlemek
Niin Yazyorum?
Yazarlar Hakknda Her ey
Ben Bir Yazarm!
u An Ne Okuyorsunuz?
Tm balklar  


 


 

 




Arama Motoru

zEdebiyat > yk > Fantastik > gliz dlgerolu




27 Mays 2007
Cennet'ten D  
gliz dlgerolu
“Of kadnlar, her yerde aynlar! Dnya’da da ayn, Cennet’te de ayn, Cehennem’de de ayn. Her yerde ikayet edecek bir ey buluyorlar. Cehennem scak, Cennet skc, dnya bal bana sorunlar gezegeni."


:EFDB:
Cennet’te bir yerlerde…

“Pekla ocuklar, bugn gnlerden ne biliyor musunuz?”
“Ne demek istiyorsun? Ne olmasn istiyorsan o tabi ki de. Pazartesi, sal, cuma? Fark eder mi?”
“Ah demek yle? Zaman kavram yok diye bu kadar rahat olmayn bakalm, beyler!”
-“h.. Bayanlara ne oluyor?”
“Bilmem bir ey mi oluyor? Bir ey olduu yok ki onlar saymyorum ite. Hah!”
-“Hey, dzgn konu yoksa kafan kuma gmerim ve bir bayana yalvarrken gsterili srtndan eser kalmaz ona gre!”
“Of kadnlar, her yerde aynlar! Dnya’da da ayn, Cennet’te de ayn, Cehennem’de de ayn. Her yerde ikayet edecek bir ey buluyorlar. Cehennem scak, Cennet skc, dnya bal bana sorunlar gezegeni. Anlayamyorum.”
-“Kadnlar anlamaman normal. zellikle kars tarafndan vurularak ldrlm biri olarak.”
“Bana bak! Bayansn diye bir ey yapmyorum ama sylediklerine dikkat etmezsen, fena olur!”
“Bakn bayan, adam hakl ama. Bu ekilde yarasna basarak laf dalan kazanamazsn. Hem siz de bir bayann elinden ldnz.”
“Hah! te gzel noktaya deindin, aslanm. Adn neydi senin William myd?”
“Hayr hayr, benim adm Knegaubobilkastra, efendim. Gney Afrika’da bir kabileden geliyorum. “Masum insann eti yenmez” anlamnda bir isim bu. Bilirsiniz bir tr deyim. Yine de siz ksaca Kuka diyebilirsiniz.”
“Hm.. Tamam, Ke gu bil tas, aman Kuka yada her neysen. Evet nemli olan bayann lm ekli. Bakalm elimizde neler varm. Bir bayan tarafndan ldrldn. Hah ite bu!”
-“Ben intihar ettim. Biri tarafndan ldrlmedim, seni ahmak!”
“Demek istediim de bu ya zaten! Sen bir bayansn. Kendine dayanamadn. Kendini ldrdn ite. Bir kadnn dayanlmas ne kadar g bir varlk olduunu kantladn bize. Teekkr ederim. Baka sorum yok. Tank sizindir.”
-“Kendimi ldrmemin nedeni kendimden kurtulmak deildi. Dnya senin gibi ukala ve be para etmez erkeklerle doluydu. Sadece sizin varlnza dayanamayp lmek istedim. Baardm. Ama halime bak. Cennet yerine Cehenneme gelmiim sanki. nk sen ancak bir ikence tr olabilirsin ve bir tek Cehennem bu kadar acmasz olabilir.”
“Aman aman bir de espri yaparm. ok ho. Her neyse. Bugn gnlerden ne demitin Alex?”
“Bilmem. Cuma olabilir, efendim.”
“Tamam o halde, Baylar ve Bayan…? Adnz her neyse. Sorun deil bundan sonra adnz bayan olsun. Daha kabullenilebilir. Yani cinsinizi hatrlatarak size seslenmek daha kolay olur. Belki de bakarsn bir gn alabiliriz.”
-“Adm Vivien.”
“Tamam Vivi, o halde toplantya…”
-“Hayr, Vivien demelisin. Adm Vivi deil.”
“Aaa, hadi ama Vivi yapma. Adn ok uzun ve Vivi gzel bir ksaltma. Aynen Kaku’nun ki gibi. Eer gerek adn sylemeye kalkarsak oksijen yetersizliinden lrz.”
-“Birincisi, Vivien uzun bir isim deil. kincisi, adamn ad Kuka, Kaku deil. Ve son olarak lmekten korkacan en son yerdesin. Bay…? ok bilmi? Bo beyin?”
“Yok hayr, benim adm. Hmm.. Beni sadece ‘Kral’ diye ar.”
-“Ah, egolarn tanrs bize buyuruyor. Kral’m! Yanl yerdesin o halde. stersen sahip olduun topraklara dn ve binay terk et bakalm Yce Kral!”
“Yok saol. Buras gayet iyi.Nerde kald bu adam? Yani lafn gelii adam dedim! Hey, Micheal! Masay donat bakalm! Duydunuz mu? Bu akam bendensiniz arkadalar!”
-“Aman ok saol. Borcumuzu nasl deyeceiz sana? Hep sen smarlyorsun. Byle olmuyor ki. Mahcup oluyoruz.”
“Dert etme Vivi, olur da Cennet halk olarak bir gn dnyaya geri dnersek o zaman da sen smarlarsn. deiriz.”
-“Seninle dnyada olmaktansa Cehennem’de zebanilere iki smarlamay tercih ederim!”
“ocuklar, ocuklar neyiniz var sizin? Nedir bu kargaa? Hani tartmayacaktnz artk?”
“Micheal, demek geldin. Hep bu kadn balatyor tartmalar. Acaba onu ayr bir yere koyabilir misiniz? Yani bunu patrondan isteyebilir miyiz? Biliyorum, Cenneti blmek ho deil ama… ”
-“Ah, seni yalanc! Karnda bir melek var ve sen ona yalan sylyorsun. Ne kadar ayp bir davran. Efendim, saygdeer Micheal. Ben bu ad san belli olmayan insandan bkm durumdaym. Kendisi terbiyesizlikleriyle cennetimizin gzelliklerini katlediyor.”
“Hey.. seni pis dedikoducu kadn...”
“Tamam ocuklar, sakinlein bakalm. Hadi bir eyler iin. Rahatlayn. Dierlerinin huzurunu karyorsunuz. Bu sefer ciddiyim ve sizi son kez uyaryorum. Eer bu ekilde kavga etmeye devam ederseniz, siz ikiniz cezalandrlacaksnz. imdi bunu iyice dnn ve biraz olsun Cennetin keyfini karn. Ah, Ulu Tanrm!”
“Hah, geldii gibi kayboldu ite.”
-“Seni de yannda gtrseydi ne gzel olurdu.”
“Vivi, Vivi… Sensiz asla bir yere gitmem. Eer bu sana ac veriyorsa o halde sonsuzluu benimle paylaacaksn. Fedakarlk yapacam, nk bu bana da ac veriyor olacak.”
-“Pekala, baym. Ben biraz dinleneceim. Tek istediim sesinizden bir sreliine kurtulmak. Bu nedenle uyumaya gidiyorum. Her ne kadar yorgun hissetmesem de.”
“Tamam o halde biz de uyuyalm ocuklar. Yarn kreler ldadnda yeni bir gn olacak. O zaman uyandmzda bugn bize adn balayan Vivi hanmefendi tm enerjisiyle bizle urarken yorgun olmak istemeyiz.”
-“Kral’m. Teneke Kral! plklerin Kral! Bay Kendini Bilmezlerin Yce Kral! Sabah olduunda Bay Yok Olmu Kral olsa da biraz huzur bulsak!”
“Vivien’m. sme bak. Keman gcrts gibi. Uykunun en gzel yan o cadnn sesini duymamak. Kreler birlemese, uyanmasam ve cad olmasa…Ne gzel bir rya.”

***

Vivien gerinerek uyand. Bugn gerekten de uyuduunu hissetmiti. Uzun sredir hi hissetmedii kadar gerek bir uykuydu. Gzlerini at. Parlak k cann yaknca hzla kapad. Sonra Cennet’te rahatszlk verecek bir eyin bulunmadn hatrlayarak tekrar at. Yatakta dikildi ve etrafna bakt. Daha nce hi olmad kadar yksek bir sesle lk att.

Kral, derin uykusundan kulann dibinde atlan yksek bir lk sesi ile uyandrld. Yuvarland ve yataktan dt. Korkuyla ayaa kalkt ve biraz nce dt yatakta yatan Vivien’ grd. Kadn hl lk atyordu. Ge de olsa bu duruma ayak uydurarak adam da barmaya balad ve aniden ayn anda sustular.

Vivien, ayakta dikilmi duran plak adama bakyordu. Kral durumu fark edince rahatszlkla rty stne ekti. Vivien zaten sarnm olduu battaniyeye daha da sk sarld.
***
-“Ah, Kral plak! Bana bak, sen ok oluyorsun ama! Terbiyesiz adam!”
“Ne demek imdi bu? Ben ne yapmm da terbiyesiz olmuum?”
-“Daha ne yapacaksn? rlplak gelip yanma yatmsn! Bunu Micheal duyunca senin sonun olacak. Bakalm o zaman ne yapacaksn. Cennet sensizken sessiz ve huzurlu olacak. Her yaayann hayal ettii gibi!”
“Bence siz daha uyanmamsnz kk hanm. Eer uyanm olsaydnz etrafnza bir kere daha bakar ve o zaman gerekleri anlardnz.”
-“Ah haklsn, buras benim odam deil. Alak! Bu durumda beni kendi odana getirdin!”
“Buras benim de odam deil, bayan! Buras Cennet de deil. Cennet’te sabahlar gzn oyan kocaman sar bir gne olmaz! Cennet’te parlak renkler ve grlt yoktur.”
-“O zaman biz? Yani? Ah, tanrm buras dnya m?”
“te imdi, gnaydn!”
-“Aman tanrm! Ah evet, evet. Hepsi senin suun ite! Micheal bizi kovdu. Hem de ikimize birden berbat bir ceza verdi. Ayn yatakta uyandk! Bundan daha kt bir ceza olabilir mi?”
“Bence konutuklarna dikkat etmelisin. Yani belki bundan daha kts vardr. Bir baksana una.”
-“Ne var orada?”
“Bambu evler. Sence nerdeyiz? Yani hangi lke? Hangi ehir?”
-“Bilmiyorum. Daha nce byle bir yerde bulunmadm. Dar kp sorabiliriz.”
“Evet, olabilir. Sanrm bu ev bizim. Yani otel odasna benzemiyor.”
-“Bizim mi? Beraber uyandk diye tekrar beraber uyuyacamz m sanyorsun?”
“Hayr, ayn yatakta yatmay nermiyorum. Bence de baka bir oda olmal. Biraz gezelim bakalm.”
-“Hey, nce u arkandan srnen ar rtden kurtul. Bu ekilde yrmen bir saat srer.”
“Ah, evet. Tamam.”
-“Yoo, yle deil. Ah ne yaptn sanyorsun! Bari dolaba falan bak.”
“Evet iyi fikir. Bakalm ne varm. Gzel. Micheal dnceli davranm ve bir sr kyafet ayarlam. ort, sandalet ve havai gmlekler. te benim tarzm. Tamam, bakabilirsin artk.”
-“Ah, evet byle daha iyi. imdi odadan karsan ben de giyineceim.”
“Tamam, ben evi dolaaym bari.”

25 saniye sonra…

“Ah Vivi, abuk giyin ve gel. Bunu grmelisin. Bu, bu gerekten ok mthi.”
-“Geldim. Neymi mthi olan? Bana bak… Ulu Tanrm!!!”
“Evet, harika deil mi?”
-“Sen neden bahsediyorsun? Biz neredeyiz byle?”
“Tam olarak bilmiyorum ama bu zenci arkadalara sorabiliriz. Ah ite u kafasnda kemikler olan gayet sempatik grnyor.”
-“Yo yo bunu yapma. Kafasndakiler bir insana ait olabilir. Yani bunlar yamyam olabilir. Biz ise…”
“Yemek?”
-“Hayr saol. u an hi a hissetmiyorum kendimi.”
“Yanl anladn. Biz yemek olacaz sanrm. Neyse. Bence o kadar kt deil. Yani onlarla anlaabiliriz. Mesela ortak lisan kullanabiliriz.”
-“yle mi? Neymi ortak lisan?”
“El hareketleri. Buna ne dersin. zle imdi.”
-“Dur yapma! Bize doru geliyorlar!”
“Ee, sanrm yanl bir hareket semi olabilirim. Bu durumda en kt ihtimalle birbirimizden kurtulmu olacaz.”
-“Yada ate zerinde evrilerek ac iinde leceiz ve dier tarafta tekrar karlaacaz ki bu daha byk bir ac olacak. Birbirimizden kurtulmamz iin birimizin lmesi dierinin yaamas gerekli. Beni ldrmeleri artk gzme daha gzel grnyor.”
“Hayr, olmaz. Ben senin iin hayatm feda ederim. Ben kibar ve dnceli bir erkeim!”
-“Ya, ne demezsin! Sakn beni bu yamyamlarn arasnda brakp Cennet’in keyfini karmay dnyor olmayasn?”
“Aklma gelmemiti. Ama gzel fikir. Evet, deerlendirebilirim. O halde ltfen geri ekil, Vivi!”
-“Ah adm Vivien!”
“Artk fark etmez bence. Yani tam arkanda bir yamyam var!”
-“Ay, imdat! Kralll ! Yardm et, Kral!”
“Hey uzak dur bakalm ahbap! O benim yemeim! Pardon, arkadam diyecektim!”
-“Kralll?”
“Efendim? Tanyor muyuz?”
“Kral!! kko nav tam hort! Kral tam tam!”
“Ah evet, evet. Anlyorum.”
-“Ne diyorlar? Tanyor mu seni?”
“Evet, diyor ki adm duymu. mza istiyorlar, falan filan. Ah, tabi seninle Cennet’te bunlar konumadk. Ben aslnda dnyada herkes tarafndan tannrm. Yani nlydm.”
-“lgin. Ben de dnyadaydm ama senin adn duymadm. Yani bir Kral vard. Ama o da Elvis idi ve kesinlikle sana benzemiyor.”
“Hmm.. Evet. Her neyse. Bu arkadalar bizi seyretmekteler. Ben onlarla biraz ilgilenmeliyim. Ayp oluyor. Anlarsn ya. Pekla ocuklar! Bana imzam atabileceim bir eyler getirin bakalm. Ah evet evet, uradaki dz tahta olduka uygun. Sen ba yere brak istersen, ne dersin? Yani onunla imzam atabilirim tabi ama o eyi bana doru tutarken olmaz, deil mi?”
“Kam hart ugrat pobort uk duk tak!”
-“Ne diyor sylesene!”
“Bak aslnda ben bu dile evirebilecek kadar hakim deilim. Yani aslnda anlayabilecek kadar bile hakim deilim. Bu durumda sen ne hissediyorsun? Yani sence ne demi olabilirler?”
-“Hissetmek mi? Bence imzadan ok sanki bizi yemek istiyorlarm gibi gzkyor. Ama bilirsin her zaman filmlerde beyaz adamlar tanr zannederler. Bu durumda eer kollarn havaya kaldrp ‘kral’ falan diye baracak olursan belki bir eyler arm yapabilir.”
“Tamam. Fena fikir deil. Geri ekil bakalm. h.. Ben uga ve ey…”
-“Direk konuya gir bence.”
“Evet, tamam. Kralllll!!!!”
-“Ah, ite bu harika. Hepsi nmzde eildi. Kurtulduk.”
“O halde neden unlar iplerle bize doru geliyorlar?”
-“Belki u tadklar tahtaya balamak iin olabilir.”
“ok akllcayd, Vivi.”
-“En azndan denedim. Ah, bari abuk lsek!”
“Evet, gider gitmez Micheal’a syleyecek birka szm olacak!”
-“Kapa eneni ltfen. Ay, bizi balyorlar.”
“Yakn gelecei grebiliyorsun. Gzel bir yetenek. Hey baksana. Evet, sen. Biraz sk baladn dostum. Actyor da. Hem ben Kato diye l birini tanyorum. Onu siz mi yediniz?”
-“Kuka! Adamn ad Kuka’yd!”

1 saat sonra….

-“Bu ekilde tamaya devam ederlerse atei gremeden lm olacam. Kollarm ve bacaklarm armaya balad artk.”
“Kadnlar! Hep ikayet ediyorsunuz. evreye baksana ne gzel bir doa. Belgesel ekimi iin buraya gelinebilir.”
-“Evet, ama buradan sa kmak biraz problem olabilir.”
“Neden durdular? Ah, gelmi olmalyz. Gzel bir ey kokuyor.”
-“Kokan bizim sosumuz sanrm.”
“Ne yazk. Umarm nce seni kzartrlar, Vivi. Tadna bakmay isterim dorusu. Yani sosla gzel olabilirsin.”
-“Ah, kapa eneni!”
“Evet haklsn. Hibir sos tadn deitiremez.”
-“Keke Knegaubobilkastra burada olsayd. O anlaabilirdi bu yamyamlarla. Acaba bizi gryor mudur?”
“Vivi..”
-“Eer gryorsa belki Micheal’a dtmz durumu anlatr. Ac ekmeden lmemizi salar.”
“Baksana…Vivi…”
-“Ne, ne var? Hayatmn son dakikalarnda huzurlu hayaller kurmak istiyorum. Derdin ne?”
“Adamlar bizi yemekten vazgetiler de onu haber verecektim. Ama kusura bakma szn kestiim iin. Ltfen devam et. Dinliyorum.”
-“Vaz m getiler? Niye ki?”
“Bilemiyorum. Senin iin problemse syleyelim, bizi yesinler.”
-“Samalama!”
“Onlarn anlayabilecei bir ey demi olmalsn. Ama o kadar gereksiz ve fazla konuuyorsun ki arivleri aratrmak benim iin ok zor. Biraz dnsen fena…”
-“Ah buldum. Tabi ya. Knegaubobilkastra!”
“Evet evet. yi biriydi. Konuyla ne alakas var?”
-“Hatrlasana! Anlam ‘masum insann eti yenmez’ idi. Deyim! te anladlar!”
“Evet, ateten kurtulduk. Ellerimizi de zyorlar. Bu gzel bir gelime. Hl biraz sayg bekliyorum. En azndan beni tanyabilirlerdi.”
-“Haklsn. O zaman nl bir yemek olurdun. Adn dnya mutfann en sekin mnlerinde yer alrd.”
“Dudaklarndaki ve burunlarndaki deliklere ubuk geirmi, kafalarnda olas insan kemikleri tayan ve suratlar boyal bu yamyam arkadalarn tartmamz azlar bir kar ak seyretmesi sence bize zaman m kazandryordur yoksa sonumuzu mu hazrlyordur?”
-“Ben de fark ettim. Bir eyler yapsak m acaba?”
“Tamam. yle bir ey yapalm. Uga- ben, gik -bir, gurtur- dostum. Tuk -bu, porsuk- kadn, gurgur-yemek.”
-“Hey! Sen kime porsuk diyorsun?”
“Affedersin Vivi, ama onlarn dilinde konumaya alyorum. Kadn deyince ve seni grnce aklma porsuk geldi. Yani onlara da seni artrr diye dndm. Kusura bakma ama burada iletiim kurmaya alyorum! Amacm bizi kurtarmak!”
-“Evet, tabi. ekil nmden. h… Biz gitmek. Bakn baym, biz gitmek nk biz yenmemek. Bize yemek getirmek siz. Biz yemek sonra uyumak. Siz dost olmak. Biz dost olmak.”
“Biz takip etmek. Herhalde bize daha uygun bir son hazrladn,Vivi. Sui gibi sanrm. Seni sarmak iin byk bir yosun bulmallar. Ah, tamam kzma. Hadi takip edelim bari. Seninki nden gidiyor baksana.”
-“Nerden benimki oluyormu, canm?”
“Hadi yapma, ondan holanyorsun ite. Zaten sana yiyecek gibi bakyor! Ne kadar ironik. Eer ba baa kalmak isterseniz ben anlarm. Gerekten sorun deil.”
-“Of, kapa eneni!”
“Tamam, sen kzmamak. Biz dost olmak ve yrmek. Ama yakkl yamyam sana dnp dnp bakmak. Yamyam son moda giyinmek. Yada hi giyinmemek. Seksi yamyam olmak.”
-“Sen biran evvel susmay tercih etmezsen, l bir adam olmak!”
“O halde ben imdilik susmak. Susmak yada susmamak ite tm mesele bu olmak.”

Bir saat sonra…

-“Daha ne kadar yryeceiz sence?”
“Yoruldun demek. stersen William’a syle seni tekrar ubua balayp tasnlar. Ne dersin?”
-“Hayr, byle iyi. Teekkrler. William da kim?”
“Ah, evet. Seninkinin adn William koydum. Yani ok William tipi var.”
-“nsanlarn tiplerine gre isim mi buluyorsun?”
“Evet. Ne yani sen daha nce hi yapmadn m?”
-“Hayr, ben normalim.”
“lgin. Sende bir fark olduunu biliyordum. Ama normal d bir ey diye dnyordum, Vivi.”
-“Bana Vivi demeyi ne zaman keseceksin?”
“O halde senin tipine gre bir isim bulmalym.”
-“Hayr, kafandan uydurduun bir isime ihtiyacm yok. Yllardr Vivien olarak gayet gzel idare ediyorum.”
“Evet, onca asrdr baya alm olmalsn ismine. Sen de haklsn tabi.”
-“Bu kadar kaba olmak zorunda deilsin! Hl gen gsteriyorum!”
“Sakn otuz yl kadar l olduun iin olmasn.”
-“Cennet byle bir yer ite. Btn kadnlarn dilekleri kabul oluyor.”
“Erkeklerin dilekleri de kabul olsayd hepiniz Cehennem’de olurdunuz.”
-“Neden bizi bu kadar uzak bir yere gtryorlar sence?”
“nk William’n Bogart ile bir golf turnuvas var ve davetlerini reddedip gitmezsek ayp olur, hayatm.”
-“Ne?”
“Nerden bilebilirim? Yamyamlarla iletiim kurabilseydim, u an atein banda oturmu sosa banp seni yiyiyor olurdum.”
-“Ah, ok gzel. Dalga gemeye devam et. Gerekten tam zaman.”
“Evet, haklsn. Ama yine de ikimiz iinde ilgin bir deneyim oluyor. u kahrolas gne de olmasa. Keke antan falan yannda olsayd.”
-“antam m?”
“Evet, siz kadnlarn antalar bir garip.”
-“yle mi? Nesi varm antalarmzn?”
“Her eyi var. Garip bir anta tama alkanlnz var. Biz genelde bir cebe czdan koyarz. Dierine ise anahtarlk. Gmleimize de sigaramz koyarz. Her eyimizi stmzde tarz. Oysa siz kadnlar, her zaman antanza aniden seyahate ksanz gerekebilecek her eyi koyarsnz ve markete giderken bile yannzda tarsnz. Bazen byk antalardan milyonlarca materyal karrken bazen kck antalardan bile apkadan tavan karr gibi tonlarca makyaj malzemesi karabilirsiniz. ok artc bir yeteneiniz var. te u an antan yannda olsayd hi phesiz iinden bir gne kremi karp bana verebilirdin.”
-“Hmm.. lgin bir tespit.”
“Gne kremi tayordun deil mi? Hem de k aynda bile.”
-“Evet. Ama unutuyorsun. Gne ciltte leke yapar. Bunun iin de ill ki yazn scana gerek yoktur. Gne k aylarnda bile tehlikelidir.”
“Evet, evet. Her neyse.”
-“Neden durduk?”
“Eh, yamyam olabilirler ama onlar da insan. Yoruldular herhalde.”
-“Bize bir ey iaret ediyorlar. u byk yapraklarn arkasn iaret ediyorlar sanrm.”
“Neden bir gz atmyorsun. Belki William’n senin iin hazrlad bir srpriz vardr. Ben de gelerek bozmak istemem. Darlrsa beni yer.”
-“Korkma. Midesine oturacan tahmin ediyordur.”
“Biliyordum.”
-“Neyi?”
“Ondan holandn. Hah, onu koruduuna gre ondan holanyorsun ite!”
-“Gevezelik yapmay keser misin? Pekla, gidip bir bakalm ne istiyorlarm.”
“Cesur kz. Git bakalm, hemen arkandaym.”
-“Ah, ne gzel. Deniz kys, kumsal…”
“Bir sal ve bir Hindistan cevizi. Gerekten de ok ho. Bedava tatil kazanm kadar heyecanlym.”
-“Sal m?”
“Adamlar bizi sala doru itekliyorlar. Bence buradan kovuluyoruz.”
-“Evet, pek kibar olduklarn syleyemem. Hey, William kolumu skyor.”
“Senden ayrlmak ona ac veriyor olmal. Duygularn saklayamyor sanrm.Tamam ben sala biniyorum. Arkam dnk, bakmyorum. Siz vedalan.”
-“Ah, lanet olasca elini uzatsan da binebilsem ne dersin?”
“Atla bakalm. Artk benim teknemdesiniz, bayan. Sizi vahi yamyamlardan kurtardm. Konforlu teknemde aradnz her ey mevcut. Biraz Hindistan cevizi ister misiniz?”
-“Konforlu tekne mi? O halde kamaram nerede acaba baym?”
“Leydim, ltfen bana Kaptan diye hitap edin. Kamaranz hemen oturduunuz yerin altnda. Poponuzun alt sizin kamaranz olmakta. Evet, yamyamlara el sallayalm ve yolculuumuza balayalm. Mrettebat kreklere asl!”
-“Kafan suya sok. Beynindeki loplar gnete kalnca iyice eridiler. Birbirlerine yapmaya baladlar.”
“Tamam. Nereye gitmek istersiniz, bayan?”
-“Bilmiyorum. Tropikal bir ada olabilir. Ama mmknse medeni bir rk olsun.”
“Anladm. O halde son kez William’a bak. nk tam yol ileri gidiyoruz.”
-“Evet, evet.”

8 saat sonra, gece yars.

-“Bu ekilde daha fazla gidebileceimizi sanmyorum.”
“Baka bir ekilde gitme ihtimalimiz yok.”
-“stmzde akbabalarla l bir ekilde gitmek de bir ihtimal.”
“Bu kadar ktmser olma, Vivi. Eminim rzgarn yardmyla sabaha Brezilya’da oluruz.”
-“Micheal, bu daha ne kadar srecek byle?”
“Eminim bizim ocuklarla taklyorlardr. Seni duymas an meselesi. Bir kere de bararak syle istersen. Tamam demek uyudun. Gzel o zaman ben de yannda yatyorum ve umuyorum ki uyurken fazla hareket etmiyorsundur. Yoksa kpekbalklarna yem olabiliriz ki bu durumda kalmaktansa bizim yamyamlar tercih ederim. Tamam o halde kolumu beline atyorum. Sakn yanl anlama. Bu durumda dnersen ben seni tutuyor olacam. Ama bak bu ekilde horlarsan elimin altndayken fikrimi deitirip seni suya atabilirim de. Her neyse, o halde, iyi geceler Vivien...”
-“yi geceler, Kral…”

Sabah saat alt.

-“Of, bam. Ay, kollarm. Neredeyiz?”
“Sana da gnaydn, Vivien.”
-“Evet, evet gnaydn.”
“Kahvaltda Hindistan cevizi var.”
-“Evet, ama ak deil.”
“Aslnda ak. Ama kusura bakma gerekli malzemeleri yanma almadm iin dilimleyip tabakta servis yapamyorum. Yanma alsaydm da sal arla dayanamayp batard zaten. Yine de stndeki tane delikten bir tanesini amay baardm. Suyunu imek iin. Daha sonra olanaklarmzn el verdii kadar urap kabuunu krmay ve sana dilimlemeyi dnyorum.”
-“Tamam, teekkr ederim. Peki neredeyiz?”
“Be on dakikaya kalmaz Brezilya’da oluruz. Nerden bilebilirim?”
-“Gzel. Harika. Daha erken kaldrsaydn belki daha az halanrdm, ne dersin? Halime bak stakoz gibi olmuum!”
“Istakoz dedin de, oltamz olsayd balk tutar, i i yerdik.”
-“Ah, korkunsun!”
“lmeden nce kesin Uzakdou yemeklerini yiyiyordun. Ama ben neride bulununca iren oluyorum. ok alldk bir durum.”
-“Suyunu itiimize gre i balk yemektense Hindistan cevizini yemeyi neriyorum. Ltfen aar msn?”
“Ltfen?”
-“Evet. Ltfen.”
“Bana muhta olmana baylyorum, Vivi. Tabi ki aarm, hayatm. Sen iste yeter. Bakalm.”
-“Bu ekilde sala vurmaya devam edersen okyanusun ortasnda elimizde bir Hindistan cevizi ile yzyor olacaz.”
“Baka bir nerin var m? Sence bu nasl alr? Ta olsa ona vurabilirdim.”
-“Kafana vurmay dene. Muhtemelen ayn ilevi grecektir.”
“Eer William’a biraz yz vermi olsaydn, daha konforlu artlarda yolculuk ediyor olabilirdik!”
-“Aman Tanrm!”
“Aman Tanrm tabi ya. Akln bana imdi geldi. Ama biraz ge kaldn, kk hanm. Sevgilin millerce tede kald.”
-“Kapa eneni ve arkana bak!”
“Ooo, bir ada!”
-“Hem de tropikal!”
“Demek Micheal seni duydu. Keke baka bir ey dileseymisin!”
-“Hadi kaptan! Gidiyoruz. ok uzakta deil. Ellerinle it suyu.”
“te istediim ruh bu.”
-“Kaptan Kral!”
“Tamam tamam. tiyorum.”

38 dakika sonra…

-“Bence…suya atlayp..sal ekelim.. karaya kadar…”
“Ah, evet. Bence de… Ama nce biraz… dinlenelim.”
-“Atla!”
“Saol, byle iyi. Sen ekmeye devam et, ben hemen geliyorum!”
-“Tamam.”
“Hey, hey! Nereye, bekle. Tamam atlyorum. ekiyoruz. Beraber. nden gitmek yok!”

12 dakika sonra…

-“Buras harika bir yer.”
“Kesinlikle katlyorum. Cennet’i grmemi olsaydm, ‘Cennet gibi’ diyebilirdim.”
-“Bir sr aa var, meyveler var. Yamurda yapraklarla su toplayabiliriz. Bunu bir belgeselde grmtm. Belki de ormann iinde bir elale vardr. Ah, burada yaayabiliriz.”
“Benimle yaamak istemediini sanyordum?”
-“Aslnda imknm olsa, istemezdim. Ama u an iin yapabileceim baka bir ey yok.”
“Anlyorum.”
-“Gzel, bir an nce ate yakalm.”
“Evet, ben de u Hindistan cevizini aaym o zaman.”
-“Samalama, bir sr meyve var. Mesela ananas toplayalm. Bir aa dolusu var, baksana. Sen al rp toparla ben de ate iin yer ayarlayaym.”
“Ate? Meyveleri mi kzartacaz?”
-“Sorgulama, sadece yap.”
“Mutlaka bana muhta kalacan bir an gelecek ve o zaman tekrar ‘ltfen’ diyeceksin.”

46 dakika sonra…Meyveler toplanp yenmi, hava kararm, atein banda denize bakarlarken…

“Karnn doydu mu? Biraz daha yemek ister misin?”
-“Hayr, doydum. Teekkrler.”
“Biliyor musun, lmeden nce New York’ta yayordum. Yksek binalar yznden hi bu kadar ok yldz apak grme ansm olmamt. imdi kendimi normalden daha kk hissediyorum.”
-“Evet, evren insan beyninin alamayaca kadar byk ve biz inanlmayacak kadar kk ve nemsiziz aslnda. Ama Msr’dayken aynen byle bir gece yaamtm.”
“Msr’a m gittin? Harika. Ben hep merak etmiimdir. Piramitler nasld?”
-“Bilmem, gezmedim.”
"Msr’a gittin ve Piramitleri gezmedin?”
-“Evet.”
“lgin. Peki i iin mi gittin?”
-“Hayr.”
“Tamam.”
-“Ben ok fazla lkeyi dolatm. ok fazla ehir grdm. Prag, stanbul, Paris, Gent… ve daha bir ou. Ama hi biri i seyahati deildi. Sadece gittim.”
“Peki nerede yayorsun? Yani lmeden nce nerede yayordun?”
-“Uzun sre sabit bir yerde kalmadm. New York’ta dodum, Kanada’da bydm, talya’da okudum ve talyan biriyle evlenip New York’a tandm.”
“Demek evliydin?”
-“Evet. Ya sen?”
“Ben de evliydim. lmeden nce hl evli biriydim. lmek kesin bir boanma oluyor.”
-“Peki ein? Yani ein mi?”
“Evet, evet. Eim vurdu beni. Garip bir lm ekli. Eim tarafndan gece yars kavga srasnda iki kurundan ncsnde ldm. Kt bir nianc olduunu da o srada rendim. Belki de ac ektirmek istemitir. Kim bilir? Ama yine de cinnet geirdiini dnyorum. Son nefesimi vermek zereyken sesini iitiyordum. ‘Hayr, hayr, lme!’ diye baryordu ki ge kalmt. Yani ne bekliyordu ki? el ate edip yaamam m?”
-“Aman Tanrm, bu ok zc.”
“Aslnda deil. Yani ldm ve Cennet’e geldim. Ondan kurtuldum. Kavga, grlt olmayan gzel bir yerde sonsuza kadar tatil hakk kazanm oldum. O kadar da kt deil.”
-“Evet, ama yine kavga edecek birini buldun Cennet’te.”
“te ben syleyince kzyorsun. Kadn her yerde kadndr.”
-“Seni krdysam zgnm. Yani birbirimize hi de iyi davranmyorduk.”
“Yo yo zlme. Senin olduu kadar benim de suum. Aksi biriyim ve yaadm en son anmda eim tarafndan vurulunca kadnlara n yarg ile yaklamaya baladm, sanrm. Yoksa sana kar kiisel bir gcklm yoktu, inan. Ayrca kavga da olsa ok elenceliydi. Her zaman huzurlu olunca skc oluyor. Seninle tartmalarmz hareket getiriyordu Cennet’e.”
-“Ne demezsin? O yzden Micheal bizi kovdu zaten. Fazla hareket getirmiti.”
“Ah, Micheal! Garip biri. Yaramaz rencilerin her zaman korktuu ve sayg gsterdii bir retmen gibi. Melek olmas skc olmas anlamna gelmiyor ki. Bunu ona defalarca akladm. Beni hi dinlemiyor.”
-“Onun dinledii daha byk bir g var. Tanr’nn szleri seninkilerden ar basyor olabilir. Ne dersin?”
“Muhtemelen. Peki sen nasl ldn? Yani neden intihar ettin?”
-“Ben…”
“Eer seni zecekse anlatmak zorunda deilsin. Gerekten. Takma kafana.”
-“Yo, hayr. Aslnda uzun zamandr kimseye anlatmadm bir hikaye…talya’da okurken eimle tantm ve hemen evlendik. Eimle New York’a dnmeye karar verdik. Onun almas biraz zaman ald. Baz sorunlar yayorduk. Ben doduum yerde yaamak istiyordum. lk balarda onun iin sorun yoktu. Ama daha sonra talya’ya gidip gelmeye balad. Ben iimden ok memnun olduum iin ve o da talya’da iiyle ilgili balantlarn koparmak istemedii iin blk prk grebiliyorduk. Sonra tartmalar balad. Bir gn o talya’dayken her eyi yoluna koymak iin ona srpriz yapmak istedim ve daha nce yaadmz eve gittim. Kapy gzel talyan bir bayan at.”
“Kaltak!”
-“Evet. Her neyse. eri girdim. Ona Lorenzo’nun bir arkada olduumu syledim. Lorenzo, yani eim.”
“Tipik bir talyan olmal.”
-“Evet , yleydi. Kadnla konumaya baladk. Bana uzun zamandr beraber olduklarn ama Lorenzo’nun i iin durmadan New York’a gitmek zorunda kaldn anlatt. ok mutlu olduklarn ve bir bebek beklediklerini de syledi.”
“Kahretsin!”
-“Neler hissettiimi tahmin edemezsin. Bir anda ellerim buz gibi oldu. Gzlerim ister istemez krmz elbisesinin altnda belli belirsiz olan gbeine kayd. Kadn o kadar inceydi ki bebek drt aylk bile olsa fark etmem imkanszd. Ufak bir top yutmu gibi duruyordu karnnda. Ellerini karnna koydu ve bana bir kzlar olacan syledi. Gzleri mutluluktan parlyordu. Ben o anda ekip gitmek istedim. Ama sonra kap ald. Kadn kotu ve Lorenzo’nun kollarna att kendini. Eim ona sk sk sarld, pt ve eilip karnn okad. Sonra beni grd. Elindeki iekleri yere drd ve ylece bana bakt.”
“Ee? Ne dedi? Ne yaptn? Ne frlattn kafasna?”
-“Hibir ey demedi. Hibir ey yapmadm. Hibir ey frlatmadm. Sadece birbirimize baktk. Kadn durmadan hzl hzl talyanca konuuyor, neler olduunu renmek istiyordu. Lorenzo onu yattrd. Baka bir odaya gnderdi ve bana dnp ‘burada ne iin var?’ dedi.”
“Sen hl kafasna bir ey frlatmadn yani?”
-“Hayr. Ben ona srpriz yapmak iin geldiimi syledim. Sonra kadnla konutuumu ve her eyi bildiimi syledim. Neden yaptn sordum. Bana, beni artk sevmediini ama ona muhta olduum iin beni terk edemediini ve asla benden bir ocuk istemediini syledi. Oysa ocuk yapmaya karar vermitik. Sadece ilerini bir dzene koymasn bekliyorduk. Tamamen New York’ta kalacak hi gitmeyecekti. Anlayacan her ey bir yaland.”
“Aalk pi kurusu! lmemi olsaydm onu ldrrdm! Ah, lanet herif.”
-“Evet, ben de bir sre kfrettim. Ama sonra New York’ta ki dairemde tek bama kalnca, kfretmekten ok aladm. Aylarca evden dar kmadm. Sonra bir gn eyalarm toplayp gezmeye karar verdim. Msr’da byle bir akamda tek bama oturmu yldzlar izliyordum. O an eve dnmeye karar verdim. Ama eve dndmde ayn eyler beni bekliyordu. Atlatamadm anladm ve atlatamayacam. Beni sevmemi, benden ocuk bile istememi kocamn beni aldatmasn ve baka bir kadnn ocuuna babalk edecei gereini bir trl kendime yediremedim. nk onu seviyordum ve o akam intihar ettim.”
“ok zgnm. Yani yaadklarn iin gerekten ok zgnm.”
-“Hayr, zlme. Hepimiz kt eyler yaadk. Micheal’n dediine gre hepimiz kaderimizi yaarmz. Belki de ektiim acnn karlnda Cennet’i hak etmiimdir. Kim bilir? u an halimden memnunum. Aynen senin sylediin gibi.”
“Eer biz..ite ne biliyim, lmeden nce tanm olsaydk, o zaman evli olmasaydk ve bilmiyorum ite. Yani ksaca ben senden bir ocuk isterdim. Seni brakp gitmezdim ve hayatm seni mutlu etmek iin abalayarak geirirdim.”
-“Lorenzo’nun sevgilisini grseydin byle demezdin bence.”
“Glme. Gerekleri sylyorum! Lorenzo’nun sevgilisi umurumda olmazd. Bence sen ok gzelsin, Vivien. Hayatna seni hak etmeyecek kadar aptal olan bir adam yznden son vermen ok ac.”
-“Ama o aptal adam yznden lmeseydim seninle tanm olmayabilirdik.”
“Bak an beendim. O halde iyi ki lmsn. Yani iyi ki lmz.”
-“Tuhaf ama evet, katlyorum.”
“dn m?”
-“Biraz.”
“O halde ben bir eyler bulup u atei biraz canlandraym.”
-“Tamam.”
“Vivi,uyudun mu?”
-“Sadece yorucu bir gnd. Saldayken uyuyamadm ve yamyamlar da uyutmadlar.”
“Evet, haklsn. Biraz dinlenmeliyiz. Yanklarn geti mi? Daha iyi misin?”
-“Evet, artk acmyor. Teekkrler.”
“Tamam, o halde iyi geceler. Sabah sana tropik bir kahvalt hazrlayacam.”
-“Anlatk.”

30 saniye sonra…

-“Kral?”
“Efendim?”
-“Gerek ismin ne?”
“Kral.”
-“Gerek ismin?”
“Tamam. Gerek ismimi sana sylemeyi dnmyorum. Yani yaarken bile insanlara ismimin Edward olduunu sylyordum. Daha sonra lnce Edward kulama ok skc geldi. Kral daha ok yakyor bana.”
-“Neden? smin ok mu komik?”
“Bak, sana sylemeye niyetim yok.”
-“Neden?”
“nk kk hanm, isimler insanlarn sahip olduklar zel eylerdir ve insanlar istemezlerse isimlerini bakalaryla paylamak zorunda deillerdir. zel eyler zel insanlara sylenir. Yani en azndan dalga geip asrlar boyu kafana vurmayacak olan insanlara!”
-“Ben dalga gemem ki.”
“Evet, eminim. Olur da Cennet’e geri dnersek herkesin iinde benimle dalga geeceksin. Bundan eminim ite!”
-“Gemeyeceime sz veriyorum. Adn ne?”
“yi geceler.”
-“Adn iyi geceler mi? Tanrm bu nasl bir isim?”
“Daha yeni sz vermitin. Hemen dalga gemediin iin teekkr ederim. Sana gvenebileceimi biliyordum. Yine de adm iyi geceler deil tabi ki!”
-“O halde ne?”
“yi geceler, Vivien!”
-“Ah, ismin iyi geceler Vivien m?”
“Ulu Tanrm, neden btn kadnlar eksik yarattn?”
-“Seni duydum!”
“Ben seni duymuyorum!”
“O zaman nasl cevap veriyorsun?”
-“Vermiyorum.”
“Verdin ite.”
-“Uyumayacak msn?”
-“Uyuyorum.”
“Uykunda bile konuuyorsun.”
-“Tamam. yi geceler.”
“Efendim?”
-“Ne?”
“aka yaptm. Uyumaya devam et.”





Sabahn ilk klar ile…

“Gnaydn!”
-“Gnaydn.”
“yi uyudun mu?”
-“Evet, o kadar yorgundum ki rya bile grmedim. Bu da ne? Kafamn stnde kocaman yeil bir eyler var.”
“Evet. Bu sabah erken uyandm. Gne seni yakmasn diye byk yapraklar bulup ba ucuna diktim.”
-“ok dncelisin teekkrler.”
“Sorun deil. Kahvaltn da hazr.”
-“Vay canna. ok gzel grnyor.”
“Afiyet olsun. Yemeini bitirdikten sonra aday dolaalm m?”
-“Tamam. Bence dolamaya balayalm. Yolda yerim.”
“Tamam, o halde direk u yne gidelim. Adann gbeine. Bayanlar nden.”
-“Hep byle yapyorsun. Ama nezaketle ilgili olduunu dnmyorum.”
“Samalama. Ben nazik bir beyefendiyim.”
-“Evet, evet…”

45 dakika sonra…

“Bak bu bcein ismi Diaprepes Abbreviatus.”
-“yle bir bcek yok.”
“Var ite, burada.”
-“Hayr, uyduruyorsun. Sradan bir bcek. Sadece st kavunii.”
“Ama doru sylyorum.”
-“Sylemiyorsun.”
“Sylyorum.”
-“Hayr.”
“Evet!”
-“Hayrrr.”
“Evet.”
-“Hay..”
“yi tamam. Pes ediyorum! Ama yine de doru sylyorum. Dnnce bir zahmet Micheal’a sor.”
-“Soracam.”
“yi.”
-“Gzel.”

1 saat sonra..

-“Ben yoruldum. Biraz da sktm.”
“Nereye?”
-“yle deil. Yani tuvaletim geldi.”
“Hmm. Anladm. O zaman uraya bir yere yap.”
-“Tamam ama korkuyorum. Yani bcek yada ylan falan kar diye.”
“Yannda durmam ister misin?”
-“Of, tabi ki hayr!”
“O zaman sylenme.”
-“Tamam, sen arkana bakma ve uzakla.”
“Tamamdr.”

35 saniye sonra…

“Vivi?”
-“Evet.”
“Sanrm ilerde birileri var.”
-“yle mi? Nasllar?”
“Zenci.”
-“Ah, ansa bak. Dur bir saniye geliyorum.”
“Sorun deil, rahatna bak.”
-“Neredeler?”
“te orada. Bence sessizce izlemeliyiz.”
-“Hey, buradayz! Merhaba!”
“Sessizce.”


Bir sre sonra…

“Her zaman barmak zorundasn deil mi? Sabredemezsin hi!”
-“Ben onlar dost sandm. Of, nereden bilebilirdim?”
“Biraz sessiz olsaydn, William’ tanrdk ve uzaklardk.”
-“Bu ada lanetli.”
“Lanetli olan sensin.”
-“Dnp dolap buraya geliyoruz. e bak.”
“Rzgarla adann arkasna dolanm olmalyz.”
-“Evet, aferin kaptan.”
“Sorun deil.”
-“Peki imdi ne yapacaz?”
“Bizi bu kulbeden karmalarn bekleyeceiz. Sanrm daha sonrasnda bizi yiyecekler. Yeterince skldlar. Onlar kovduka biz geri geliyoruz.”
-“Kap alyor.”
“Ut kadug mar harkam sama tig dar!”
“Evet, evet. Memnun olduk! Saol. Elinize salk ok gzel grnyorlar.”
“Mamatuk!”
-“Ne dedi sence?”
“Bence yemeklerinizi yiyin, karnnz iyice isin sonra biz de sizi yiyeceiz dedi. Sonra da annemle ilgili bir eyler diyip gitti.”
-“Bu dile baya baya hakim olmaya baladn.”
“Evet. Hadi ye.”
-“Ne yani yiyecek misin?”
“Evet. Yiyiyorum. Hmm.. lgin. Fazla tuzlu ama gzel. H h. Fena deil.”
-“Ya zehirliyse?”
“yi ya kurtuluruz.”
-“Peki ya gerekten bizi yiyeceklerse de o yzden besliyorlarsa?”
“O da uyar. Yine kurtuluruz. Zehri tercih ederim. Ama sonu ayn gzkyor.”
-“yi. Madem yle yiyeceim! Ama benden nce Cennet’e gitme diye!”
“Aferin. Ye.”
-“Korkun bir tad var. Ne acaba bu?”
“Ylan midesi yada..yada..”
-“ren!”
“Yada..pa.. Men piras pelteklestim fanrm.”
-“Evep. Ay. Eves. Eveg. Eveb. Pen de fanrm.”



-“Kral, uyan!”
“Ne ne ne var? Ne oldu? Neredeyiz?”
-“Sanrm her ey yeniden balyor. Dnyaya yollandmzda ilk uyandmz yataktayz.”
“Of, evet. Buras ayn yer sanrm.”
-“Ve ikimizde plaz.”
“O zaman yataktan kmayalm.”
-“Peki ne yapacaz?”
“Bilmem. Sarlalm m?”
-“Ah, Ltfen! Dalga gemenin hi sras deil!”
“Dalga geen kim? Ne de olsa bizimkiler darda taklyorlar. Daha nce yaptklarmz yaparsak bamza ayn eyler gelecek. O halde biz de farkl bir eyler yaparz.”
-“Farkl?”
“Evet, bayan.”
-“H hm. Nasl farkl?”
“Mesela ben seni pebilirim?”
-“Beni mi?”
“Evet, Vivien. Ltfen sorularnla canm skma!”
-“Ah, tamam.”
“peyim mi?”
-“Bilmiyorum. Burnumun dibine kadar geldin. Bu kadar yaklamken istersen p.”
“Tamam.”

Yeterli bir zaman sonra…

“Ah, u an bir sigara imeyi o kadar ok isterdim ki.”
-“Biraz nce sevitik ve ilk sylediin eye bak!”
“Ah, evet. ok mutluyum, Vivi. Hayatmda ve lmmde senin kadar gzel bir kadnla hi karlamamtm. ok gzelsin.”
-“Teekkr ederim.”
“Tekrar sevielim mi?”
-“Bence dar kp bir bakalm.”
“Tamam, tamam! Aklnda William var!”
-“Samalama!”
“aka yapyorum. Hadi giyinip kalm. Bakalm bizim ocuklar ne piiriyorlar.”


“Hey hey hey! Ben buray bir yerden tanyorum! Vivi gel de bak!”
-“Evet, geliyorum. Tanrm, umarm bu sefer balamazlar…”
“Evet, dostum. te yuvadayz!”
-“Cennet!”
“Cennet!”
-“Hey Naber Kral. Nerelerdeydin? una bakn Vivi de buradaym!”
“Dzgn konu Alex! Hanmefendinin ismi Vivien.”
“Ah, evet. Sonra grrz ocuklar.”
-“ok tatlsn.”
“Biliyorum, hayatm. Hey! Micheal! Hangi rzgar att seni buraya? Salarn m uzattn? Biz bir sredir dnyadaydk da. Yamyamlarla tatile kmtk. Sana kart atamadk kusura bakma!”
“Bana sinirlendiinizi biliyorum.”
“Yo, yo. Sana sinirlenemeyiz. Sen bir meleksin.”
“Evet. Bu konuda haklsn. Ama yine de aklama yapmalym.”
-“Micheal. Seni grdme o kadar sevindim ki! Peki bizi neden gnderdin?”
“Size sylemitim. Durmadan tartyordunuz. Cennet’in huzurunu bozuyordunuz. Ben de bol bol tartn diye sizi Dnya’ya gnderdim. Sorunlarnz hallettiinize memnun oldum.”
“Evet. Teekkr ederiz. William diye bir bey vard. O eer lrse bizim tarafa gelmesin. ok rica ediyorum!”
“Tamam. Ayarlarz, cann skma. Win... Ah, Kral.”
“Eh, teekkrler Micheal. te Vivi, sevgilim! Cennet asl imdi Cennet! Sen kanatlarmn altndayken.. Metafor kullandm. ok ho oldu!”
-“Win..? Ne?”
“Win?”
-“Micheal, sana sormak istediim bir ey var.”
“Evet, Vivien.”
-“Diaprepes Abbreviatus diye bir bcek var m?”
“Evet, zeri kavunii bir bcek tr.”
“Evet, baylar bayanlar! Kralll yine kazand!”
-“Peki, Kral’n gerek ismi nedir?”
“zgnm Vivien. Srlar sr kalrlarsa sr olurlar.”
-“Anladm. Teekkrler.”
“Cennet’in keyfini karn ocuklar! Baz eyler kaybedilmeden deerlenmiyor. Ne yazk! nsanolu ite!”


Zamann bir annda…

“Bana ne zaman ak oldun?”
-“Sana ak olmak m? Asl nce sen bana ak oldun!”
“Nerden karyorsun bunu?”
-“Beni ptn.”
“Ne olmu yani?”
-“Sen ne zaman ak oldun?”
“Tamam. Sanrm yamyamlar bizi adadan kovduklar srada.”
-“Neden?”
“Ah, yine ok soru soruyorsun!”
-“Tamam o halde son bir soru sorma hakkm olsun. Bir daha hi sormayacam! Anlatk m?”
“Hi?”
-“Sz veriyorum, hi.”
“Gzel. O halde sor bakalm son sorunu.”
-“Adn ne?”
“Kral.”
-“Gerek adn ne?”
“Hani son sorundu! Bir tane daha sordun. Hi sznde durmuyorsun!”
-“Hadi yapma.”
“Sylersem dalga gemek yok. Sz m?”
-“Sz.”
“Tamam. Ee, Gerek ismim.. Wingolf. Rahatladm. Evet, rahatladm.”
-“Wingolf m?”
“Evet. Sz verdin dalga gemeyeceine.”
-“Wingolf de neyin nesi? Bu nasl bir isim? Ah, annen ok acmasz biriymi! Hangi anne ocuuna Wingolf der ki? Wingolf, gidip golf oynayalm m olum? Wingolf, hadi gel, yemek hazr! Wingolf, akm!”
“Gzel dalga gemeye devam et!”
-“Ah, sana Wini dememin bir sakncas var m?”
“Hayr, yok.”
-“Seni seviyorum Wini!”
“Ben de seni seviyorum Vivi!”
-“Wingolf! Hemen benimle yataa gel!”
“Ah, Lanet olsun!”
-“Wini Wini Wingolf! Bekliyorum!”
“Bunu sana deteceim! Kral’la dalga gemek neymi grrsn imdi!”

…End Heppili evr aftr…

Gliz Dlgerolu

.Eletiriler & Yorumlar

:: harikaa
Gnderen: Naz / , Trkiye
20 ubat 2009
Ne zamandr bu kadar elenceli bir yk okumumatm. ok ho, insana kendini iyi hissettiriyor. Gerekten ok beendim, ellerine salk.

:: teekkr
Gnderen: Oktay Erturul / Burdur/Trkiye
28 Aralk 2007
Byle gl diyalog yazabilen birisi senaryo iine de el atmal. Diyaloglarn iinde hepsi var. Olay rgs, mekan, i ie gemi birka tema… Bunu diyaloglar halinde becerebilmek bir yazarn kaleminin gl olduunu gsterir. nk diyalog yazmak bir yaznn en g tarafdr. Hele bu bir de yk olursa! Bu yk kusursuzlua ok yakn. Belki de olmu... Okumay geciktirdiim iin kendime ok kzdm... Yazarn emeine salk, nnde saygyla eiliyorum...

:: merhaba
Gnderen: cemalettin gvercinolu / stanbul/Trkiye
14 Ekim 2007
metnin tamamn okuyamadm.nk kimin kim olduunu zmekde baarl olamadm.konumaclarn kim olduunu zmek bu kadar zor olmamal bence.sayglarmla. - merhaba cemalettin, siteye koyarken wordde yazdm ekilde koyamadm. kadnn sylediklerini koyu renk yapmtm. daha rahat okunuyordu. burada karmasn diye iki trnak olanlar kadnn syledikleri tek trnak olanlar adamn syledikleri. Fark etmemi olabilirsin, belki imdi daha rahat okursun. teekkrler.

:: elenceli ve srkleyici
Gnderen: Kayra Keri Kp / stanbul/Trkiye
9 Temmuz 2007
gzel bir kadn-erkek incelemesi olmu. Bunun dnda altnda yatan temeller de ok ho. Hikaye srekli okuyucuyu bir yerden bir yere gtryor. Biraz duygu, biraz elence, bolca hayat. ok gzel, ook... Ellerine salk Gliz...

:: saol
Gnderen: kevser yldrm / stanbul/Trkiye
20 Haziran 2007
yaznz okurken ok elendim ,,kadnn ve erkein dimemerini ne gzel cmlelerle anlatmsnz hem mizah hemde ironiyi i ie ok gzel kullanmsnz ...sk sk srtm ...teekkr ederim eline salk...

:: fevkalade
Gnderen: zcan Doan / Antalya/Trkiye
9 Haziran 2007
ok ho, ok elenceli bir yaz olmu, zevkle okudum, tebrikler ve teekkrler...




Syleyeceklerim var!

Bu yazda yazanlara katlyor musunuz? Eklemek istediiniz bir ey var m? Katlmadnz, beenmediiniz ya da dzeltilmesi gerekiyor diye dndnz bilgiler mi ieriyor?

Yazlar yorumlayabilmek iin ye olmalsnz. Neden mi? nanyoruz ki, yreklerini ve dncelerini ekinmeden okurlarna aan yazarlarmz, yazlar hakknda fikir yrtenlerle istediklerinde diyaloa geebilmeliler.

Daha nceden kayt olduysanz, buray tklayn.


 


zEdebiyat yazar olarak seeceiniz yazlar kendi kiisel ktphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi ktphanenizi oluturmak iin buray tklayn.

Yazarn fantastik kmesinde bulunan dier yazlar...
Kuyunun inde

Yazarn yk ana kmesinde bulunan dier yazlar...
Yazar ve Hayal Gc
Bir Kan Yarlmas
Trensiz Gmlm Bir Ak
Madame Butterfly
Perilerim Sende Kalsn
likiler ve Krklar
Yas Yamuru ve emsiye
Yalnzln Senfonisi

Yazarn dier ana kmelerde yazm olduu yazlar...
Keke [iir]
Dndm Bulamadm [Deneme]
Kartonpiyerli Dusler [Deneme]
N. K (60) Eski Eini ve Bir Araba Satcsn Bir Kutu Viagra irerek Hunharca Katletmekten Aranyor! [Deneme]
Kim - Sessizlik [Deneme]
Bal Siz Koyun [Deneme]
On Dokuz Dnm Yalnzlk [Deneme]
Kamrak Rib Ka [Deneme]
Okuyuculara Duyurulur! [Deneme]
zedebiyat Kardeini Se ile Karde Olsun Mu? [nceleme]


gliz dlgerolu kimdir?

Yazar Tantm yklerinde ve denemelerinde bulunmaktadr.


yazardan son gelenler

bu yaznn yer ald
ktphaneler


yazarn ktphaneleri



 

 

 




| iir | yk | Roman | Deneme | Eletiri | nceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babali Ktphanesi | Yazar Ktphaneleri | Yaratc Yazarlk

| Katlm | letiim | Yasallk | Sakllk & Gizlilik | Yayn lkeleri | zEdebiyat? | SSS | Knye | ye Girii |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

zEdebiyat bir zlenim Yapm sitesidir. zlenim Yapm, 2024 | gliz dlgerolu, 2024
zEdebiyat'da yaynlanan btn yazlar, telif haklar yasalarnca korunmaktadr. Tm yazarlarnn ya da telif hakk sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadr. Yazarlarn ya da telif hakk sahiplerinin izni olmakszn sitede yer alan metinlerin -ksa alnt ve tantmlar dnda- herhangi bir biimde baslmas/yaynlanmas kesinlikle yasaktr.
Ayrntl bilgi icin Yasallk blmne bkz.