..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Herkes aynı notayı söylediğinde uyum elde edilmiş olunmuyor. -Doug Floyd
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Felsefe
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Bana Bir Şiir Yazar Mısın
Mehmet Ali Karaca
Şiir > Aşk ve Romantizm

BANA BİR ŞİİR YAZAR MISIN BANA BİR ŞİİR YAZAR MISIN İÇİNDE BİRAZ BEN OLSUN ÇOKCA SEN OLSUN GÖZLERİN OLSUN İLLAKİ BANA BİR ŞİİR YAZAR MISIN MUTLU İNSANLAR OLSUN KELEBEKLER UÇUŞSUN İÇLERİNDE BİRBİRLERİNİ SEVSİNLER İLLAKİ BANA BİR ŞİİR YAZAR MISIN ÖMRÜMÜN ÖMRÜNE YAZILDIĞI GÖNLÜNDE BENDEN BAŞKASININ OLMADIĞI AMA AŞK OLSUN İÇİNDE İLLAKİ

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe
361 
 El Kavgaları 03  (Bayram Kaya)

Çelişki şuydu. Yeni olanı eskiye göre anlıyordunuz. Bu durum yeni olanı, eski bilinene göre tarif eden anlama oluşuyla doğru bir süreç iken; eski olan yeni olanın kontur ve boyutlarıyla bire bir örtüşemez. Kişi yeni olanı eskiye göre, kırpar. Yeni üzerinde, eskiye göre olan kırpmalar nedeniyle yeni olan eski olana göre olur. Ve yeni olan eski olana göre anlaşılmaz da olur
362 
 Kesim Bölgesi 2  (Bayram Kaya)

Kesim yerleri, kendi içindeki eylemleri sıfıra yakın değerlerde durdurmakla birlikte bu yerler tehditten arıtılan güvenli yer olukla ortaya çıkmış, bir boşluk devinim alanıydı. Kesim yerlerinin bu yeni beliren ikinci anlamı da, tapınak işleviydi. Kesim alanı gruplar arası eylemsiz alan olmak yerine, yine aynı güveni vermek kaydıyla önce uzaktan; sonra da yüz yüze temaslarla olmanın eylemlerini başlatan alan olmuştu.
363 
 Tarihi Kulluk Sözleşmesi 3  (Bayram Kaya)

Bu nesnel ve yasal yere oturan; buraya oturmakla eski inşa oluşun nesnel alan etkisini doğrudan kazanır. Yani doğan görünümlü şahin olur. Şahin buraya oturmakla üzerine konduğu ağacın alan etkili devinmesini de kazanmak gibi yeni bir devinim görünümü kazanır. Kazandığı bu devinim etkisiyle buraya oturan şey ön ittifaklı nesnel oluşa göre davranmanın iradesini de kullanan bir meşruiyet olur.
364 
 Tarihi Kulluk Sözleşmesi 5  (Bayram Kaya)

Kısaca yeryüzü söylemi ancak El muktediri sentezle köleci sahipliğin kendisinden çevresine doğru olan sahipliği genişletmesiyle orta çağa doğru gelmeden yerküre sahipliği söylemine dönüşür. Mal mülk sahipliğinin yeryüzüne doğru yayıldığı imparatorluklar aşamasında oluşmakla yeryüzü ve âlem söylemi ancak ve ancak bu dönemin söylemidir. Bu nedenle o ilk El oluşmalı dönemlerdeki söylemde yeryüzü geçemez. Geçerse de şimdiki yeryüzü (âlem) söylemi anlamına olamaz.
365 
 Tarihi Kulluk Sözleşmesi 7  (Bayram Kaya)

Bu nedenle yunan düşünce dünyası olan klasik felsefe Arapçaya çevrilip Arap coğrafyalı tevhit içinde muazzam bir düşünce patlamalarına neden oldu. Karşısına da bir fikir özgürlüğü sanılan, günümüzün ikinci cumhuriyetçileri gibi Gazali yobazlığı dikildi. Gazali bir sürecin zirvesidir. Hasan Sabbah ta öyle.
366 
 Hıl Hıl Fudul  (Bayram Kaya)

Bıraktım “Bir gün kendinizi Savcı karşısında görürseniz şaşmayın” demeyi Kıl oldum abi “Ankara’dan İstanbul’a yürümeniz Bizim size bir lütfumuzdur” diyordu
367 
 El Kavgaları 16  (Bayram Kaya)

İnsan miladi 1789 yılına gelene kadar bir daha insan olamayacaktı. İnsan, El ile birlikte; inşacı ve sentezci olan toplumsa kolektifin gücünü El’e kaptırmıştı. El’e kaptırılanla; insan olma özgürlüğünü de yitirmişti.
368 
 Adalet Mülkün Temelidir 1  (Bayram Kaya)

El bize, sahibi olduğu mülkü sayesinde, takdir ve kader kavramlarıyla üzerimize öğrenilmiş çaresizliği enjekte eder. Bununla kalmaz insanın emeğine, insan bilincine yabancılaşması üzerindeki kaybettirme korkusu olan rızk, nasip kavramıyla üzerimize-üzerimize gelir. Yani El sistemi hep bizim kaybetmemiz üzerine sarmalayışı inşa etmekle; adaleti de buna göre inşa eder. Şu halde El’in adaleti bize kaybetme korkularımızı öğrenmemizdir.
369 
 Çocuklukta Karakterin Şekillenmesi - 3 -  (Cemal Zöngür)

Bir çocuğun sağlıklı, akıllı, zeki ve kendine öz güveni olacak şekilde karakter kazanması, önce anne ve babanın küçük çaplı da olsa, maddi güvencesinin olması her şeyden önce gelmektedir. İkinci büyük güvence ise, devletin eğitim ve yönetim yapısının adaletli olmasıdır.
370 
 El Kavgaları 17  (Bayram Kaya)

Bu El kavgalarının kimi, El’in El’e üstünlüğü olan kavgalardı. Sentezci yapı içinde hangi El’den yana olacaklarını bilememenin; hangi El’i destekleyeceklerini bilememenin sonucu sonrasında olup biten durumlar sanıyorlardı. Böylece çoğu Tüm süreci, El kavgalarıyla açıklıyorlardı.
371 
 El Kavgaları 08  (Bayram Kaya)

Ganimetten pay alanlar içinde, senteze giren El’ler de olmakla; ganimetten pay verme işi bu küçük El’lere bir iltimastı da. Yine ganimetten pay yeni köleler karşısında kendi kölelerinin gösterdiği yararlılık olmakla azam olan El’in kendi kölelerine de takdimeydi.
372 
 El Kavgaları 14  (Bayram Kaya)

Süreç kendi niş alanlı boşluk devinmelerini ortaya koyuyordu. El bu tür lümpenlere; El adamları, El'in dostları diyordu. Bunlar rahip olmakla; El'in, din adamlarıydı.
373 
 El Kavgaları 05  (Bayram Kaya)

Eski içinde yeni olanla örtüşen deyince okurun kafası karışabilir. Aslında çok nettir. Ortak olan üretim ve paylaşım hareketinin zıddı; ortak olmayan üretim ve paylaşımdır. İlahi dönem içinde ortak üretim ve ortak paylaşım var olan süreçtir. Zıddıyla da süreçle örtüşmeyendir. Bu da çok büyük sonuçların doğurup yansıması olmakla, yeni bir girişmenin inşasıdır. İşte bunlar Yeni olan El'den eski olan (ilaha) geçişme yapacak fark düşüncelerin, eski içinde yansıma geçişmeleri olacaktı. El’in ilahla olan kavgası olacaktı.
374 
 Türk ve Müslüman Aydın İle, Batılı Aydın Arasındaki Fark :  (Cemal Zöngür)

Aydınlar toplumların beyni, bilinci, gözü, kulağı ve dili demektir. Nasıl ki bir toplumun sağlıklı ve temiz yaşaması, o toplumun içerisinden çıkan Doktorların bilgi ve hizmet anlayışına bağlıysa, insanların doğu ve bilinçli yaşaması da, gerçek Aydınların varlığına bağlıdır.
375 
 El Kavgaları 06  (Bayram Kaya)

Özetleyelim. Siz bencil oluşla eylemlisiniz. Eyleminiz de kendi dışınızda çok büyük zorluklarla baş başadır. Siz bencillikle doğadaki sağlama yaptığınız şeylerle; kendi eylemleriniz arasına bu zorluklar nedeniyle; biz olan boşluk devinmesini; sonra da üreten ilişkilerinizi oluşmakla, alan salınımı üzerine inşasınız.
376 
 El Kavgaları 12  (Bayram Kaya)

El kendisinin ortaya çıkmasından epey bir sonra; yeryüzü sahibi olması sırasında hatırlamakla; insan demeyi ara sıra anacaktı. İnsanı ön ittifaklı dönemdeki anlama benzerlikle kullanacaktı. Sanki insanın emek gücüne; bu benim diyen kendisi değilmiş gibi insanı nankör oluşla itham edip suçlayıcı olacaktı.
377 
 Ergenlikte Karakterin Savrularak Yön Bulması - 4 -  (Cemal Zöngür)

Sosyolojik olarak her devlet sistemi toplumun beyni, aklı, düşüncesi, ahlakı ve vicdanı demektir. Nasıl ki bir insanı, insan yapan en büyük özelliği kafasının içerisindeki “Beyin Hücrelerinin” gelişim, hareket ve eğitilme şekline bağlıysa; birey ve toplumu ortak insani ölçülerde yaşatan sistem de, devletin idari ve siyasi yönetim organı, o toplumun ortak beyin hücreleri demektir.
378 
 El Kavgaları 11  (Bayram Kaya)

Böylesi bir iddia sahibinin zelilliği sineği de vücuda getiremez olması demekti. Ki bu nedenle bu iddia sahibine de deli denişle gülünüp geçilirdi. Çünkü o günkü kişilerimiz El kavramını da kendisi varlığı ve yokluğuyla biliyordu. Değilse El’i evreni yaratmasıyla bilmiyordular. Kişi, El olanı kendi gibi duygu ve düşüncesiyle; kendisi gibi mal mülk sahibi olup olmamasının gereksinilmişi olmakla görüp tanıyordu
379 
 Tarihi Kulluk Sözleşmesi 14  (Bayram Kaya)

Doğada tüm süreçler tekil oluşla (yalıtımla) yola çıkıp tekil oluyordu. Çoğul oluşla yola çıkıp sentez ile tekil oluyordu. Bunlar birbirini doğuran, birbirine dönüşen; yansıma süreçler kesikli sürekliliği olmakla sürekliliktirler.
380 
 El Kavgaları 09  (Bayram Kaya)

Tagut söylemi El söylemidir. El’in kendisi gibi takdir ede olmamasının kavgasıdır. El’in tek takdir içinde olma kavgasının varyant görünümleridir. El’in, Ellerle olan kavga söylemidir. Tagut sözünde El’in, El ile olan kavga söylemi olması kadardan daha fazlası da vardı. Bu fazlalık içinde kulların da kendilerini El gibi görmelerini söylemeleri vardı. Hem cins olmakla kendisine benzeyen El’ler; mal-mülk sahipli irade ve davranış olmakla El, kul olanların kendisine benzemiyordu.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Sistem 13
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 13
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 12
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 10
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Tarih Yazma 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 9
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 8
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 7
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 6
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 5
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Avraham 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 4
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 3
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 2
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sahiplik 15
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sahiplik 14
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sahiplik 13
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sahiplik 12
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © , 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.