..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bir ülke bağımsız olmadan, bağımsızlık da erdem olmadan ayakta duramaz. -Rousseau
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Felsefe
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Sahilin Sevimli, Kızı
Behçet Bilgiç
Şiir > Aşk ve Romantizm

Sapladın okunu, şu sol yanıma Başladı gönlümde, derin bir sızı Can suyu oldun sen, inan canıma Sen sahilin asi,l sevimli kızı Kapatmıştım çoktan, gönül kapımı Bak kırıp geçtin, kapanmaz artık Bozulmazım derken, bozdun çapımı Paramparça kalbim, bak dökük yırtık Son baharım derken, sen çıkıverdin İlk baharım olup, girdin kalbime Yanan alev gibi, bak yakıverdin Perişan eyledin, bak şu halime Güller karanfiller, güzeldir amma İzmir

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe
541 
 Evrim ve İnsan, Teoloji ve İnsan  (Cemal Zöngür)

Evrim düşüncesi, insan olmadan hiçbir varlığın anlam kazanmayacağı gerçeğinden hareketle insan, doğa ve tüm varlıkları nesnellik çerçevesinde ele alıp inceleyen bilimsel objektif düşünce biçimidir.
542 
 Sahiplik 13  (Bayram Kaya)

Yalıtım büyüdükçe yalıtması gereken enerji ihtiyacı artar. Enerji ihtiyacı arttıkça da girdi enerji büyür. Bu bir kısır döngüdür. Kısır döngüler tekdüze bir kesikli sürekli oluşla davranır. Birbirine bağıntılı uyum süreçleri ortaya koymaktan ve organizeni bir düzenli yapılar oluşmaktan hep yavaş kalır. Bozulana karşı düzeni sağlamakta yavaş kalma eylemi kaosu artıracağından, kısır döngüler pek gelişemez.
543 
 Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 1  (Bayram Kaya)

Hâlbuki ki tarihin hiçbir döneminde biat kavramı sosyo toplumun inşa temeli olmamıştır. Ve köleci sistem ortaya çıkana kadar da biat kavramı yoktur. Biat, üretim yapan gücün kendisini boyun eğmeğe zorlayan zorba güce boyun eğip, emperyalist bir güce teslim olmasıydı.
544 
 Tarihi Olan İlahi Adalet 6  (Bayram Kaya)

Şimdi insanın nasıl köle olduğunun cevabını verelim. El’in “rızkı ben takdir ettim. Takdirde kiminize bol bol pay vardır. Kiminize paydan hiç kısmet yoktur” demişti. Böyle demekle kısmetsizleri kısmeti olanlara köle eden kendisi değilmiş gibi kendindeki suçu bir başka yere transfer edip sıçratıyordu.
545 
 Sistem 10  (Bayram Kaya)

Gel titreşimli salınım üzerinde parçalanmakla git gele veya çekme itme ikili zıt karakterlere dönüşür. Böylece bambaşka bir var oluşun dünyasına adım atılır. Hiçbir oluşum hali ile geri bağlanımını oluşan tekillikteki tekilliğin temasını bulamayan oluşmalar, gelip geçici denge içinde olsalar da hep istikrarsız olmakla bu çelişkileri içinde dinamiktirler.
546 
 Sistem 9  (Bayram Kaya)

Yani parçalı oluş, bütün dediğimiz tekilliğin temasından kopan durumun eksiğini zıddıyla tamamlayan imgenin yapısalcı anlamla okunuşuydu. Bu parça ve her bir parça kendisini eksikli yapı ile çağırıyordu. Geri bağlanım tekillikteki temaya ait bilgi ile doluluk kadar patlamasıyla birlikte temaya ait eksikliğin kendisini çağrışmasını taşıyan boşluk yük yapısını da taşıyordu. Evrenimiz içindeki parçalar hem tekilliğe ait tema eksikliğini taşıyordu. Hem kendi evrenimiz içinde evrenimizde parçalanan saf enerjideki bütünlükten yoksun oluşun eksiliğini taşıyordu.
547 
 Groteski İlikten El'e Kadar Olan Aitlik 1  (Bayram Kaya)

El mana anlayışı; kolektif üreten ilişki çevrimi içinde, bu çevrimi "mülk sahibi olana biat etme imanı üzerinde sahiplerin paylaştırma yapmasına razı olmaktı (tevekküldü). Üreten yapı üzerinde kimi bencil bilincin, yeniden aitlik bilinciydi. Kolektif üretmenin tarih bilinci olmasa, El anlayışı ortaya konamazdı.
548 
 Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 10  (Bayram Kaya)

Genelde bir hayat türü çalışma, üretmeyi köleleştiren asalak olmak dışında, kendi kendisinin asalağı olmamaktadır. Bir hayat olan insan da kendi yeteneği kadar payla toplumun kendisi ve toplumun inşacısıdır. İnsan, insan olmanın tarih bilinciyle, inşa bilinciyle asalak olabilse de ahlaken (mana en) toplumun asalağı olmamalıdır.
549 
 Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 19  (Bayram Kaya)

“Kullarım” diyen Osmanlı padişahı da bir köle sahibi olan ya “seyitti”. Ya efendi ya sahibim” demekti. Egemen güç, ne zaman bir uyuşturan ortama; kitleleri biat yönünde senkronize eden bir söylemlere gerek duyduysa lümpenler (hiçbir değişilen emek değeri üretmeyen büyücüler, medyumlar, fal bakıcıları, kader kısmet çiler, hırsızlar, mafya ve çoğu din adamları) hemen orada boy vermiştiler.
550 
 Elde Var Bir ve Bir Elde 3  (Bayram Kaya)

Osmanlının yakasını kaptırdığı egemenlik, galata bankerleri de denen para sahipliği; buydu. Egemenlikte buydu. Osmanlı borç batağı altında siyaseten kontrol ediliyordu. Günümüzdeki Sarraf hikayesi bununla bire bir benzeşir gibidir.
551 
 Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 7  (Bayram Kaya)

El manalı inşa sistemi içinde toplum kolektif olarak üretimini yapar. Kolektif olarak üreten toplum bu kes de üreten yetenek ve ihtiyacına göre pay alamaz. Üretenlerin üreten yetenek ve ihtiyacına göre pay alamamasıyla sistem El manalı anlayış içine sıçrar. Çalışanların payı, ölmeyip te yarın yeniden çalışacak durumda olabilmenin en az beslenmesi içinde olur. Bu nedenle kölenin payı zorunlu bir en az sahiplik koşulu içinde aldığı rızk, boğaz tokluğu veya yarı aç yarı tok durumdur.
552 
 Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 12  (Bayram Kaya)

Bizzat Yehova diyordu ki; "siz ki Yahova'yı kendinize Elohim seçtiniz; O da sizi dünyanın bütün diğer kavimlerinden ayırıp, kendisine sizi kendi kavmi seçti."
553 
 Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 4  (Bayram Kaya)

Açlığı beliren kişinin tokluğu yok olur (kaybolur). Tok olan kişi de açlığı hissetmez. Yani tok kişinin de açlığı yoktur. Çelişki şu; beliren açlık karşısında tokluk belirimi oluşamaz. Açlık tokluğun; tokluk ta açlığın üzerine bir eğimdir. Ve açlık tokluğun; tokluk ta açlığın üzerine bir akış olmanın baskı ve basıncıdırlar.
554 
 Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 6  (Bayram Kaya)

Köleci yapı ile insan vahşete düşmüştü. Erdemliler erdemsizler bir tarafa çekilmiş; ahlaksızlık gemi azıya almıştı. Düşene bakan yoktu. Kulaklar çığlıklara kapanmıştı. Olup biten karşısındaki baskı ve yılgılar içindeki insanda ağızları bıçak açmıyordu. Tedirginlikte hiç hız kesmiyordu. Bu ahval üzerine insanlar iman üzerinde ahlaka çağrılıyordu.
555 
 Avraham 1  (Bayram Kaya)

Abram ya da Avram adı (olası ki Aramdı-Aramiydi); Abraham ya da Avraham olmakla kolektif inşadan kopup biçimlenen yeni ve inanıcı, imanı olan monarşin yapı inşası olan El'e dek statüyle söylenip anlam edildi.
556 
 Sahiplik 3  (Bayram Kaya)

Siz de gözünüzdeki gözbağı olan illüzyon nedenle üretim hareketi içindeki kolektif ligi hiç göremezsiniz. Gördüğünüzü de açıklama söyleme bilincinde olamamakla hiçbir anlam veremezsiniz. Bu nedenle olup bitene sırf cahilce öğreti ile "Allah razı olsun" demekten başka amentü gücünüz yoktur. Bu da sizi sömürenleri kutsamaktır.
557 
 Tarihi Olan İlahi Adalet 8  (Bayram Kaya)

Deredeki akar su kesikli ve sürekli olması ile ancak vardır. Kesikli durumlar: 1- Kaynak suyu. 2-Kaynak sularının birleşip derede akması. 3-Derde akan suyun buharlaşması. 4-Buharlaşan suyun yağış olarak geri yeryüzüne dönmesi. 5-Yağışların toprak tarafından emilip, yeniden kaynak suyu olarak yer altında birikip bir artezyen ile yer yüzüne kaynak suyu olarak çıkmasıyla. 6-Kaynaktan çıkan suyun derede akışına devam etmesi ile bir çevrimdi. Otomatik süreçti. Kendi kendisine başlayan kendi kendisine duran süreçti.
558 
 Tarihi Olan İlahi Adalet 7  (Bayram Kaya)

İşte Mustafa Kemal Atatürk, inşada âtıl kalan enerjiyi kendi alanı içinde dönüt yapacağı bir alanlarla sınırladı. Yalıtıma etti. Fetih üzerine, ganimet üzerine, kapitülasyonlar üzerine olmayan; köleliği yücelten söylemle değil, emeği efendi yapan üreten bir bilimsel ilişkili enerji dönüşümlü enerji üreten enerji santrallerini (kurumları) geri beslenim ile inşa ve organize etmiştir.
559 
 Sistem 5  (Bayram Kaya)

Mülk bir kez sizin olduktan sonra, beslenme yapacak olan mülksüzler; sizlerdeki çalışma nesneleri ile çalışmak için sizin sahipliğinizde olan mülke, araç gerece ve depo enerjiye yönelmekle iradenizden emir almaya gelecektiler. Bu hayal ve vaat ile köle siz olmadıkça, bir başkasının mülksüz olması nedenle kişilerin sizde iş, çalışma ve emir almasıyla köle olmasında hiçbir sakınca görmeyecektiniz!
560 
 Tarihi Olan İlahi Adalet 4  (Bayram Kaya)

Mülk sahibinin size lütfedip karnınızı doyurması için (ücret- maaş- taşeronluk, sözleşmeli ücret vs.) vermesi inayettir. Himmettir. Azamettir. Ali cenaplınla "veli nimet" oluştur! Buna karşın size gözünüzü toprak doyursun. Nankör olmayın deniyordu. İşte El anlayışlı anlı şanlı adalet ve meşruiyet budur. Sürece yabancılaşma nerelere gelmişti.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Sistem 13
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 13
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 12
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 10
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Tarih Yazma 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 9
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 8
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 7
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 6
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 5
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Avraham 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 4
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 3
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 2
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sistem 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sahiplik 15
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Sahiplik 14
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © , 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.