Yazarlık Bir Direniştir: Serenay Özkan ile Edebiyatın Kıyısında (Mervenur Çakır)
Yazarlık Bir Direniştir: Serenay Özkan ile Edebiyatın Kıyısında (Mervenur Çakır)
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Yazarlık Bir Direniştir: Serenay Özkan ile Edebiyatın Kıyısında (Mervenur Çakır)
Dedik ya! Bir kere yabancı sermayeye yabancı olduğunu hissettirmeyeceksiniz ... Hiç yabancılık çekmemeli yurdumuzda... Hemen şiş kebap ve rakıyı koyun önüne... Ara sıra Maraş Dondurması yalatmaya götürün, ama dondurmacıyı mutlaka önceden ikaz edin de herkese, bilhassa da bebelere elinde ki aletle yaptığı numaraları yapmasın, aldığım bilgilere göre sırf
Arif Zeren, derneğin amacının Türk Kültürünü tanıtmak, yaymak ve yaşatmak olduğunu, Ülkemizde yaşayan insanlar arasındaki ayrımcılığı ortadan kaldırmak olduğunu belirtti.
Şoförün hemen yanında ki koltuğa ilişir iseniz de şoför ile sohbet etme imkanınız olacaktır haliyle... Havadan, sudan, dereden, tepeden konuşsanız da çok da fazla lafa tutmayın ki şoför beyin de dikkati dağılmasın, sonrasında da kaza yapmasın...
Yaşlı bilge kırlaşmış top şeklinde kesilmiş sakalını sıvazlamış; bir süre kendisini dinlemek için toplanmış kalabalığı gözleriyle süzmüş. Anlatacağı çok öyküleri, bir yaşama sığamayacak dolu dolu anılarını kısa sürede nasıl anlatsın ki?
Anneler babalar dua ederler çocukların illaki... Zor durumlarında gölge olurlar her türlü desteği de ellerinden geldiğince vermeye çalışırlar, ancaaak siz de eğer ki hayırlı bir evlatsanız eğer, yok annenize babanıza eziyet ediyorsanız eğer ki bir beddua etseler hayatınız kayar. Onların duaları da bedduaları da çok etkilidir, bilirseniz eğer...
Prof Dr Necati Demir, öğrencilere Atatürk’ün “Türk genci atasını tanıdıkça daha önemli işler yapacaktır” deyişini hatırlatarak kendimizi tanımadığımızı, bu nedenle dünyanın da bizi tanımadığını belirtti. Eğitimimizin daha ziyade medyatik olduğunu, Türk Kültürünü yeteri kadar tanımadığımızı söyledi.
Gündem Yoğun, Almanyada Muki̇m Gazeteci̇ Ve Araştirmaci Yazar-anali̇st Sayin Muhammed Can İle Gündemdeki̇ Önemli̇ Konulari Ekvatorhaber.com İçi̇n Konuştuk.
Trabzon’da ‘basın’ deyince akla gelen ilk isimlerden biridir Nevzat Yılmaz… Çünkü o, Trabzon’un en eski gazetecilerinden biridir. O, çocukluğundan beri gönlünü gazeteciliğe vermiştir. Ortahisar’daki küçük matbaasında büyük işler yapan bir dost simadır O…
İlahi dinlerin ortak kabülü , insanlığın ilk atası ADEM.. Evrimleşen insanın yolculuğuna dair.
Darwin düşüncede ki evrimden biraz farklı olarak bir bakış açısı benimkisi. Bir varsayım. Yanılgı da sözkonusu olabilir. Düşünmemi sağlayan bir olgu.
“Hadisene Seval. İlerle. Arkada upuzun bir kuyruk senin ilerlemeni bekliyor”. Ne mümkün. Nabucco heykellerine aşık olmuş fani olarak yüreğimden vurulup kalmışım oracıkta. Nutkum tutulmuş. Ağzım hala iki karış açık heykellere bakıyorum. İlk defa orada bir opera dekorunun “sahneyi süslemekten” öte başka bir şey olduğunu hissettim. Evet, sahne sanatları
XXI. Uluslararası Kıbatek Edebiyat Sempozyumu/ Edebiyatta Sonbahar
Düzce’ye ilk defa bir konferans vermek için gittim.
Üniversiteden sınıf arkadaşım olan Türk Dili Ve Edebiyatı Öğretmeni arkadaşım Müzeyyen Bayrı Özcan beni davet etti
Özdemir Nutku – Bir gün anneannem bana, “sen tiyatro nedir biliyor musun?” diye sordu. Hayır, bilmiyorum deyince, işte bu hikayelerde anlatılanlar insanlar tarafından canlandırılıyor dedi. Peki, görmek ister misin deyince tabii, görmek isterim dedim. Biz o zamanlar taaa, Kadıköy Acıbadem’de oturuyorduk. Oradan bir arabaya biniyor, Haydarpaşa iskelesine gidiyorduk.
Vicdanı olan bir yabancıyı, vicdanı olmayan bin akrabaya tercih ederim ... Atakan Korkmaz
Nasılsın canım?
-Berbat!
-Aa, neden berbatsın?
-İflas ettim...
-Çok kötü!..Üzüldüm...
Ne mutlu tatil yapabilene. İnsan, sihirli bir elin yardımıyla bütün sorunlarını unutuyor. Bazı önemli sandığım hastalıklarım da bıçakla kesilmiş gibi geçiverdi. Hastalıklarımın büyük ölçüde psikosomatik olduğunu anlayınca rahatladım. Darısı başınıza !
Kazık kadar olmasam bende soluğu sahnede alacak, insanın aklını çelen şu kuklaları doyasıya mıncıklayacağım ama nerede…İnsan, yaşını başını alınca maalesef yetişkinliğin getirdiği sorumluluklardan olsa gerek ancak poposunu kırıp oturmakla yetiniyor. Gözlerim beni çocukluğumdan kavrayan kuklalarda, kulağım Keloğlanda, suratımda ay dede gülüşüyle, İzmir Sanat’ın koltuklarına yayıldıkça yayılıyorum.