Gündem Özel - 1 (Başkanlık Sistemi ve Kürtler
Gündem Yoğun, Almanyada Muki̇m Gazeteci̇ Ve Araştirmaci Yazar-anali̇st Sayin Muhammed Can İle Gündemdeki̇ Önemli̇ Konulari Ekvatorhaber.com İçi̇n Konuştuk.
"İnsan gördüğü şeyleri şiirle yeniden kurar. — Jorge Luis Borges"
"İnsan gördüğü şeyleri şiirle yeniden kurar. — Jorge Luis Borges"
Gündem Yoğun, Almanyada Muki̇m Gazeteci̇ Ve Araştirmaci Yazar-anali̇st Sayin Muhammed Can İle Gündemdeki̇ Önemli̇ Konulari Ekvatorhaber.com İçi̇n Konuştuk.
Baktım sevimli bir tekir kedi de kelebekler ile oynama ve onları yakalama telaşı içinde zevkten dört köşe olmuş. Sıçrıyor, hopluyor, zıplıyor kimisine patileri değiyor kimisine değmiyor ve kedicik mutluluktan dört köşe. Kanatlarına bakıyorum hayranlıkla kimisi sarı beyaz, kimisi mavi beyaz, kimisi lacivert kırmızı adeta bir renk cümbüşü. Onları
Trabzon’da ‘basın’ deyince akla gelen ilk isimlerden biridir Nevzat Yılmaz… Çünkü o, Trabzon’un en eski gazetecilerinden biridir. O, çocukluğundan beri gönlünü gazeteciliğe vermiştir. Ortahisar’daki küçük matbaasında büyük işler yapan bir dost simadır O…
Bir İngiliz Sicimi vardır bilirsiniz. Asılırsan bile İngiliz sicimi ile asıl. diye de beylik bir veciz söz vardır. İp, İngiliz ipi ise onun ucunu bile kaçırmamak lazım. Ha şöyle de bir durum var, İpin ucu ...uşt un elinde ise, o zaman kaçırabilirsiniz ipin ucunu, o ..uştlar da ipin
Ne mutlu tatil yapabilene. İnsan, sihirli bir elin yardımıyla bütün sorunlarını unutuyor. Bazı önemli sandığım hastalıklarım da bıçakla kesilmiş gibi geçiverdi. Hastalıklarımın büyük ölçüde psikosomatik olduğunu anlayınca rahatladım. Darısı başınıza !
Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü... Yine bir çok yerde bir çok konuşmacı, günün anlam ve önemine binaen övgü dolu sözlerle kadınları, kadınlarımızı yüceltmeye çalışacaklar... Toplumda başarı kazanmış bir kaç kadına ödüller verecekler... Bir sonra ki gün, 9 Mart günü ve sonraki günlerde gazetelere bir bakacaksınız bir kadın
“Hadisene Seval. İlerle. Arkada upuzun bir kuyruk senin ilerlemeni bekliyor”. Ne mümkün. Nabucco heykellerine aşık olmuş fani olarak yüreğimden vurulup kalmışım oracıkta. Nutkum tutulmuş. Ağzım hala iki karış açık heykellere bakıyorum. İlk defa orada bir opera dekorunun “sahneyi süslemekten” öte başka bir şey olduğunu hissettim. Evet, sahne sanatları
Vicdanı olan bir yabancıyı, vicdanı olmayan bin akrabaya tercih ederim ... Atakan Korkmaz
Şimdi Noel Baba olarak resmedilen kişiyi bir gözünüzde canlandırın. Uzun kaftanı, ayağında çizmesi ve başında börkü olan Noel Baba’nın üzerindeki hangi giysinin Avrupa ile ilgisi vardır. Kaftan, Börk ve Çizmenin Batı kültüründe ne işi var? O dönemlerde Avrupa erkekleri etekli elbise giyiyordu. Ayaklarında ise sandalet vardı. Pantolon da
İlahi dinlerin ortak kabülü , insanlığın ilk atası ADEM.. Evrimleşen insanın yolculuğuna dair.
Darwin düşüncede ki evrimden biraz farklı olarak bir bakış açısı benimkisi. Bir varsayım. Yanılgı da sözkonusu olabilir. Düşünmemi sağlayan bir olgu.
Cuma akşamı Kıbatek Vakfı Salonunda, Kıbatek tarafından düzenlenen “Edebiyat Sohbetleri”ne katıldım.
Konuşmacı, üniversiteden hocam olan Sayın Prof. Dr Şerif Aktaş idi.
XXI. Uluslararası Kıbatek Edebiyat Sempozyumu/ Edebiyatta Sonbahar
Düzce’ye ilk defa bir konferans vermek için gittim.
Üniversiteden sınıf arkadaşım olan Türk Dili Ve Edebiyatı Öğretmeni arkadaşım Müzeyyen Bayrı Özcan beni davet etti
Nasılsın canım?
-Berbat!
-Aa, neden berbatsın?
-İflas ettim...
-Çok kötü!..Üzüldüm...
İyilik ve kötülük. Siyah ve beyaz. Olumlu ve olumsuz. Sevinç ve keder. Dünya bu zıt kavramlar arasında bir yerde duruyor. Tıpkı “Geceler ve Gündüzler” de olduğu gibi. Hayat, bu iki zıt uçlar arasındaki savrulmaların bileşkesi. Böyle olunca kıssadan hisse ortaya “Geceler ve Gündüzler” çıkıyor. Bir an mutluluk, sonrasında
İnsanı ne mutsuz eder?.. Ne çok neden var saymaya kalksakİnsanı ne mutlu eder ?sorusunun cevabı ise göreceli. Kişiden kişiye değişir mutluluğun tarifi. Bu nedenle mutluluğun resmini çizmek çok zor belki deBeklentilerimiz farklı.
Milli Bütünlüğümüzle Varız!
01 Adana İl Kültür ve Turizm Müdür Sabri TARİ İle Röportaj
Kazık kadar olmasam bende soluğu sahnede alacak, insanın aklını çelen şu kuklaları doyasıya mıncıklayacağım ama nerede…İnsan, yaşını başını alınca maalesef yetişkinliğin getirdiği sorumluluklardan olsa gerek ancak poposunu kırıp oturmakla yetiniyor. Gözlerim beni çocukluğumdan kavrayan kuklalarda, kulağım Keloğlanda, suratımda ay dede gülüşüyle, İzmir Sanat’ın koltuklarına yayıldıkça yayılıyorum.
Anadolu Kültürünü ve Geleneklerini Bünyesinde Barındıran Sıcak İnsanların Kentidir. Dedi.