"Yazarın hayatı, kelimelerin kölesi olmaktır; en azından, bir sonraki cümleyi bulana dek." – Ursula K. Le Guin"

İnceleme > Söyleşi

karamsar

"Beni Ben mi Delirttim?" : Ferhan Şensoy

‘Askerlik saçma bir şeydir. Hiçbir genç kızın başına gelmez. Örneğin Leyla’nın hiç askerlik sorunu olmamıştır. Niçin askerde karavanayı sürekli Kelami taşıyor? Kelami olmasa Türk Silahlı Kuvvetlerinin durumu ne olacak? Leyla sevgilim.’

olumlu

. Ayşenur Yazıcı ile Şiir Üzerine Söyleşi

M. Altan: Samimiyetiniz, manevi güzelliğinizin içindeki onurlu duruşunuz, şiir adına verdiğiniz emek dolu çalışmalar size ulaşmam için en güzel ayrıntılardı... Sayın Ayşenur Yazıcı çok çok teşekkür ederim verdiğiniz emek zaman ve paylaşım için…

olumlu

Diplomayı Tanınır Kılmak

Uzun vadeli beklentiler ise Kuzey Afrikadan sonra Sahra Altı devletlerinde de faaliyet göstermek ayrıca Latin Amerika, Hindistan hatta ASEAN ülkelerinde piyasaya girebilmek şeklinde görülmektedir.

olumlu

Helios : Güneşe Adanan Sokak Tiyatrosu

Efsaneye göre, başlangıçta güneş kaostan yaratılmış olan bir yumurtadan doğar. Bu yumurtadan çıkan Helios bütün parlaklığı ile gökyüzünde yükselir, bütün bir günü gökyüzünde geçirdikten sonra tekrar yumurtasına geri dönerek batar. Helios doğuş ve batış arasındaki bir günlük süreci efsanelerde geçen ritüeller yardımıyla anlatır. Güneşin batışı da doğuşu gibi

olumlu

Köprübaşılı Hayırsever İşadamı: Abdullah Kanca

Halk tarafından “üç günlük dünya” olarak ifade edilen yaşadığımız bu âlemde sınırlı bir ömre sahibiz. Sayılı günlerimizi artırmak elimizde değil. Fakat adımızı yaşatmak ve kalıcı kılmak elimizdedir. Geride ne kadar eser bırakırsanız, adınız o kadar hafızlara kazınır. Mevlana’nın dediği gibi “Kamil odur ki; koya dünyada bir eser, /

üzgün

Sevgi İsterse Herşeyi Yener... Yeterki Sevelim.

eşimi hastanede bırakamadık, hem ölenlerden hemde oradaki hasta yaklaşımları çok fenaydı..üç kez hayata gidip geldi..kanser ilaçları zor ilaçlardı..
ve biz doktor la görüşerek eve gelmek istedik ve ona moral kazandırdık..
yoksa doktorlar yaşamaz, sayılı

olumlu

Yönetmen Hasan Karcı ile Söyleşi

"...Belki oturduğunuz yerden dünyayı sarsacak bir müzik eseri besteleyebilir, bir akım açacak resim yapabilir ya da nobel alacak kitap yazabilirsiniz ama sinema yapamazsınız...."

olumlu

Ressam Mehmet Başbuğ ile Söyleşi

İ Resimlerimde Anadolu insanının çilesini, derdini, umudunu, beklentisini gündelik yaşam içinde anlatmaya çalışıyorum. Tabi ki zaman zaman ele aldığım konular benim yaşadığım çevreden halk yaşantıları olduğu için anıları gözümde tekrar yaşama imkanı buluyorum.”

olumsuz

Yelda Karataş ile Şiir Üzerine Söyleşi

M. Altan: Sanat alanında her zaman kötü satıcılar ve kötü alıcılar olacaktır ’ Afşar Timuçin”
Sanat alanında iyi satıcı iyi alıcı nasıl olmalıdır ki kötü olan çoğalımın çizgisini silme gücüne sahip olsun?

üzgün

Söyleşi

Tiyatro Oyuncusu ve Yönetmeni Nurşim Demir ile Yapılmış Bir Söyleşi

olumsuz

Yönetmen Hasan Karcı ile Söyleşi

"2008 yılında Cannes Türk filmlerinin gösterim yılı oldu diyebilirim. O kadar filmin arasından “Üç Maymun”un seçilmesi de önemli idi. Önümüzdeki yıl için yine katılma daveti aldık, eğer film yapabilirsek yine katılırız."

karışık

Söyleşi - Reşat Çalışlar: Şahan Gökbakar'ı Fazıl Say'a Tercih Ederim.

Genç yazar ve internet fenomeni Reşat Çalışlar’ı uzun süredir tanıyorum. Uzun süreden beri entelektüel işlerle meşgul. Yeni Binyıl, Radikal, Habertürk, Milliyet gibi çeşitli gazetelerin çeşitli eklerine, Yapı Kredi Yayınları'nın Kitap dergisi ile Hayvan, Öküz ve Picus dergilerine deneme ve eleştiriler yazdı, yazmaya devam ediyor. Son yıllarda ise basılı

umutlu

Hicran Dergisi

Onur, Yürek, Vefa, Cesaret, İnanç hepsi bu...
Tüm Gönülleri Çepeçevre Kuşatıncaya Dek..

karışık

Hayat Bir Yutturmaca Mıdır? Söyleşi

İnsanlık iflah olmaz bir sefil miydi? Akıl çağının üzerinden geçen üç-dört yüzyıl sonra bile eski tuzağa düşebiliyor insanlık. Yerli yabancı televizyon kanalları bilim ve bilimin temelindeki önemli taşlar, basit, dogmatik yaklaşımlarıyla komik yargılarla insanlara seyrettirebiliyorlar.

olumsuz

Karakaş'ın Kahvesi (1)

Çocukluğumda taş plakta eski bir şarkı dinlerdim ; “ Nisan – Mayıs ayları ... Gevşer gönül yayları “ Güneşin sırtımızı zaman zaman şefkatli bir el gibi okşadığı ılık bir Nisan gününde bombardımana uğramış bir perişanlık içinde olan şehir parkında ne bir kır kahvesi ve ne de bir kuru

Başa Dön