..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Gençliğinde müzik öğrenen, felsefeyi daha iyi anlar. -Platon
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yaşam > Yûşa Irmak




13 Ağustos 2011
Matem ve Ölüm Üzerine…  
Yûşa Irmak
Aslında matemler, alışılmamış ölümlerin süsüdür sevgili okuyucu. Fakat matem ölüye değildir de insanın kendi aczine, kendi yoksulluğuna ağlayışıdır. Yani, bir ölü kendisine matem yakıldığını duyabilse eğer, inanın matemden iğrenirdi belki de. Onun için matem ölünün değil, ölü sahibinin serinliğidir…


:AEFE:
Matem, insanın kendine akıttığı gözyaşı, kendine giydiği kara bir libastır aslında… Ölüm bir derede, bir çayda akan suyun akışkanlığından daha gerçek, yarının geleceğinden de şüphesiz iken, insan alışamaz nedense ölüme! Fakat ölüm, hep şaşırtıcı ve korkutucu olmamış mıdır insanlar için?

Herkes, yerkürenin döndüğü, haftaların yedi gün olduğunu, gelinciklerin hep baharda açtığını düşünür fakat bu noktada ölümü yaşadığını unutur istisnasız. Hep doğarak nefes alan insan dünya ile tanışır ve nihayetinde de ölür sonunda…

Ölüm dediğimiz şey bunca doğalken ve böylesine popülerken, insanın bu duruma alışamaması kafalarda ciddi bir sorun teşkil etmeli aslında. Hâlbuki yedibin yıldır başkalarının ölümüne alışmalı ve alıştırmalı değil miydi küçük kıyamet adl ettiğimiz kendi ölümüne…

Aslında matemler, alışılmamış ölümlerin süsüdür sevgili okuyucu. Fakat matem ölüye değildir de insanın kendi aczine, kendi yoksulluğuna ağlayışıdır. Yani, bir ölü kendisine matem yakıldığını duyabilse eğer, inanın matemden iğrenirdi belki de. Onun için matem ölünün değil, ölü sahibinin serinliğidir…

Evet, ölümün karın ağrıtan, duyguları müthiş incelten, yürekten ve bedenin her zerreatında hıçkırtan esrarının dağıtıcısı konumundaki mateme fantezidir diyebiliriz öyleyse… Ölümün fantezisi maskeli balolar, veda kokteylleri, moral partileri gibi şık ve eğlencelidir…
Tüm matemler, tatlı ve şirin ölümlerin üzerine örtülen acıklı 5 metrelik birer kefendir.

Diyoruz ki insan sen! Silkelen ve şu ölümü bir kere düşün! Ölünün ardından tuttuğun şey, matem olmamalı. Ölüm, bir ders olmalıdır sana. İnsan sen, ölene değil, aslında kendine gözyaşı döktüğünü bil! Zira, ağlanacak olan sensin, sen! Onun için ağlanması gereken ölüm de değil, kendi hayatındır aslında. Çektiğin çile nispetinde ölüm de senin için o derece bir rahatlık ve serinliktir…

Evet, insan ölümü gerçekten düşünmelidir. Öyle sokaktaki tanıdığınıza verdiğiniz samimiyetsiz “selameleyküm hacı” sözü gibi değildir. Oturup iki bacağınızın arasına kafanızı alıp düşünülesi cinsten bir vakadır bu.. Başkalarının ölümüne ağlayan sen, asıl kendi ölümüne ağladığını bil, öleceğin zaman da gülmesini bil...




http://twitter.com/yusairmak
https://www.facebook.com/yusairmak
yusairmak@hotmail.com



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yaşam kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kahveye Kaside
Kör Karanlıklar İçinde Terennüm
Kafayı Gerçekten Bulmak
Kafayı Bulduk! Sıra Cesarette!
Modern Kızların Gönül Oyunu…
Kadın
Geçmişe Özlem...
Herkesin Ağzında Sakız Olan O Kelime :
Yaşamak ve Onu Anlamak…
Hayat Çizgilerimiz

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Şehir Ağlıyordu, Sen Ağlıyordun, Ben Ağlıyordum
Mekke Gönlüm, Medine Gözlüm!
Kendimle Konuşmalar
Yarınlar İçin
Dilencinin Dilenciye Dilendiği Şehirden Selam Ola…
Sevgi Nesin Sen?
Sevgin Yüreğimde Mihenk Taşı
Gökyüzü Gözlüm
Tahayyül Mülküm
Hayat Hikayesi

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Şairler İlhamsız Ölür Efendim [Şiir]
Yüreğin Beni Bulsun [Şiir]
İnanmaktır Yaşamak [Şiir]
Yakarış [Şiir]
Susup Kendime Sakladığım… [Şiir]
Şahmerdan Yürekli [Şiir]
Kalmazsın [Şiir]
Davasızın… [Şiir]
Anadolu [Şiir]
Benimle Ölür Müsün? [Şiir]


Yûşa Irmak kimdir?

Felsefe ve edebiyat aşığı, yayıncı ve kitapsever. . .


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Yûşa Irmak, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.