..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bildiğim tek şey, ben bir Marksist değilim. -Karl Marx
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe > Bayram Kaya




17 Nisan 2020
Boşluk Enerjisi 1  
Bayram Kaya
Şartlar meşrut olmadan meşruiyetin ne olacağını, kimlerin kahraman olacağını bilemezsiniz. Ama süreç bir kez yaşandı mı soyut olarak zulmün meşruiyet yaratacağını ve kahraman yaratacağını biliriz.


:DI:
Şartlar meşrut olmadan meşruiyetin ne olacağını, kimlerin kahraman olacağını bilemezsiniz. Ama süreç bir kez yaşandı mı soyut olarak zulmün meşruiyet yaratacağını ve kahraman yaratacağını biliriz.

Zamanın gerisine düşmek, bilim ve teknolojide yaya kalmak, sanayi ve tarım devrimleri yapamamak işgale karşı eli kolu bağlı çaresiz kalmak; dahası işgale sesiz kalmayı söylemek gibi Mustafa Kemal’i hazırlayan meşruiyet sizleler olmasaydı, hiçbir zaman Mustafa Kemal Atatürk’ü bilemezdik.

Bu meşru şartlar içinde Mustafa Kemal böylesi bir süreçte kurtuluşun reçetesini “4 halife dönemine dönmekte bulacağım” dese ve süreci 4 halife dönemine doğru çevirseydi Mustafa Kemal, Mustafa kemal olmasına Mustafa Kemal olarak kalırdı da, hiçbir zaman Atatürk olamazdı. Akılda bile geçmezdi.

Zor kullanmak meşru değildir. Çünkü meşruiyetin kaynağı sağlatan bir yardımlaşma ve iş bölüşümü ile üreten ilişkiler, hareketinden doğar. Meşru oluş üzerinde sapan gücün meşruiyet siz ilikle olması ve sürekli oluş kazanan bu tür uygulama sapmaları, zülümdür. Zulüm de her zaman umulmadık biçimde daima kendisinin karşıtı olan bir zor kullanma meşruiyetini doğurur.

Her zulüm kendi meşru durumunu ve kendi kahramanlarını yaratır. Her meşru durum mutlaka bir zulüm durumla vardır. Kendisini doğuracak bir zulüm olmasaydı öznel bir meşruiyet te olmazdı.

Zamanın ruhu öznel meşruiyetin kaynağıdır. Zamanın ruhu nedir? Tek biçimle üreten güncel gelişmiş iliktir. Bilgi, bilim, teknik, teknoloji, tasarım, üreten kolektif akıl vs. üreten kolektif gelişmişlik ile ancak olasıdır.

Yani zamanın ruhunun başlanışı kolektif birim zamanlı üstel durum, günceli ise teknik teknolojik tutum ile toplumsal oluştur. Meşruiyet kolektif birim zamanlı üssü durumları sömürür olmak değil, üreten en temel bağ durumla sonucu kolektif birim zamanlı üssü duruma göre oluşturmaktır.

Üretirken kolektif birim zamanlı ve genelce olan üssü duruma göre üretiriz. Paylaşırken paylaştırma işini kolektif birim zaman bileşeni olan kişilerin ihtiyacına ve yeteneğine göre, özelce durumla paylaşır olmak temeldeki meşruiyettir.

Özelce durum; genelce durumun kaynağıdır. Genelce durumda her bir özelce durumun kaynağıdır. Bu uygulama geri bağlanımla kendisini tekrar eden bir sürecin çoğalma ve genleşmesidir. Bu tür süreçler kendi başlangıç çevrimlerinin tekrarlarıyla oluşan sistemdir.

Sistemin özü ve ekseni kolektif birim zamanlı üssü durum devinmesini veren üssü değerlerle olan kolektif meşruiyetten yana olan süredurumlardır.

Başlangıç sisteminin sosyal özlü, kolektif birim zamanlı üssü eylem selliği vardır. Kolektif başlangıç herkese göre olmak dışında; asla sömürü içermez. Kolektiftik depo enerji ortaya koyuyordu. Depo enerji birbirine göre ayrı ayrı kullanılsa da kolektifti.

Her sentez kendisi kadardan ve kendisinde biraz daha fazlası olan bir olaydı. Bileşimle oluşan yeni olgu da bileşimin kendisinden fazla olan bir durumdu. Yeni durum araştırma geliştirme gibi her gün yeniden ve yeniden çalışmaya başlangıç için depo enerjinin ve yeni durumlu enerjinin ( potansiyelin) başka bir yansımasıydı.

Depo enerji de yeni ve tekrarı olan her bir yeni başlangıçlarla, kendi süreklilik çevrimlerini ortaya koyuyordu. Sistemin meşru mantığı budur.

Depo enerji yanlış bir algılatmayla KÂR sayıldı. Depo enerji üreten ilişkiyi de sosyal yaşamı da akıl almaz denli ufuklara doğru açıyordu. Kolektif birim zamanı veren üssü değerle oluşan depo enerji genel yarara göredir.

Depo enerjinin genel yarara göre çok olması ve depo enerjinin üreten ilişkileri ve sosyal yaşamı yeni ufuklara doğru açması depo enerjiyi kişisi hırslara kâr payı yapacaktı.

Yaşlı, hasta, sakat çocuk, eğitim gibi engelliler de depo enerjinin yararlanma kapsamındadırlar. Yani engelliler genel yarar içinde olurlar ama kolektif birim zamanın üslü değer oluşunu veremezler. Yani çalışamayan, üreten ilişkilere katılamayan engelli güçsüz vs.ler de depo enerjili genel yarar içindeler.

Genel yarar, bir engelli köprüden geçmeyecek diye ya da mevcut alfabeyi bir engelli okuyamayacak diye yahut ta sağlıklı bir kişi ve kişilerin hayatı boyunca hiç hastaneye gitmeyecek olmaları gibi kaygı sal nedenlerle ortaya konmazlar.

Yani üreten kimi kişi ve kişiler sağlıklı da olsalar, ömürleri boyunca hiç hastaneyi kullanmayacak ta olsalar hastane yapılır. Yine üreten 80 milyonun hiç geçmeyecekleri, sadece 100 kişinin kullanacağı bir köprüyü yapmaktan da vaz geçmeyeceğiz.

Nasıl hiç geçmesi olmayan 80 milyona karşı 100 kişi için köprü yapmaktan vaz geçmiyorsak, aynı nedenle kimi kişi ve kişilerin mevcut alfabeyi kullanmamasından ötürü alfabeyi oluşturmaktan da vaz geçmeyecektik. Hiç hastane hizmeti almayacak olanlara rağmen kolektif yapı hastaneyi donatmaktan vaz geçmeyecekti.

Kolektif sürecin inşasından vaz geçilmeyen konulardaki var olan zorunlu neden neyse; aynı zorunlu nedenle kolektif birim zamanlı üstel eylemli zamanı içinde yer almayanlar için de geçerlidir. Aynı neden üreten ilişkinin paylaşanı olmayanlar için de geçerli bir vaz geçirmezliktir. Kolektifi oluş budur.

Bir hasta hane inşası falan kişi ve filan kişilerin kendi yaşamlarını tamamlamış oldukları ömürlerinde hiç hastaneyi kullanmamış bir %60 olmaları dahi çoğunluğun hasta haneyi kullanılmayacağı olasılığı üzerine ilerlemez. Kolektif inşa genel yarara göre işler oluştur. Genel yarar bazen bir kişi bazen de bin kişidir.

Genel yarar içinde hastane kullanımı kaçınılmazdır. Genel yarar içinde kaçınılmaz bir hastanede yararlanacak olan varsa, hastane toplumsal bir gerçektir.

Engelli arabasından yararlanacak olanlar varsa; hayatı boyunca hiç kalp hastası olmayacak bir %70 nüfusa karşı %30 ve çok daha azla %1i, binde biri, on binde, yüz binde biri gibi kalp hastanız varsa; hırsız kapitalist kar mantığı rekabetine bakılmaksızın kalp ilacı üretilecek, hastane ve engelli arabası ortaya konacaktır.

Bu nedenle üreten ilişkilerde depo enerji genel yarara göredir. Değilse depo enerji yani artık emek gücü de genel yarara göredir. Depo enerji de emek gücü de kolektiftir. Kolektif yapı kâr eden, aldatan, hile yapan, kazancın onda dokuzu ticarettir diyen hileci rekabeti mantığa göre bir sömürme ve sömürülme aracı değildir.

Kolektif duruma, genel yarara karşı olan durumlar meşruiyetiz ve zulüm olan durumlardır. Ve zulüm olan durumlar, başlangıç koşulunu veren kolektif oluşa; genel yarara göre uygun olan tutumlarla meşruiyet doğururlar. Genel yarar kolektif birim zamanı olgu kılan üstel durum içinde depo enerji olmanın bir gereğidir.

Değilse kolektif durum, kolektif birim zamanlı üstel durumun sinerjisi olan depo enerjiyi kâr edinen hilenin sömürmesi değildir. İnşacı, tarihsel ve başlangıç koşulu içinde olmamakla meşru olmayan bir sistem daima size illüzyon yapar.

Kolektif birim zamanlı, üstel durumlu, bileşimin sinerjisi olan depo enerjili artık emek gücüne göz bağcı bir tutumla kâr derler! Oysa kolektif ilişkiyi kotaran süreç kâr yanılsaması değil, üreten ilişki olan bir sosyal grubun, karşı sosyal grupla olan üretim ilişksini karşılık kılma maharetidir.

Depo enerji ve takas gibi bu iki koşul inşacıdırlar. Tarihseldirler. Zorunludurlar. Üretim hareketinin başlangıç koşullarını oluşurlar. Kolektif enerji hem enerji tüketir hem kolektif bir kazanç ortaya kor.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın felsefe kümesinde bulunan diğer yazıları...
Boşluk Enerjisi 16
Boşluk Enerjisi 4
Boşluk Enerjisi 12
Boşluk Enerjisi 7 - 8
Boşluk Enerjisi 9
Mantığını Oluşma 19
Mantığını Oluşma 16
Boşluk Enerjisi 5
Mantığını Oluşma 17
Mantığını Oluşma 13 - 14 - 15

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Küsmem Gam Elinde [Şiir]


Bayram Kaya kimdir?

Emekli eğitimci. 1950 Mucur / Kırşehir doğumlu.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Bayram Kaya, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.