Gerisindeki toplumsal gerçekliği ortada kalkmış olan rivayetlerin, şekillerin anlamı bilinmez olmuştu. Yorumlarla açıklanması okültizme yol verilmişti. Kimi okültist mantığa göre eşine çocuk vermeyen natidum kadın olsa olsa biyolojik anlamıyla doğurmaz, kısır kadındı!
Yorumcular böyle diyordu. Gizli gizli geleneği aynen süren eşi olmayan rahibe bir natidum kadının hamileliğine mit olarak bakar. Sosyal mantıklı geri bağlanım yasası nedenle babasız addedilen doğumlara yorumcular Tanrının nuru diyorlardı.
Fiziksel olarak madde, içeriksel olarak mana boşluk kaldırmazdı. Somut olan maddi hayatın ve soyut olan mana gerisindeki toplumsal gerçekliği kalkmış ise somut ve soyutun anlamsal boşluğu doldurulur.
Gruplar veya totem yapılar, başlangıç koşulu içeren manadır lar. Başlangıç koşulu; hayatta kalmayı (bencil oluşu), hayatı sürdürmeyi içeren parça eylemli, temel ihtiyaçlı durumlardı. Bunlar günlüktü. Öncelik sırası değişe de bağıl eylemli strateji ve düşünce gerçekliği idiler.
Özne için başlangıç koşulları kişi üzerinde etkileşmeye hazırdı. Bağıl eylemli; çekme, itme hareketi ile bağıl seçiciliği olan potansiyel üssü durumlardı. Yani başlangıç koşulları kişileri kişiler arası paydaş ilişkiye çekici veya başlangıç koşulunu bozucu etkileri nedenle kişileri paylaşma yapmaya dışlayıcı bir yansıyan etkilenmeye zaten referanstı.
Hayat için referans koşulları egoydu. Ego günlük beslenmeyi, yavru bakımını, güven içinde olmayı ve yarın endişesini taşıyan bencil fiil ile düşüncelerdi. Referans koşullarını sağlayan durumlar çekiciydi. Bencil oluş koşulunu sağlamayan durumlar da itici olan seçiciliktir.
Burada nesneler için referans koşullarının üssü durumları kimyadır. Türümüz için referans koşulları bencil oluş ve sosyalleşen insanın üssü durumları; aidiyet koşulları olan sosyoloji ile toplumsal üssü durumları da sağlasan ve üreten ilişkilerden doğan kolektif emektir.
Diğer bir üssü durumlara da enerjiyi örnek verelim. Enerji resme (hayale) dönüşür. Bilgiye dönüşür. Bilgiyi depolamaya dönüşür. Hatırlamaya dönüşür. Sese dönüşür. Ses de (enerji de) elektriğe dönüşür. Manyetizmaya dönüşür. Harekete dönüşür. Isıya dönüşür vs. Enerjiye dek durumlarının tümü etki girişmesine açık alan durumlarıyla nicel, nitel ve potansiyel akışlı üssel durumlardır.
İşte gruba bağlılığın ya da totem gibi simge çevresinde veya totem arkasına ortak duyuşlarla hizalanmanın gerisinde, hayatta kalıcı ve üssü başlangıç koşulları vardı. Gruba bağlılık veya hayatta kalıcı strateji ilkesi; özneler arasında girişmeyle bağlanım enerjisine dönüşüyordu.
Özne, kendisini bilen bendi. Kendisini bilen eylemli varlıktı. Kendisini, hayatta kalmayla biliyordu. Bencil bendi. Özne, özneler arası bağlanımla özgeciliktir. Sosyal duygudaşlıktı.
Özne kendisini sınırlarıyla ve dışa bağlılıkların bu tarz üssü durumlarıyla biliyordu. Özdek, özne, bilinç, enerji, fizik, kimya, biyoloji ve toplumlar üssü durumların içsel ve dışsal girişmeli etkileşmelerdi. Kısaca her şeyle her olgu olay böyleydi
Bencillik hem ayrışma, hem birleşme eğilimli yansımalar gösterir. Birleşme eğilimi hayatta kalma paylaşımını içermekle, bir tür sosyal kovalent bağ yapıcı durumla, gruba bağlanıştır. Hayata kalma stratejisi; veya özneler arası bağ yapıcı giriştiriciler; ortaklaşma, yardımlaşma ve dayanışma içerirler (zım eder üssü durumlardır).
Demek ki hayatta kalmayı daha kuvvetli taahhüt eden ve hayatta kalmayı daha kolayca garanti eden sosyal oluş gruba bağlılıktı. Gruba bağlılık veya aynı zım ile ya da aynı atfa matuf mana ile toteme bağlı oluşun simgeci yapısını doğurdu. Simgeci yapı kesikli sürekli olucu sınırlanma nedenle kişiler üzerinde giderek aidiyet bağı etki ve etkileşme siydi.
Kısacası hayatta kalmanın ben bilinci olan gruba bağlılık; yardımlaşan, dayanışan fiillerle, ortaklaşma, totem, aidiyet, simgecilik gibi bağlanışlarıyla hayata yepyeni kolektif düşünce ve kolektif eylemli bilinç alanları açmıştı. Yeni oluşum kolektif alanlı, kolektif etkili ve kolektif gücün edimseli ile oluşacaktı.
Aidiyet; gruba bağlı olanın her birini kendi gibi görmenin, seçicilik ve izolasyon simge siliğidir. Kaynak yetmezliği, çevreden merkeze dönüş ve çevre ile ardı olan merkez arasındaki uzam nedenle ortak iletim kopukluğu gibi durumlar kolektif ortamı kesikli sürekli sınırlayıcı parametrelerdi.
Hayatta kalıcılığın kolektifleşmiş özgecil bilinci sosyal mana da aidiyet gibi simgecilikle belirlenir oldu. Grup halinde hayata tutundurmayı bağ yapıcı anlamlar ortak ifadeli anlamlardı. Aidiyet, ortak düşünüşle, ortak iletişim ile totem simgeciliği etrafında hizalanma edimleriydi. Edimler kişileri birbirine tutkun kılmayı zım eden (gizli, üstü örtük, içe gömülü iç görü ile zımnen bir zımnin mana içeren) anlamdılar.





