Yıl 1971. 7 yaşındaydım. Okuma merakım dizginlenemez boyutlarda. Mersin Belediyesi'nin karşısında -şimdiki Mersin Çarşısı'nın yerinde- Güneş Sineması vardı. Mersin'deki tek localı sinemaydı. Bayılırdım locadan film seyretmeye. Yine bir gün sinemadaydım, en büyük ağabeyimle. Kovboy filmiydi. Filmin etkisinde kaldığım için, çıkışta hemen belediyeye babamın yanına gitmek istedim. Çünkü filmi, kovboy filmleri meraklısı olan babama anlatmak istiyordum.
Odasına girdiğimde hemen yanına koştum. Zabıta Müdürüymüş, falan hiç umrumda değildi. Çünkü o benim babamdı. Bana makam koltuğunun arkasındaki yeni astırdığı bir resmi gösterdi ve resmin altındaki yazıyı yüksek sesle okumamı istedi.
Resim, yerlerde yatan cansız bedenler ve içi kan dolu bir çukurun içinde gökten yansıyan "ay-yıldız" dan oluşuyordu. Ve altında da şöyle bir yazı; "Bayrakları Bayrak Yapan Üstündeki Kandır. Toprak, Eğer, Uğrunda Ölen Varsa Vatandır." tüylerim diken-diken olmuştu.
Ve şimdi aynı Mersin'imde Bayrağımızın düşürüldüğü durumu görünce, bu kez içim ağladı, canım acıdı. Öfkem, kine dönüştü. Sanırım, onu yapanların da isteği buydu ve gerçekleşti. Amaçlarına ulaştılar. Tebrikler.
Bu tablo karşısında, "Mersin'i Küçük İstanbul" yapmakla övünen dönemin yerel yöneticileri neler hissediyordur acaba?.. diye sormadan edemeyeceğim.
Genel Tartışma
34 görüntülenme · 670 ileti
forumaları takip ediyorum. arkadaşlar sağolsunlar gerçekten değerli fikirlerini bizlerle paylaşıyorlar. ancak reklamın iyisi kötüsü olmaz mantığıyla "karşıcı" bir akım taraftarı gibi davranmak, ya da aşağalayıcı bir üslupla insanların düşünceleri hakkında konuşmak kimseyi yüceltmez. zira böyle bir davranış ancak o kişinin karakterindeki acizliğini yansıtır. herkes yazabilir herkes iyi şeyler de hatta çok güzel şeyler de yazabilir. yazılanlar, yazar kimliğiyle bütünleşmemiş ise şayet, bir kaç cafcaflı sözden öteye gidemez. şakşakçıların kol gezdiği bir ortamda işte böyle saçmalık seviyesinde tartışmalar olur. bunlara da asla müsaade edilemez.
sözlerimden ötürü değerli vakitlerinizi harcadığım ve beni okuma zahmetine katlandığınız için teşekkür ederim.
((Delinin birisi olduğumu düşünerek üzerine alınması gereken arkadaşlar gülüp geçsinler lütfen))
Bu nedemek ya? Ohaaaaaaaaaaaaaaaaaaa! der
bu satırları yazan kişiye, bir bayan olarak, en azından bu yazısı okunduktan sonra, kaybedecek ve hatta korkacak çok şeyi olması gerektiğini belirtirim. Gerçi kaybetmiş sanırım elinde ne varsa, kaybedecek bişeyim yok dediğine göre...Bu kafayla giderseniz daha çok kaybedersiniz. Başka sitelere hocam başka sitelere... İzedebiyat aşar sizi, hadi naş naş....Bir daha görmeyelim buralarda. Siz bir an önce bir psikoloğa gidiyorsunuz, bekarsanız acilen evleniyorsunuz, evliyseniz acilen boşanıyorsunuz, eşiniz sizi aldattı ise valla boşanıyorsunuz yapacak bişey yok. Ancak burda önünüze gelene bu şekilde edepsizce saldırırsanız, size öyle şeyler yazarız ki vallahi altından kalkamazsınız.
Siz daha bizleri tanımamışsınız...
(Yazar geçinen dahiler takımı üyesi)
"KOCALARINIZA SAHİP ÇIKIN HANIMLAR.
YOKSA BELA OLURLAR BAŞINIZA KOCA.
YA DA BEN................................
KISKANÇ KOCAYI SAVUNAN APTAL KADINLARIN CANLARI CEHENNEME.
SEFİL VE KÜÇÜK İNSANLAR,
BENİ EZEMEDİ HAYAT.
GEREKİRSEN BAŞINIZI EZECEĞİM.
DAĞITACAĞIM SİZİ.
YAZAR GEÇİNEN BEYİNSİZLER."
Arkadaşlar bence o şahıs bir şekilde adından söz ettirmek ve reklam yapmak amaçlı bu tür davranışlarda bulundu.İyi mi yaptık kötü mü bilmiyorum ama verdiğimiz tepkilerle de galiba ona yardımcı olduk...Tepki vermememiz de beklenemezdi ama !!!
O kişi çapını ve edebi ( ! ) kişiliğine böylece sergilemiş oldu.
Bundan sonra sizden ricam onun hakkında yazacaklarınızı o kişiye özel bir şekilde ulaştırmanız...
Son zamanlarda zaten saldırmak prim yapar oldu toplum genelinde...
Sevgiler hepinize....Duyarlı kişiler görmek güzel...
"Bundan sonra sizden ricam onun hakkında yazacaklarınızı o kişiye özel bir şekilde ulaştırmanız..."
demişsiniz.. normal şartlarda elbette haklısınız.. ancak isa kantarcı, kendisiyle özel olarak konuşup, tepkilerini bildirmek isteyenlerle yaptığı "özel" yazışmaları iki gün önceydi sanırım, bu forumda yayınladı.. o yazışmalarda konuşulan kişinin "özel" telefon numarası bile vardı.. belki gözünüzden kaçmıştır diye söylemek istedim.. çünkü o yazılar diren yardımlı tarafından çok haklı nedenlerle forumdan kısa bir süre içinde silindi..
durum böyle olunca, isa beye göstermek zorunda olduğumuz tepkiyi, ancak bu yolla iletmenin daha az sinir bozucu olduğunu düşünüyorum..
aslında, ne tepki gösterirsek gösterelim, "beni kovana kadar buradayım" diyen bu üstün insana ulaşabileceğimizi sanmıyorum.. ancak, izedebiyat'ın ruh sağlığı açısından, sessiz kalmak da hoşuma gitmiyor..
Haftada bir gün -genellikle bende- toplandığımız hoş bir arkadaş grubumuz var. Hemen hepsi birer müzik üstadıdır gruptakiler. İçlerinde en gençleri benim ve bende 41'e ramakları oynuyorum. Ve hiç bir enstrüman çalmayı bilmiyorum. Ama sağolsunlar ne istersem çalıyorlar.
Hepsi birbirinden değerli arkadaşlarımızdan birisi bir toplantımıza, hemen hepimizin tanıdığı ama birlikte öyle bir ortamda bulunmadığı bir başka arkadaşı getirdi... Gruba girmeyi istedi hemen, yeni gelen kişi. "Olmaz" demedi hiç kimse.
Rakılar ilerledikçe, eğlence U dönüşüne başlamıştı. Çünkü yeni gelen kişi, sadece spor ve politika konuşuyordu. Oysa biz bunları o birlikteliklerimizde alınmamış bir karar gereği yasaklamıştık, farkına vararak.
Bir daha ki toplantımızda, o arkadaş yine mikrofonu aldı eline. herkesi esir ediyordu. Kimsenin hiç bir şey hakkında konuşmasına izin vermiyordu.
Tam bir "Konu Varsa Bilinir, Adam Varsa Tanınır" türüydü yani!..
Üçüncü toplantıda, olayı artık kişiselleştirmeye de başlamıştı. Bire-bir çekişmeler, polemikler almış başını gidiyordu. Hakaret boyutuna varan konuşmalar, seviyesiz hitap şekilleri ve tabi ki sarhoşluğu, artık insanları yıldıran boyutlara ulaşmıştı.
Onu grubun dışına çıkarabilmek için, "bir kaç hafta toplanmayalım" önerim kabul gördü. 3 hafta hiç toplanmadık. Ardından kaldığımız yerden devam ettik. Onun aramızdan ayıklanmasının üzerinden bir yıla yakın bir zaman geçti. Ve şimdi biz hala aynı dozdaki eğlenceli toplantılarımıza devam ediyoruz. Çok da mutluyuz.
Hiç bir açıklama yapmadan elimine edilen o kişi de, hiç bir soru sormadı, dışarıda tutulması hakkında. Sanırım anlamıştır nedenini, diyesim geliyor ama inanasım gelmiyor.
O, ne mi yapıyor? İnanın ben de bilmiyorum. Ve merak da etmiyorum. Zaman ondan önce de geçiyordu, ondan sonra da geçiyor. Niçin mi geçiyor? Bakın onu da bilmiyorum ve ilginçtir, onu da merak etmiyorum :)) Birlikte geçinip gidiyoruz anlayacağınız... Zaman hakkında bildiğim tek şey, "onsuz" daha güzel geçiyor olduğudur :)))
Sizi üzen, kıran, inciten, rahatsız eden mekan ve/veya kişilerden uzak durursanız, kendinize müthiş huzurlu boş zamanlar kazandırırsınız. Unutmayın ki, 5 dakikalık huzurlu boş zamana sahip olmak, huzursuz bir ruh haline sahipken elinize geçen 5 saatlik boş zamandan daha verimlidir. Tavsiye ederim :)))
Sevgi ve Saygılarımla...
BENİ ELEŞTİRENLERE GENEL BİR YAZI
BİLİP BİLMEDEN YAZDINIZ. TEBRİKLER. ADAMIN BİRİSİ BENİ DELİ ETTİĞİ İÇİN O MSN KONUŞMALARINI BURAYA YOLLADIM. Bu yanlıştı belki. içinde küfür vardı çünkü. ama bunu alişah adlı bu sitede yazan bey başlattı.
ela funda yeğenin bir yazısına eleştiri yazmam nereye geldi dayandı.
alişah er ve ela funda yeğen karı koca. yazılarını açıp bakarsanız görürsünüz. burda bana haksızlık yapıldı. saçma sapan biçimde. ya bu nedir,
böyle şey nasıl oldu, bu tepemi attırdı tabi. kimse demiyor ki kardeşim sana haksızlık yaptılar. işte sizin gözleriniz o kadar görüyor.
KARŞI BİR TEPKİ OLUŞTURMAYA ÇALIŞMAYIN.
BOŞUNA.
BURDAN GİTMEYECEĞİM. EH, DİREN KOVARSA BAŞKA TABİ. GÜLE OYNAYA GİDERİM.
SİZ EDEBİYAT KONUŞUN. ZATEN BUNU BU FORUMDA HİÇ YAPMIYORSUNUZ.
ANCAK BANA SATAŞIYORSUNUZ. SİZ BUSUNUZ.
CESARETLİ AÇIKSÖZLÜ BİRİNİN SIRTINDAN GEÇİNEN KÜÇÜK YARATIKLAR GİBİ DAVRANMAYI BIRAKIP
KENDİ KİMLİKLERİNİZİ VE İNANÇLARINIZI DÖKÜN ORTAYA.
EDEBİYAT MACERANIZI ANLATIN.
SÖYLEYİN.
UYARIN.
ELEŞTİRİN.
AMA BENİ MERKEZ ALMAYIN. SİZ BENİ MERKEZ ALARAK KONUŞUYORSUNUZ.
HANİ BURASI EDEBİYAT SİTESİ.
O ZAMAN BENİM ÜSTÜMDEN KONUŞMAYIN.
NİYE KORKMADAN KONUŞMUYOR VE ELEŞTİRİ YAPMIYORSUNUZ.
NEDEN.
BIRAKIN SAHTELİĞİ.
BEN ÇEKİNMEDEN İNANDIKLARIMI SÖYLÜYORUM.
AYŞEGÜL ENGİN
Aygül hanım, önce samimi olun.
Kendi adına konuş.
Öykücü hiç değilsin. Kimliğiniz yok çünkü. MADEM BU KADAR KİMLİKLİSİNİZ, DAHA ÖNCE NERDEYDİNİZ,
BEN YAZINCA YAZIYORSUNUZ.
EDİTÖR SENİ SEÇTİ DİYE OKUNUYORSUN. EDİTÖR BENİ SEÇMEDİ.
SİZ TORPİLLE YÜKSELİN. OLDU MU..
NAİLE DUMAN YAŞAR,
Merhaba.
Ama size ohaaaaaa, diyorum bir adam olarak.
Teşekkür ederim. Bana yardımcı oldunuz. Bu profildeki kimi cümleler bazı karaktersizlereydi.
Benim sizle işim yok.
Siz edebiyat yapsanıza kuzum. bebek gibi yüzünüz var.
Eleştiri yorum yapın.
Anlamadığınız şeylere, burnunuzu sokmayın.
Dostça. Ohaaaaaaaaaaaaaaaaaaa. allah sizi yola getirsin.
İMDAT ÖZCAN,
Saçma bir düşüncedesin.
Edebi kişilik.
Ya ben anlamadım.
Ne bu. kardeşim...
domatesler depresyonda
bu metninizi okudum.
beğendiğimi söyledim.
yine söyleyeyim.
bakın. ben kör gibi bakmam.
söylerim.
öyle metinler yazın.
arkadaş.....
sürekli kendine yontan biri olsam bunu demezdim.
ben adamımı adaaaaam.
sizin reklamınızı yapıyorum.
arkadaşlar.
hücuuuuuum.
ayşegül'ü okuyalım....
tam olarak şöyle demişsiniz:
"Başlık:selaaaaaaaaaam
Yorum: saçma sapan bir yazı yazdınız benim bir metnimin altına. durup okuyup inceleyip... gerçekten görüp. duygularınızla birilerine çatmayın. yazı başkadır. yaşam başkadır. saçma sapan şeyler yazmayın yazmayı bilenlere. o halde küçülürsünüz. BAKIN BU METİN İYİ. BEN BU METNİ YERDEN YERE VURACAK KELİMELER VE MANTIK DA YÜRÜTÜRÜM. AMA BEN ADALETLİ VE İŞİ BİLEN BİRİYİM. BU METNİNİZ İYİ. AMA SİZ BERBATSINIZ. NEYSE.............. "
ben de "yorumunuzu" onaylamıştım..
isa bey,
hoşça kalın..
Topuz kaçınca neler oluyor demek ki...
Zamanında bir başkaıs vardı böyle yorumlar yazan, edebi maceralarımı anlatıyorum yanlış anlamayın, forumlarda kendini şair sanıp yazardı.
Onunla da aynı polemikler yaşanmıştı, aslında sessiz kalmalı, "Kendi bokunda boğulsun" demeliydik, diyemedik. Çünkü bu sitenin varlığı pek çoğumuz için "star" olmaktan öte. Emek veriliyor, zaman veriliyor, kafa patlatılıyor. İçinde olmayan anlayamaz, toplantılar yapılıyor ve "başka ne yapmalı?" deniyor.
Ellerinizle büyüttüğünüz bir çiçeğin, çocuğun yara alması, kötü çocuklarla arkadaşlık etmesini istemezsiniz sanırım.
Ben istemiyorum İsa Bey!
Siz olmayan kimliğiniz, ( tabii bu kimliği edebi anlamda söylüyorum yoksa seri katiller ansiklopedisinde yer alması gereken, nadide bir kişiliksiniz) vasat edebiyatınız ile sadece kafa ütülüyorsunuz!
Tüm İzedebiyat dostlarını metanete ve sessizliğe davet ediyorum. İktidar ve starlık savaşı iki kişiliktir. Sessizliğimiz gereksiz seslerin susmasını sağlayacaktır. Kimliklerimiz, emeklerimiz değerli, boşa zaman harcamayalım, canımızı sıkmayalım.
Sevgiyle,
Esra
Güle oynaya kovulmayı beklemeyin. Azıcık gururunuz varsa kendiniz gidin.
Sataşmak bizim lugatımızda yok o ancak size yakışır.
Ayşegül Hanım'ın reklama ihtiyacı olduğunu sanmıyorum ve daha birçoklarının...
Ama en iyi reklamı siz yapıyorsunuz. Sn. Kantarcı...
Tebrikler...
Torpilden bahseden delilerin yükselişi yaşanıyor forumda duyduk duymadık demeyin....
Hepiniz İsa bey'e laf söyleyin ki yazılarınız okunsun bir numara olsun tabii insanlara sataşıp sonra ben sataşmadım ben iyi yorumlarda yaptım yazanın hakkını veririm diyen bir zihniyet başka nasıl düşünebilir ki...
Sn. Diren Yardımlı,
Ayşegül hanım için ve benim için son bir torpil yapın ve şu adamı susturun artık!
Geçen akşam bir film izledim trt 2 de. Başrol oyuncusu gazeteci oluyor. Sonra petrol tankerleri hakkında bir yazı yazıyor. Çevre kirliliğini falan anlatıyor…yazıyı basan adam bu metni alıp kafasına göre yazıyor: yani petrol tankerlerini övecek biçimde yazıyor.
Petrol tankerlerini prenses gibi gösteriyor…
Gazete müdürü.
Yazısı değiştirilen başrol oyuncusu gazete müdürüne gidip derdini anlatır.
Gazete müdürü ötekinden yana çıkar. Ama…
Yazıyı değiştiren, yani editör, gazete müdürünün odasındadır.
Üzgün suratla odadan çıkar.
Der, BAŞROL OYUNCUSUNA BAKARAK : BİR GAZETEYİ SATTIRAN KARŞIT GÖRÜŞLERE YER VERMESİDİR.
SENİN YAZIYI YAYINLAYACAĞIZ…………………….
Geçen akşam bir film izledim trt 2 de. Başrol oyuncusu gazeteci oluyor. Sonra petrol tankerleri hakkında bir yazı yazıyor. Çevre kirliliğini falan anlatıyor…yazıyı basan adam bu metni alıp kafasına göre yazıyor: yani petrol tankerlerini övecek biçimde yazıyor.
Petrol tankerlerini prenses gibi gösteriyor…
Gazete müdürü.
Yazısı değiştirilen başrol oyuncusu gazete müdürüne gidip derdini anlatır.
Gazete müdürü ötekinden yana çıkar. Ama…
Yazıyı değiştiren, yani editör, gazete müdürünün odasındadır.
Üzgün suratla odadan çıkar.
Der, BAŞROL OYUNCUSUNA BAKARAK : BİR GAZETEYİ SATTIRAN KARŞIT GÖRÜŞLERE YER VERMESİDİR.
SENİN YAZIYI YAYINLAYACAĞIZ…………………….
dil Cem ' in dediği gibi yalnızca yatakta değil sayfada da önemli tabi
....bir adam bir insanlar topluluguna..... gösteriYOR. petrol prensesini...bilmemne
gazeteci petrolden .... zırvalarını adama uzatıYOR ...
ama iceri adam petrolden.... prensese...gir Dİ
yor - yor - di
cok manalııı çoooook
ben şimdi sizlere bu uslup ve gramerr ve zeka pırıltısı karşısında atlarımız koşmaya çıkmadan evvel kendi hazırladığım bir parçayı seslendirmek istiyorum
sayın kantarcı ' ya hitaaaaaben
" RİNNAAA RİNNNNAAA RİNANAAAAY !"
Bu ne bicim tel be , toplumda nerede bir kekeme görülsün acımasız çocuklar tarafından taklidi yapılır , nerede bir tiki olan bulunsun gidip orası burası o tike şahit olmak için zorlanır
siz siz olun sizleri bu özürlerin tik zorlayanı haline dönüştürmelerine izin vermeyin
ortada bir özür ve az anlama durumu oldugu cogunluk onayı ile tasdikli
bırakınız gecsinler
bırakınız sussunlar
aksi takdirde acımasızlaşıp içimde ayaklanan günahı İSA beye kusmama sebep olacaklar !
smashing pumpkings
günlerdir bölümü sessiz çığlıklar atarak takip ediyorum...
daha fazla susmanın bir anlamı olmadığını düşünüyorum.
syn kantarcı neden insanları kırıyorsunuz bunu anlamıyorum.bu site saygı çerçevesinde bu günlere gelmedi mi?
üzülüyorum açıkçası...ve de ayıplıyorum yazarlarımıza sarfettiğiniz kelimeler hiçte nazikçe değil.
tartışma bile bir saygı çerçevesi içerisinde olmalı.
sanırım artık bu atışmalara bir son verseniz iyi olacak.
birde anlamıyorum bana bu kadar tepki gelse kimseye sataşmadan çeker giderdim siteden siz hala neden tartışmaya ortam sağlıyorsunuz...
İsa Bey,
Ben sizi göndermeyeyim, siz kendiniz gidin. Bu forumlarda ve bu sitede parazitlik yapan ne ilk, ne son kişisiniz. Ama diğerlerine göre ufak bir erdem belirtisi gösterip giderseniz sizi diğerlerinden bir nebze olsun daha fazla saygıyla anacağız. Size doğrusunu söyleyeyim, kimseyi siteden uzaklaştırmak istemiyorum. Sizi de uzaklaştırmak istemiyorum. Siz de illa kalmak istiyorum diyorsanız, o zaman bazı konularda kendinizi bir gözden geçirmelisiniz. Forumların geçmişine bakın, gönderilen yazılara bakın, sitenin yayın ilkelerine bakın ve kuruluş amacına bakın. Fark etmenizi dilerdim ama edemediniz bir türlü, yazdığınız her satırla, yaptığınız her saldırıyla karşınızdakini değil, kendinizi küçülttünüz.
Kaydınızı silmeyeceğim. Yine de şu kadarını bilmenizi istiyorum, bu sitenin yayın ilkeleri dışında bir de her forumun bir takım gizli ilkeleri vardır. Bunlar söylenmeyecek kadar açıktır, insanlara uyarı olarak belirtilmeyecek kadar kabadır. Sürekli kavga eden, provokatörlük yapan, fitnecilik yapan, iftira atan, özel yaşama açık/kapalı saldıran, küfür etmese de hakaret eden er geç forumlardan atılır. Sizden ricam bu duruma gelmeden, şu durumu siz toparlayın. Saldırdığınız kişilere bir dost eli uzatın. Sizi hemen affetmeseler de pes etmeyin. Özür dileyin. Dost kazanmaya bakın. Bu siteden bulunmaktan nasıl keyif alırım diye düşünün, o yönde adımlar atın.
Bunu yapamayacaksınız da mert davranın, aradan çekilin.
Saygılarımla,
Diren Yardımlı
Konuşmayı sevmediğim ve dahası da beceremediğim tek şey “külah”tır. Gerçekten beceremem. Ama nedense bazen insanlar, “sen git de onu külahıma anlat” diyerek beni onunla konuşmaya zorlarlar. Ben külahça bilmem ki, nasıl konuşurum, anlaşırım onunla!.. Dahası da, külahın sahibi beni anlamamışsa, külah nasıl anlayacak!..
Zaten bu külahlarla konuşmaya ilişkin öneriyi yapan kişiden de gıcık kapıyorum. Adam, beni yalancılıkla itham ediyor utanmadan. Herkesi aynada gördüğün kişi zannetme. Asıl yalancı sensin be külahsız olamamış insan!..