"Bilim o kadar ilerledi ki, yakında hiçbir şeyin mümkün olduğuna inanmayacağız." - Oscar Wilde"

?

???

July 2026 tarihinde katıldı

Son forum iletileri

?
Şiirhane
Edebiyat Tartışmaları
imdat, onları sana iade ediyorum, önce kullandığın dili gözden geçir, terbiyesizleşme, haddini bil efendi!
?
Şiir Atölyesi
Ruh Katılımı (Ortak Yaratıcılık)
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan) Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen) Varsın yeniden harlansın yangın Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat) Bir kez daha âşık olmayacağım (nida) Akan su pırıltısı belki Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa) Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da, Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha) Gözlerimde yuvalanan intiharlar Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen) Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat) Bir daha adını anmayacağım (nida) Kapatacağım kulaklarımı Duymayacağım kendimi bile (kenan) Mil çekilsin gözlerime görmeyeceğim seni... (gönül) Bütün yaralarımı dağlamadan önce teker, teker kanatacağım... (gökçen) her son başlangıcın eşiği kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock) gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha) sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür) Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida) Önce ipleri kopacak uçurtmaların Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen) Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida) Yürüdükçe yol büyür içimde , düşündükçe kahır İçtikçe akşam kızılı ömrüm , içtikçe zehir ( imdat ) yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir, işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay) Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida) Ölüp ölüp dirilsede suretin... Ben yeniden varolacağım(gönü) Kaybettiğin bedenlerin Sevdiklerinin kaçışına inat ( ömür) böylelikle ilk sözüm olacak bu aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan) Ne çok susmuştu oysa akşamlar Ne çok yorgun düşmüş İstanbul ( İmdat )
?
Şiir Atölyesi
Ruh Katılımı (Ortak Yaratıcılık)
ya tam düzelmişken bölüm ,yinemi başlıyoruz.nolur olay çıkmasın da şiirimize verelim kendimizi....bakın ne kadar çoğaldık ...
?
Şiirhane
Edebiyat Tartışmaları
Yine saçmalamaya başladınız... Burası yeri mi Allah aşkına.İyice bakın burada ki yazıların mahiyetine... Ve de uyarma hakkımızı kullandık diye iş olma hemen...Mal bulmuş mağribi gibi.Sataşan olsa da prim yapsam derdindesin. _____________YEMEZLER
?
Şiirhane
Edebiyat Tartışmaları
kenan bey, ben şunu anlamıyorum, biri bişiy dedi, ben duydum, ben sağır değilim, ben duyarım, karıncaları da duyarım, kargaları da duyarım, rahmetli babaannem pek iyi duymazdı, ben bir dede değilim, madem arkadaş kazanmak, dost kazanmak mesele, diyorsunuz, o iki arkadaşın SAMİMİ OLDUKLARINA İNANMIYORUM, sevgili, kenan, önce onlara birkaç soru sor, sonra bana, ben adam gibi cevaplarım, oldu mu güzel kardeşim, HZ. KENAN. ŞAHANE GAZ VERİYORSUN ONLARA. VER, VER GİTSİN,
?
Şiir Atölyesi
Ruh Katılımı (Ortak Yaratıcılık)
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan) Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen) Varsın yeniden harlansın yangın Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat) Bir kez daha âşık olmayacağım (nida) Akan su pırıltısı belki Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa) Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da, Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha) Gözlerimde yuvalanan intiharlar Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen) Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat) Bir daha adını anmayacağım (nida) Kapatacağım kulaklarımı Duymayacağım kendimi bile (kenan) Mil çekilsin gözlerime görmeyeceğim seni... (gönül) Bütün yaralarımı dağlamadan önce teker, teker kanatacağım... (gökçen) her son başlangıcın eşiği kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock) gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha) sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür) Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida) Önce ipleri kopacak uçurtmaların Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen) Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida) Yürüdükçe yol büyür içimde , düşündükçe kahır İçtikçe akşam kızılı ömrüm , içtikçe zehir ( imdat ) yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir, işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay) Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida) Ölüp ölüp dirilsede suretin... Ben yeniden varolacağım(gönü) Kaybettiğin bedenlerin Sevdiklerinin kaçışına inat ( ömür) böylelikle ilk sözüm olacak bu aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
?
Şiirhane
Edebiyat Tartışmaları
sayın nida hanım; içinizdeki kızgınlığı anlıyorum. siz buralarda bunlara şahit olmuşsunuz, bire bir yaşayıp görmeyi bilen gözleriniz birçok olay hakkında yorumlar yapıyor. bu gerçekten güzel. yaşanılanlardan bahsetmişsiniz, haklısınızda. bunları burada paylaşmamdaki amaç aslında bununla paraleldir. fikir edinmek. ama şunu bilmeniz gerekiyor ki ispatlayacağınız şeyleri öyle sağlam temellere oturtmalısınız ki ve bunu öyle incelikle yapmalısınız ki insanlar size hayır diyemesinler. olaylara ön yargıyla yaklaşırsanız herkesi düşman sıfatında kabul edersiniz yanınızda insan bulamazsınız. burada ki amaç ise düşman kazanmak değil haklı olduğuz bir konudda insanlara kaçış yolu bırakmamaktadır. işte bu sebeple düşünür olduğunuzu, empati gücünüzün gelişmişliğini düşünerek bu bahsi burada yapma imkanı buldum. yoksa dışarda da herkes ağzına geleni konuşuyor. ortak payda aynı olmasına ragmen anlatım sekilleri insanları inandırıcılıkta etkiliyor. ilk yazımada bahsetmiştim, sayın gizu salima olmasaydı bende şu anda avrupada farklı düşünceler içinde olabilecektim. demek istediğim karşınızdaki insanları oncelikle ayrımını iyi yapmanızdır. bahsettiğiniz türk filimleri ve buna baglı turk toplumunda degisen olguların onlar tarafından yapıldığıdır ama bilmelisiniz ki bunları alanda bizleriz belki zorla belki isteyerek. amerikan kültürünü sormuşsunuz. hatta beni de aynı kefeye koymuşsunuz. işte temelinde yatan sorun budur sayın nida hanım. şu anda bu yazıları yazarken gizu salimanın haberi yok. bilseydi yazdırmazdı herhalde. bir anda çok sert bir tepki asarız keseriz nidaları. bu bence doğru hareket tarzı değil hatta hiç değil. edebiyatın manası da bu değilmidir. anlatacaklarınızı öyle bir anlatırsınız ki ağır lafları öyle bir dile getirirsiniz ki kimse birşey diyemez. o zaman haklılığınızda tartışılamaz bir konuma gelir. ama görüyorum ki ismimin yabancı olamsından belki türkçemin biraz kıt olmasından dolayı tepki doğuyor. gizu salima diyorum hep. kendisinin burada da yazıları var. yapacaklarını kafasına koyar ve yapar. konferansa da o gidecek zaten ben yanında gidiyorum. bir günde bir yerde böyle yaptım demedi. biliyorumki bunları yazdığımı öğrenince bana kızacak ama yeri geldi söylemem lazım. işe gelince kimse olmuyor ben bunu yadırgıyorum. işte bu yüzden bilen bilemyen herkeste bir yorum herkeste bir bilgelik hepsine saygım var ama lütfen kırmadan inciltmeden bizler okumuş insanlarız bir iki gün forumlarınızı takip ettim inanılmaz sözler herkes birbirinin üstüne çıkma çabasında. çok değerli insanlar var aslında burada amacım onlara yetişmek. biliyorum bunları yazdıktan sonra binbir eleştri gelecek belki de sen kim oluyorsun diyecekler. bana düşen bir iş var mı demiyecekler baltalamak isteyecekler. biliyorum. sonra küstürecekler insanları. işte sayın nida sorunumuz burada sanırım. duyarlılığınız için teşekkür ederim. saygılarımla...
?
Şiirhane
Edebiyat Tartışmaları
"hem forumun istediğim yerine istediğim şeyi yazma özgürlüğüm var" Böyle bir şeyi sana düşündürten nedir acaba?
?
Şiirhane
Edebiyat Tartışmaları
imdat bey, bişiy dedi. duydum. ÖMÜR bey, fazla oldunuz, yok efendim şuna buna katılıyormuş, önce durup düşünün, SİZE TEKLİF YAPMADIM, ASLA DA YAPMAM, hem forumun istediğim yerine istediğim şeyi yazma özgürlüğüm var, sanki orası tapulu yerinizmiş gibi konuşmaya hakkınız yoktur, ben size diyor muyum, şunu şuraya yazın, bırakın allah aşkına, işinize bakın, nedir yahu, siz askeriden misiniz, nedir, işinize baksanıza,
?
Şiir Atölyesi
Ruh Katılımı (Ortak Yaratıcılık)
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan) Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen) Varsın yeniden harlansın yangın Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat) Bir kez daha âşık olmayacağım (nida) Akan su pırıltısı belki Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa) Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da, Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha) Gözlerimde yuvalanan intiharlar Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen) Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat) Bir daha adını anmayacağım (nida) Kapatacağım kulaklarımı Duymayacağım kendimi bile (kenan) Mil çekilsin gözlerime görmeyeceğim seni... (gönül) Bütün yaralarımı dağlamadan önce teker, teker kanatacağım... (gökçen) her son başlangıcın eşiği kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock) gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha) sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür) Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida) Önce ipleri kopacak uçurtmaların Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen) Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida) Yürüdükçe yol büyür içimde , düşündükçe kahır İçtikçe akşam kızılı ömrüm , içtikçe zehir ( imdat ) yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir, işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay) Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida) Ölüp ölüp dirilsede suretin... Ben yeniden varolacağım(gönü) Kaybettiğin bedenlerin Sevdiklerin[[B]]in[[/B]] kaçışına inat ( ömür)
?
Şiirhane
Edebiyat Tartışmaları
Bu teklifleri özel postalarla ya da formun başka bir kısmında yapar mısınız ???
?
Şiirhane
Edebiyat Tartışmaları
AYLİN HANIM, başta sizle tartıştık hatırlarsınız, BİR SİTEDE KÖŞE YAZARLIĞI YAPMAK İSTER MİSİN, sanattan anlayan, söz söyleyebilecek, yazı işlerinden anlayacak birilerine ihtiyaç var, acaba sen ne dersin??
?
Şiir Atölyesi
Ruh Katılımı (Ortak Yaratıcılık)
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan) Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen) Varsın yeniden harlansın yangın Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat) Bir kez daha âşık olmayacağım (nida) Akan su pırıltısı belki Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa) Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da, Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha) Gözlerimde yuvalanan intiharlar Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen) Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat) Bir daha adını anmayacağım (nida) Kapatacağım kulaklarımı Duymayacağım kendimi bile (kenan) Mil çekilsin gözlerime görmeyeceğim seni... (gönül) Bütün yaralarımı dağlamadan önce teker, teker kanatacağım... (gökçen) her son başlangıcın eşiği kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock) gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha) sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür) Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida) Önce ipleri kopacak uçurtmaların Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen) Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida) Yürüdükçe yol büyür içimde , düşündükçe kahır İçtikçe akşam kızılı ömrüm , içtikçe zehir ( imdat ) yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir, işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay) Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida) Ölüp ölüp dirilsede suretin... Ben yeniden varolacağım(gönü) Kaybettiğin bedenlerin Sevdiklerin kaçışına inat ( ömür)
?
Şiir Atölyesi
Ruh Katılımı (Ortak Yaratıcılık)
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan) Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen) Varsın yeniden harlansın yangın Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat) Bir kez daha âşık olmayacağım (nida) Akan su pırıltısı belki Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa) Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da, Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha) Gözlerimde yuvalanan intiharlar Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen) Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat) Bir daha adını anmayacağım (nida) Kapatacağım kulaklarımı Duymayacağım kendimi bile (kenan) Mil çekilsin gözlerime görmeyeceğim seni... (gönül) Bütün yaralarımı dağlamadan önce teker, teker kanatacağım... (gökçen) her son başlangıcın eşiği kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock) gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha) sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür) Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida) Önce ipleri kopacak uçurtmaların Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen) Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida) Yürüdükçe yol büyür içimde , düşündükçe kahır İçtikçe akşam kızılı ömrüm , içtikçe zehir ( imdat ) yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir, işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay) Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida) Ölüp ölüp dirilsede suretin... Ben yeniden varolacağım(gönü)
?
Yazma Süreci
Yaratıcı Yazarlık
Yazmaya başladım :) Hem de günleri süt kutularının son kullanma tarihlerinden hesaplarken :) Çok teşekkür ederim.. Serbest bırakınca oluyormuş sanırım :)
Başa Dön