"Bilim o kadar ilerledi ki, yakında hiçbir şeyin mümkün olduğuna inanmayacağız." - Oscar Wilde"

?

???

July 2026 tarihinde katıldı

Son forum iletileri

?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Belli bir nedeni yok gidişimin...Öylece silmek geldi içimden yazılarımı ki zaten yoktular...Bir kaç tane kaldı...Arada uğramama vesile olsunlar. Yazı ve şiirlerimi okuyan, takip ettiğini bildiğim tüm değerli edebiyat dostlarına şükranlarımı sunuyorum. Yorumlarını, üşenmeyip zahmet edip, mail adresim yoluyla benimle paylaşan tüm dostlara da teşekkürediyorum. Hepinizi çokkk seviyorum. Arada atışsamda, dokunsamda bam telinize sizleri seviyorum çünkü şiire ve yazıya aşıksınız herbiriniz. İşinizi gücünüzü bir yana bırakıp yaşama inat hala yazmak direncini buluyorsunuz kendinizde... Yazmaya devam, belki başka yerlerde...Ama sanırım kendi kendime birşeyler yaparım bu saatten sonra. Neticede kişisel bir uğraşı bu...Elimde tamamlanmayı bekleyen öykü ve roman denemeleri var. Onlarla uğraşırım kim bilir belki bir gün ne bileyim altmış yaşımdada olsam, ölmeden görürüm diye...Yoğunum aslında çok hemde, bir yandan okul, bir yandan iş, bir yandan hazırlanan tezler, bir yandan diğer koşuşturmacalar...Çok mu bunaldım, çok mu daraldım...Bir nefes almak, belki hayata yeni pencerelerden bakmak ihtiyacı... Yazılarımı okuyan, yorumlayan, kütüphanelerine alan herkesten önce özürdiliyorum sonrasında teşekkürediyorum. Kendi kütüphanelerim duruyor. İz yazar ve şairleri okamaya devam. Lütfen saygısızlığımı mazur görün ve kişisel kararıma saygı duyun. Eğer benimle yazışmak isterseniz izedebiyat dostu olarak maillerinizi bekliyorum (bedirge@hotmail.com) İz okur, İz yazar, İz şair olarak buralardayım...Ama daha seyrek. Sevgiyle kalın... Mutlu kalın... Hoşça kalın... NAİLE DUMAN, YAŞAR. (Bedirge (İde)) (2002-2005) *************************************************************** Ölümde Yakışır Bize Gidiyorum, yarım kalan sözlerin merakına düştükten sonra belki yaşanacak aşkların gizlisinde kalırım belki kavgalara bilemem düşlere bulaşırım meraklanma sen yinede bir tutam güneş olacak koynumda yeterki yeterki leke değmesin gül tenli ellerimize sevdalar yaşamak içindir ölümde yakışır bize soluk seslerini duydum aysız geceler ılık bir tebessüm değildi karanlık içinden seçmeye çalıştıklarım değildi, bu yorgunluk benim değildi ve ben artık seninle koşamam bağışla beni küçüğüm ayaklarım uyum sağlamaz adımlarına yüzlerce kavga bıraktım ardımda üstelik bunlarda sen yoktun çağlara iz düşüren tekil kahramanlar yoktu bedeli peşin ödenmiş ömürlerin kanlı ibareleri vardı sadece yeterki yeterki leke değmesin gül tenli ellerimize sevdalar yaşamak içindir ölümde yakışır bize gidiyorum sokak ışıklarında gölgeler büyüterek belki varlığı ispat istemez bir kursun olurum belki körpecik bakışlara kalkan olurum meraklanma sen yinede gözyaşların saklı kalacak yeterki yeterki leke değmesin gül tenli ellerimize sevdalar yaşamak içindir ölümde yakışır bize binlerce kez koştum sadece koştum yıkık kentlerin enkaz bulvarlarında nasıl koşulursa molozlar içinde öyle koştum ve şarkılar dinledim korkulu çığlıklı ve içinde uçurumlar olan şarkılar ve şarkılar söyledim inançlı yürekli sevdaya durmuş şarkılar yüreğimi kalkan ettim kanlı duruşlara sevdamı volkan ettim hoşçakal küçüğüm alnım ak başım dik gidiyorum bilesin ki bazen ölüm de yakışır bize -Ahmet Can Akyol- (Şarkı formatındaki sözlerini yazdım orjinali farklı olabilir/paylaşmak istedim)
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Neden? 1-Ben neredeyse dört yıla yakındır burdayım ve başından beride fotoğrafım var. Ama bir kere olsun görmedim. Gerçi olmasada olur ama açıklamanıza istinaden belirtme gereği duydum. 2-Editörlerin kim olduğu ve hangi kriterlere göre seçildiği konusunda (içimizden mi , dışardan mı) hala tatminkar bir yanıt gelmedi sizden. 3-Keşfedilen ve öne itelenen arkadaşları buradan tüm izedebiyat ailesi adına tebrik ediyorum. İnternette gezinirken tesadüf 12 yaşlarında genç bir arkadaşın keşfedildiğiyle ilgili haber okumuştum. (Samimiyim, şimdi daha netleşti birşeyler.) 4-İzedebiyatın amatörler platformu olduğunu sanıyordum. Meğer kendimi kandırmışım. Bu konuda da kesin bir yanıt almış oldum. Sanırım bir kitap bastırıp, kitapevi ve editörlerle tanıştıktan sonra buraya gelmek her açıdan daha mantıklı. 5-Şatavatlı şeyler değil istediğim, sadece ve sadece...neyse 6-Anket konusuna gelince öncelik vermenize sevindim. 7-Hepinizi çok sevdim, hepinize çok alıştım, ama bir yandan da çok daraldım. 8-Bu aşk burada biter ve ben çeker giderim. Hoşçakalın sevdiceklerim. NAİLE DUMAN YAŞAR
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Öneriler yaratıcı. Anasayfada tüm yazarlara sırayla yer vermeye gelince. Korkarım bunun önünde iki engel var; birincisi orası Editörlerin Seçtikleri bölümü; yani okunup incelendikten sonra öne çıkan yazarlara yer verilen bir yer. Bazen bir yayınevi çalışanından bir öneri alıyoruz; bazen site içinden öneriler geliyor, bazen de biz keşfettiğimiz bir yazarı öne çıkarıyoruz. Çoğunlukla tek bir yazıya değil, yazarın yazı gönderme sıklığına, ilgilendiği konulara, dil konusundaki duyarlılığına bakıyoruz. Zaten çok popüler olmuş bir yazarı tekrar oraya taşıma gereği duymuyoruz; belli bir okunmaya ulaşmış, ama daha fazla öne çıkmayı hakkettiğini düşündüğümüz yazarlara yer vermeye çalışıyoruz. Sık sık da genç yaşlarında çok güzel yazılar yazan arkadaşlarımıza yer veriyoruz. İkinci engel ise çok basit olarak tüm yazarların resimlerinin elimizde bulunmuyor olması. Sitede biraz da insan yüzü göstermek istiyoruz, dolayısıyla bir yazarı anasayfaya taşırken ondan özellikle bir fotoğrafını rica ediyoruz. Tahmin edersiniz ki bu şekilde yazışmalar uzun sürebiliyor. Fotoğrafını beklediğimiz birkaç yazar daha var. Anket düşüncesine gelince, aslında halihazırda kapsamlı bir anketimiz var. Tüm yazarlarımıza gönderip fikir, öneri almak istediğimiz birşey. En kısa zamanda bunu yazarlara ulaştıracağız. Aslında bir edebiyat sitesini birbirinden yaratıcı onlarca yeni eklentiyle zenginleştirmek mümkün. İnternetteki genel 'trend' de bu yönde. Ancak İzEdebiyat daha kurulurken aklımızda tek bir düşünce vardı. Basitlik. Sağdan soldan açılan menüler, kayan yazılar, cafcaflı renkler, geveze editörler (beni hoşgörün) olmasın istiyorduk. Yazar ve okurun buluştuğu bir okuma bölgesi, bir de forum dışında hiçbir şey olmasın demiştik hatta. Ardından kütüphane fikri doğdu. Uzun tartışmalar sonucu onu açtık. Son olarak haberler bölümünü koyduk; onu bile belli bir ikircimle koyduk. İnternet zaten bu tür bilgilerin toplanabileceği site kaynıyor, Amerika'yı yeniden keşfetmeyi başkaları yapsın dedik. Ne var ki dayanamadık, koyduk. Ebedi engelimize gelince, o da vakit. Hepimiz başka işlerle uğraşıyoruz, bazımız yayınevlerinde, kitabevlerinde çalışıyor, bazımız bir yandan editörlük, redaktörlük ve çevirmenlik işleriyle uğraşıyor. Durum böyle olunca, fikirlerin uygulanması uzun sürebiliyor. Buna karşı da edebi savımız, birbirinden güzel yüzlerce yazı var burada. Gelen okumak, gelen yazmak için geliyorsa, site bu işi görüyor. Saygılarımla, Diren Yardımlı İzEdebiyat NOT: Anket projesini hızlandırmaya çalışacağız...
?
Şiir Atölyesi
Ruh Katılımı (Ortak Yaratıcılık)
Bugün seni hatırlatan hiç birşeye rastlamadım (naile) Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan) Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen) Varsın yeniden harlansın yangın Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat) Bir kez daha âşık olmayacağım (nida) Akan su pırıltısı belki Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa) Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da, Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha) Gözlerimde yuvalanan intiharlar Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen) Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat) Bir daha adını anmayacağım (nida) Kapatacağım kulaklarımı Duymayacağım kendimi bile (kenan) Mil çekilsin gözlerime görmeyeceğim seni... (gönül) Bütün yaralarımı dağlamadan önce teker, teker kanatacağım... (gökçen) her son başlangıcın eşiği kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock) gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha) sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür) Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida) Önce ipleri kopacak uçurtmaların Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen) Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida) Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat ) yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir, işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay) Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida) Ölüp ölüp dirilsede suretin... Ben yeniden varolacağım(gönü) Kaybettiğin bedenlerin Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür) böylelikle ilk sözüm olacak bu aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan) Ne çok susmuştu oysa akşamlar Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat) Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini Gün batarken her günkü gibi (kenan) Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida) İliştiremiyorum kendimi yeni güne Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen) Avazıma yorganları çekip Bugün aşk şiiri yazmayacağım Gülün dikenine takacağım Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida) En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı Göğe mıhlanmış milyon yıldız Öyle garip Öyle anlamsız ca bakınmakta ( İmdat ) İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen) Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına Zembereği bozuk saatlerin (nida) Bestesi Arion'un lirinden sıvışacak Güftesini yazacağım, içinde aşk olmayacak(gökçen) esintisini hissetmek kadar huzur dolu yarınları ve öylesine ciğerlerime cekeceğim katranı, katran karası dünyanın mahvelinde.(enis swan heacock) Sığacak çok mazgal var evladı için Yer, gök ve deli diken annenin sinesi için (nida)
?
Şiir Atölyesi
Ruh Katılımı (Ortak Yaratıcılık)
Bugün hiçbirşey seni hatırlatmadı bana (naile)
?
Şiir Atölyesi
Ruh Katılımı (Ortak Yaratıcılık)
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan) Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen) Varsın yeniden harlansın yangın Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat) Bir kez daha âşık olmayacağım (nida) Akan su pırıltısı belki Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa) Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da, Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha) Gözlerimde yuvalanan intiharlar Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen) Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat) Bir daha adını anmayacağım (nida) Kapatacağım kulaklarımı Duymayacağım kendimi bile (kenan) Mil çekilsin gözlerime görmeyeceğim seni... (gönül) Bütün yaralarımı dağlamadan önce teker, teker kanatacağım... (gökçen) her son başlangıcın eşiği kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock) gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha) sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür) Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida) Önce ipleri kopacak uçurtmaların Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen) Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida) Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat ) yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir, işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay) Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida) Ölüp ölüp dirilsede suretin... Ben yeniden varolacağım(gönü) Kaybettiğin bedenlerin Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür) böylelikle ilk sözüm olacak bu aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan) Ne çok susmuştu oysa akşamlar Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat) Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini Gün batarken her günkü gibi (kenan) Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida) İliştiremiyorum kendimi yeni güne Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen) Avazıma yorganları çekip Bugün aşk şiiri yazmayacağım Gülün dikenine takacağım Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida) En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı Göğe mıhlanmış milyon yıldız Öyle garip Öyle anlamsız ca bakınmakta ( İmdat ) İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen) Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına Zembereği bozuk saatlerin (nida) Bestesi Arion'un lirinden sıvışacak Güftesini yazacağım, içinde aşk olmayacak(gökçen) esintisini hissetmek kadar huzur dolu yarınları ve öylesine ciğerlerime cekeceğim katranı, katran karası dünyanın mahvelinde.(enis swan heacock) Sığacak çok mazgal var evladı için Yer, gök ve deli diken annenin sinesi için (nida) (Yukarıda okuduğunuz dizelere eleştiri yapcaksanız, amenna. Diğer iletileri, diğer forumlara ekeleyin. Rica!)
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Anasayfadaki yazar tanıtımı nihayet yeniledi kendini. Bilmem kaç oldu ama:) Bu konudada şunu öneriyorum. Teknik olarak forum konusunda yetkin değilim ancak. Slayt vari yada hızlı geçişli bir görüntü sistemi ayarlanır. Bunun yapılabileceğini düşünüyorum. İzedebiyatta ne kadar yazar/şair varsa, mesela belli periyotlarla tek tek tanıtım geçişleri sağlanabilir. Bu sayede izedebiyat genelini mutlu eden bir çalışma yapılır, dışardan gelen ziyaretçilerde daha çok yazar/şairi tanıma ve okuma fırsatı bulur. Bunu yazdım diye hayıflandığımı sanmayın. Benimkini koymasanızda olur, çok ciddiyim. Burada değindiğim konuların genel bir çoğunlukça düşünüldüğünü düşündüğüm için bu kadar üzerinde duruyorum. Şahsi olarak algılanması ise beni gerçekten üzüyor. Ben sanatçı ruhlu bir kadınım, hassasım yani, anlamadan söylenen herşey kırabiliyor bu yüzden :) Umarım bu konudada pratik bir çözüm buluruz. Kısa aralıklarla herkesin tanıtımının yapıldığı anasayfada, bir iki kitap sitesinde benzer uygulamalar var diye hatırlıyorum. Neyse... Tsk. NAİLE DUMAN YAŞAR
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Sayın Direnli, Gerek İzedebiyat, gerekse edebiyat veya diğer konularda, genel duygu, düşünce ve istekleri daha sistematik takip edebilmek maksadıyla, forum bölümüne anket yada anket hazırlama aracı ekleyebilir miyiz? Bunu şu yüzden istiyorum. Bazı sorular var kafamda ve bu sorularla ilgili ne zaman bir yazı yazmaya kalksam yanlış anlaşılıyorum. Eğer işi ankete dökersek hem burada bazı konularda gereksiz laf kalabalığını, sataşmalarını önlemiş oluruz, hemde daha net sonuçlara (sitenin geneli açısından) ulaşmış oluruz diye düşünüyorum. Anket cevaplama seçeneği her kullanıcı için bir kerelik olursa sanırım daha objektif sonuçlarda elde edilebilir? Bilmem siz ne dersiniz? NAİLE DUMAN YAŞAR
?
Şiir Atölyesi
Ruh Katılımı (Ortak Yaratıcılık)
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan) Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen) Varsın yeniden harlansın yangın Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat) Bir kez daha âşık olmayacağım (nida) Akan su pırıltısı belki Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa) Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da, Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha) Gözlerimde yuvalanan intiharlar Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen) Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat) Bir daha adını anmayacağım (nida) Kapatacağım kulaklarımı Duymayacağım kendimi bile (kenan) Mil çekilsin gözlerime görmeyeceğim seni... (gönül) Bütün yaralarımı dağlamadan önce teker, teker kanatacağım... (gökçen) her son başlangıcın eşiği kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock) gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha) sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür) Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida) Önce ipleri kopacak uçurtmaların Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen) Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida) Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat ) yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir, işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay) Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida) Ölüp ölüp dirilsede suretin... Ben yeniden varolacağım(gönü) Kaybettiğin bedenlerin Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür) böylelikle ilk sözüm olacak bu aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan) Ne çok susmuştu oysa akşamlar Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat) Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini Gün batarken her günkü gibi (kenan) Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida) İliştiremiyorum kendimi yeni güne Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen) Avazıma yorganları çekip Bugün aşk şiiri yazmayacağım Gülün dikenine takacağım Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida) En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı Göğe mıhlanmış milyon yıldız Öyle garip Öyle anlamsız ca bakınmakta ( İmdat ) İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen) Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına Zembereği bozuk saatlerin (nida) Bestesi Arion'un lirinden sıvışacak Güftesini yazacağım, içinde aşk olmayacak(gökçen) esintisini hissetmek kadar huzur dolu yarınları ve öylesine ciğerlerime cekeceğim katranı, katran karası dünyanın mahvelinde.(enis swan heacock) buda benden olsun istedim. gizudan kopya aldım biraz tabi :))
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Sayın Direnli, Konunun sayın Buğra ile çözülmüş olmasına çok sevindim. Verdiğim tepkiyi mazur görün, herhangi bir konuda olsa ve bu izedebiyata gölge düşürse yine vereceğimden emin olun. Burada çok konuşmaktan ziyade, az ve öz konulara deyinmekte fayda var diye düşünüyorum. Umarım tekrarı olmayan talihsizlikler olarak kalır. Nezaketiniz ve yanıtınız için çok teşekkürederim. Naile Duman Yaşar
?
Şiir Atölyesi
Ruh Katılımı (Ortak Yaratıcılık)
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan) Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen) Varsın yeniden harlansın yangın Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat) Bir kez daha âşık olmayacağım (nida) Akan su pırıltısı belki Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa) Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da, Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha) Gözlerimde yuvalanan intiharlar Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen) Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat) Bir daha adını anmayacağım (nida) Kapatacağım kulaklarımı Duymayacağım kendimi bile (kenan) Mil çekilsin gözlerime görmeyeceğim seni... (gönül) Bütün yaralarımı dağlamadan önce teker, teker kanatacağım... (gökçen) her son başlangıcın eşiği kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock) gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha) sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür) Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida) Önce ipleri kopacak uçurtmaların Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen) Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida) Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat ) yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir, işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay) Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida) Ölüp ölüp dirilsede suretin... Ben yeniden varolacağım(gönü) Kaybettiğin bedenlerin Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür) böylelikle ilk sözüm olacak bu aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan) Ne çok susmuştu oysa akşamlar Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat) Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini Gün batarken her günkü gibi (kenan) Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida) İliştiremiyorum kendimi yeni güne Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen) Avazıma yorganları çekip Bugün aşk şiiri yazmayacağım Gülün dikenine takacağım Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida) En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı Göğe mıhlanmış milyon yıldız Öyle garip Öyle anlamsız ca bakınmakta ( İmdat ) İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen) Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına Zembereği bozuk saatlerin (nida) Bestesi Arion'un lirinden sıvışacak Güftesini yazacağım, içinde aşk olmayacak(gökçen)
?
Şiir Atölyesi
Ruh Katılımı (Ortak Yaratıcılık)
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan) Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen) Varsın yeniden harlansın yangın Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat) Bir kez daha âşık olmayacağım (nida) Akan su pırıltısı belki Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa) Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da, Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha) Gözlerimde yuvalanan intiharlar Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen) Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat) Bir daha adını anmayacağım (nida) Kapatacağım kulaklarımı Duymayacağım kendimi bile (kenan) Mil çekilsin gözlerime görmeyeceğim seni... (gönül) Bütün yaralarımı dağlamadan önce teker, teker kanatacağım... (gökçen) her son başlangıcın eşiği kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock) gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha) sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür) Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida) Önce ipleri kopacak uçurtmaların Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen) Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida) Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat ) yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir, işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay) Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida) Ölüp ölüp dirilsede suretin... Ben yeniden varolacağım(gönü) Kaybettiğin bedenlerin Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür) böylelikle ilk sözüm olacak bu aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan) Ne çok susmuştu oysa akşamlar Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat) Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini Gün batarken her günkü gibi (kenan) Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida) İliştiremiyorum kendimi yeni güne Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen) Avazıma yorganları çekip Bugün aşk şiiri yazmayacağım Gülün dikenine takacağım Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida) En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı Göğe mıhlanmış milyon yıldız Öyle garip Öyle anlamsız ca bakınmakta ( İmdat ) İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen) Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına Zembereği bozuk saatlerin (nida)
?
Şiir Atölyesi
Ruh Katılımı (Ortak Yaratıcılık)
Ben yazacağımı düşünürken İmdat göndermiş.. Onun dizesini atlamış gibi oldum... Nida şiiri tam da benim toplamaya başladığım yere doğru topluyordu sevinçten ileti eklendiğine dikkat etmemişim:) Düzeltelim.. Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan) Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen) Varsın yeniden harlansın yangın Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat) Bir kez daha âşık olmayacağım (nida) Akan su pırıltısı belki Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa) Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da, Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha) Gözlerimde yuvalanan intiharlar Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen) Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat) Bir daha adını anmayacağım (nida) Kapatacağım kulaklarımı Duymayacağım kendimi bile (kenan) Mil çekilsin gözlerime görmeyeceğim seni... (gönül) Bütün yaralarımı dağlamadan önce teker, teker kanatacağım... (gökçen) her son başlangıcın eşiği kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock) gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha) sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür) Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida) Önce ipleri kopacak uçurtmaların Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen) Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida) Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat ) yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir, işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay) Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida) Ölüp ölüp dirilsede suretin... Ben yeniden varolacağım(gönü) Kaybettiğin bedenlerin Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür) böylelikle ilk sözüm olacak bu aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan) Ne çok susmuştu oysa akşamlar Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat) Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini Gün batarken her günkü gibi (kenan) Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida) İliştiremiyorum kendimi yeni güne Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen) Avazıma yorganları çekip Bugün aşk şiiri yazmayacağım Gülün dikenine takacağım Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida) En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı Göğe mıhlanmış milyon yıldız Öyle garip Öyle anlamsız ca bakınmakta ( İmdat ) İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen)
?
Şiirhane
Edebiyat Tartışmaları
Pardon..
?
Şiir Atölyesi
Ruh Katılımı (Ortak Yaratıcılık)
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan) Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen) Varsın yeniden harlansın yangın Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat) Bir kez daha âşık olmayacağım (nida) Akan su pırıltısı belki Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa) Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da, Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha) Gözlerimde yuvalanan intiharlar Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen) Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat) Bir daha adını anmayacağım (nida) Kapatacağım kulaklarımı Duymayacağım kendimi bile (kenan) Mil çekilsin gözlerime görmeyeceğim seni... (gönül) Bütün yaralarımı dağlamadan önce teker, teker kanatacağım... (gökçen) her son başlangıcın eşiği kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock) gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha) sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür) Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida) Önce ipleri kopacak uçurtmaların Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen) Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida) Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat ) yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir, işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay) Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida) Ölüp ölüp dirilsede suretin... Ben yeniden varolacağım(gönü) Kaybettiğin bedenlerin Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür) böylelikle ilk sözüm olacak bu aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan) Ne çok susmuştu oysa akşamlar Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat) Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini Gün batarken her günkü gibi (kenan) Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida) İliştiremiyorum kendimi yeni güne Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen) Avazıma yorganları çekip Bugün aşk şiiri yazmayacağım Gülün dikenine takacağım Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida) İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim
Başa Dön