Yardan ayrı düştüm dostlar
Geçmiyor ki günler aylar
Varsın kurak olsun bağlar
Kanar ince ince yürek ağlaşır (naile!)
?
???
July 2026 tarihinde katıldıSon forum iletileri
Merhaba Arkadaşlar;
Üç - dört yıl önce yazdığım ve dolayısıyle o günden beri onlarca yorum alan, yetmiş - seksen kişi tarafından kütüphaneye kaydedilen "Her Yağmurda" adlı şiirimin birinci sırayı uzun süredir işgal ediyor olması, haklı olarak birçok arkadaşı rahatsız ediyordu.Bu konu ile ilgili, şiirimin altına eleştiriler yapılıyordu......Yıllar önce yazılan şiirin, hâlâ sıralamada durması, aslında beni de rahatsız ediyordu..
Birkaç yıl önce yazılan şiirin hâlâ sıralamada durması, gerçekten hoş değil.İlk yazıldığında, o günki şiirlerin arasında belki en güzeli oydu.Ama o günden sonra yüzlerce şiir yazıldı.Eski şiirlerin, yeni şiirlerle aynı kulvarda yarıştırılması haksızlık.Çünkü eski şiirin yorumu fazla, okuyanı fazla, alındığı kütüphane sayısı da fazla.Yeni yüklenen bir şiir, ne kadar güzel olsa da; hep eski şiirin gerisinde kalır okunma sayısı, yorum sayısı ve kaydedildiği kütüphane sayısı bakımından.Yani, sıralama konusunda uygulanan yöntem bence yanlış.
İşte bu nedenlerle şiirimi silmeye karar verdim ve sildim.Sitedeki çok güzel şiirlerin ve bu şiirlerin şairlerinin, benim yüzümden haksızlığa uğramalarını engellemek için sildim......Bugüne kadar neden mi silmedim? Şiirime yorum yapanlara, kütüphanesine alanlara saygısızlık olmasın diye....Yine birkaç yıl önce yazdığım şiirim liste başı olursa, onu da sileceğim.
izedebiyatı seviyorum.Yazarıyla, okuruyla, yönecileriyle.......Herkese sevgiler....
Dört dörtlük , dörtlükler kurduğumuz söylenemez ama bunu yapmaya çalışmak gerçekten cesaret isteyen bir durum.O cesareti gösteren dostlara da EYVALLAH
derim ben...
Güne vurur gecenin faslı
Ateşim küser köz ağlaşır
İşte o an görünür aslı
Dilim bulanır söz ağlaşır ( İmdat )
Açıktı aslında da bir kelime kadardı
Gel gelelim sözün ardı arkası vardı
Bir yudum su misaliydi bendinden aktı
Yalındı yanlışları dahi gün ağlaşır ( Enis )
Yakar ağzı tütünün tadı
Kan boyar gülü toprağı
Taş duvarda başımın izi
Koynunda ilk tövbem ağlaşır ( Gökçen )
Dertlerim görünür inceden ince
Çare bulunmuyor nicedir nice
Güneşim doğmaz her an gecedir gece
Bülbül figan eder güller ağlaşır ( Zeliha )
Bir hayın bıçak deler bağrı
Merde gam olur namert ağrı
Öylesi yerden göğe doğru
Saz haykırır , teller ağlaşır ( İmdat )
--------------------------------------------------------------------------------
Güne vurur gecenin faslı
Ateşim küser köz ağlaşır
İşte o an görünür aslı
Dilim bulanır söz ağlaşır
Yakar ağzı tütünün tadı
Kan boyar gülü toprağı
Taş duvarda başımın izi
Koynunda ilk tövbem ağlaşır
Dertlerim görünür inceden ince
Çare bulunmuyor nicedir nice
Güneşim doğmaz her an gecedir gece
Bülbül figan eder güller ağlaşır
Güne vurur gecenin faslı
Ateşim küser köz ağlaşır
İşte o an görünür aslı
Dilim bulanır söz ağlaşır
Yakar ağzı tütünün tadı
Kan boyar gülü toprağı
Taş duvarda başımın izi
Koynunda ilk tövbem ağlaşır
Elimden bu kadar geliyor. Bu arada ben Zeliha Hanım'ın yazdığı dörtlüğü atlamış gibi oldum özür dilerim üstüne İmdat yazınca onu gördüm ilk... Artık karar sizin ben ikisine de uyarım her ne kadar bu işi beceremediğime emin olsamda:)
şiir yazmak zaten ayrı bir iş bir de uyak girince iyice zorlaşmış. naçizane bu da benden olsun. şair arkadaşlara cesaret olur. saygılarımla...
Güne vurur gecenin faslı
Ateşim küser köz ağlaşır
İşte o an görünür aslı
Dilim bulanır söz ağlaşır...
Açıktı aslında da bir kelime kadardı
Gel gelelim sözün ardı arkası vardı
Bir yudum su misaliydi bendinden aktı
Yalındı yanlışları dahi gün ağlaşır
Ne kendine beceriksizlik yaftası asanlara hak verdim ne de suskunluk takınanlara..Yanlış bir zamanlama ve yanlış bir düşünce benim kanaatimce...Ya parmaklarınızı kullanın sayarak yazın.Utanılacak birşey yapmıyoruz ki...Neyse açtırmayın benim parmaklarımın mührünü :))
Seviyorum sizleri...
Kanu seçmedim Mevla ne yana götürürse o yana gitsin....
Güne vurur gecenin faslı
Ateşim küser köz ağlaşır
İşte o an görünür aslı
Dilim bulanır söz ağlaşır...
..............a
..............b
..............a
..............b
olarak başlattım ben ayağı.Devam edecekler.
..............a
..............a
..............a
..............b Şeklinde uyarlarlarsa sağlam zemin de olur...
Bir de finallerini kıtaların ;
.......................... ağlaşır şeklinde bitirmeliyiz....
Haydi bakalım kimin ne kadar yüreği varmış görelim....
konu berdel olabilir mi?
Ak koyundan kara kuzu koç olmaz,
Su üstüne daştan yuva kurulmaz,
Kardeş ile ak çarşafta uyunmaz,
Töre batsın, bu utanç bitsin ben nasıl edim.(zeliha)
imdat bey lütfen açılışı yapın başlatın devamını toplu halde getiririz yürek koyduk bu işe.
birlektiliğe...
Önerini düşünmedim sanma... Bir kaç gündür teknik sorunlar sebebi ile tam olarak takip edemiyorum siteyi. Bağlı kaldığım süreler çok kısıtlı oluyor. Hece ölçülü ve uyaklı bir şiir deneyelim diyorsun sanırım. İletini gördüğümden beri kağıda karalayıp duruyorum bir şeyler ama çook çalışmam lazım gibi görünüyor. Of anla işte beceremedim usturuplu bir dörtlük yazmayı...
Çok olmadı gerçi (4-5 ay) ama site ile ilk tanıştığım günden beri foruma atılan neredeyse her iletiyi okudum ben. Kabul masal masal bir öneri uydurana kadar pek sesim de çıkmadı ama okudum( AAAA masal yazsak ya beraber:))Okudukça kırmızı başlıklı kız hayreti bulaştı beynime sordum da sordum... Büyükanne tırnakların neden bu kadar uzuun?... Büyükanne egon neden bu kadar büyüük? Tam büyükanne dişlerin diyecektim baktım masala mutlu son reva görülmüş. Özür dilerim hep kırmızı başlıklı kız kaldığım için...
Nida,kendine haksızlık etme...Sen kurdun karnına taş dolduran avcı olmayı becerebildin... Burası harikalar diyarı ve insanlar gözümü kamaştırıyor çoğu zaman. Sadece bazen odağı bozuk aynalara bakıyorlar(en çok da ben). Hem henüz ayakta zor duruken yürümeyi denemek yerine koşmaya başlayınca beni de bir şey olacak sanmışlar ama nafile olmuş... Gerçi sen dayanamazsın ama yorum da yap bence yoksa endişemizi kaybederiz ve şu forum denkleminde x eşitini bulamaz...
Parantez=Eğer iletin yetişmeseydi Nida hanım diye başlayan bir yorumum olmak üzereydi son şiirine:)
Ben unuttum!
Bir edebiyat sitesinde olduğumu. Edebi bir sitede, ebediyet telaşına düştüm. Ruhumu susturdum, benliğim geçti forvete. (İleri uç oyuncusu, demekmiş. Word uyardı) Altın gol, telaşına kapıldım. Güya küme düşecekmişim, gibi. Alınganlık yaptım kimi zaman, üzerime değişik formalar giydim. Giydiğim her formanın rengi, karşı takımı üzdü. Ve renklerine canımı dahi vereceğim türbinler de üzdü beni. Çıkardım kramponlarımı… (Tutmalıklarımı)… Ve karar aldım etli ve sütlüye karışmayacağım. Bu bir sitem, değil. Bünye meselesi. Anasonla bağıntılı. Gece yazdıklarımı, gündüz okuduğumda tanıyamadım. Ve faydadan çok bu güzel siteye zararımın dokunduğunu hissettim. Özür diliyorum, hepinizden. Düşünmeden yazdıklarım için. Ve kendime forum köşeleri için kırmızı kart, gösteriyorum. İzedebiyat dünyaya açılan bir pencere. Benim yaptığım ahmaklıkları siz de yapmayın. Burası edebiyatla anılan güzel bir dinleti ve söylev yeri.
Saygılarımla.
nida.
Parantez açmasam, kudururum. (Forum imecelerinde hep olacağım, yorumsuz) Bu adam okumaz! Dedem, demişti…
Galiba diğer arkadaşlar önerime sıcak bakmadı...Olsun gam değil başka öneriler varsa onları değerlendirirler...
Naile Hanım teşekkür ederim :)
İmdat bey, siz başlayın öyküyü sonra da yazarız...
Sabırsızlıkla bekliyorum...
Sevgiyle kalın...
Naile.
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Avazıma yorganları çekip
Bugün aşk şiiri yazmayacağım
Gülün dikenine takacağım
Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida)
En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı
Göğe mıhlanmış milyon yıldız
Öyle garip
Öyle anlamsız ca bakınmakta ( İmdat )
İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim
Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen)
Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına
Zembereği bozuk saatlerin (nida)
Bestesi Arion'un lirinden sıvışacak
Güftesini yazacağım, içinde aşk olmayacak(gökçen)
esintisini hissetmek kadar huzur dolu yarınları
ve öylesine ciğerlerime cekeceğim katranı,
katran karası dünyanın mahvelinde.(enis swan heacock)
Sığacak çok mazgal var evladı için
Yer, gök ve deli diken annenin sinesi için (nida)
O sine ki yaslanıp and içtim uslanmaya
gökte yağmur olmaya
karanlıkta yağarken
günahı cama yazmaya (deniz)
Bütün yasak meyveleri ısırarak inadına(gökçen)
İnadına yıkarak tüm tabuları
İnadına yakarak tüm gemileri
İnadına sıkarak kelepçeleri kollarımla
İnadına eriterek yangınları ( İmdat )
Perilere inanmaya, uçmaya çalışacağım(gökçen)
Yarının umutlarını alıp avuçlarıma
Ve çocuksu yanlarımı türkü yapıp dilime ( İmdat )
Dur! (nida)
Ne garip değil mi?
Bugün, seni hiç hatırlamadım,
bu yüzden belki de,
sana hiç aşk şiiri yazmadım. (naile)
Suya söyledim gitti en son yalanımı (sezen)
Tarihin yazdığı her dizenin üstüne basa basa
Dönene kadar Adem'in alnının ortasına
Yazılmamış ne kaldıysa yazacağım... (SON)