Tebrik ediyorum. Okuması kadar takip etmesi de keyifti.
?
???
July 2026 tarihinde katıldıSon forum iletileri
Eyvallah Gökçen...
Evet dostlar paylaşmak bu olsa gerek - tamamlamak - sıkı sıkıya tutunmak - görmek - göstermek...Bunu yapmaya çalıştık.Başarısız olduğumuzu da kimse söyleyemez.Ayrık otları olmadı değil ama...Bilmem farkında mısınız ama bu çalışma ile BİRLEŞTİK...
Hepinize kendi adıma çok teşekkür ederim...
Devam etmemiz gerekiyor kopmadan...
Benim önerim de hece düzenin de kıtalarla tamamlama...Aşıkların yaptığı gibi mesela...Burada bir çoğumuz serbest yazıyoruz...Hece zor iştir ve de kafiye.İleri adımlar atmalıyız...
Eğer kabul ederseniz ilk ayağı benden olabilir...
Üstümdeki dizeler o kadar ağırlaşmış ki ne yazdıysam içime sinmedi doğrusu... Varsa tırtıklamak isteyen beri gelsin:)
Fikri buruştutup çöpe atmak üzereyken beni de olacağına ikna eden başta Nida ve İmdat, köşesinde çalışmamıza değinen Kenan Şahin ve tüm katılımcı arkadaşlara teşekkür ederim(bana düşer mi bilmiyorum ama). Gerçekten inanılmazsınız... Haydi yeni fikirler üretelim! Bir öykü fikri geldi bile...Hazır bir enerji birikmişken atmosfere salıvermek doğru olmaz.
Saygılar...
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Avazıma yorganları çekip
Bugün aşk şiiri yazmayacağım
Gülün dikenine takacağım
Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida)
En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı
Göğe mıhlanmış milyon yıldız
Öyle garip
Öyle anlamsız ca bakınmakta ( İmdat )
İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim
Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen)
Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına
Zembereği bozuk saatlerin (nida)
Bugün seni hatırlatan hiç birşeye rastlamadım (naile)
Bestesi Arion'un lirinden sıvışacak
Güftesini yazacağım, içinde aşk olmayacak(gökçen)
esintisini hissetmek kadar huzur dolu yarınları
ve öylesine ciğerlerime cekeceğim katranı,
katran karası dünyanın mahvelinde.(enis swan heacock)
Sığacak çok mazgal var evladı için
Yer, gök ve deli diken annenin sinesi için (nida)
O sine ki yaslanıp and içtim uslanmaya
gökte yağmur olmaya
karanlıkta yağarken
günahı cama yazmaya (deniz)
Bütün yasak meyveleri ısırarak inadına(gökçen)
İnadına yıkarak tüm tabuları
İnadına yakarak tüm gemileri
İnadına sıkarak kelepçeleri kollarımla
İnadına eriterek yangınları ( İmdat )
Perilere inanmaya, uçmaya çalışacağım(gökçen)
Yarının umutlarını alıp avuçlarıma
Ve çocuksu yanlarımı türkü yapıp dilime ( İmdat )
Dur! (nida)
Ne garip değil mi?
Bugün, seni hiç hatırlamadım,
bu yüzden belki de,
sana hiç aşk şiiri yazmadım. (naile)
Suya söyledim gitti en son yalanımı (sezen)
Tarihin yazdığı her dizenin üstüne basa basa
Dönene kadar Adem'in alnının ortasına
Yazılmamış ne kaldıysa yazacağım... (SON)
Ana fikir:
"1-Ben neredeyse dört yıla yakındır burdayım ve başından beride fotoğrafım var. Ama bir kere olsun görmedim."
Baba fikir:
"5-Şatavatlı şeyler değil istediğim, sadece ve sadece...neyse"
Fantazi:
"8-Bu aşk burada biter ve ben çeker giderim. Hoşçakalın sevdiceklerim."
Bu da, web sitenize kapak olsun:)
"Ben sanatçı ruhlu bir kadınım, hassasım yani, anlamadan söylenen herşey kırabiliyor bu yüzden :)"
Not: "koymasanız da olur" dediğiniz resminizin altında da değerlenebilir bu sözleriniz.
Saygılar, nooolur gitmeyin:((
Zeynep hanım ne demeli ki şimdi size:)))
Valla şu saatte beni güldürdünüz, ömrümü uzattınız daha ne olsun.
İşin sonuna denk gelince insanlar, maskarılıktan başka ne gelir ellerinden ...
Benim yazdığım her yazıyı bir kez değil en az on kez okumanız gerekiyor ki önce ana fikrini sonra da baba fikrini edininiz. Ondan sonra geliniz birlikte lay lay loy loy öykü yazalım sizinle. Hadi ne duruyorsunuz başlasanıza...Benimle başlamayın canım. Hem ben o sorunu hallediyorum içiniz rahat olsun. Kendime bir web sitesi yapacağım şekerim. Ohhh düşmanlar çatlasın boy boy resimlerimide şöyle dizeceğim ohh ohh, tek derdim bu benim biliyorsunuz. Aman resmim ana sayfada çıksın, aman yazım çıksın başka işim gücüm yok benim. Baksanıza şu saatte (03:40) kafamı kaldırıp kitapların, kağıtların arasından (tez) bir sigara içeyim, bir çay içeyim birde şöyle nete gözgezdireyim dedim, demez olaydım. Bir de ne göreyim. Zeynep hn, almış kalemi eline lay lay loy loy...İyikide tamamen susup küsüp gitmemişim, verdiğiniz parti benim adıma değilmi, eee o zaman önce ben:))))Ne duruyorsunuz, eğlensenize, hadii hop yandan yandan...
Tövbe estağfurullah!Ayağınıza bassalar bizden bileceksiniz ne diyeyim:))
Naile...
Örneğin şöyle bir şey: Lay lay lom, harikasınız arkadaşlar. Ah ne olur kalınız gitmeyiniz Naile hanımcım, ana sayfada sizin resminizi görmeden iki satır yazmak haram olur bizlere. Aaa?? siz küsüp gitmemiş miydiniz? Suskunluğunuza?
Evet, bol acılı veda mesajlarının üzerine bir öykü yazmak iyi gider. Var mısınız:)
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Avazıma yorganları çekip
Bugün aşk şiiri yazmayacağım
Gülün dikenine takacağım
Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida)
En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı
Göğe mıhlanmış milyon yıldız
Öyle garip
Öyle anlamsız ca bakınmakta ( İmdat )
İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim
Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen)
Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına
Zembereği bozuk saatlerin (nida)
Bugün seni hatırlatan hiç birşeye rastlamadım (naile)
Bestesi Arion'un lirinden sıvışacak
Güftesini yazacağım, içinde aşk olmayacak(gökçen)
esintisini hissetmek kadar huzur dolu yarınları
ve öylesine ciğerlerime cekeceğim katranı,
katran karası dünyanın mahvelinde.(enis swan heacock)
Sığacak çok mazgal var evladı için
Yer, gök ve deli diken annenin sinesi için (nida)
O sine ki yaslanıp and içtim uslanmaya
gökte yağmur olmaya
karanlıkta yağarken
günahı cama yazmaya (deniz)
Bütün yasak meyveleri ısırarak inadına(gökçen)
İnadına yıkarak tüm tabuları
İnadına yakarak tüm gemileri
İnadına sıkarak kelepçeleri kollarımla
İnadına eriterek yangınları ( İmdat )
Perilere inanmaya, uçmaya çalışacağım(gökçen)
Yarının umutlarını alıp avuçlarıma
Ve çocuksu yanlarımı türkü yapıp dilime ( İmdat )
Dur! (nida)
Ne garip değil mi?
Bugün, seni hiç hatırlamadım,
bu yüzden belki de,
sana hiç aşk şiiri yazmadım. (naile)
Suya söyledim gitti en son yalanımı (sezen)
Arkadaşlar hepiniz harikasınız ya...
Ne güzel birşey çıktı ortaya...
Ortak bir dil işte bu...
Hadi şimdide öykü yazalım, ne dersiniz?
Son dizelerini yazarak bitirmeni istiyorum.Tabi diğer arkadaşlarda rıza gösterirlerse.Bu paylaşıma başlamamızda öncülük eden sensin ve finali yapmak da senin hakkın olsun...
Kenan ı bekledik ama o yok ortalarda...Dağılmaya başladı...
Haydi bakalım vurucu finali yap :))
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Avazıma yorganları çekip
Bugün aşk şiiri yazmayacağım
Gülün dikenine takacağım
Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida)
En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı
Göğe mıhlanmış milyon yıldız
Öyle garip
Öyle anlamsız ca bakınmakta ( İmdat )
İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim
Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen)
Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına
Zembereği bozuk saatlerin (nida)
Bugün seni hatırlatan hiç birşeye rastlamadım (naile)
Bestesi Arion'un lirinden sıvışacak
Güftesini yazacağım, içinde aşk olmayacak(gökçen)
esintisini hissetmek kadar huzur dolu yarınları
ve öylesine ciğerlerime cekeceğim katranı,
katran karası dünyanın mahvelinde.(enis swan heacock)
Sığacak çok mazgal var evladı için
Yer, gök ve deli diken annenin sinesi için (nida)
O sine ki yaslanıp and içtim uslanmaya
gökte yağmur olmaya
karanlıkta yağarken
günahı cama yazmaya (deniz)
Bütün yasak meyveleri ısırarak inadına(gökçen)
İnadına yıkarak tüm tabuları
İnadına yakarak tüm gemileri
İnadına sıkarak kelepçeleri kollarımla
İnadına eriterek yangınları ( İmdat )
Perilere inanmaya, uçmaya çalışacağım(gökçen)
Yarının umutlarını alıp avuçlarıma
Ve çocuksu yanlarımı türkü yapıp dilime ( İmdat )
Dur! (nida)
Suya söyledim gitti en son yalanımı (sezen)
"Anlamadığım bir dilde yazılı:"
Alıcılardan bir tanesi sunucu tarafından reddedildiği için ileti gönderilemiyor. Reddedilen e-posta adresi: 'yazisma@izedebiyat.com'. Konu 'iz', Hesap: 'mail.urosan.com.tr', Sunucu: 'mail.urosan.com.tr', İletişim Kuralları: SMTP, Sunucu Yanıtı: '550 5.7.1 (yazisma@izedebiyat.com)... we do not relay (nida@urosan.com.tr)', Bağlantı Noktası: 25, Güvenli(SSL): Hayır, Sunucu Hatası: 550, Hata numarası: 0x800CCC79
"Yukarıda ne yazıyor"
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Avazıma yorganları çekip
Bugün aşk şiiri yazmayacağım
Gülün dikenine takacağım
Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida)
En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı
Göğe mıhlanmış milyon yıldız
Öyle garip
Öyle anlamsızca bakınmakta ( İmdat )
İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim
Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen)
Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına
Zembereği bozuk saatlerin (nida)
Bestesi Arion'un lirinden sıvışacak
Güftesini yazacağım, içinde aşk olmayacak(gökçen)
esintisini hissetmek kadar huzur dolu yarınları
ve öylesine ciğerlerime cekeceğim katranı,
katran karası dünyanın mahvelinde.(enis swan heacock)
Sığacak çok mazgal var evladı için
Yer, gök ve deli diken annenin sinesi için (nida)
O sine ki yaslanıp and içtim uslanmaya
gökte yağmur olmaya
karanlıkta yağarken
günahı cama yazmaya (deniz)
Bütün yasak meyveleri ısırarak inadına(gökçen)
İnadına yıkarak tüm tabuları
İnadına yakarak tüm gemileri
İnadına sıkarak kelepçeleri kollarımla
İnadına eriterek yangınları ( İmdat )
Perilere inanmaya, uçmaya çalışacağım(gökçen)
Yarının umutlarını alıp avuçlarıma
Ve çocuksu yanlarımı türkü yapıp dilime ( İmdat )
Bugün hiçbir şey seni hatırlatmadı bana (naile)
Dur! (nida)
Suya söyledim gitti en son yalanımı (sezen)
kitap bastırmak için yayınevine para ödeyen birinin sızlanmaya hakkı yok.
tarihte kitabını bastırabilmek için yıllarca bekleyen başarılı şair ve yazarlar var. ama tarihte kitabını para ödeyerek basturan tek bir kaliteli/düzeyli/değerli şair yazar yok.
ve her anlatılana inanmayın derim. bazıları nedense böyle hikayeler anlatmayı pek seviyor.
toplam 200 bilmem kaç yayınevi saydım bir online kitap satan sitede. edebiyatla ilgili olan. bunların hiçbiri şiirlerinizle ilgilenmiyorsa dönüp şiirlerinize bir bakmanızda fayda var.
bence...
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Avazıma yorganları çekip
Bugün aşk şiiri yazmayacağım
Gülün dikenine takacağım
Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida)
En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı
Göğe mıhlanmış milyon yıldız
Öyle garip
Öyle anlamsızca bakınmakta ( İmdat )
İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim
Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen)
Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına
Zembereği bozuk saatlerin (nida)
Bestesi Arion'un lirinden sıvışacak
Güftesini yazacağım, içinde aşk olmayacak(gökçen)
esintisini hissetmek kadar huzur dolu yarınları
ve öylesine ciğerlerime cekeceğim katranı,
katran karası dünyanın mahvelinde.(enis swan heacock)
Sığacak çok mazgal var evladı için
Yer, gök ve deli diken annenin sinesi için (nida)
O sine ki yaslanıp and içtim uslanmaya
gökte yağmur olmaya
karanlıkta yağarken
günahı cama yazmaya (deniz)
Bütün yasak meyveleri ısırarak inadına(gökçen)
İnadına yıkarak tüm tabuları
İnadına yakarak tüm gemileri
İnadına sıkarak kelepçeleri kollarımla
İnadına eriterek yangınları ( İmdat )
Perilere inanmaya, uçmaya çalışacağım(gökçen)
Yarının umutlarını alıp avuçlarıma
Ve çocuksu yanlarımı türkü yapıp dilime ( İmdat )
Bugün hiçbir şey seni hatırlatmadı bana (naile)
Dur! (nida)
Bugün aşk şiiri yazmayacağım (kenan)
Serseri şehir ışıklarının yıldız - avına tanık olmayacağım (gökçen)
Varsın yeniden harlansın yangın
Yitirilmiş yalnızlıklar inadına (imdat)
Bir kez daha âşık olmayacağım (nida)
Akan su pırıltısı belki
Belki de yuvarlanan bir çığlık (isa)
Çarmıha gerilmiş olsam da, kor ateşlerde yansam da,
Tövbeler olsun tınmayacağım (zeliha)
Gözlerimde yuvalanan intiharlar
Akacaklar, havzasında bitmiş aşkların(gökçen)
Ellerimde sızsa da sarhoşluğu sokakların
Kuşatılsa da yarım kalmışlığım (imdat)
Bir daha adını anmayacağım (nida)
Kapatacağım kulaklarımı
Duymayacağım kendimi bile (kenan)
Mil çekilsin gözlerime
görmeyeceğim seni... (gönül)
Bütün yaralarımı dağlamadan önce
teker, teker kanatacağım... (gökçen)
her son başlangıcın eşiği
kapı aralıklarında karşılayacağım hüzünleri (enis swan heacock)
gökyüzündeki bahçelerden yasak meyveler sunan hiçbir perinin büyüsüne kapılmayıp
kör kuyulara kilitleyeceğim kelimelerimi (zeliha)
sokaklara çıkacağım yalın ayak, çırılçıplak
peşim sıra koşturacağım tüm sevinçleri (ömür)
Sevinçlere çocukların öcülerini ekleyeceğim (nida)
Önce ipleri kopacak uçurtmaların
Kuyruksuz uçmaya da alışacaklar (gökçen)
Gök tanrıları şimşeklerini yolladığında
Taklalar atacak yeryüzüne doğru tüm acılar (nida)
Yürüdükçe yol büyür içimde, düşündükçe kahır
İçtikçe akşam kızılı ömrüm, içtikçe zehir ( imdat )
yürüdükçe içerde, katrandan bir nehir,
işteş rüyalar komada, zehrim testimdedir... (d.ronay)
Aynaları kırılmış ikindi namazı kılınmış vakitlerin (nida)
Ölüp ölüp dirilsede suretin...
Ben yeniden varolacağım(gönü)
Kaybettiğin bedenlerin
Sevdiklerinin kaçışına inat (ömür)
böylelikle ilk sözüm olacak bu
aşka dair hiç söylemediğim (o. volkan)
Ne çok susmuştu oysa akşamlar
Ne çok yorgun düşmüş İstanbul (imdat)
Kaç nehir geçmiş bu şehrin içinden
Hiçbir şair işleyememiş dilediği gibi şiirini
Gün batarken her günkü gibi (kenan)
Değişik sancılar yuvarlanıyor gönlümde
Paçalı, taklacı kaç güvercin havalanıyor (nida)
İliştiremiyorum kendimi yeni güne
Yazmayacaklarım yastığıma sızıyor ağzımın kıyısından(gökçen)
Avazıma yorganları çekip
Bugün aşk şiiri yazmayacağım
Gülün dikenine takacağım
Ve denizin fazla tuzlu olduğuna (nida)
En esrik yanım dik duruşlar takınmakta gayrı
Göğe mıhlanmış milyon yıldız
Öyle garip
Öyle anlamsızca bakınmakta ( İmdat )
İştahım kabaracak, geri sayacak düşlerim
Dört vuruşluk suslara kapılacağım(gökçen)
Ritmi bozuk dalgaların şımarıklığına
Zembereği bozuk saatlerin (nida)
Bestesi Arion'un lirinden sıvışacak
Güftesini yazacağım, içinde aşk olmayacak(gökçen)
esintisini hissetmek kadar huzur dolu yarınları
ve öylesine ciğerlerime cekeceğim katranı,
katran karası dünyanın mahvelinde.(enis swan heacock)
Sığacak çok mazgal var evladı için
Yer, gök ve deli diken annenin sinesi için (nida)
O sine ki yaslanıp and içtim uslanmaya
gökte yağmur olmaya
karanlıkta yağarken
günahı cama yazmaya (deniz)
Bütün yasak meyveleri ısırarak inadına(gökçen)
İnadına yıkarak tüm tabuları
İnadına yakarak tüm gemileri
İnadına sıkarak kelepçeleri kollarımla
İnadına eriterek yangınları ( İmdat )
Perilere inanmaya, uçmaya çalışacağım(gökçen)
Yarının umutlarını alıp avuçlarıma
Ve çocuksu yanlarımı türkü yapıp dilime ( İmdat )