susuyorum
susuyorum ama
sustukça suçlu duruma düşüyorum
konuşamıyorum çünkü
konuşunca benimle birlikte
gözlerimde başlıyor bir sel gibi
susturamıyorum
her zaman susmamın sebebi
bundan olsa gerek
ne yazık ki göz pınarlarıma
söz geçiremiyorum
kaybetmem bundan olsa gerek...
?
???
July 2026 tarihinde katıldıSon forum iletileri
UZAKTAKİ SEVGİLİYE
sensiz kaçıncı gecem oldugunu sorma
hiç saymadım sayacak gücümde yok
sensiz o kadar çok gece geçirdim ki
bu da onlardan bitanesi
şuanda birçok aşık
sevdiğini koynuna almış
geçirdikleri ayrı geçelere inat
daha sevgiyle sarılıyor
ben sana bakmaya kıyamıyorum
ama yanımda olmanı
geceler boyu gözümü yummadan
o hasrete o sevgiliye bakmak
doyasıya bakmak istiyorum
o bizi ayıran gecelere inat
seninle sabahlamak istiyorum
sana olan içimdeki hasret bambaşka
ey uzaktaki sevgili
sensizlige dayanabilecek
gücüm varmı? bilmiyorum
ama bende senin kalbindeyim
bunu biliyorum
en azından seninde içinde bulundugun kalbimle
hissedebiliyorum
seni ve sevgini...
Yüreğimden gitme
Acıt biraz daha kalbimi
Ağlat beni
Aksın gözyaşlarım alabildiğince
Sana yakışır birtek sevgim
Benim yerim senin yanındır
Yüreğimden gitme
Geceler bile
Ayrılık kadar acıtmıyor
Seninle dolu şu yetim kalbimi
Gidişin unutturdumu sanki seni
Kalbimdeki resmini yırtıp
Attımı sanki bi köşeye
Yok sevgilim yok
Maziydi o günler diyemem
Seninle dolu günlerime...
Paulo Coelho ve Zahir.........
bu kitabın büyüsüne kapılma şansına sahip olmak için en yakın kitapçı gerek...
Paulo Coelho ve Zahir.........
bu kitabın büyüsüne kapılma şansına sahip olmak icin en yakın kitapçı gerek...
paulo coelho ve zahir.........
bu kitabın buyusune kapılma sansına sahip olmak icin en yakın kitapcı gerek...
ben başvuru bilgilerimi bir hafta önce girmeme rağmen üyeliğimle ilgili onay alamadım. bir eksikliğim varsa lütfen bilgilendirirseniz sevinirim. yazılarımı eklemek istiyorum. saygılarımla
Sizi sevmiştim
Sizi öyle çok sevmiştim
Sizi çok çok sevmiştim
Sizi sevdikçe özlemiştim
Sizi özledikçe sevmiştim
Sizi sevmiştim özlemiştim
Özlemiştim sevmiştim
Sizi özledikçe hasretli bir fahişeyle seviştim
Bu kadar dokunmazdı belkide
Yaralı bir çocuk görmeseydim düşümde
Belki ayrılıklar normaldir kim bilebilir
Bir anne hasreti olmasaydı içimde
Siz aklınızdan geçenleri söyleyin yine de
Hayra yorun düşleri
Küçük muskalar yazdırın kenar mahallenin birinde
Yaşlı bir amcaya
Bismillah diye başlayan
Ben çoktan gerdim kendimi çarmıha
Çivileri çaktım
Bütün umutlarımı yaktım kırkbir derece ateşte
Bu kadar dokunmazdı biliyorum
Çocuk kalmasaydı çocuklar
Ya da bir yağmur damlası kadar
Az iz bıraksaydı acılar.
Kaç geliş saydım bu vakte kadar
Hepsi sensiziğe gittiler
Her seferinde küçük hıçkırıklar çıkarır
Içimde kapanan kapılar
Bir yaprak düşüyor dalından
Ardından sen düşüyorsun
Kollarımla sardım kendimi
Yoksa içimde sen üşüyorsun
Küçüksün
Avuçların kaybolur ellerimde
Ve hüzünlü nota olursun
En güzel aşk şarkısının orta yerinde
Küçüksün
Bir çiçek yaprağı kadar
Sabah rengarenk açarsın
Solar tüm renklerin akşama kadar
Küçüksün
Akşamlar korkutur seni
Gözyaşların alır götürür
Bütün sevinçleriye koca evreni
Küçüksün
Sözler büyük kalıyor
Kapkaranlık kafamda
Tüm sesler kayboluyor
Beni çağırmadınız, ben kendim geldim.
uzaklardan size bir haber getirdim geldim.
Bıraktıklarınızdan, unuttuklarınızdan
Sımsıcak anılası günler getirdim geldim
Gömütleri andıran yapıtlarınızdaki
Yaşantılarınıza evler getirdim geldim
Tek tek, ayrık soluyan bitkiseller yerine
Yüzüne dönük, gülen yüzler getirdim geldim
Solarken suladığım, koparken bağladığım
Ölürken canlandığım, sözler getirdim geldim
HOŞGELDİM...
Bir merhaba ile tıklatyorum kapıları, sizler buyur demeden,başlıyorum anlatmaya;
Uzun süredir üye olmama ve okumayı çok seven iyi bir okur olmama rağmen,yazı yada yorum yazmak hevesli,hele ki yazar olma sevdalısı olamadım.
Ama bugün içimde bir dürtü,yaz dedi yaz.Gerçi henüz ne yazacağımı bilmiyorum ama bazı anlar olurya hani,hissiyatınız büyür büyür ve çatırdamaya başlar.İşte o an, yani hissiyatın çatırdamasıyla,kalem ve defteri buluşturup konuşturan ahengin, satır aralarına terk edilmesindense,bir forum sitesinde güncelleşmesi daha makul bir paylaşım olabilir diyen bir dürtü,bana merhaba dedirten.
Artık kısa markajlı bir heves mi,yada uzun bir yolculuğun ilk adımlarımı olur bilmiyorum. Ha bu arada, hala yazar olmaya dair,heveslerim yok.Sadece çatırdayan hissiyatımın,cümleye yansıyan ahengini ve gönül ergümanlarımı, paylaşıma sunmak istiyorum ve bu merhabamı okuyan,okur ve yazarların bir hoş geldin demesini diliyorum...
kişide yaratıcı yazarlık vardır ya da yoktur...üzerine her zaman her yerde herkesle konuşuluyorsa yoktur örneğin.
Atatürk kurtardı kalkıp vatanı
işgalci düşmandan adimi olur
bankadan çektim dün irkip artanı
fakir fukaradan mudimi olur
et ekmek ağzında şimdi aslanın
aslanı tanı git sende hislenin
her zaman et yiyin etle beslenin
yahu mutluluğun adımı olur
aslı aramaktan kül olmuş kerem
para pulun varken yememek haram
gıdasız kalmaktan olmuşuz verem
koyun fıyatının yadımı olur
evine odana kurmuşum döşek
tutulmuş sevdana olmuşum eşek
evlen yuva kurup senle birleşek
he desen dillerin dudumu olur
dolaptan çek çıkar direk kıymayı
unutma baharat kekik koymayı
bereketi kaçar bırak saymayı
birken dört beş altı yedimi olur
yuvarla yassıca olmasın yamuk
iyice incele kalmasın kemik
köfte imiş meğer ne kadar komik
ilahi kadının budumu olur
şu yanaşan köpek belkide kuduz
ben kovalarken tez şişe eti diz
hava rüzgar ayaz sönerse mantuz
üstüne biraz köz kodumu olur
bütün kış sobanın başında yatsın
bayram günü gelip tepende bitsin
yumruk at tekmele sepetle gitsin
insaf bizden iyi kedimi olur
içi çiy kalır dış kızarır bazan
gördüğü her yeme atlarmış sazan
burda var bu işin kitabı yazan
göz nizam var pişti dedimi olur
üst katın veleti deli kaçığı
damlıyor görmesin kapı açığı
başından arala sen bu çocuğu
aziz mübarek gün dadımı olur
etin en has yeri kaburgasıdır
komşu hakkı çalı süpürgesidir
bilmem alt kat kimdir neyin nesidir
sihirbaz büyücü cadımı olur
et yiyen pehlivan en üste çıkar
gözlere gelir fer hep badem bakar
gördüğüm dört mevsim zirvesinde kar
tanrıdağı süphan cudimi olur
et dediğin zarif hayli narince
haşlanmaz kolayca kıymazsan ince
başlanmaz yemeye erkekten önce
ardıç müftüde çam kadımı olur
amenna olsaydı altımızda at
ederdik dost eşi bizde ziyaret
kırk yılın başı bir soframızda et
daha doymadan kalk hadimi olur
adını bonfile biftek koyduğum
pirzola rostodan üstün saydığım
ne diye darılıp küstün sevdiğim
sensiz et yemenin tadımı olur...
...aaah amaaaan amaaan .. bol salcalı ..güvecim.. yahnim.. tas kebabım benım..
dip not : tohtur dagger bile et bulup yiyemezken bizim vay halimize dedim söz verdiğim gibi şiiri tiripolide iken aynı gün yazdım.. meğerse ilham perisi sandığımızın tersine çayır çimende yayılan otcul değil oda etçilmiş.. az bi ekmek arası ızgara bir şeyler getirseydin bende ona göre iyilik düşünürdüm deyincesi.. o gün ayıp söylemesi gider ayak faani dünya.. kamp yerinin orda kendi çapımda.. sonra nemi oldu.. sesim avazım yerine geldi.. azda ilham sağolsun el attı .. döktürdük kendi çapımızda.. nasossa sabah gidiyoruz tc de türkçe karekter yayınlayım dedim .. dün uçaktan iner inmez yağmurlu istambuldan başkete memlekete attım kapağı.. şimdi burdan yazıyom selam sepet..