"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

?

???

July 2026 tarihinde katıldı

Son forum iletileri

?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Sayın Yakup Suphi Yel; Yorumlamak edebiyat dünyasında en çok emek sarfedenlerin başardığı bir iş diye düşünürüm. Umarım benim yararlandığım kadar, üç-beş okurum da yararlanabilir sözlerinizden. Teşekkür ederim...
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Kişinin yazısının altına yazdığın yorumu eğer o yazar onaylar ise onayladıktan sonra bahis konusu yazının altında görebilirsin...
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Bilen arkadaşlara soruyorum; öğleden önce forumdaki bir yazar arkadaşın sayfasında bulunan iki metne yönelik yorum ve değerlendirme ekledim, fakat, o metinler görünmedi; ben de kayıt etmemiştim, sanırım kayboldu, yazık oldu...ne yapabilirim o metinleri bulmak için? Suyel Not: şiir yorumları Kenan Şahin'in iki metni üzerine idi.
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
O dediğini başarabilseydim dünyanın en mutlu insanı ben olurdum herhalde... Üzerimizde genel olarak bir garabet var galiba.Güvensizlik diz boyu...Bu kişilerin birbirini tanımadığından kaynaklanıyor... Sanal korkulardan kaynaklanıyor. Ama ben koyduğum tavırda haklı olduğumu düşünüyorum... Bir isim etrafında eş zamanlı birleşimler ki bu birleşen kişiler ilk iletilerinde bunu yakalıyor... O kişi çok iyi bir yazar bile olsa komedi ortasında değersizlik yaftası asıldı boynuna.... Bu arada atasözlerini , deyimlei iyi bilirim yeri gelirse kullanırım da ama o zaman yine bana " mahalle ağzıyla yazma " derler... Ve Kenan ( bey ) Bey demediğin için sağolasın ( ız ) Kimin kim olduğu gibi bir dalaşmaya girme derdinde değilim sadece komedinin sona erdirilmesi taraftarıyım... " Taşıma su ile değirmen dönmez "
?
Devran-i Şairane
Yaratıcı Yazarlık
bence şairin bir iç hesaplaşması. duyguların coştuğu bir demde bir kaç damla.. bittabi kelime ve harf suretinde. şair olmayanlar veya şair olduğunu zannedenler buna varsın mısra desin, şiir desin..
?
İlk Roman
Yaratıcı Yazarlık
insan neden bir şeyleri kaybetmek üzere iken onun değerini anlamaya mahkum. yoksa bu sonu gelmez bir tükenişin habercisi olmasın. şiirleriminnveya yazılarımın bir kitap olabilmesi neye bağlı. ki değerlendirecek merak ediyorum. çünkü onları kendimden bile kıskanıyorum. bilitorum bu bir çeşit yazar hastalığı ama doktorum kim arıyorum, arıyorum...bana yardım edin...
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Evet, ben de -sevgili İmdat - Kenan'ın görüşlerine katılıyorum. Forumda daha uzun süredir emek veren insanların katılma yükümlülüklerinin yanı sıra "katmak" gibi bir yükümlülüğü de söz konusu. Bunu sana akıl vermek için söylemediğimi umarım biliyorsundur; sadece özde olumlu duyarlılığını olumsuz bir hamle ile işlevsizleştireceksin diye söylemiş oluyorum. Sanırım, kendince de bir nedenin var bu girişiminde, bağışla eğer bu nedenini şu anda anlamak değil de, sana görüşlerimi böyle mesafesiz bir şekilde söylemek yolunu tercih ettiysem. Bu arada, forumdaki genel etkinlik yoğunluğunun -bu tartışma ortamı bağlamında söylüyorum- epey düştü hepimizde, yeni yıla zor girdik anlaşılan...acaba bunun yönelimsizlik ve herkesin kendi başını kendi kum tepesine sokması ile mi ilgili? Görüşlerini(zi) merak ediyorum...şimdilik sevgilerle Suyel Not: Türkçe atasözlerini pek bilmiyorum, ama altın ve çamurla ilgili veya güneş ve çamurla ilgili ve sıvamakla da ilgili bir atasözü vardı; o atasözünde önemli bir anlam var galiba, o anlamı göz önünde tutup daha rahat ve "kayıtsız" kalabilirsin belki...bir de değerli olan şeyi kimse değersiz kılamaz, değersiz olan şeyi de kimse fazladan değerli kılamaz. Değil mi?
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Sizinle pek az bir konuda görüş ayrılığımız, pek çoğunda da görüş birliğimiz olmuştur. Bu sebepten ricamı hoş göreceğinize inanıyorum. Ben de ilk başlarda birkaç kişinin ve iletinin kalp olduğunu düşünmüştüm. Hatta kendimi kimin kim olduğunu adamaya vermiştim. Fakat sonra gördüm ki aslında zararlı bir uygulama bu. Sonuçta siz sahtesiniz diyerek foruma bir şey katmış olmuyoruz... Ayrıca yeni katılımcıları da ürkütmüş, incitmiş olabiliyoruz... Çünkü böyle bir iddianın lehinde ya da aleyhinde ancak farazi konuşulabilir, somut bir sonuca varmak olanaksız gibidir. Tahmin etmiyorum ki kimse çıkıp nüfus cüzdanının bir örneğini yollasınız size... Neyse, umarım anlatabilmişimdir, öfke gösterinizin yersizliğini...
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Bir ağızdan çıkmışcasına yeni bir Yaşar kemal şeklinde yaklaşımlar ve prim yapma usulünden başka birşey olmayn üç-beş yazı... Bahsi geçen şahsı hiç okumadım okumayı da düşünmüyorum çünkü bu yapılandan haberi olduğu ya da yaptığı - yaptırdığı fikrindeyim... Foruma katılan üyelerin adlarının altında kaç ileti yolladıkları yazıyor.Zahmet edip bakın bakalım kaç iletileri var ? Neden bir anda isim patlaması oldu ve forumun yerini bilmeyen üç-beş kişi aynı nokta da buluşup aynı kişi için methiyeler dizdiler ? Madem bu kadar edebiyat düşkünü bu adlar neden şu zamana kadar hiçbir konuya katılmadılar da...Eş zamanlı reklamlar da kesiştiler ? Bırakın bu çocuk oyunlarını... Yazacaksanız yazı , okuyacaksanız okuyun... Saçma usullerle prim hesapları yapmayın komik oluyor bir o kadar da can sıkıcı...
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
İmdat bey sarfettiğiniz sözler pek acınılası. Evet bahsi geçen kimselerin birçoğu foruma katılmamış olabilirler bir fikrim yok, siz izlemişsinizdir söylediğinize göre. Ben kendimden örnek vereyim, izedebiyatı uzun süredir izlemiyorum, gelişmeleri de takip edemiyorum sosyal uğraşlarımdan ötürü. Neyse ne, sözüm şu ki Yaşar Kemalle filizlenen, onun edebiyatına gönül veren biri olarak bu ve benzer sitelerde Yaşar kemal yazıp bulduğum her şeyi okuyorum, İzedebiyatta da Semih beyi tasvip ettim. En azından dileğimi söylemek üzre, beğenimi, iletmek adına mesaj yollamak istedim. Bu ileti için de üyelik beyan ediliyor. Bunun için üye oldum ve foruma ilk ve -cevap vermediği için kendisi- muhtemelen son kez katılıp onu övdüm. Evet onu okudusanız düşündüğünüz gibi, şişirme olmadığını da anlarsınız. Benim bu şartlar da varsam, diğer kişilerde olabilir. Aklınızla övünen siz aslen nasıl böyle bir hataya düştünüz anlamıyorum. uğur ola iyi akşamlar.
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Kimsen ( iz ) biraz daha akıllı davranın... Bunca insanı salak yerine koymaya ne hakkın ( ız ) var... Sahte isimlerle , paravan adlarla evcilik oynamayı bırak ( ın ) artık... Ne tesadüfse daha önce hiç foruma katılmamış adamlar birden bire ağız birliği yapmışcasına müthiş eserlerden bahseder oldu... Saçmalamayı kes ( in )...Sınırları daha fazla zorlama ( ın )... Karşın ( ız ) da aptal sürüsü yok...
?
Öykü Atölyesi
Ruh Katılımı (Ortak Yaratıcılık)
Ucu açık bir şey işte...şiirde çuvalladık, bakalım öyküde durum nedir... suyel Hamit'in acelesi yoktu. Zili çalıp bekledi kapıda. Kendisine kapı açılmasa bile, bunca yolu gelmiş olmasına üzülmeyecekti. Korudan geçerken böyle telaşsız ve kayıtsız -hem de ne olursa olsun- davranacağına karar vermişti bir kere; korunun çıkışında ise sanki bu kararını pekiştirircesine -kısa bir yana bakışın ardından- bir süre demir kapıyı incelemeye zaman bile ayırmıştı. Bunca ivediliğine rağmen kalkıştığı bu işin, sanki bir uzman gözüyle kapının süslerini -çiçeksi kıvrımlarla birlikte özellikle paslı cubukları çok beğenmişti- ayırtetmeye çalışıyordu. Biraz ilerde, hemen caddenin öbür tarafında ise, üç aydır hayalini kurarak yaşadığı ev duruyordu; -doğrusu, kapı zilini çaldıktan sonra, bu üç ayın bir anlamı da kalmayacaktı. Hamit, her şeyi erteleyerek ve yatıştırarak yaşamayı sevmeye başlamıştı kuşkusuz. Kapı zilinin sesi çoktan dinmişti, hala bekliyordu, uzakta, herhalde korunun tepeye doğru kıvrılan bölümünde, acı bir kuş çığlığı yükseldi, karıştı kentin diğer seslerine, -aralık bulutları uazaklarda sevimsiz bir akşama doğru birikiyordu; bekliyordu kapıda. Beklemenin tadı ne güzeldi böyle.
?
Öykü Atölyesi
Ruh Katılımı (Ortak Yaratıcılık)
Ucu açık bir şey işte...şiirde çuvalladık, bakalım öyküde durum nedir... suyel Hamit'in acelesi yoktu. Zili çalıp bekledi kapıda. Kendisine kapı açılmasa bile, bunca yolu gelmiş olmasına üzülmeyecekti. Korudan geçerken böyle telaşsız ve kayıtsız -hem de ne olursa olsun- davranacağına karar vermişti bir kere; korunun çıkışında ise sanki bu kararını pekiştirircesine -kısa bir yana bakışın ardından- bir süre demir kapıyı incelemeye zaman bile ayırmıştı. Bunca ivediliğine rağmen kalkıştığı bu işin, sanki bir uzman gözüyle kapının süslerini -çiçeksi kıvrımlarla birlikte özellikle paslı cubukları çok beğenmişti- ayırtetmeye çalışıyordu. Biraz ilerde, hemen caddenin öbür tarafında ise, üç aydır hayalini kurarak yaşadığı ev duruyordu; -doğrusu, kapı zilini çaldıktan sonra, bu üç ayın bir anlamı da kalmayacaktı. Hamit, her şeyi erteleyerek ve yatıştırarak yaşamayı sevmeye başlamıştı kuşkusuz. Kapı zilinin sesi çoktan dinmişti, hala bekliyordu, uzakta, herhalde korunun tepeye doğru kıvrılan bölümünde, acı bir kuş çığlığı yükseldi, karıştı kentin diğer seslerine, -aralık bulutları uazaklarda sevimsiz bir akşama doğru birikiyordu; bekliyordu kapıda. Beklemenin tadı ne güzeldi böyle.
?
Tasvir Sanatı
Yaratıcı Yazarlık
Dün yeni yazısı Kabartı yı okudum. Daha öncesi, Yemem ki müthiş metafor ağlı bir köy halk öyküsüydü. Okuyanı destansılık, ılıkça bir hoşlukta sarmalıyor. Bir Güneş Çiçeği sıkkınlığın yarattığı buhranları adeta kusursuz bir tasvir sanatıyla anlatıyor, ve Kabartı şahane dili, anlatımı ve betimlemelerle anılacak bir yapıttı. Devam et Semih Süren. Yolun acık olsun..
?
Tasvir Sanatı
Yaratıcı Yazarlık
Dün yeni yazısı Kabartı yı okudum. Daha öncesi, Yemem ki müthiş metafor ağlı bir köy halk öyküsüydü. Okuyanı destansılık, ılıkça bir hoşlukta sarmalıyor. Bir Güneş Çiçeği sıkkınlığın yarattığı buhranları adeta kusursuz bir tasvir sanatıyla anlatıyor, ve Kabartı şahane dili, anlatımı ve betimlemelerle anılacak bir yapıttı. Devam et Semih Süren. Yolun acık olsun..
Başa Dön