Tasvir Sanatı
5 görüntülenme · 37 ileti
Şu an deniz kenarında oturuyorum. Yaşadığım bu yer inanılmayacak derecede güzel. Size bu güzelliği anlatmak istiyorum. Bu güzellik karşısında hissettiklerimi hissedebilmeniz için ona kendi duygularımı da yüklemem gerek. İşte size; gördüklerimi ve hissettiklerimi ne kadar bir bütünlük içerisinde verebilirsem benim için tasvir gücü budur...
son zamanlarda ülkemizde kilometre taşı sayılan yazarların eserlerini okuduğumda ne kadar farklı bölgesel özelliklere göre,farklı olay ve kişi tarafından yazılsa da artık hepsi bana aynı tadı vermeye başladı: bulantı.
ilerleyemiyoruz.her zaman denizi üzerinde martılar uçuşan,iskelesinde sandalların bağlandığı,sevenlerin ona bakarak hayale kapıldığı bir su birikintisi olarak görmekten vazgeçmiyoruz.o denizin altında bir saklı kent bulunabileceğini,denize dökülen,arıtılmışta olsa bir zamanlar bizim kullandığımız kullanma suları sayesinde denizin bizden bir parça sakladığını görmek nedense çoğumuzun aklına gelmiyor.
ayrıntıları görmemiz gerek diye düşünüyorum ben.
yapılan birçok araştırmaya göre Türkiye'de sadece ve sadece 25 tane gerçek anlamda eleştirmen varmış. ve emin olun ki ben bu 25 kişinin arasında değilim.onun için şu yada bu yazar,şu yada bu eser diye örnek vermeyeceğim malesef.veremem değil vermem. çünkü benim eleştirdiğim yazarı siz beğeneceksiniz belki de,gereksiz yere tartışacağız.sonuçta ne ben o sevmediğim yazarı sevmeye,nede siz sevmemeye başlayacaksınız.bu konuyu tartışmamızın hiç bir kazancı olmayacak bize.
sizin için kendini tekrarladığını düşündüğününz yazar yok mu?büyük ihtimalle vardır. işta o yazarları farzettiğimi düşünün ve kalıplarından çıkmaları ve kendilerini yenilemeleri konusundaki yorumuma eşlik edin lütfen.
saygılar,sevgiler.
siz ilk iletinizi yazarken 25 eleştirmenin değil kendi görüşünüzü yazdınız. ben de sizden o kendini tekrarlayan ama "kilometre taşı" olmayı da bvaşarabilen yazarları sordum.
yazar isimlerini vermeniz saçma bir tartışma başlatmaz merak etmeyin. elbette katılmayacagım isimler olacaktır. ama eger isim vermemye devam ederseniz, yani karnınızdan konuşursanız yine, sizin yazmak için yazanlardan olduğunuzu düşüneceğim. ki bu çok iğrendiğim bir durumdur: flu kişilikler...
buket uzuner
inci aral
müge iplikçi
kürşat başar
ahmet ümit
haşmet babaoğlu
selim ileri
atilla ilhan
wb.
sadece isim istediğiniz için yazıyorum bunları.onaylamanız yada reddetmeniz benim için farketmez.hiç tartışmaya girmeyeceğim.
bu arada "karından konuşmak" demişsinizde,bunu siz belirleyemezsiniz.aslına bakarsanız sadece bir tek cümlemle beni değerlendirmeniz büyük hata.yazdıklarıma da iyi yada kötü diyemezsiniz.beğendim yada beğenmedim diyebilirsiniz.
neyse amacım kavga yada tartışma yaratmak değil.ama tekrar belirtiyorum,ben ilk yazımda "ayrıntıları görmek" üzerinde durmuştum,kimin kilometre taşı olduğu konusunu üzerinde değil.
ÇAMURDAN
Çamurun ve yosunların arasından
yeni çıktım daha.
Çok tuzlu olmam,
çok yakıcı kokmam ondandır.
Bir özgürlük şarkısı söyler ay;ki,
bunu herkes çığlık sanır,
hüzünlü bir yas sanır.
Sayfaların arasında bir kısrak,
kısrak ki deniz saçlı,taş dudaklı.
Sayfaları birbirine katar
şaha kalkmasıyla.
İnsan:çamurdan meydana gelmiştir.
Bundandır ki;
tuzludur tadı ve
yakıcıdır kokusu.
Kalıcıdır acısı ve
köpük köpüktür kızgınlığı.
Barutla tütsülenmiş yalnızlıkta
yaşamaya bayılır.
Tehlikeli işlere girişir.
Şimdi dur ve dinle:
Çamurun çamura ettiğini,
kimse etmez birbirine.
Bir dişi,bir dişiden
arta kalmaz kötülükte.
Tekrar dönmek istiyorum anne.
Bu çamur,bu koku,
bu insanlar,bu duygu,
yordu beni korkuttu.
Al beni içine anne,
o küçük hazineye.
Tüm üyelere sesleniyorum.
Forumdan anladığımız ne?
Bu alanı hangi amaçla kullanmalıyız? Kişisel çatışmalarımızda mı, egolarımızı tatminde mi, yoksa bir edebiyat sitesine yakışır şekilde, edebi ve felsefi konularda mı değerlendirmeliyiz!
Birbirimizi farklı yönlerimizle, bilgilerimizle, fikirlerimizle birbirimize anlatsak , fikir teatisinde bulunsak daha doğru olmaz mı?
Görüyorum, foruma yeni katılan birileri hep ‘kıllı’ gözlerle bakılıyor. Neden?
Azarlanma, paylanma had safhada, bir hoş geldin i bile çok görüyoruz. Neden?
Forum bölümünde değişik alanlar var, neden bunları kullanma ihtiyacını hissetmiyoruz?
Tüm üyelere sesleniyorum.
Forumdan anladığımız ne?
Bu alanı hangi amaçla kullanmalıyız? Kişisel çatışmalarımızda mı, egolarımızı tatminde mi, yoksa bir edebiyat sitesine yakışır şekilde, edebi ve felsefi konularda mı değerlendirmeliyiz!
Birbirimizi farklı yönlerimizle, bilgilerimizle, fikirlerimizle birbirimize anlatsak , fikir teatisinde bulunsak daha doğru olmaz mı?
Görüyorum, foruma yeni katılan birileri hep ‘kıllı’ gözlerle bakılıyor. Neden?
Azarlanma, paylanma had safhada, bir hoş geldin i bile çok görüyoruz. Neden?
Forum bölümünde değişik alanlar var, neden bunları kullanma ihtiyacını hissetmiyoruz?
Temelde farklı düşünmüyorum, forumun bir hakaret ve deşarj olma alanı olmaması gerektiğine katılıyorum. Seviyesiz ve kişisel hakaretlere yer yok.
Ama eleştiriye dokunmayalım! Kimse eleştirilemeyecek konumda değil.
Mevlana dergahına yazılanlar ilk başta her türlü maddi ve manevi aşağılanmadan geçerek, o çok kocaman egolarından arındırılırlarmış. Ancak kendi benliğine duyduğu o anlamsız inancı aşanların, insanlara bir şeyler verebileceğine inanıyorum.
Şeyda Hanımın şiir cevabını saldırgan bulduğum için, takıldım. Şimdi de benimle uğraşmayın diyor. Niye uğraşmak olsun bu?
Peki. Kendisini dikkate almadıklarımızın uzun listeye almaktan çekinmeyeceğimizi saygıyla iletiriz....
çok teşekkür ederim sayın olgun bey.isminize yakışır bir olgunlukta bulundunuz.
neden yeni gelenlere çömez gözüyle bakılıyor?tamam buraya yeni gelmiş,burayı çok iyi bilmiyor olabilirim ama HAYATIN ÇÖMEZİ DE DEĞİLİM.BURAYA BİR-İKİ TANE YAZI YAZMIŞ OLABİLİRİM AMA BU BENİ YENİ DOĞMUŞ YAPMAZ.
buraya geliş amacım dışarıdaki gerçek hayatta bulamadığım SEVİYELİ,SAMİMİ,KÜLTÜR SEVİYESİ YÜKSEK,DUYARLI,MANTIKLI,KALİTELİ,OBJEKTİF fikir alış verişini burada bulabilecek olma ümidiydi.hala bu umut içimde.hala buradan güzel paylaşımlar edinebileceğimi düşünüyor ve buna yürekten inanıyorum.sevgi ve saygıyla.
not:burası bir edebiyat sitesi.arada bir aklınıza getirin.
yazılarımı yolllarım,üzerinde istediğiniz kadar yorum yapabilirsiniz.eksik yönler elbetteki vardır,fikrinizi beyan edebilirsiniz.benim rahatsız olduğum konu:DAHA TANIMADAN(bunu özellikle belirtiyorum)benim hakkımda fikir yürütmek.tabi ki eleştirilemez değilim,dokunulmazlık gibi bir lüksüm yok dünyadaki tüm insanlar gibi.ama biraz zaman,biraz zaman diyorum.saygı ve sevgiler
not:ismim ŞEYMA,şeyda değil:)