İrade Nedir Nasıl Kullanılır?
İradeli yaşamak veya iradeyi kullanmak eğitimli, bilgili, kültürlü ve korkusuz olmakla mümkündür. Bunun dışında kişilerin iradeleri zincirle başkalarının yedeğine bağlanmış demektir.
"Yazar olmak kolaydır; tek yapmanız gereken, masanızda oturup kanamak." - Ernest Hemingway"
"Yazar olmak kolaydır; tek yapmanız gereken, masanızda oturup kanamak." - Ernest Hemingway"
İradeli yaşamak veya iradeyi kullanmak eğitimli, bilgili, kültürlü ve korkusuz olmakla mümkündür. Bunun dışında kişilerin iradeleri zincirle başkalarının yedeğine bağlanmış demektir.
Evren ve dünyadaki realiteyi, insan aklının ortaya çıkardığı nesnel ve öznellik taşıyan yaşamsal değerleri yok sayan Nihilizm, insanı perspektif ve düşünce yoksunu bırakmakta. Kemalizm de aynı şekilde yönettiği toplumu tamamen düşünce ve perspektiften yoksun bırakıp, yararcı ve şekilcilik en büyük ilkesi olmuştur.
Siyasi ahlâksızlıkların en çok yaşandığı düşünce yapılarıysa din, ırk ve maddi varlıklara tapınan narsist, hedonist ve ukala karaktere sahip siyasi oluşum ve bireylerde görülen bir durumdur.
Bencillik nereden parçalı süreç edilmişti? Sosyal oluş nereden parçalı ortak kesişimli alandı? Totem alan neden sonra ve ne üzerine bir inşaydı?
Bu makale, tarımın kökenlerine dair geleneksel Neolitik Devrim anlatısına meydan okuyor. Yazara göre tarım, 10.000 yıl önce tesadüfen keşfedilmek yerine, insanlığın yaratılışından beri var olan bilinçli üretim kapasitesinin ve ilahi yönlendirmenin bir sonucudur. Çalışma, arkeolojik kanıtlar ve kutsal metinlerle desteklenen bu alternatif perspektifi sunarak, tarımı insanlığın özünde var
Varlık, en genel yani kaplamı en geniş olan kavramdır. Kavramları kaplam (kapsadıkları şeyler) bakımından sınıflandırsak bu şemanın en üstünde varlık yer alır. Çünkü varlık, evrende bulunan her şeyi kapsar, içine alır.
Herşeyin özüne gitmeli insan, görünene değil. Bildiğin gördüğün kadardır çünkü, Gördüğün baktığın kadar ve baktığın düşündüğün kadar. Baktığını görmez, gördüğünü düşünmezsen eğer, Gördüğünün bildiğine sığmadığını da göremezsin ... Atakan Korkmaz
Önce ekmeği kızartmak, üstüne tereyağı ve incir reçeli sürmek sonra da sevişmek lazım/ Ekmek ile yarışmak/ Ağzın incir reçeli kokarken öpüşmek/ Severken sevilmek/ Koşabilirken koşmak lazım/ Aslında anlamak lazım: Yok'un var olabilmesi için 'var'lık şartsa ki şarttır: 'Var'ın yok olabilmesi olanaksızdır/
Çok mu şüphecisiniz.Her şeyden,herkesten şüphe eder misiniz?Haksız yere bir insandan şüphelendiğinizde sonradan pişmanlık duyar mısınız?Şüphenin bazen dostlukları bozduğunu,yuvaları dağıttığını,yaralanmalara hatta ölümlere yol açtığını biliyor musunuz?
Hayat sevgili gibi'dir: Sevmezseniz lanet, severseniz terk eder ... Atakan Korkmaz
Yazmak deliliktir. Eğer ben akıllı bir adam olmuş olsaydım, yazılarımla bir tımarhane kurup, satır aralarından kendini akıllı sananlara göz kırpmazdım. Yazmak; sözcükleri, harfleri eze eze yazmak, içini dökmek, sayıp sövmek, sevmek, gömmek, diriltmek, ters köşe yapmak, dağılmak, toparlamak, çağırmak, itmek, ümit vermek, süründürmek, güldürmek, sırıtmayı yok etmek, saçmalamak,
Feodalizm kolektif gücün sömürgeci gelişme çizgisi içinde para adamlığı dediğimiz burjuvaları ortaya çıktı. Kolektif güç, sanal bir değer anlayışıyla paranın değişim aracı olması üzerine yansıtılmıştı.
Hawking evrenin başlayış şeklinin bilimsel yasaların gerektirdiği bir yol olduğuna "inanıyor". Eğer inanıp inanmamak, yani, "inanç" söz konusu ise o zaman "bilimsel düşünce"ye ne oldu? O zaman bilim adamı ile din adamı arasında ne fark var? Bertrand Russell'ın öngörüsü gerçekleşiyor mu yoksa?
Âdem ile Hava hikâyesindeki (Dumuzi ile Geştinna; Gılgamış ile İnanna hikâyesindeki) cennet miti, köleci sistemin cehennem azabı içindeki insanlar için erken döneme ait hafıza kayıtlarından ilhamla kolektif yaşam imajlarından çıkarımlardı.
“Kütle çekimi (yer çekimi) diye bir yasa olduğu için, evren kendini yoktan yaratabilir ve yaratmıştır da. Evrenin ve bizim var olma nedenimiz ‘kendi kendini oluşturmaktır’. Nasıl ki Darwinizm biyolojideki yaratıcı gereksinimini sona erdirdiyse, yeni fizik kuramları da evrenin oluşumu konusunda yaratıcının işlevini gereksiz kılmıştır”
Âdem ve Hava birçok geçiş dönemlerini ifade eden hikâye sanatı söyleyişiydi. Hikâye bir ittifakı olay karşısında, eski totem yasağını aşma işiydi. Âdem ve Hava üreten zıt gruplardı.
Âdem ve hava üreten, kendi meslek çekiciliği içindeki zıtların izole ayrıştırıcı lığı ve yine zıtların cinsel çekiciliği üzerinde yakınsayan
Aşk: Kimya / Apriori duyguların dökümünün sağlanması...
Aşk, günümüzün ve bu dünyanın en önemli icadıdır. Tanrısal bir emir olmaması hiçbir kutsal kitapta yer almamasından kaynaklanmaz. Aşk, insanların geliştirdiği en insancıl buluştur. Aşk, o kadar çok şeyi örter ki…
Fikret Başkaya