Bilimsel > Felsefe
Kurucu İnşa Temelindeki Kolektifi Oluşumlar 22
Hiç bir toprak, hiç bir hayvan; hiç bir hayat insanı yoksul kılacak bir sonuçla var değildirler. Hayat sahibi olunan bir mülke içinde de doğmuyordu. Öyle olsaydı kimse mülkü içine hiç kimseyi doğdurmazdı.
İnsan Beyninde İyilik ve Kötülüğün Düzeni
Her şeyden önce insan anatomik olarak enerji deposuna benzer şekilde sürekli ses, ısı, ışık, sıvı, koku, renk, tat ve özelliğini tarif edemeyeceğimiz çeşitli saydam sinyalleri alıp depolayan, aynı zamanda dışa gönderen güçlü bir alıcı ve verici özelliğe sahip manyetik bir cisimdir.
Kurucu İnşanın Temelindeki Kolektifi Oluşumlar 10
Kişisi öz, kolektif alan içinde kolektif özün direnciyle biçim alır. İster doğal çevre, ister kolektif çevre olsun; çevrenin kişisi sağlamalara karşı bir baskı ve direnci var olmakla çevre kişiye zorluklar gösterir. Kişinin bu zorluklar karşısında sağlama yapamama endişesi kişinin stresini, kaygılarını, en çok enerji harcama kontrolsüzlüğünü oluştururlar.
Düşünce ve Nitelik
İlk insan ataları olan Primat ve Neandertaller M.Ö. 200 ve 165 bin yıllarında koku, ses, korku, ışık işaret dilini kullanarak, anlaşılmaz bir düzen, duygu ve düşünce içerisinde yaşama başlamışlardır.
Anılan dönemdeki insan ve düşüncenin niteliğini belirtmek gerekirse, hayvani özellikten pek bir farkı bulunmamaktadır. Bu dönemin insan
Mantığını Oluşma 10
Yani uyum üslü değişken bağıntılar belirmesi ile var oluyor üslü değişken bağıntılar standartsızlığı nedenle ölüyordunuz.
Örneklersek oksijensiz çevreye göre uyum tepkileriyle oluşan seçme ayıklamanın yalıtılan ben bilinci, oksijenli ortamda boğulur. Ölür. Eşleyişle oksijensiz çevreye uyum tam bir felakete dönüşür.
İnsan, Üst İnsan ve İkiyüzlülük
Adına yaşam mücadelesi deyip sürekli birbirinin yüzüne bakarak ailede, akrabada, arkadaş, grup, çevre, din, parti, toplum ve devlet ilişkilerinde, her türlü hile ve cambazlık oyunlarıyla ben daha üstünüm demek, asla insan olmanın gereği sayılamaz. Tüm bunların en büyük ve tek sorumlusu devlet sistemleridir.
Felsefe Kırıntıları - Şüphe
Çok mu şüphecisiniz.Her şeyden,herkesten şüphe eder misiniz?Haksız yere bir insandan şüphelendiğinizde sonradan pişmanlık duyar mısınız?Şüphenin bazen dostlukları bozduğunu,yuvaları dağıttığını,yaralanmalara hatta ölümlere yol açtığını biliyor musunuz?
Abderalılar: Delilik ve Dahilik Üzerine
sıcak bir yaz günü, ünlü bir diş doktoru bir kentten bir başka kente gitmek için bir eşek kiralar. eşek sahibi önde, diş doktoru eşeğe binmiş halde yola devam ederler. tam öğle sıcakları başladığında ortalıkta tek bir ağacın bile olmadığı bir çölde mola verirler. hava o kadar sıcak ki
Stephen Hawking'in Paradoksları (1)
“Kütle çekimi (yer çekimi) diye bir yasa olduğu için, evren kendini yoktan yaratabilir ve yaratmıştır da. Evrenin ve bizim var olma nedenimiz ‘kendi kendini oluşturmaktır’. Nasıl ki Darwinizm biyolojideki yaratıcı gereksinimini sona erdirdiyse, yeni fizik kuramları da evrenin oluşumu konusunda yaratıcının işlevini gereksiz kılmıştır”
Küçük Parmaklardan Çıkan Büyük Çümleler
Sessiz bir gecede gürültülü bir uyanış gerekli ise gecenin sessizliğini kim bozacak?
Gördüğün Baktığın Kadar ve Baktığın Düşündüğün Kadar...
Herşeyin özüne gitmeli insan, görünene değil. Bildiğin gördüğün kadardır çünkü, Gördüğün baktığın kadar ve baktığın düşündüğün kadar. Baktığını görmez, gördüğünü düşünmezsen eğer, Gördüğünün bildiğine sığmadığını da göremezsin ... Atakan Korkmaz
Yok...
Önce ekmeği kızartmak, üstüne tereyağı ve incir reçeli sürmek sonra da sevişmek lazım/ Ekmek ile yarışmak/ Ağzın incir reçeli kokarken öpüşmek/ Severken sevilmek/ Koşabilirken koşmak lazım/ Aslında anlamak lazım: Yok'un var olabilmesi için 'var'lık şartsa ki şarttır: 'Var'ın yok olabilmesi olanaksızdır/
Hayata Dair
Hayat sevgili gibi'dir: Sevmezseniz lanet, severseniz terk eder ... Atakan Korkmaz
Yazmak Deliliktir
Yazmak deliliktir. Eğer ben akıllı bir adam olmuş olsaydım, yazılarımla bir tımarhane kurup, satır aralarından kendini akıllı sananlara göz kırpmazdım. Yazmak; sözcükleri, harfleri eze eze yazmak, içini dökmek, sayıp sövmek, sevmek, gömmek, diriltmek, ters köşe yapmak, dağılmak, toparlamak, çağırmak, itmek, ümit vermek, süründürmek, güldürmek, sırıtmayı yok etmek, saçmalamak,















