Totemi Alan 1
Bencillik nereden parçalı süreç edilmişti? Sosyal oluş nereden parçalı ortak kesişimli alandı? Totem alan neden sonra ve ne üzerine bir inşaydı?
"Her okur, okuduğu kitabın ortak yazarıdır. — Virginia Woolf"
"Her okur, okuduğu kitabın ortak yazarıdır. — Virginia Woolf"
Bencillik nereden parçalı süreç edilmişti? Sosyal oluş nereden parçalı ortak kesişimli alandı? Totem alan neden sonra ve ne üzerine bir inşaydı?
Siyasi ahlâksızlıkların en çok yaşandığı düşünce yapılarıysa din, ırk ve maddi varlıklara tapınan narsist, hedonist ve ukala karaktere sahip siyasi oluşum ve bireylerde görülen bir durumdur.
Yani uyum üslü değişken bağıntılar belirmesi ile var oluyor üslü değişken bağıntılar standartsızlığı nedenle ölüyordunuz.
Örneklersek oksijensiz çevreye göre uyum tepkileriyle oluşan seçme ayıklamanın yalıtılan ben bilinci, oksijenli ortamda boğulur. Ölür. Eşleyişle oksijensiz çevreye uyum tam bir felakete dönüşür.
Öz kültür ve tarihine bilimsel bakmayan ülkeler, ilke olarak yalan, taklit ve ithal ikame yöntemle ayakta kalmaya çalışırlar. Devlet yapısında hakim olan bu ithal ikame mantık, doğal olarak bireylerin çoğunluğunu da aynı yalancı karaktere sürüklemektedir.
İhtiyaçların sağlanması zorunluluğu, kişi bünyesi dışında kişi-kişi ya da kişi kişilerdi sosyal ilişkileri kurmanın yansımasını vermişti. Toplumsal sürece gidecek yol adımının başında sosyal ilişkiler vardır. Hiç bir sosyal ilişki kendisinden haberdar olmadığı toplumsal ilişkiyi amaçlamamıştı.
İlk insan ataları olan Primat ve Neandertaller M.Ö. 200 ve 165 bin yıllarında koku, ses, korku, ışık işaret dilini kullanarak, anlaşılmaz bir düzen, duygu ve düşünce içerisinde yaşama başlamışlardır.
Anılan dönemdeki insan ve düşüncenin niteliğini belirtmek gerekirse, hayvani özellikten pek bir farkı bulunmamaktadır. Bu dönemin insan
İnsanlar dünyaya bakış tarzlarını ve dünyayı yorumlama tarzlarını, biraz bilinenin dışında değerlendirmeliler.
Bu yazı, bu türden yorumlamaya bir örnektir.
Gündeki cehaletin kalkması için bilginin kazanması lazım. Bilginin kazanması için de insanların binlerce yıldır kullana kullana küflendikleri at gözlüğünü değiştirmeleri lazım...
Kolektif süreç kolektif güç nedenle alan akışı içinde enerjiyi en az kayıpla ama depo enerjiyi yokuş yukarı tutumla biriktirip; yokuş aşağı olan kişisel tüketime doru kullanıyordu.
Çok mu şüphecisiniz.Her şeyden,herkesten şüphe eder misiniz?Haksız yere bir insandan şüphelendiğinizde sonradan pişmanlık duyar mısınız?Şüphenin bazen dostlukları bozduğunu,yuvaları dağıttığını,yaralanmalara hatta ölümlere yol açtığını biliyor musunuz?
Köleci geçiş ritüelleri korunan eski müktesebatlar nedenle, haliyle yeni anlatımı çarpıtan yansımalardı. Bu nedenle önceden doğadan yansımalarla ifade edilen isim vermeler şimdi de üreten totem meslekli isimlerin aynısı benzer biçimde köleci sistem içinde de zikredilen anlatım ve kalıplardı.
sıcak bir yaz günü, ünlü bir diş doktoru bir kentten bir başka kente gitmek için bir eşek kiralar. eşek sahibi önde, diş doktoru eşeğe binmiş halde yola devam ederler. tam öğle sıcakları başladığında ortalıkta tek bir ağacın bile olmadığı bir çölde mola verirler. hava o kadar sıcak ki
Herşeyin özüne gitmeli insan, görünene değil. Bildiğin gördüğün kadardır çünkü, Gördüğün baktığın kadar ve baktığın düşündüğün kadar. Baktığını görmez, gördüğünü düşünmezsen eğer, Gördüğünün bildiğine sığmadığını da göremezsin ... Atakan Korkmaz
“Kütle çekimi (yer çekimi) diye bir yasa olduğu için, evren kendini yoktan yaratabilir ve yaratmıştır da. Evrenin ve bizim var olma nedenimiz ‘kendi kendini oluşturmaktır’. Nasıl ki Darwinizm biyolojideki yaratıcı gereksinimini sona erdirdiyse, yeni fizik kuramları da evrenin oluşumu konusunda yaratıcının işlevini gereksiz kılmıştır”
Sessiz bir gecede gürültülü bir uyanış gerekli ise gecenin sessizliğini kim bozacak?
Hayat sevgili gibi'dir: Sevmezseniz lanet, severseniz terk eder ... Atakan Korkmaz
Önce ekmeği kızartmak, üstüne tereyağı ve incir reçeli sürmek sonra da sevişmek lazım/ Ekmek ile yarışmak/ Ağzın incir reçeli kokarken öpüşmek/ Severken sevilmek/ Koşabilirken koşmak lazım/ Aslında anlamak lazım: Yok'un var olabilmesi için 'var'lık şartsa ki şarttır: 'Var'ın yok olabilmesi olanaksızdır/
Yazmak deliliktir. Eğer ben akıllı bir adam olmuş olsaydım, yazılarımla bir tımarhane kurup, satır aralarından kendini akıllı sananlara göz kırpmazdım. Yazmak; sözcükleri, harfleri eze eze yazmak, içini dökmek, sayıp sövmek, sevmek, gömmek, diriltmek, ters köşe yapmak, dağılmak, toparlamak, çağırmak, itmek, ümit vermek, süründürmek, güldürmek, sırıtmayı yok etmek, saçmalamak,
Hawking evrenin başlayış şeklinin bilimsel yasaların gerektirdiği bir yol olduğuna "inanıyor". Eğer inanıp inanmamak, yani, "inanç" söz konusu ise o zaman "bilimsel düşünce"ye ne oldu? O zaman bilim adamı ile din adamı arasında ne fark var? Bertrand Russell'ın öngörüsü gerçekleşiyor mu yoksa?