Totem ve İlah 2
Tarihi bilincin alt yapı kalıpları ilah, totem gibi sosyal elci manalar içerenli birikmenin yanı sıra, üreten ilişkiler örgülü akışla uygarlığa gelen değişme dönüşme ve gelişmelerdi.
"Yirmi yedinci Mayıs ve hala dünya dönüyorsa, demek ki henüz yeterince saçmalamamışızdır." - Douglas Adams"
"Yirmi yedinci Mayıs ve hala dünya dönüyorsa, demek ki henüz yeterince saçmalamamışızdır." - Douglas Adams"
Tarihi bilincin alt yapı kalıpları ilah, totem gibi sosyal elci manalar içerenli birikmenin yanı sıra, üreten ilişkiler örgülü akışla uygarlığa gelen değişme dönüşme ve gelişmelerdi.
"Tapınak Buluşması" antik toplumların doğum ve sosyal düzenini inceliyor. Totem tabuları ve dış temaslar arasındaki çelişkiyi çözme çabaları, "İlahi Kardeşler" kavramıyla meşrulaştırılıyor. Ön ittifak dönemlerinde ana-baba kavramlarının olmadığı, doğumların toplumsal algılanışı ve dış gruplarla ilişkilerin nasıl yorumlandığı üzerine düşündürücü bir analiz sunuluyor.
Ozan Deniz Sarıtop Sözleri, Ozan Deniz Sarıtop / Düşünce Terminali...
baruch de spinoza 1632’de, amsterdam’da dünyaya gelir. dinsel ağırlıklı bir eğitim alır. sinagog tarafından aforoz eder, yalnızlığa itilir. hayat onun için zorlaşmıştır...
Marx ekonomik indirgemeci miydi? Onun tarih anlayışı ekonomiye, ilişkilere ve özne olarak insanın rolüne nasıl bakıyor?
Tembellik Hakkı kitabının yazarı Paul Lafargue. 1911 yılında karısıyla birlikte kendini öldürür Yaşlılığın, beden ve zihin güçlerini azar azar kemirdiğini görmek istemeyen Lafargue, yetmiş yaşını aşmamak üzere kendine verdiği sözü tutmuş olur böylece.
Eskiden göz ardı edilen kolektif yaşam anlayışı, ikili karşıtlıkların (durağanlık-hareket, değişim-atalet) birliğine dayanır. Parça ve dalga gibi, kesikli süreklilik prensibiyle hareket eden toplumsal yapılar, geçmişten geleceğe akan bir enerji oluşturur. Bu düalite, insanlık tarihinin derinliklerindeki kolektif bilinci ve zamanın akışındaki sürekli dönüşümü simgeler.
Bilim tarihinde bilişsellik ve dogmatizm arasındaki gerilimi anlatan bu metin, Ortaçağ'da kilisenin etkisindeki skolastik düşünceden, Rönesans ve Aydınlanma ile gelen deneysel bilime geçişi özetliyor. Metin, otoriteye dayalı bilgi üretiminin sınırlarını ve modern akademideki benzer kalıpların varlığını sorguluyor.
Asıl sorun şudur ki; düşünemediklerimin bir gün bana ayak bağı olacağından duyduğum korkudur. Ozan Deniz Sarıtop
Skolastik genel anlamda kiliseye bağlı olan okullarda ve kilisenin otoritesini tanıyan üniversitelerde okutulan konular,uygulanan yöntem ve hakim olan zihniyet demektir.
-Herhangi bir felsefe okuluna sımsıkı bağlanıp kendini her tür eleştiriye kapamış olan bir otoriteye bağlanma zihniyetine de skolastik denir.
Bu metin, toplumsal gerçeklikten kopmuş rivayetlerin okültizme evrilişini ve yorumlanışını inceliyor. "Natidum" kadınların doğurganlığı üzerinden mitler ve yorumlar ele alınırken, madde ve mana arasındaki ilişki sorgulanıyor. Toplumsal yapıların, totem grupların ve başlangıç koşullarının insanın temel ihtiyaçlarıyla bağlantısı felsefi bir dille irdeleniyor. Metafizik ve fiziksel gerçeklik arasındaki boşlukları dolduran
"Kriz Durumundaki Bilim Anlayışı" modern eğitim sistemlerinin bilimi sayısal metriklerle sınırlandırmasını eleştiriyor. Metin, bilimin özünde merak ve toplumsal dönüşüm barındıran bir faaliyet olduğunu vurgularken, günümüz lise eğitiminin öğrencileri pasif bilgi alıcıları haline getirdiğini savunuyor. Yazı, bilimsel düşüncenin temellerini yeniden inşa etmek için alternatif bir yaklaşım öneriyor.
İletişim yaşamın ve doğanın her bir yanında, her bir varlığı sarıp sarmalayan oldukça geniş ve önemli bir süreçtir. Hatta öyledir ki varlığımız tümüyle başkalarıyla, nesnelerle, doğayla ya da hayvanlarla kurduğumuz iletişim üzerine kuruludur.
Bu makale, modern biyolojinin "ortak soydan gelme" paradigmasına alternatif bir bakış açısı sunuyor. "Ortak tasarım" modeli, canlılar arasındaki genetik ve anatomik benzerlikleri akrabalık ilişkisinden ziyade fonksiyonel zorunluluk ve mühendislik prensipleriyle açıklıyor. Yazar, benzer yapıların ortak atadan değil, aynı tasarım ilkelerinden kaynaklanabileceğini savunuyor.
Selim İleri