"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Bilimsel > Felsefe

nötr

El'in Kişisel Eşmesi 2

El mana anlayışı, ön ittifaka göre ön ittifaktan kopup ayrılmakla parça olan düşüncedir. Ama El mana anlayışı uygulamaya konacak olan kendi El süreçlerine göre de bütün olmanın kendisidir. Uygulaması içinde her biri ayrı ayrı olan El süreci de bütün olan El mana anlayışına göre, parça ve çoklu olan

düşündürücü

Devlet Mülk Demekti Ama Bu Mülk Nasıl Mülktü? 2

Kolektif alan; herkesle üretecek olan bir üretim nesnesini kullanmaya, herkesle bir tüketime sahip olan yararlanışa paydaşlı olmanızdan öte; kolektif bir depo enerjiye, kolektif yapabilirliğe ve kolektif zenginliğe "bu lütfu keremi olmakla bu senin" demiyordu.

nötr

Somut Şeyler Soyut Oluyordu 8

Bu kez de mal, mülk sahibi kılınan efendiler; malik olmanın yeni hal tarzı; mevcut olagelene göre az çok soyut gelmişti. Görünüşte somut insan biçimindeydiler. Ama bunlar yönetir olmakla, bunlar da ilah gibi karar alıcıydılar.

olumsuz

Mamon'du Belirme 3

Ön ittifaklar mirasını aldıkları totem dönemi setezci kültürle yadsımışlardı. Köeci dnemde mirasını aldığı ön ittifakı dönemi özel mülkiyetçi inşa oluşun kaide ve kuralları içindeki yadsımalarla aşmıştı ki bu yadsıyanın yadsınmasıydı

olumsuz

Monarşinin Dili Oligarşinin Dili 4

Doğa bileşenli söylem bile tekil söylem gibi olmakla bir girişmenin, bir bütünlüğün adıdır. Girişme ya parçalar arası uyum veya uyumsuz durumla; fark durum, firen etkili durum, kıyas, oran durumlarıyla birbirini destekleyen, birbirini sönümleyen durumlar gibi türlü türlü girişmelerdir.

olumsuz

Doyumsuzluk Nedir, İnsanda Nasıl Oluşur?

İnsanda mevcut olan açlık duygusu ve doyumsuzluklar, her kişide farklı şekillerde değişik amaçlarla kullanılır. Birisi yeterince bir şeylere sahip olmadığı için aç gözlülük gösterirken, diğeri en çoğu benim olsun en büyük ben olmalıyım mantığıyla doyumsuzca hareket eder.

Abram 3

Bu metin, varlık ve varoluş kavramlarını sınırlar üzerinden ele alırken, sanatın toplumsal hafızayı koruma işlevini vurguluyor. Somutun bilinemezliği, zihinsel boşluklar yaratır ve bu boşluklar potansiyel etkileşim alanlarıdır. Hakikat ve gerçeklik arasındaki farka değinen metin, zihinsel kavramların gerçeğin tam yansıması olmadığını, ancak ona yaklaştığını "zihinsel köpek" örneğiyle açıklıyor.

karamsar

Abderalı Çocuk

Biliyorum,bir serzenişten daha buruk bir şey senin iç çekişin.Hayallerinden vazgeçip, bütün varlığını “gözle görülemeyecek kadar küçük ve mutlak” parçacıklara adamanın pişmanlığını mı çekiyordun, açıkçası emin olamıyorum.

olumlu

Nietzsche...

Nie’nin kelimeleri de özgürdür. Bazen cümlenin anlamına ters bir kelime o cümle içinde geçer. Bunun amacı; okuyanın zihninde o kelimenin çınlamasıdır.
Yani, Nietzsche okuyanlar; düşünür durur...

karamsar

Beyinde Felsefi Bir Serüven...

Umut, filizlerini vererek kırmızı bir güle yaşam sunmuştu. Ve bir faniye de mefkure... Lakin maksuda varmak çok sancılı olacaktı. Şimdiden doğum sancıları Aklı büyütür olmuştu ki; hakikatte vesvese olmayıp da vücut bulma ihtimali göz önüne alındığında, zindanda kendine rastlaması nasıl bir karmaşaya netice verir kestirilir şey değildi. Mahzenin

olumlu

Gözlük Camlarında ki İnsaniyet

baruch de spinoza 1632’de, amsterdam’da dünyaya gelir. dinsel ağırlıklı bir eğitim alır. sinagog tarafından aforoz eder, yalnızlığa itilir. hayat onun için zorlaşmıştır...

olumlu

Sıfır Tabanlı Düşünme

Bir de kavram icat ettim ve buna “sıfır tabanlı düşünme” adını verdim. Benden önce birilerinin böyle bir laf edip etmediğini bilmiyorum, bunu kendi başıma üfürdüm inanın…

olumlu

Soyut ve Somut Düşünsel Yaşam Üzerine

Tarih ve Antropolojik araştırmalar ışığında, insanın ilk ataları sayılan Primat ve Neandertallerin gelişim ve yaşamları, M.Ö.12 milyon yıllarında Homo Hubilasın el ve ayakları üzerine yürüdüğü dönemle başlamıştır.

olumlu

Yeni...

Yeniye hazır değilsek eğer, üzerimize gelen yenilikleri, suratımıza birer tokat gibi yiyebiliriz.

karışık

Boşgezer Bir Damat Adayına Mektup

Tembellik Hakkı kitabının yazarı Paul Lafargue. 1911 yılında karısıyla birlikte kendini öldürür Yaşlılığın, beden ve zihin güçlerini azar azar kemirdiğini görmek istemeyen Lafargue, yetmiş yaşını aşmamak üzere kendine verdiği sözü tutmuş olur böylece.

olumlu

Felsefenin Türkiye Zorunluluğu

Felsefe, bireyselliğin söz konusu olduğu bir uğraşı alanıdır. Ve bu alanda uğraşan insanların; içinde bulundukları topluma biraz daha dışarıdan (yukarıdan) bakmaları gerektiği konusunda hakim (yaygın) bir görüş vardır. Buna kısmen katılmak mümkündür. Felsefecinin ait olduğu toplumun sınırlarını zorlayabilen, hatta bu sınırları aşan bir yapıda olduğunu felsefe tarihi bize

Başa Dön