Düşmanlık dünyası, dostluk dünyasına göre dardır; çünkü düşmanlık dünyasından kaçarlar da dostluk dünyasına ulaşırlar. Dostluk dünyası da, dostluk dünyası ile düşmanlık dünyasını var eden dünyaya göre dardır.
Dostluk, düşmanlık, küfür, iman, ikiliğe neden olur. Dostluk, ikiliğe neden olur ya, bir dünya var ki orada ikilik yok; tüm birlik o dünya. İnsan oraya vardı mı, dostluktan da çıkar, düşmanlıktan da. Oraya ikilik sığmaz çünkü.
O dünya küfrün de ötesindedir, imanın da... Dostluğun da ötesindedir, düşmanlığın da.
İnsan oraya varır da ikilikten çıkar ya; önceden bulunduğu ikilik dünyası, yani aşk dünyası, dostluk dünyası, şimdi göçtüğü dünyaya göre aşağıdır; bu yüzden ikilik dünyasını istemez artık; o dünyaya düşman kesilir.
Hani Mansur, Tanrıya aşkı son aşamasına varınca kendine düşman kesildi, kendini yok etti gitti. "Ben Tanrıyım" dedi. Yani "Ben yok oldum, Tanrı kaldı ancak." Bu söz, alçak gönüllüğün son derecesidir, kulluğun sonudur.
O halde, o vardır tek.
Ona derler ki "Sen Tanrısın." Eğer "Ben kulum" dersen kendi varlığını ortaya korsun; bu ikiliktir. "
"Odur Tanrı" dersen gene ikilik çıkar bu sözden; çünkü "Ben" olmadıkça "O"nun olmasına olanak yoktur. O halde, "Ben Tanrıyım" sözünü Tanrı söyledi; çünkü ondan başka bir varlık kalmamıştı. Mansur yok olmuştu; o söz, Tanrının sözüydü.
İmge (hayal) dünyası da, "düşünceler dünyası" ile "algılanan şeyler dünyası"na karşın daha geniştir. Çünkü tüm düşünülen şeyler, imgeden doğar. Ancak, "imge dünyası" da imgenin kendisinden var olduğu dünyaya göre dardır.
Söz ile bu kadar anlaşılır; yoksa anlamın gerçekliğini söz ile anlatmaya olanak yoktur; söz ile anlaşılmaz o.
MEVLANA CELALETTİN
(Fihi Ma Fih, Mevlana Celaleddin, Bölüm 1- 6, Çeviri: Abdülbaki Gölpınarlı, İnkilap Kitabevi, 2008.
Not: metin tarafımdan kısmen kısaltılmış, düzeltilmiş, sadeleştirilmiştir. Fihi Ma Fih, "içindeki onun içindedir" anlamına geliyor. Ya da: "onun içindeki, onun içindedir, ne varsa onun içinde var, ne varsa onda var." "Her ne arıyorsan, aradığın aradığının içindedir, ya da, aradığın onun içindedir." HCD)