Görev İtirazı
Bu davaya Anayasa Mahkemesi bakmalıdır diye yapılan itirazı, bu eylemlerin sanıkların görevleri ile iğlisi yok. Görev sırasında işlense bile, farklı suç kalıbına girdiğinden itirazın reddine denirse:
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Bu davaya Anayasa Mahkemesi bakmalıdır diye yapılan itirazı, bu eylemlerin sanıkların görevleri ile iğlisi yok. Görev sırasında işlense bile, farklı suç kalıbına girdiğinden itirazın reddine denirse:
Şunu çok iyi anlamamız gerekir: Biz bu dünyaya diğer insanları mutlu etmeye, onlara yaltaklanmaya ve yaşantımızı onların istediği şekilde sürdürmeye gelmedik. Dolu dolu yaşamak, sevmek, sevilmek, öğrenmek, bilgilenmek, olgunlaşmak ve hayattan keyif almak için geldik. Kendimizi her açıdan tamamlamak, tatmin etmek, sevgimizi ve umutlarımızı en derin ve en

Daha iyi sağlık! Daha iyi eğitim! Diyen yutturmaca ve denetimsizliklerdi. Bu söylemler demokrasinin içinin ve demokrasinin altının oyulmasıydı. Parayı ve paranın satın alma gücünü tek ve mutlaktı olan egemen güç yapmaktan başka bir şey değildi.
İnsanlar dünyaya bakış tarzlarını ve dünyayı yorumlama tarzlarını, biraz bilinenin dışında değerlendirmeliler.
Bu yazı, bu türden yorumlamaya bir örnektir.
Gündeki cehaletin kalkması için bilginin kazanması lazım. Bilginin kazanması için de insanların binlerce yıldır kullana kullana küflendikleri at gözlüğünü değiştirmeleri lazım...
Ceza infaz kurumları ve cezaevine ilk giriş ve müşahede koğuşlarında geçirilen ilk gece ve mahkum olmanın ve çaresizliğin en acı hissedildiği zamanlar
Osmanlının devşirme mirası üzerine oturup, yarım ağızla Osmanlıya karşı olan bir anlayıştan, evrensellik ve demokratlık beklemek, insanın kendisiyle alay etmesi demektir. Kemalizmin gerçek siyasi felsefeye dayanan bir teorisi bulunmamaktadır.
Âdemin yasak elmayı yemesi, hafızalarda kalan yasak totem yiyeceğin ilahi ittifak adına delinmesini simgeleyen geçiş ritüelinin uzlaştırıcı ifadesidir. Âdem ve Hava ya da Dumuzi ve İnanna yasak olan yiyecek ayrılığını delmeyi simgeleyen, ittifak eden totemi mesleği sahibi geçiş dönemi gruplarıydı.
Adına yaşam mücadelesi deyip sürekli birbirinin yüzüne bakarak ailede, akrabada, arkadaş, grup, çevre, din, parti, toplum ve devlet ilişkilerinde, her türlü hile ve cambazlık oyunlarıyla ben daha üstünüm demek, asla insan olmanın gereği sayılamaz. Tüm bunların en büyük ve tek sorumlusu devlet sistemleridir.
Çok mu şüphecisiniz.Her şeyden,herkesten şüphe eder misiniz?Haksız yere bir insandan şüphelendiğinizde sonradan pişmanlık duyar mısınız?Şüphenin bazen dostlukları bozduğunu,yuvaları dağıttığını,yaralanmalara hatta ölümlere yol açtığını biliyor musunuz?
sıcak bir yaz günü, ünlü bir diş doktoru bir kentten bir başka kente gitmek için bir eşek kiralar. eşek sahibi önde, diş doktoru eşeğe binmiş halde yola devam ederler. tam öğle sıcakları başladığında ortalıkta tek bir ağacın bile olmadığı bir çölde mola verirler. hava o kadar sıcak ki
Köleci geçiş ritüelleri korunan eski müktesebatlar nedenle, haliyle yeni anlatımı çarpıtan yansımalardı. Bu nedenle önceden doğadan yansımalarla ifade edilen isim vermeler şimdi de üreten totem meslekli isimlerin aynısı benzer biçimde köleci sistem içinde de zikredilen anlatım ve kalıplardı.
İnsanlar şekil olsun diye v yerine w yazdıklarında bana tuvaleti hatırlatıyorlar. WaLla demek bazılarının hoşuna gidebilir, ama bir yemini fosseptik çukuruna dönüştürmek hem bir Türk'e hem de manevi değerleri olan birine yakışmaz. İnsanlar aşk yerine aşq yazdıklarında düşüncelerinin bozukluğuyla hiçbir şeyi gerçek anlamlarıyla yaşayamazlar. Türkçe bozulurken, kayıtsız ve