"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Bilimsel

Totemi Dil 25

Mülk sahibi zaten emek kavramının çağrışımlarını unutmanızı istiyor. Tıpkı rızk söylemiyle kolektif payınızı ve kolektif paydaşlığınızı unutturduğu gibi. Emek dendiğinde işverenin parası ya da mülk sahibinin mülkü karşısındaki alın terini anlamanızı istiyor. Burada kolektiflikten eser yoktur.
Kısacası tarihsellik emek dediğiniz zaman kolektif alanı, transfer kişi emeklerini,

yazı resim

Eksen Çağı 5

İki deniz dil oluyordu, kıstak oluyordu, engel (berzah) oluyordu. Yasak oluyordu. Görünmez perde oluyordu. Hele de en uçuğu; tuzlu, tatlı sular yorumunu şuur-bilinç-beden sayanlar, hızını alamamakla bunları orijin benlik sayıyordu. Daha tanımlamanın hayvan diye belirtilmediği dönemde, kendisini hayvana göre tanımlamanın anlatımı olmayan dönemde, “insani mana; tuzlu suyu kendisini

Fındık: Karadeniz'in İncisi

karadenizli'nin, kültürünü sanatını yaşam biçimini günlük hayatını büyük ölçüde fındık belirlemektedir. alımlar, satımlar, alacaklar, verecekler, düğünler, törenler, seyahatler, göçler hep fındık alım satımına göre belirlenir

Muvazaa

İttifaklar, totem mantığı aşıp ittifak içine geçebilmek için karşı gruptan kurban edilen kişilerin canını kanını yiyordu. Böylece karşı grup kişisinin canını kanını içip yiyenler ziyafet veren tarafla aynı candan kandan oluyordu. Bu nedenle ittifakı sosyal mantaliteye uygun bir ritüel yapıyorlardı. Ziyafet veren grubun kendi kanından canından olan kaynamış

"Eşek" Dersin Kızarlar, "Aslan" Dersin Kızmazlar...

Eşeklerin bir başka özellikleri vardır; hani Midas’ın uzun kulakları gibi… Bu uzun kulaklar sayesinde güçlü bir işitme duyularına sahiptirler.
Ayrıca çok oburlar, bir türlü doymak bilmezler neredeyse bir tugayın çöplüğünü yeseler bile onu sindirecek güçlü sindirim sistemleri vardır. Bunun yanı sıra develerden daha dirençlidir çölde. Su

Stephen Hawking'in Paradoksları (2)

Hawking evrenin başlayış şeklinin bilimsel yasaların gerektirdiği bir yol olduğuna "inanıyor". Eğer inanıp inanmamak, yani, "inanç" söz konusu ise o zaman "bilimsel düşünce"ye ne oldu? O zaman bilim adamı ile din adamı arasında ne fark var? Bertrand Russell'ın öngörüsü gerçekleşiyor mu yoksa?

Bi̇yoteknoloji̇ Ve Di̇ji̇tal Teknoloji̇leri̇n Farmasöti̇k Bi̇li̇mlerdeki̇ Entegrasyonu: Sabi̇t Yağ Droglari, Zehi̇rli̇ Bi̇tki̇ler Ve Gdo'lar

Farmakognozi, bitkisel ve hayvansal kaynaklı ilaç hammaddelerini inceleyen bilim dalıdır. Sabit yağlar, zehirli bitkiler ve GDO'lar gibi farklı alanları kapsayan bu disiplin, 21. yüzyılda dijital teknolojiler ve biyoteknoloji ile entegre olarak dönüşüm geçirmektedir. Geleneksel bilgi ile modern yöntemlerin birleşimi, terapötik potansiyeli artırırken yeni araştırma ufukları açmaktadır.

İnsan ve Diyalektik

diyalektik kavramına (sartre etkilenimli) salt insan boyutundan bir bakış.çok kopukluklar var bu yazımda.çoğu yerini düzeltmeye çalıştım.yalnız yine de çok eksik.kusurlarımla...

Başa Dön