Ölüler Ülkesi
Hepimiz et, kemik ve kan, hepimiz insanız. Üstelik istisnası yok, bir gün gelip hepimiz ölü insanda olacağız.
"Yarınlar hepimizindir, ama bugün benim uykumun." – Virginia Woolf (olası kurgusal alıntı)"
"Yarınlar hepimizindir, ama bugün benim uykumun." – Virginia Woolf (olası kurgusal alıntı)"
Hepimiz et, kemik ve kan, hepimiz insanız. Üstelik istisnası yok, bir gün gelip hepimiz ölü insanda olacağız.
Sera tarımında yaprakbitleri, kontrollü ortamlarda hızla çoğalabilen ciddi zararlılardır. Hem bitkileri doğrudan emerek beslenmeleri hem de virüs hastalıklarını taşımaları nedeniyle büyük tehdit oluştururlar. Kimyasal mücadelenin yetersiz kalması, biyolojik kontrol yöntemlerini öne çıkarmıştır. Myzus persicae, Aphis gossypii ve Macrosiphum euphorbiae gibi yaygın türler, 1.5-3.0 mm boyutlarında, yumuşak vücutlu ve
2003-2004 yılları arasında gerçekleştirdiğim bu çalışma, bilgisayarımın tozlu bölümlerinde bekliyordu. Ancak tashihe ihtiyaç var, zamansa yok. Bölüm bölüm yayımlanacak.
Doğan Cüceloğlu
-Tarifi imkansız bir üzüntü içerisindeyim.Onunla her konuşmamızda çok iyi olmadığı halde yarın mutlaka iyi haber vereceğim sizlere derdi.Üçüncü kemoterapiden sonra birdaha hiç sesi çıkmadı ve biz
Kuhn bilim felsefesi alanındaki görüşleriyle son elli yıla damgasını vuran bir felsefecidir. Kuhn akademi hayatına bir fizikçi olarak başlayıp; üniversitede bilim tarihi dersleri vererek bu alanda ilerlediğinde bilimin bilindiği gibi kümülatif değil, bilinenin dışında devrimsel bir ilerleme içersinde olduğunu fark etti ve bilim felsefesi alanında uzmanlaşarak bu alandaki
Geçmişten geleceğe, özelden genele, derinden yüzeye, yöreselden evrensele giden bu bilimsel yol’da, nicel birikimler ve nitel değişimler ve devrimler yaşadık geldik bugüne.
Kadın programlarını küçümseyenlerin kendine çeki düzen vermesini sağlayacak bir eser!
-Alec Sandır Newyork Post-
salavat Allah rasülüne bir yakınlık ve O'nun sevgisine bir karşılık göstergesi...
Bu bir belgeseldir. Öyle tanıtım yazısı falan olmaz!
Zıtların varlığı, birliği ve mücadelesi gerçekliğini anlatmanın ve anlamanın somut ve çarpıcı bir örneğidir “ker-bela”.
Felsefe, filozof, düşünme her zaman pek kolay anlaşılamayan bir iş, etkinlik ve tarz olarak görülmüştür. Bu durumun altında yatan asıl neden ne olabilir? Belki de yanıt insanın kendi çelişkileri ve tekinsizliğinde gizlidir.
Radikal Genç’in geçtiğimiz sayısında Can Gürbüz’ün “Aşk kaç kişiliktir?” başlıklı yazısını okudum. Kafasından geçen sorulara cevap bulmasında yardımcı olabileceğini düşündüğüm , aynı zamanda okulda yaptığım bir sunumun da içeriğini oluşturan bilgileri sizlerle paylaşmak istedim.
Enis Batur