..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yaşam hoştur, ölüm rahat ve huzurludur. Zor olan geçiştir. -Asimov
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Sinema ve Televizyon
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Umut Hep Var Aslında
Ahmet Zeytinci
Şiir > Umut

Hiç umut yoktu, diye düşünürken var olur zaten umut hiç umut yoktu aşka dersin kavuşmak hayal dersin bir de bakmışsın kardelen gibi hiç ummadığın anda bir şeyler tutuşuverir kanında gün yüzüne çıkar umut öfkeden ve kaybetmekten bıkar umut o soğuklukları alıp hayat olur aşk olur yanar yanar gönülde köşk olur... umudun rengidir mavi kimi zaman kan kırmızıdır albayrak gibi kimi zaman yeşil kimi zaman

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Eleştiri > Sinema ve Televizyon
 The Black Dahlia 2006 / Cehennem Çiçeği  (Yûşa Irmak)

Siyah Dalya, polisiye türün ‘sıkı’ romanlarındandır. 40’lı yıllarda, Los Angeles polis departmanında çalışan iki eski boksör-yeni polis Bucky Bleichart ve Lee Blanchard’ın hayatlarını mahveden bir cinayetin öyküsüdür bu.
 25. Saat Filmi  (Yûşa Irmak)

Şehirler ve insanlar, ancak keder ve acı ile inşa olurlar; ama, fakat ve lakin önce tahrip olması gerekir tıpkı Anka kuşunun küllerinden doğabilmesi için önce yanması gerektiği gibi… Keskin duruşların iyi kalite politik bir bakış açısının, insanlık hallerinin yuvarlak ve yumuşak hatlarıyla iç içe geçebildiği, başarılı bir film olan 25. Saat’i yıllar sonra tekrar seyredip kritiğini yapmak ancak bugüne nasip oldu…
 Yapay Zeka (Artificial Intelligence 2001) Filmi Üzerine Birkaç Kelam…  (Yûşa Irmak)

Grafiker bir arkadaşınız varsa başına çöküp bilgisayarda bir vazo yapmasını isteyebilirsiniz. Sonra onu İ.Ö. III. binde yapılmış bir Sümer vazosuna dönüştürmesini de isteyebilirsiniz.
 Dünyanın Bütün Sabahları (Tous Les Matins Du Monde 1991) Filmi Üzerine Birkaç Kelam…  (Yûşa Irmak)

Nedenini bilemiyorum ama ne zaman bir film seyretmek istesem 18 bine yakın film arşivimde; seksenli, doksanlı ve ikibinli yıllara ait filmleri seyretmeyi tercih ediyorum… Bu his bilgisayarımın başına oturduğumda kendiliğinden oluşuyor ve hiç kimsenin seyretmeyi tercih etmeyeceği veya etmek istemeyeceği eski filmlere takılıp kalıyorum.
 Yeniden Sev Beni (Reconstruction 2003)  (Yûşa Irmak)

Aşk üzerine elbette binlerce film yapıldığını biliyoruz. Velhasıl kimilerine göre basit aksiyon filmlerinden tutun da korku filmlerine kadar aşk birçok filmin temelini oluşturuyor. Bu filmlerden bazıları romantizmin suyunu çıkardı, bazılarıysa aşkın kendisini her zaman daha büyük ‘idealler’ için harcamayı tercih etti. Esasında büyük aşk filmlerinin merkezinde bile çoğu zaman aşk yoktu. Aşkın yerini alacak bir acı, savaş, cinayet, ‘dava’ ve daha onlarca yan anlatı hep vardı. Aşkı izlediğimizi sanırken illâ ki arka plandaki konu birden öne geçip, anlatının hakimiyetini ele geçiriyordu.
 Çit Filminin Düşündürdükleri (Rabbit - Proof Fence 2003)  (Yûşa Irmak)

Beyazperdeye gerçek bir hayat hikayesinden aktarılan filmin kitabını ne zaman okudum hatırlamıyorum. Dün gece uykum kaçtı, sırf uykum gelsin diye seyrettiğim filmi iki kere arka arkaya not alarak seyrettim. Bir baktım tam 4 sayfa el yazımla not almışım… Filmin de kitabın da üzerimde etkisini yadırgamıyorum, ancak bu üç tatlı kızın hikayesi gerçekten insanın yüreğini burkuyor…
 Yatakodasında (In The Bedroom 2001)  (Yûşa Irmak)

Hiçbir sorun yokken, hayatımız rayında ilerlerken; eşimiz, çocuğumuz, arkadaşlarımız ve bir işimiz varken; herşey gerçekten yolunda gidiyorken; gerçekleri konuşmayız pek. Konuşmadığımız için her şey yolundadır belki; konuşmak için “farkında olmak” gerekir, konuşabilme riskini göze alacak güçteyse “farkına varır” insan.
 Scenes Of A Sexual Nature (Aşk Manzaraları) Filmi Üzerine  (Yûşa Irmak)

Bir okuyucumun “çok iyi” ve “etkilendim” dediği ve benim de izleyip fikirlerimi söylememi istediği “Aşk Manzaraları” filmini nihayet ben de izledim. Peki nasıldı film? Kısaca söyleyeyim: İticiydi!
 Jeux D'enfants - Cesaretin Var mı Aşka?  (rey'an yüksel)

Sophie was back in the game! Pure, raw, explosive pleasure! Better than drugs, better than smack! Better than a dope-coke-crack-fix-shit-shoot-sniff-ganja-marijuana-blotter-acid-ecstasy! Better than sex, head, 69, orgies, masturbation, tantrism, Kama Sutra or Thai doggy-style! Better than banana milkshakes! Better than George Lucas's trilogy, the muppets and 2001! Better than Emma Peel, Marilyn, Lara Croft and Cindy Crawford's beauty mark! Better than the B-side to Abbey Road, Jimmy Hendrix and the first man on the moon! Space Mountain, Santa Claus, Bill Gates' fortune, the Dalai Lama, Lazarus raised from the dead! Schwarzenegger's testosterone shots, Pam Anderson's lips! Woodstock, raves... Better than Sade, Rimbaud, Morrison and Castaneda! Better than freedom, better than life!
10 
 İklimler / Film Eleştirisi  (osman tatlı)

Kadın erkek ilişkileri beklentilerin kurbanı olma yolunda ilerliyor. İki farklı dünyadan, iki farklı yürekten ve farklı coğrafyalardan gelip, yola çıkanların aralarındaki, beklenti sınırlarını kaldıramamaları felaketleri oluyor. Çünkü coğrafyalarda iklimler farklı yaşanır ve kendine özgü bir örtüsü vardır.
11 
 Kurtlar Vadisi  (ESRA BAYKAL)

“Sonunu düşünenin KAHRAMAN olamadığı vadinin HİKAYESİ...”
12 
 Delicatessen - Şarküteri  (rey'an yüksel)

“Hiç kimse tamamen kötü olamaz; ya onları şartlar kötü biri yapmıştır ya da kötü işler yaptıklarını bilmiyorlardır.”
13 
 120 / Film Eleştirisi  (osman tatlı)

O gece hayatımın en kararsız anlarını yaşadım. Bir yandan çaresizce silah bekleyen binlerce asker, subay, Süleyman: Harbin tam ortasında cephesiz kalmış her evden bir Süleyman, her evin bir oğlu, bir babası ve diğer yandan hem çocukluklarına doyamamış, bahar yaşamamış fidanlarımız. Hiçbir şey yapamadan yüreğimin bir yarısı, gitmeyin çocuklar, yapmayın diye yalvardı, haykırdı. Diğer yarısı ise durmayın, koşun hemen gidin, dedi"
14 
 Bir Yeşilçam Emekçisi: Cem Erman  (kemal düz)

... konu yedinci sanat..hele birde o yıllar.. yani “sinemalı yıllar “ olunca…bize pek laf düşmüyor: yıllarını sinemaya vermiş, ancak karşılığını alamamış bir sinema emekçisinin yanında….bir zamanların yakışıklı jönü, başrol oyuncusu, sonraki dönemlerin karekter oyuncusu...
15 
 Vazgeçin Artık Toplum Dışı Diziler Çekmekten  (Ahmet Zeytinci)

Yıllar yılı oynayan, bir zamanda herkesi televizyona kilitleyen o meşhur bilmem ne vadisi adlı dizi, ne verdi bu topluma? Sadece oyunculara para kazandırıp şöhret yapmaktan başka bir işe yaramadı... Allah aşkına şu toplumda kaç kişinin mafya ile direkt ilişkisi var? Hangi namuslu insan böyle bir mafyavari oluşumun içine girmek ister ki?
16 
 Neşeli Hayat  (osman tatlı)

Skeçlerle tanınan ve halkın beğenisini kazanan oyuncuları farklı – başarısız – rollerde görmek başarılarını gölgeleyen bir durum olmuştur. Erdoğan, zayıf oyuncularla başarılı bir film çıkmayacağını filmin gösterime girmesinden sonra anlamış olmalıdır. Başta dediğim gibi Erdoğan kendisine oynamak istemiştir. Farklı bir film çekme derdine düşmüştür. Filmin başarısızlığını çok önemsediğini sanmıyorum. Erdoğan için önemli olan farklı bir şeyler denemek, gelecekte kendi tarzını oluşturmak istemesidir.
17 
 Üç Maymun / Film Eleştirisi  (osman tatlı)

Batılılaşma ya da AB yolculuğun adı sanı, içeriği tartışıla dursun sanat dünyasındaki hareketliliğin, kimliğinin, misyonunun, vizyonunun adını koymak önemlidir. Çünkü aydınlanmışların(!) farklı farklı tünellerden ışığa doğru yürüyüşleri ve insanları bulundukları yere çağırmaları sanatın eğilimlerini çözümleştirmeyi zorlaştırıyor. Böylece sanat dünyasında kutuplaşmalar artmaktadır.
18 
 The İmam"ın Savaşı Kiminle  (osman tatlı)

Gerek yazınsal alanda gerekse görsel alanda en büyük eksiklik, psikolojik ve sosyolojik analizlerin yetersizliği ve toplumdan kopuk anlayışlardır. Kendilerini belli bir alanla sınırlayan yazarların ve senaristlerin sosyoloji ve psikoloji eğitimlerinin eksik olması, topluma yönelik mesajları içeren ürünlerin sosyal sorunları kuşatamaması gibi eksik yönleri, bu sorunlara ciddi çözüm önerileri de üretememektedir. Bu durumda sinema, sosyal vakaları siyerciye iletememe sorunu yaşamaktadır
19 
 "Ötesiz İnsanlar"  (Şevket Başıbüyük)

Tabiri caizse; Ötesiz İnsanlar benim kafamdaki ezberi bozduğu gibi biraz da hayal kırıklığına uğrattı.
20 
 Amelie  (Diren Yardımlı)

Amelie acayip olduğu kadar da hoş. Minik şeylerin sırlarını yakalar. Yabancılık, yatılılmışlık ve uzak durmak bundan daha çekici olabilir mi, insan bilemez. Annesi bir kilise çatısından kendini aşağı atan Quebeck'li bir turistinin üzerine düşmesi sonucu Amelie'nin gözleri önünde ölür; babası bir doktordur ve Amelie'ye sadece yıllık bakımlarında dokunur.

1 2 3 4 5 6 7 8 9  Sonraki Sayfa




son eklenenler
25. Saat Filmi
Yûşa Irmak
Eleştiri > Sinema ve Televizyon
Yatakodasında (In The Bedroom 2001)
Yûşa Irmak
Eleştiri > Sinema ve Televizyon
Yeniden Sev Beni (Reconstruction 2003)
Yûşa Irmak
Eleştiri > Sinema ve Televizyon
Maksatlı Yapıyorlar Gibi Bunları
Ahmet Zeytinci
Eleştiri > Sinema ve Televizyon
Film Yapanlar Çıldırmış Olmalı
Ahmet Zeytinci
Eleştiri > Sinema ve Televizyon
"Gelinciğin Gözyaşları"nı İzledim
Hakan Yozcu
Eleştiri > Sinema ve Televizyon
Türkiye Sineması ve Sinemada Algı
osman tatlı
Eleştiri > Sinema ve Televizyon
Köstebekgiller: Çocuklara Algı Oyunu
osman tatlı
Eleştiri > Sinema ve Televizyon
Hey! Bar Aşkı Sen Aşk Değilsin
osman tatlı
Eleştiri > Sinema ve Televizyon
100 Yaşında Ama Daha Ergen
osman tatlı
Eleştiri > Sinema ve Televizyon
Ahab'ın Saplantısı
Ozan Bilmiş
Eleştiri > Sinema ve Televizyon
Sinema Neden Önemsiz
osman tatlı
Eleştiri > Sinema ve Televizyon
Uyumsuz
osman tatlı
Eleştiri > Sinema ve Televizyon
Omer: Algı Oyunu
osman tatlı
Eleştiri > Sinema ve Televizyon

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © , 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.