..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Roman yazmanın üç kuralı vardır. Ne yazık kimse bu kuralların neler olduğunu bilmiyor. -Somerset Maugham
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Felsefe
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Sülyen.
Servet Alkan
Şiir > Aşk ve Romantizm

Bilendiği yerden kesmiyor hançer Binbir karanfil ile bezediğin kabzasından çürüyor Kırgız gözler…/Çillerinde saklanıyorum Yazdıran ve yazdırtmayan, her şey sensin-Alamatram İslam çiçeğim/Yalnızlıklar benziyor birbirine Kahır veren bu işte… İnceldiği yerden kopmuyor yara Binbir umutla çırpınıp düğüm attığın yerden düşüyor Nergiz kelimeler…/Çöllerinde serinliyorum İnsan sırt verir sırlarına,olmayan sensin-Bastinam Gizem fenerim/Bahar

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe
301 
 Kurtuluşun Felsefesi 155  (Bayram Kaya)

Şimdi ezilen kesimlerin mülksüz olmaları, geçmişteki kolektif yaşayış içinde oldukları zamanı gizemli bir varlığın çekimini, düşünce dünyası içinde çağrışıyordular. Kendisini belli edip, kendisini çağrışan çekim; kolektif birim zamanlı, kolektif bir irade olan EGEMENLİKTİ. Kayıp üreten bileşenli kolektif paydaşlıktı. Kaybedilen kolektif oluştu. Kayıp yeni fark edilmişti.
302 
 Anlamak Gerek 59  (Bayram Kaya)

İttifak girişmesiyle ilk kes dile getirilen kıyamet, tufan gibi kavramların bundan öte bir anlamı yoktu. Üreten meslekler nedenle yavaş yavaş unutulmağa, terk edilmeğe yüz tutan yamyamlık ittifak seremonisi içinde tarafların ittifakıyla bir kes ve meşru olarak son kes tekrarlanıyordu.
303 
 Özne  (Mustafa Günay)

dosya konusu: türkiyede felsefe/felsefede türkiye
304 
 Nasıl Yaşar ve Neden Ölürüz 20  (Bayram Kaya)

Varlık yoklukla olasıdır. Düzen düzensizlikle olasıdır. Tümlük eksikle olasıdır. Gel olan git olanla olasıdır. Yokluğun yerine ölümü koyun. Düzensizliğin yerine ölümü koyun.
305 
 Alanların Düzenlenmesi İşi 3  (Bayram Kaya)

Her El diğerine "onun yaptığı iş iyi değildi" diyordu. Bu nedenle kardeşler bile köleci öğreti içinde olmalarına rağmen, birbirinin şeriatı içinde değildiler. Bunları Yusuf hikâyesi gibi hikâyeler içinde süreç güçlü olana göre överek, yererek Mal sahibi olmanın Malik oluşunu anlatıyordu. Zaman zaman kardeş kavramı dahi değişikliğe uğramakla aynı iman içinde olanlara kardeş deniyordu. Nuh'un oğlu onun ailesinden sayılmıyordu. Çünkü o Nuh'un El şeriatına uymuyordu. Aynı iman içinde değildiler.
306 
 Felsefi Açıdan Yalancılığın Gen Haritası  (Cemal Zöngür)

Öz kültür ve tarihine bilimsel bakmayan ülkeler, ilke olarak yalan, taklit ve ithal ikame yöntemle ayakta kalmaya çalışırlar. Devlet yapısında hakim olan bu ithal ikame mantık, doğal olarak bireylerin çoğunluğunu da aynı yalancı karaktere sürüklemektedir.
307 
 Manaca Sahiplik 4  (Bayram Kaya)

Devamı yazı.
308 
 Nasıl Yaşar Nasıl Ölürüz 1  (Bayram Kaya)

Teori her zaman yüzde yüze yakın doğrulukla ama hep yüzde yüz olmayan değerle örneğin %99,99 değeri aşamayan bir doğruluk olarak görülür. Ki mutlaka öyle olmalı. Teori bir yasanın, neden ve nasıl öyle oluşunu açıklar.
309 
 Anlamak Gerek 54  (Bayram Kaya)

Bu durumda ineğin ne doğurması kendindendi. Ne inek üreten ilişki içindeydi. Ne ineğin üreten ilişki üzerine olan inşası vardı. Ne de ineğin yavruya bakıp, yavruyu gözeten bilgi sel yönelimi kendisindendi. Böyle olunca da hiçbir inek buzağısına veya danasına "iki elim yakanda” gibi böylesi vahşi ve manevi cebir ile bir baskı ve basınç uygulamaz.
310 
 İnsan mı?  (Necat Dilaver)

Zerdüşt buyurmaya devam ediyor...
311 
 Stephen Hawking'in Paradoksları (1)  (Hulki Can Duru)

“Kütle çekimi (yer çekimi) diye bir yasa olduğu için, evren kendini yoktan yaratabilir ve yaratmıştır da. Evrenin ve bizim var olma nedenimiz ‘kendi kendini oluşturmaktır’. Nasıl ki Darwinizm biyolojideki yaratıcı gereksinimini sona erdirdiyse, yeni fizik kuramları da evrenin oluşumu konusunda yaratıcının işlevini gereksiz kılmıştır”
312 
 Anlamak Gerek 67  (Bayram Kaya)

Makro dünya içine kuantum dünya uzantılı etkiler olmalıydı. Bu etkiler mikro dünyadaki gibi aynı anda olması gerekip te makro dünyada aynı anda oluşamayan Planck zamanlardı. İşte makro dünya içinde olup ta beliremeyen Planck özelliği veremeyen belirip yok olan kontrolsüz zihin devimli imajlar zihin deposu içinde oluşabilir.
313 
 Nasıl Yaşar Nasıl Ölürüz 6  (Bayram Kaya)

Bir hücre en az dış dünya ilkesi ile sınırlı sonlu yeterli iken, en az dış dünya ilkesini birleşen hücre sentezleri içinde özelleşen hücrelerle biraz daha çok dış dünya ilkesi biçiminde yapılarla canlılığı hayat denen inşa içinde düzenli hale getiriyorlard
314 
 Anlamak Gerek 31  (Bayram Kaya)

Oyun, eğlence tarzı bu gibi boş zaman etkinlikleri sizinle birlikte ve sizin dışınızda sayılan nedenler içinde belirir olan durumlardı. Kolektif birim zaman, boş zaman, boş zaman etkinlikleri gibi bu türden sair zamanlar gerçekleşmeden sırf temel referanslar var diyen bir gelişme içinde olamıyordunuz. Temel referanslar gelişmeyi değil kolektif oluşu ortaya koyuyordu. Kolektif oluş ta kendi dışındaki nedenle, kendi dışındaki süreçleri ortaya koyuyordu. Köleci sistemin dediği gibi üretimi, arz-talep başlatmamıştı. Dışınızdaki eylemden, dışınızdaki deneyden, dışınızdaki izlenim ve gözlemden önce düşünce (keyfi istek) yoktu. Bir kez, deneyden gelen düşünceler oluştu mu, artık deneyden gelen düşünceler de eylemleri etkiliyordu. Bu girişme içinde artık eylemden, gözlemden, depo bilinçten gelen düşünceler; düzenli, çevrimli eylemlerin başına konabiliyordu. Bu diyalektikti.
315 
 Anlamak Gerek 50  (Bayram Kaya)

El mantığı kolektif işleyiş üzerinde kişisi sahiplik iradesiydi. Bu irade ko-lektif iradeyi susturmuştu. El mantığı başta olmayandı. Ama başta ola-nın yerine kondu. Ne getireceği ne götüreceği hesaplanamayandı. Bi-linemeyendi. Gerçek olanın yerine kişi özneli anlayış ve anlatımları ko-yan tuzak söylemlerdi. Ancak vaatleri ile kişilere cazip gelen anlatım ahitleriydi.
316 
 Yapının Temelinde Ne Var? 1  (Bayram Kaya)

Erken dönemdeki ortaklaşan ilişki ve kamu sahipliği ilişkisi; köleci sistem içinde, köleci ve özel mülkiyetçi ilişkilerin oluşması karşısında bir dirençtiler. Ve köleci dönem içinde özel mülkiyetçi ilişkilerin yükselen değer olması karşısında erken dönem ortklığı bir zıtlıktı. Erken dönemli ön ittifakın bu zıtlığı nedenle de köleci dönem, erken dönem ilişkileri içindeki ortaklığa, şiddetle karşıydı. Köleci dönem, karşı bir inşayıdı. Yine köleci sistemin, özel mülk sahipliğini oluşturması ve bir diyalektiğe göre cevabını inşa etmesinin nedeni; köleci sistemin kendisinden önceki kamusal sahiplenişli ortaklaşan inşanın, köleci sistem içinde özel mülkiyet ilişkisi olmasıyla yansıtılmasıydı. YANİ KÖLECİ İNŞA ORTAKLAŞAN MEVCUT İNŞAYA KARŞI, ORTAKLAŞMAYAN İNŞAYIDI. Kamusal ortaklığa karşın, hiç mülkü olmayan geniş yığınların oluşturduğu eğilimlerin alan etkisi üzerine; özel mülk sahipliği girişmesini inşa etmekti. İnşanın alan etkisi olan kutuplanı, iki zıt durum girişiyordu. Birisi zaten var olan ön ittifakı ortaklaşmaydı. İkincisi ise şimdi inşasına başlanan, ön ittifaklı ortaklaşmaya karşı olan; özel mülkiyet ilişkisiydi. Özel mülkiyet ilişksi de kendi içinde efendi-köle oluşmalı sınıfsal zıtlık ve kutuplanmayı ortaya koyacaktı. Bu nedenle köleci sistem; erken dönemin ortaklaştıran ilahi aitliğine karşı her bir cevabını; efendi-köle oluşmasının zıt kutuplaşması içine sokmakla köleci süreci imleyip, ortaya koyabilmekteydiler. Bu nedenle köleci iddia ve cevaplardan ön ittifakı inşanın bir kısım ana verilerini ortaya çıkarmak, çok çok olasıdır. Tabii ki köleci sürecin oluşmasında; ön ittifakı değerlerin yol açtığı yeni gelişme ve değişmelerin de rölü çok çok vardır. Ön ittifakı gelişmelerin niceli seyrediş süreci gelişmeyi birçok farklı aşamaları olan nitelik değiştirmelerinin içine de getirdi. Bu nitelik değiştirici farklı yansımalardan biri de köleci özel mülkiyetçi ilişkiydi. Sürecin köleci sisteme doğru geçişen faz kayması sürece egemen olmaya başladı. Köleciliğe kayan niteliksel değişmeyi veren salınımların üzerine egemence kişisel köleci duygular modüle (bindirişme) ediliyordu.
317 
 Canlılığın ve Hayatın Kavranması 2  (Bayram Kaya)

Hayat bencilliği size yüklerken, bencilliğin yaşanmasını size bırakmıştı. O beliriyordu, siz; onu haz ve elem duygusu oluşlarla süreci yaşamanın yollarını arıyordunuz. Kimi kez zorunlu oluşla, kimi kez keyfi oluşlarla bencilliği sürüyordunuz. Size bırakılan yaşanmalar; sizin özeliniz ve öznelliğinizin, bir yanıydı. Ve de, en temel yanıydı.
318 
 Alan Etkisi ve İnsan 1  (Bayram Kaya)

Alan; yer, mekân, mevzi olmakla; saha da denen bir çevre olmanın tanımıdır. Çevre; aşağı-yukarı; büyük-küçük; kısa-uzun, az-çok; birbiri olan ve zıttı olmak gibi süredurumlarıyla bir gerilimler alanıdır. Çevre ve alan etkisi birbiri olan, aynı şeydirler. Alanın bir etkisi olgu, olay ve akış ise diğer tür yüzünün yansıması da engel, kesikli, sınırlı sonlu devim etki olmaktı.
319 
 Menapozlunun Sesi  (ömer kırat)

Kadın programlarını küçümseyenlerin kendine çeki düzen vermesini sağlayacak bir eser! -Alec Sandır Newyork Post-
320 
 Allah; Kadın Ya da Afrikalı Peygamber Neden Göndermedi?  (Cemal Zöngür)

İnsanın ilk atası sayılan Primatlar 65 milyon yıl önce Afrika kıtası başta olmak üzere, Asya ve diğer alanlarda yaşayarak çoğalmışlardır. Bu türler henüz ayaklarının üzerine dikilip yürümeyi bilmiyorlardı.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Faiz 24
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Faiz 23
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Evrim 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © , 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.