"Yazmak, aslında hayatın kendisinden daha az saçma bir şey yapmaktır." — Samuel Beckett"

Hayatın Hediyesi

Picasso'nun sözünden ilhamla, hayatın özünü sorgulayan düşündürücü bir metin. Gerçek hediyelerin illa parlak olmadığını, çoğu zaman acılarımızda gizlendiğini anlatıyor. Yeteneklerimizi keşfetmenin ve paylaşmanın zorluğunu, ancak verdikçe çoğaldığını vurguluyor. Hayatın "Ne verdin?" sorusunda saklı olduğunu ve bazı insanların, taşıdıkları derinlik nedeniyle geç açtığını hatırlatıyor. Sabır ve kendini keşif yolculuğuna dair umut dolu bir çağrı.

yazı resim

Picasso’nun dediği gibi…
“Hayatın anlamı hediyeni bulmaktır.
Hayatın amacı ise onu vermektir.”

Ama kimse şunu söylemiyor:
O hediye bazen geç bulunur.
Bazen kırılarak,
bazen kaybederek,
bazen “ben neyim ki” dediğin yerden çıkar.

Herkes hediyeyi parlak bir şey sanıyor.
Yetenek, başarı, alkış…
Oysa bazı hediyeler sessizdir.
Birini dinleyebilmek mesela.
Bir acıyı anlayabilmek.
Yıkılmış birinin yanında kaçmadan durabilmek.

İnsan hediyesini çoğu zaman başkasına bakarken fark etmez.
En çok canının yandığı yerde bulur.

Ve asıl zor olan bulmak da değildir zaten.
Vermek zordur.
Çünkü verdiğin anda eksileceğini sanırsın.
Oysa garip bir şey olur…
Paylaştıkça çoğalır.

Belki de hayat,
“Ne oldun?” sorusu değildir.
“Ne verdin?” sorusudur.

Ve belki de bazıları geç açar.
Çünkü vereceği şey ağırdır.
Derindir.
Erken verilirse ziyan olur.

O yüzden acele yok.
Hediye hazır olduğunda,
el zaten kendiliğinden açılır.

KİTAP İZLERİ

Yırtıcı Kuşlar Zamanı

Ahmet Ümit

Ahmet Ümit'in Yeni Romanında Hafıza Bir Suç Mahalli Ahmet Ümit, sevilen karakteri Başkomser Nevzat'ı bu kez en karanlık dehlizlere, kendi zihninin tekinsiz koridorlarına sürüklüyor. Polisiye
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön