"Herkesin kendi gerçeği varsa, benimki neden bu kadar erken kalkıyor?" – Dorothy Parker"

yazı resimYZ

Bıktım... Bomboş insanlardan bıktım. Daha da kötüsü her geçen gün sayıları artıyor. Evet, cadde kültürü(!)nden bahsediyorum. Yaşlarından oldukça büyük görünümlü, marka düşkünleri, herşeyi para ve karizma sanan boş beyinler. İğrençler... Kültürleri para, erkek/kız, piyasa, Buffalo botlar, Barbour montlardan ibaret. Sorsanız şu an kim kiminle savaşacak, haberleri yok. Yozlaşmış beyin hepsi.. Ve bunu bir marka gibi övünerek, gerinerek taşıyorlar. Onlar bu kültürün savunucuları oldukça, bizler azınlığı oluşturmaya başlıyoruz. Giderek tükeniyoruz mu desem yoksa? Tükenmesek de çok az olduğumuzu söylemeliyim. Ondan sonra bizden önceki kuşağa kızıyoruz. Neden sürekli gençleri suçluyorlar diye... Haklılar! İstisnalar kaideyi bozmuyor. Onlar geziyor, para yiyor; biz yararlı olmaya çabalıyoruz.
Son moda gençlik böyle. Emirler ise kitap okumak yok. Kitap öcüdür. Gazete okumak yok. Zaten katlayamazsın, ojelerin bozulur. Katiyen üşümek yok, aman ha! Karda ve yağmurda göbeğin açık, omuzların dışarıda, ağzında sakız ve yüzünde fondoten olmalı. Erkek arkadaşın kesinlikle holigan olmalı ve elinde tesbihi olmalı. Ayrıca giydiğin herşeye karışıp seni gözetim altında tutmalı. Bunları yaparken unutmayacağın tek şey ise beyninin bomboş olması. Böylece aramıza hoşgeldin...
Yazık!!! Çok yazık...

KİTAP İZLERİ

Ayaşlı ile Kiracıları

Memduh Şevket Esendal

Ankara'da Bir Apartman Dairesi: Cumhuriyet'in Mikrokozmosu Memduh Şevket Esendal'ın ilk olarak 1934'te yayımlanan ve adeta bir edebi zaman kapsülü niteliği taşıyan romanı Ayaşlı ile Kiracıları,
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön