"Yazmak, beynindeki tüm dertleri kağıda kusmak gibidir; tek fark, kimsenin o kusmuğu yememesidir." – Charles Bukowski"

Üç... (Son)

bir eski şehir hatırası

yazı resim

Üç...(son)

Şimdi bana bir yol gerekli,
Gidilmesi gereken...

Uzayan raylar içerisinde
Kaybolan şehir düşleri.
Susuşlarımın ardından
Sakladığım içli sırrım.
Adına “ah”ile başlayan
Cümleler kurduğum.
Nice yaşanmışlıklar ardında
İçine acı çalınan
Bir düş uyaklığım.
Bir şizofren edası ile kendime
Dönüşüm.
Sana gelen her yolda
Biraz “ben” oluşum.
Karanlığın çizgisel ayrımında
Sana düşüşüm.
“Seni düşlerimden ayrıştırdığım
kadar seviyorum”

Şimdi sana geliyorum ya
Artık kimseyi bana benzetemeyeceksin...

Duraksızlığımda,
Bir expres hayatta
Bir “an” buldum
Sustum...
Duraksamamla susmam
Sekteye uğradı
Hiç arafta kalmadım oysa
Yeşiller vardı kırmızın zıttı
Ve mavilikler ağlardı.
Masal bitti.
Yolcular yolda ölmeli...

Nokta ile başlayan, öykünün sonu..

Boşluk
Örümceğin ağı
Ley_alin koyuluğunda
Beyaz bir düş.
Susuşlarım ardında
Çığlık
Güncemde yağmur,
Zihnimde fırtına
Berrak bir yol
Duru bir sevda
Kanayan iki yürek
“ey yar
beni kollarına al
ölmeliyim şimdi”

Rüya bitti...
Öksüzler uyandı.

Mehmet Asım

KİTAP İZLERİ

Eşekli Kütüphaneci

Fakir Baykurt

Fakir Baykurt’un Vasiyeti: Kapadokya’da Bir Umut Destanı Bir yazarın son eseri, genellikle edebi bir vasiyetname niteliği taşır; kelimelerin ardında bir ömrün birikimi, son bir mesaj
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön