..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bildiğim tek şey, ben bir Marksist değilim. -Karl Marx
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yaşam > Yûşa Irmak




2 Mayıs 2021
Bayrama Hakkımız Var mı?  
Yûşa Irmak
Aşağıdaki hadis-i şerifi (1) Taberanî (2) ve ondan naklen de Aclunî (3) zikrediyorlar. Baştan sona ibret ve hikmetle dolu bu hadis–i şerifi birlikte okuyalım: Avf b. Malik’ten: “Hz. Peygamber -salat ve selam üzerine olsun-, şöyle buyurdular: – Sizin için altı şeyden korkarım, 1. Sefihlerin yönetimi 2. Kan dökme 3. Hükmün satılması 4. Akrabadan ziyaretin kesilmesi 5. Bir grubun çıkıp Kur’an’ı nağme aracı yapmaları (Kur’an’ı mizmar edinmeleri) 6. Kolluk kuvvetlerinin çoğalması.”


:BAC:
Aşağıdaki hadis-i şerifi (1) Taberanî (2) ve ondan naklen de Aclunî (3) zikrediyorlar. Baştan sona ibret ve hikmetle dolu bu hadis–i şerifi birlikte okuyalım:

Avf b. Malik’ten:

“Hz. Peygamber -salat ve selam üzerine olsun-, şöyle buyurdular:

– Sizin için altı şeyden korkarım,

1. Sefihlerin yönetimi

2. Kan dökme

3. Hükmün satılması

4. Akrabadan ziyaretin kesilmesi

5. Bir grubun çıkıp Kur’an’ı nağme aracı yapmaları (Kur’an’ı mizmar edinmeleri)

6. Kolluk kuvvetlerinin çoğalması.”

Şimdi bu hadisin ışığında çevremize bakalım. Sayılan altı maddenin hepsi birbiriyle alakalı ve hepsi bir vakitler erdem saydığımız değerler. Belki ileri Avrupa memleketlerinde görüp de kendi ülkemizde bulamadığımız için üzüldüğümüz insanî özellikler. İslam’dan uzaklaşmakla yitirdiğimiz güzelliklerimiz ve bir daha kurtulamadığımız hastalıklarımız…

İsterseniz bu kutlu sözü, Tanzimat’taki görüntümüzün fotoğrafını çeken Ziya Paşa’nın beyitleriyle okumaya çalışalım. İlk madde için şu iki dize yeterli olur sanırız;

Onlar ki verir lâf ile dünyaya nizâmât

Bin türlü teseyyüb bulunur hânelerinde

Bu ifade, demeç ve sözleriyle âlemi idare edenlerin, kendi işledikleri hamiyetsizliklerle tam da “talkın–salkım” meselesinin ortasında durduklarının resmidir.

İkinci maddede Efendimiz (sas), bizim kan dökmemizden korkuyor. Korkulan başımıza gelmiş ve sanki İslam barış dini değilmiş gibi neredeyse bütün Müslüman ülkeler kendi kanlarında boğuluyorlar. Batı’nın İslam’ı şiddet ve kan ile özdeşleştirmesine fırsat verenler yine bu ülkelerin İslam’dan uzaklaşmış insanları değil mi?!. Bayramlarımız bile savaş gibi yaşanır oldu. Trafik canavarının döktüğü kan, cinayetlerden, katliamlardan, hatta savaşlardan beter.

Üçüncü sırada adalet var. Hukuk sistemine bir bakınız; yargısız infazlar, haksız mahkumiyetler, apaçık hakların korkutma ve baskı ile ihlali, verilen hükümlerin hakkaniyetsizliği, adaletin yoldan sapması, kanunların ilkelliği ve yetersizliği… Ama çeteler için adalet diye bir korku yok; hukuk onlar için alınıp satılan bir şey sanki. Beyit şu:

Milyonla çalan mesned-i izzette ser-efrâz

Birkaç kuruşu mürtekibin cây-ı kürektir

Yani milyonla çalanlar baş köşede, dayısı olmayanların küçücük suçları kürek cezasına çarptırılmakta.

Hadis–i şerif akraba ziyaretinden söz ediyor. Bayramları tatile kaçmak için fırsat bilen bizler, acaba tatil kadar gönlü alınması gereken büyüklerimizin de olduğunu ne zamandan beri unuttuk? Bizim de yaşlanacak zamanlarımız gelmeyecek mi sanıyoruz? Beyit biraz ağır kaçabilir:

Zalim yine bir zulme giriftâr olur âhir

Elbette olur ev yıkanın hânesi virân

Sonraki madde için televizyonlarınızı açınız, Kur’an tâcirlerini, rating canavarlarını, naehiller elinde alınıp satılan ayetleri mutlaka göreceksiniz. Ağzına bir ayet alıp kendi fikrine göre eğip bükenlerden geçilmiyor ortalık. Güya İslamiyet ilerlememize mani oluyormuş. Beyti okuyalım:

İslâm imiş devlete pâ-bend-i terakkî

Evvel yoğ idi işbu rivayet yeni çıktı

Hadis–i şerifin son hükmü, evvelki maddelerinin tabii sonucudur. Bakın çevrenize, bayram gününde bile sokaklar ve yollar, polis, zabıta, trafik ve askerle düzene konulabiliyorsa; güvenlik güçlerinin çoğalması sizce vicdanlarımızın iflasından öte nedir ki?!. Bir ülkede bu kadar kolluk kuvveti demek, şairin ifadesiyle,

Eyvâh bu bâzîçede bizler yine yandık

Zira ki ziyan ortada bilmem ne kazandık

beytindeki mazmunun hâlâ devam etmesi demektir.

Bayramınızı zehir etmek istemem ama şu anarşi, çeteler, faili meçhuller ile; şu polis, zabıta, asker çokluğu ile; şu yetersiz yönetim, laf u güzaf üzerine çıkartılan krizler ile; şu yargı ve hukuktaki adaletsizlikler ile; şu rating canavarını Kur’an üzerine musallat eden cehalet ile; nihayet bayramda bile akrabalarını unutan insanımız ile, güzelim ülkemizin durumuna bir bakalım, bakalım da Efendimiz (sas)’in korktuğu altı şeyden altısının da mevcut olduğu gidişatımız için topluca tevbe edelim. Bayram ol bayram ola!..

(1) Hadisin tam metin ve kaynaklarını istifademize sunan rahmetli Prof. Dr. Nebi Bozkurt’a rahmet diliyoruz…

(2) bk. El-Mu’cemü’l-Kebîr, XVIII, 57, Musul 1983.

(3) bk. Keşfü’l-Hafâ, I, 70.

Kaynak:
İskender Pala





Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yaşam kümesinde bulunan diğer yazıları...
İhtiyarlara Yer Var!
"Zaman Dursun" Demiştim İşte Durdu Zaman
İstanbul; Erguvan, Lale ve Plastik Çiçek
Dünya Bile Eksik
İçtenliğin Karşılığı…
Sesler
Başlamadan Biten İlişkiler
Leyla Ne Demek?
"Acemoğlu Köprüsü’nü Bir Melek Beklermiş"
Hüzün Garında…

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Onun Sonbaharı
Metropol İnsanlarının Sosyal Medya Molası
Tanpınar’ın Şark ve Garp Çıkmazı Üzerine…
Kış İçin Bir Sandık Dolusu Kitap
Ver Elini Gidelim
Bizi Birleştirenler
Mihr ile Mâh
Şair, Birhan Keskin’e
Geri Dönmemek Üzere Gitmek
Gen’ellemeler

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Sana Bildirdiklerim [Şiir]
Bilmiyorum [Şiir]
Bir Dudak Yarılması [Şiir]
Dediler [Şiir]
Kehribar Gözlüm [Şiir]
Med Cezir [Şiir]
Turnalar [Şiir]
Yuh Olsun [Şiir]
Bıçkın Yüzünde Kehribar Gülüşü [Şiir]
Bahar Güzelim [Şiir]


Yûşa Irmak kimdir?

Felsefe ve edebiyat aşığı! Yayıncı, gazeteci ve kitapsever. . .


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © Yûşa Irmak, 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.