..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Eğer bir kelebeği sevebiliyorsak, tırtıllara da değer vermemiz gerekir. -Antonie de Saint-Exupery
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > İnceleme > Dil > Yûşa Irmak




5 Eylül 2020
Müteradif (Eş Mânâlı) Kelimeler  
Müteradif (Eş Mânâlı) Kelimeler

Yûşa Irmak


Efendim müteradif yani eş manalı kelimeler ne kadar çok bilirse insan dili de o kadar gelişir ve zenginleşir. Müteradifler, birbirinin aynı ya da ikizi kelimeler değillerdir. Bu kelimelerin aralarında ince bir çizgi vardır ve bu ince çizgi bize farklı duygular ifade ettirirler.


:EH:
Efendim müteradif yani eş manalı kelimeler ne kadar çok bilirse insan dili de o kadar gelişir ve zenginleşir.

Müteradifler, birbirinin aynı ya da ikizi kelimeler değillerdir. Bu kelimelerin aralarında ince bir çizgi vardır ve bu ince çizgi bize farklı duygular ifade ettirirler.

Örneğin şu cümlelere gelin hep birlikte bakalım…

“Hanümanımız yıkılmadı ama yuvamızdan olduk. Mesken derdi de bir mesele . . . Galiba eski evin altındaki kayıkhaneyi ikametgâh diye kullanacağım. Allah kimseyi barınaksız komasın. Köşkte, mâlikânede, devlethânede gözümüz yok. Akşam oldu mu tut fakirhânenin yolunu. Ocağım de, başını sok.”


Kalın yazılı olan kelimelerin hemen hemen hepsinin Türkçe’de ayrı ayrı kullanılış yerleri var. Ancak bu kelimelerin hepsinin de üzerimizde ki tesirleri başka başkadır. Böyle kelimeleri azaltmak şöyle dursun, çoğaltmak bence dilde hedeflerimiz arasında olması gerekir diye düşünüyorum…

Neden?

Şimdi konuyu biraz daha açmak ve bunun ne kadar önemli bir mesele olduğunu göstermek açısından sizlere mini de olsa bir örneklendirme sunmaya çalışacağım.

Görüntü de aynı anlamlara gelen kelimelerden A, B ve C şeklinde bir gruplandırma yapacağım.

A) tariz, muaheze, takbih, tevbih, istihkar ve tezyif

B) tecziye, tenkil ve te’dip

C) tel’in, bühtan, tezvir, terzil

Yukarıda gruplandırdığım kelimelere gelin hep birlikte bakalım.

A) İbrahim Paşa İstanbul’a heykel dikmek isteyince, dindarların: “Dünyaya iki İbrahim geldi, biri putları kırdı. Öteki de put dikti………ğine uğramış.

Noktalı yere “dokundurma, dokunacak söz söyleme, taş atma” anlamı taşıyan “tariz” kelimesi uygun geliyor.
* Ruslar bir askeri bahane ile Suriye’nin İdlip şehrini havadan bombalayınca gazetelerin ve televizyonların çoğu Türk hükümetini ………… etmişlerdi.

* Mirasyedi diye, boş oturuyor diye, ………… edilmemek için kendisine bir iş bulmaya karar vermişti.

Bu iki örnekte de “Bir işin hatalarını ortaya koyma, tenkit etme, çıkışma” manasına “muaheze” kelimesi uygundur.

** Avrupa medyasında: Irak’ın iç meselesi gibi gösterilmek istenen sınırdaki silahlı Kürt Birlikleri Türkiye tarafından ………… edilmişti.

** Bereket ki memleketin düşünen evladı Erdoğan bu çirkin hareketi ………… etti.

Bu örnekte ise, “çirkin görme, ayıplama, yapılan işi beğenmediğini bildirme” anlamında “takbih” kelimesi kullanılmalıdır.



*** Verdiğiniz sözde durmuyorsanız ve üstüne bir de kusur işlemişseniz, bir ihtara veya bir ………… e maruz kalacaksınız.

***Sevdiği biri hakkında başka kimselere karşı adi ve bayağı bir dil ile onu zemmetmesi ………… e müstahak görülmemekle beraber şiddetle tenkid ve takbih edilmelidir. Çünkü özde sevmeyen birinin ikiyüzlülüğüne tahammül edilmiyor.

Bu iki yerde “paylama, azarlama tekdir etme” anlamında “tevbih” kelimesi kullanılmalıdır.



**** Sonsuz hayat için, fâni hayat ………… edilmez mi?

**** Gerçek münevver, prensipleri için, vicdanının sesi için, ölümü ve hayatı ………… etmekle kalmaz. Hak bildiği fikirlerin yayılması için gerekirse kendi canını ortaya koyar.

Bu iki yerde “hor görme, aşağı gözle bakma, küçümseme” karşılığı olan “istihkar” kelimesinin kullanılması gerekir.



***** Bir iddianın çürütülmesi tahkir ve …. …. ile mümkün olsa idi, mantık ilmi hakaret ilmi haline gelir, küfretmek, adab-ı muâşerette mevki sahibi olurdu.

***** Halkın dili, Hakkın dilidir. Herkese yakışanı verir. Meselâ, Ramazan onbir ayın sultanıdır, diye tekrim edilir. Mart, ayların çingenesidir diye ………… edilir.

Bu iki yerde ise “bir kimseyi veya şeyi aşağılık ve değersiz gösterme, alaya alma” mânâsına “tezyif” kelimesini kullanmak gerekir.



B) Ne bahtsız aşıkmışız ki, 21. asırda maşukuna doğru yolu gösteren bir mürşidin ………… edilmek istenildiğini gördük.

İsmet Paşa propagandanın ince tekniklerini kullanarak Anadolu Alevilerini birçok gerçeklerden mahrum bırakıp dünyalarını mahkumiyetle ………… ettiğini 100 yıl geçse de acı acı seyretmeye devam edeceğiz…

Buralarda “cezalandırma” karşılığı olarak “tecziye” kelimesinin kullanılması gerekir.



* CHP’nin o dönemde sırf, halkı sindirmek için kanunları aşarak ………… siyasetine girmesi zulüm değil de nedir?

* CHP o dönemde sırf Müslümanların gözünü korkutmak hayattan bezdirmek için şiddet uygulamış böylece tecziyenin ötesinde bir ………… hareketi gerçekleştirmiştir.

Buralarda başkalarına ibret olacak bir ceza verme, “tepeleme” mânâsına “tenkil” kullanılmalıdır.



** Sert ve tehditkar ifadeli mektuplara çeşitli entrikalar da karışınca Kanuni, Şehzade Bâyezid’i ………… etmeye karar vermişti.

** Suriye’de insani davranıştan ziyade şiddetli ………… ler yapılmakta, âdeta yeniden zabtolunuyormuş gibi hareket edilmektedir.

Bu iki yerde “edeplendirme, uslandırma, yola getirme” mânâsına “te’dip” kullanılması gerekir.



C) İnsan haklarına, siyasi hürriyetlere ve istiklal aşkına bağlı bir milleti, makineli tüfeklerle biçen faşist CHP’liler bütün İslam coğrafyasında………… edildi.

Ey bu görünür kazanın katmerli günahkâr siyasi partilileri, bu millet sizi mahşer gününe kadar ………… edecektir.

Buralarda da “lânetleme, lânet okuma, birinin Allah’ ın ve insanlarına nefretine maruz kalması dileğinde bulunma” mânâsına “tel’in” kullanmak uygun düşer.

*Memleket idaresinde ve savunmasında liyakatin bir tek Atatürk’e münhasır bir meziyet olduğunu iddia edip ve bu iddiayı da yalancı şahitlerle ispata kalkışmak bu millete dayatılan en adi ………… dır.

*Böyle bir kanun teklifi bir ………… Çünkü böylece milletimizi iftiracılar kitlesi yerine koyarak sanki kanunlar zoru ile, ceza tehdidi ile bu durumdan kurtarmaya çalışıyorlar.

Bu iki yerde “birine yalandan bir şey kondurma, iftira” anlamına gelen “bühtan” kelimesi uygun düşer.



** Her gün zehrin en şedidi akıtılmakta, iftira ve ………… ler yer almaktadır.

** Acaba bir hata mı işlemiş veya ağzından kötüye yorulacak bir söz mü çıkmış yoksa bir ………… emi uğramıştı.

Bu iki yerde de “Ara bozmak kastiyle yerip çekiştirme, kovuculuk, yalan dolan karşılığı “tezvir” kelimesi buralara uygun düşmektedir.



*** Bazı cezalarla adam öldürülmez ama, eşeğe ters bindirilip yuhalanır ve suratına tükürülürse böyle bir teşhirle ………… edilmek elbette daha değişik bir tesir gösterir.

*** Artık insan ………… edilmekten de çekinmezse insaniyet namına her şeyini kaybetmiş demektir.

Bu cümlelerde ise “rezil, rüsvay etme karşılığı “terzil” uygun düşmektedir.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın dil kümesinde bulunan diğer yazıları...
Güzel Düşünce Güzel Sözün Etkisi
Dilin Düşündürdükleri

Yazarın İnceleme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Cihan Harbi Yahudiler ve Türkler
Söz, Aşk ve Edebiyat Üzerine Lakırdılar
Aydın ve Politikacıların Savaşı Neden Bitmez?
Portrait Of May Sartoris Tablosu'nun Düşündürdükleri
Değişen Dünya ve Teoriler Üzerine
Kültür ve Medeniyet
Şiir Üzerine Lakırdılar
Büyük Ülke Olma Yolunda...
Meriç Sağcı Mıydı Solcu Mu? Mütefekkir mi, Mütercim mi?
Ne Doyum Kaldı, Ne de Gerçek Mutluluk

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Beste-i Nigar [Şiir]
Güz (Eylül) [Şiir]
Yetiş Ey Nebi [Şiir]
Geceye Kâside [Şiir]
Bir Tutkusun Yüreğimde [Şiir]
Benimle Ölür Müsün? [Şiir]
İnanmaktır Yaşamak [Şiir]
Hasretimin Adresi: Sen [Şiir]
Soğuksu [Şiir]
Yüreğin Beni Bulsun [Şiir]


Yûşa Irmak kimdir?

Felsefe ve edebiyat aşığı! Yayıncı, gazeteci ve kitapsever. . .


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Yûşa Irmak, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.