..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Güzellik her yerde karşılaşılan bir konuktur. -Goethe
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Yazarlar ve Yapıtlar > Yûşa Irmak




17 Ocak 2021
Bilgeler ve Balıklar Kitabı Üzerine  
Yûşa Irmak
20’li yaşlarımda kitaba olan ilgimin artması yüzünden çok sıkıntılar çektim. Gerek kitap almaktaki imkansızlıklarım gerek bahşirelerle satın aldığım kitapları vakitsizliğim ve uğraşılarım yüzünden okuyamamışlığım beni hep hüzünlendirmiştir. Hatta çoğu kez satın aldığım ama okuyamadığım kitaplarımla özellikle geceleri göz göze geldiğimde “seni okuyacağım az sabırlı ol” dediğimi, kitabımın da üzgün, solgun bir ifadeyle bakıp; “Sen mi okuyacaksın?” diye sorduğunu hatırlıyorum…


:FC:
20’li yaşlarımda kitaba olan ilgimin artması yüzünden çok sıkıntılar çektim. Gerek kitap almaktaki imkansızlıklarım gerek bahşirelerle satın aldığım kitapları vakitsizliğim ve uğraşılarım yüzünden okuyamamışlığım beni hep hüzünlendirmiştir. Hatta çoğu kez satın aldığım ama okuyamadığım kitaplarımla özellikle geceleri göz göze geldiğimde “seni okuyacağım az sabırlı ol” dediğimi, kitabımın da üzgün, solgun bir ifadeyle bakıp; “Sen mi okuyacaksın?” diye sorduğunu hatırlıyorum…

Aslında kitaplarıma karşı hep iyi davranmışımdır. Onları temizlerim, tozunu alırım, okşarım, severim, bazen koklar, bazen de öperim…

1997 yılında internetin bu ülkede yeni yeni yayılmaya başladığı bir dönemde birçok kitap projesinde fahri olarak çalıştım. Dev eserleri, kıymetli kitapları kelime kelime yazıp onları bir külliyat haline getirdim. Tabi kimsenin bu durumdan haberi yoktur. Bu bir hobiydi benim için. Bugün külliyat olarak internette dolaşan binlerce eserin e kitap olmasında imzam vardır. Okunan ve ardından el açılıp Fatihaların dile geldiği her duada azıcık hissem olduğunu hissediyorum…

Her ne ise…

Mevzumuz bunlar değil. Mevzumuz CHP’li 104 yaşındaki bir Dinozorun “Bilgiler ve Balıklar” kitabıyla ilgili… Evet İş Bankası Kültür Yayınları arasında çıkan ‘Bilgeler ve Balıklar’ adlı kitabın sahibi Cahit Kayra’nın bir eseri olan bu kitap kendi deyişiyle, “haftanın bir günü bir balık sofrasında buluşan”, “değişik düşünsel ve nesnel yapıda yedi adam”ın yaptıkları konuşmaları konu ediniyor.

Öncelikle size Cahit Kayra kim ya da Cahit Kayra nedir diye mini bir açıklama yapmam gerekir. Kayra, 1917 yılında İstanbul’da doğmuş Yahudi kökenli Türk bir siyasetçi ve yazardır… Siyasal Bilgiler Okulu’nu bitirmiş, İş Bankası Yönetim Kurulu Üyeliği, 4.(XV) Dönem Ankara Milletvekilliği ile Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı yapmış, evli iki de çocuk babası biridir. Takribi olarak 43 tane basılmış eseri vardır. 104 yaşında CHP’li bir dinozordur ve hala da hayattadır.

Bilgeler Balıklar isimli bu eserini bana yayıncılık yaptığım bir dönemde yine aynı tayfadan olan bir yayımcı hanımefendi hediye etmişti. Hediye kitaplar benim için önemliydi. Onları özenle okumam gerektiğini düşünmüşümdür. Bu kitabı bana hediye eden hanımefendi Sezen Hanım’ı maalesef korona virüs nedeniyle kayıp ettik. Sezen Hanım’ın toprağı bol olsun… İşte bu vefat haberi hatıralarımı canlandırdı ve kitabı okuyup bu tahlili de ona ithaf etmek isterim…

Evet Kayra, eşinin “kutsal yemek” adını verdiğini söylediği bu yemekli toplantılara katılan “iyi niyetli, ama biraz ters ve titiz doğalı” yedi kişi: Bilge dediği Sulhi Bey, gazete yazarı Hüseyin Bey, şair Halim Bey, yazar Burhan Bey, Profesör Fırat Bey, Müdür Hadi Bey ve İsveçli Çelik Bey… Kayra, “Müntekim Ökmen”in Aziz Hatırasına’ adadığı “Bilgeler ve Balıklar”ın başına bir “Zorunlu Açıklama” koymuş. Bu açıklamada, kitapta “adı geçen kişilerin gerçek” olmadıkları; yazarın bunları düşünde tasarladığı ve öylece kağıda geçirdiğini bildiriyor. Dahası, şu: Kayra’ya göre, “bu bağlamda, özellikle Müntekim Ökmen, Hasan Pulur, Hilmi Yavuz, Hasan Mani, Orhan Duru, Murat Katoğlu ve Demir Özlü” gibi “saygıdeğer kişilerin, kitaptaki konuşmacılar […] ile ilgi ve ilişkileri” yok diyor! Kayra, “bu açıdan karşılaşılabilecek benzerlikler için bütün içtenliğimle özür diler, bağışlanmamı, okurlarımdan saygı ile rica ederim” diyor.

‘Bilgeler ve Balıklar’ yazarının, bu ‘zorunlu açıklama’ya niçin gerek duyduğunu, özellikle, adı geçen yedi kişinin (Ökmen, Pulur, Yavuz, Mani, Duru, Katoğlu ve Özlü), kitapta anlatılan kişilerle (Sulhi Bey, Hüseyin Bey, Halim Bey, Hadi Bey, Burhan Bey, Fırat Bey ve Çelik Bey) bir ‘ilgi ve ilişkileri olmadığını’ niçin açıklamak zorunluluğunu hissettiğini anlamak mümkün olmasa da, 22 hafta boyunca her çarşamba günü, Beşiktaş’ta, Turgut’un Lokantası’nda toplanıp balık yiyen yedi kişinin kim olduklarını saptamak zor olmasa gerektir diye düşünüyorum!

Ama acaba gerçekten o kadar kolay mı? Kayra, lokanta sahibi Turgut ile Halim Bey’in her hafta sayısal loto aldığı seyyar piyangocu Mustafa’nın ‘gerçek’ kişiler olup olmadıkları konusunda bir açıklama yapmıyor. Gerçi, Beşiktaş’ta, Köyiçi’ndeki balık pazarında, “Beşiktaşlı Turgut’un yeri” diye bir lokantanın mevcut ve sahibinin Turgut Vidinli olduğu; ayrıca, o civarda Mustafa Aydoğan adında, seyyar Milli Piyango, şans topu ve sayısal loto bayiliği yapan bir şahsın bulunduğu biliniyor ise de, “kutsal” çarşamba yemeklerinin gerçekten ‘Turgut’un Yeri’nde yenip yenmediğini ve Halim Bey’in sayısal lotoları gerçekten Mustafa Aydoğan’dan alıp almadığını bilemediğimiz için, bu saptamayı yapmak o kadar kolay görünmüyor!

Belki de bu, sanıldığı kadar zor değil! Yapılacak şey, Beşiktaş’ta, Turgut’un Yeri’ne giderek, Turgut Vidinli’den veya lokantanın hizmetlileri Ahmet ile Yunus’tan, bu zevatın her çarşamba, orada yemek yiyip yemediklerini öğrenmek mümkün olabilir; – ya da seyyar bayi Mustafa Aydoğan’dan şair Halim Bey’in sayısal loto alıp almadığını! Ama, ya Sulhi Bey, Hüseyin Bey, Halim Bey, Hadi Bey, Burhan Bey, Fırat Bey ve Çelik Bey… diye birileri gerçekten yoksa? Bu isimler, gerçeklikte var olan kişilere değil de, ‘Bilgeler ve Balıklar’ın yazarının belirttiği gibi, onun düşünde tasarladığı, kurmaca kişilerine aitse? O zaman, Turgut Vidinli veya Mustafa Aydoğan’dan, bu kişilerin her çarşamba orada yemek yiyip yemediklerini öğrenmek nasıl mümkün olacaktır? Herhalde, olmayacaktır!

Ama bir ihtimal daha var: O da şudur: Gerçekten de Sulhi Bey, Hüseyin Bey, Halim Bey, Burhan Bey, Hadi Bey, Fırat Bey ve Çelik Bey diye birileri vardır. Gelgelelim, bu durumda, Müntekim Ökmen, Hasan Pulur, Hilmi Yavuz, Orhan Duru, Hasan Mani, Murat Katoğlu ve Demir Özlü’nün kurmaca kişiler oldukları sonucu çıkacaktır ki, bu, bizi, klasik mantığın ‘olmayana ergi’ (‘reductio ad absurdum’) kuralı gereğince, ‘kutsal’ Çarşamba Yemekleri’nin de kurmaca olduğu sonucuna götürecektir!

Her neyse, dedektifçiliği bir kenara bırakıp, kitaba şöyle bir bakalım isterseniz. ‘Bilgeler ve Balıklar’ kitabında Kayra, metni iki temel düzlemde kurgulamış: Birinci düzlem de adı geçen yedi kişinin sofra sohbetlerini; ikinci düzlem de ise, her hafta yemek sırasında okunan hikayeleri içeriyor. Neredeyse “Binbir Gece Masalları”na ironik bir nazire, bir pastiş olarak okunabilecek yer yer komik ve absürd metinler okuyucuyla bir araya geliyor. Dolayısıyla, yemek sırasında okunan ve edebiyat değeri ağır basan hikayelerle (ki, ayrı bir kitap olabilir!), yemek sırasında yapılan ve mizah değeri ağır basan konuşmaların, farklı iki anlatı düzlemi inşa ederek oluşturdukları metin, ‘Bilgeler ve Balıklar’ı, bir bakıma post modern sayılabilecek bir anlatıya dönüştürüyor. Baktığımızda dünyadan başka bir dünyası olmayanlar için bu metinler oldukça eğlendirici hem bir o kadar da ciddi anlatıyor olmalı. ‘Bilgeler ve Balıklar’ bu düzlemde İslamcı ya da ahiret kaygısı duyan gençliğe hiçbir şey sunmuyor dedikodunun dışında… Bu yazarları okurken benim ruhum sıkılıyor. İçim onlara acıyor. Onların benzersiz olarak gördüğü bu metinler ben de niyeyse bunaltı ve tiksinti uyandırıyor.

İşte kitap böyle bir kitap! Bu arada; Hasan Pulur, ‘Milliyet’te, ‘Bilgeler ve Balıklar’ı tanıttığı sütununda, kitaptaki ‘Zorunlu Açıklama’yı alıntılarken, kendi adını çıkarmış, üstelik, metinden bir bölümün (kendi adının) çıkarıldığını göstermek durumunda olan yazım işaretini de kullanmamıştır. Dahası, sayın Pulur’un, kitaptaki eşhasın kısaca tanıtıldığı ‘Önsöz’den, ‘Hüseyin Bey’ ile ilgili bölümü de alıntılamaktan kaçındığı görülüyor. Acaba, sayın Pulur’la, Hüseyin Bey arasında, bizim bilmediğimiz bir ilişki mi var? Sanırım, bunun için de sayın Kayra’nın ölmeden önce bir zorunlu açıklama yapması daha gerekiyor…




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yazarlar ve yapıtlar kümesinde bulunan diğer yazıları...
Komünist Entelektüel, Şair, Yazar: Kemal Tahir Nemiz Olur?
Seni de Sonunu Göremediğin Lanet Kibrin Bitirecek Nihat Genç!

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sevgili Arkadaşlar Dersimizin Adı; Sekülerleşme
Dr. Fırat’ın Haşiyesine Haşiye
Cumhuriyet ve Laiklik Atanmışları Tartışmak Değildir!
Chp: Eski Hamam, Eski Tas, Eski Nalın, Eski Tarz…
Servet-i Fünûn Romanlarında Yarın
Temiz ve İyi Kalpli
Sistematik Yalnızlık
Aynaya Bakmak
Solun Din Kardeşliği Rahibelerle
14 Şubat + 14 Şubat = 28 Şubat

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Med Cezir [Şiir]
Dediler [Şiir]
Turnalar [Şiir]
Bahar Güzelim [Şiir]
Yuh Olsun [Şiir]
Bahar Güzelim [Şiir]
Yuh Olsun [Şiir]
Med Cezir [Şiir]
Senli Düşler [Şiir]
Beyaz Geceler Pembe Gündüzler [Şiir]


Yûşa Irmak kimdir?

Felsefe ve edebiyat aşığı! Yayıncı, gazeteci ve kitapsever. . .


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © Yûşa Irmak, 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.